bugün
- japonya17
- kırgızistan8
- geceye bir şarkı bırak17
- gürcistan25
- çin8
- en iyi simit hangi şehirdedir21
- latin atasözleri6
- geceniz nasıl geçiyor7
- erkeklerden hayır gelmeyeceğinin anlaşıldığı an4
- sözlüğün aniden sessizleşmesi5
- antalya şu an 28 derece4
- on ikinci neslin ezik olması2
- ctrlx22
- isveç3
- aslında hayatta yapayalnız olmamız8
- cep telefonu4
- tez yazmak4
- ağlamamak için kendini tutmak11
- birader yazarlar birader bay beylerdir3
- sözlük yazarlarının çocukları olsa ne yaparlardı6
- ispanya3
- hewal ebo18
- ona bir şey söyle11
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması8
- almanya10
- kazakistan2
- kuran da namaz yok21
- danimarka7
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması6
- lahmacunu elle yiyen kız14
- italya2
- sabahattin zaim üniversitesi2
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili9
- finlandiya3
- norveç3
- özlenilen şeyler2
- ilgi isteyen kız16
- belçika2
- uluslararası ilişkiler2
- asla yapmam denilen şeyler4
- yıllar sonra sözlüğe dönen yazar4
- gelibolu da yaşamak vs çanakkale merkez de yaşamak5
- içim yanıyor be sözlük7
- yalnız yaşamak5
- fransa3
- e'e f e6
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin11
- evli kadınla beraber olmak2
- portekiz3
- sözlüğü yakınlarının okuması hırsızlık mıdır3
beynimin alarmları kafayı yedi sonunda.
Önce mizofoni vardı 12 yaşımdan beri; şimdi 2. levela geçtik anasını satayım: Misokinesia yani görsel mizofoni ile uğraşıyorum. Kısaca açıklamak gerekirsee sesler yetmezmiş gibi artık insanların görsel hareketleri de batmaya başladı.
Birilerinin patlamış mısır veya çekirdek yiyişini, çay dolduruşunu, hatta dandik spor hareketleri vs izlemek bile midemi bulandırıyor. içimde tarif edilmez bir öfke, tiksinme ve çığlık atma isteği kopuyor.
Beynim bu sıradan anları bir tehlike alarmı gibi algılıyor ve bu durumla baş etmek beni gerçekten tüketiyor.
bu kadar estetik kaygı neyin nesi anlamış değilim ya.
Önce mizofoni vardı 12 yaşımdan beri; şimdi 2. levela geçtik anasını satayım: Misokinesia yani görsel mizofoni ile uğraşıyorum. Kısaca açıklamak gerekirsee sesler yetmezmiş gibi artık insanların görsel hareketleri de batmaya başladı.
Birilerinin patlamış mısır veya çekirdek yiyişini, çay dolduruşunu, hatta dandik spor hareketleri vs izlemek bile midemi bulandırıyor. içimde tarif edilmez bir öfke, tiksinme ve çığlık atma isteği kopuyor.
Beynim bu sıradan anları bir tehlike alarmı gibi algılıyor ve bu durumla baş etmek beni gerçekten tüketiyor.
bu kadar estetik kaygı neyin nesi anlamış değilim ya.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar