bugün
- depresyonun en kötü hali5
- osmanlıca sözcükler4
- kürtçe zorunlu ders olmalıdır7
- sözlük kızlarına çok kırgın olmak3
- herkes kendi başlık açıp kendi konuşuyor3
- kelebeklerin bir boka yaramaması5
- en gey özelliğiniz6
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması19
- kadınlar mı daha zeki erkekler mi sorunu4
- sözlükteki yapay zekaya pandik atmak4
- kadınların bir şeyleri abartması2
- bu koyden olsam ne olacak5
- yemek yapan erkek2
- tantuni6
- lahmacunu çatal bıçakla yemek3
- kürdün dinsizi2
- yağmurcu neden akpli13
- yakışıklı seri katil3
- tai lung8
- en güzel bisküvinin probis olması3
- sözlük kızlarının kombinleri2
- velvet10
- sözlük içi güzel renkler4
- tarhana yapmayı bilen kız3
- sözlüğü canlandıramamak3
- vahşi doğada hayatta kalmak3
- ioçk'nın mutfağı6
- kedi kumu4
- sokakta dayak yiyen kadına yardım etmek5
- radikal karar almak5
- sözlüğün en cilveli kızı3
- aleyna tilki nin ayakları2
- lahmacun yiyen insan2
- yakın gözlüğü kullanan fosil yazarlar2
- zall'ın görükle de seviştiği kızların listesi2
- tatlı yiyen erkek2
- bu yapay zeka nedir sözlükte2
- kedi köpek3
- sözlüğü aşevine çeviren tipler4
- beni özleyenler elime mum diksin19
- 15 mayıs uludağ sözlüğün kurtuluşu3
- şükürcülük6
- sivrisineklerin şerefsiz olması2
- kadınların 1 saatte modunun değişmesi2
- tutuklanmamak için akp'ye katılmak12
- slm yazan erkek2
- erdal beşikçioğlu17
- mantının gereğinden fazla abartılması3
- kızlar naber10
- balkan göçmenleri2
itiraf, evde tekrar izlendiğinde kesinlikle çok ama çok daha iyi hale geldi. Bilmiyorum, sinemada gördüğümde belki de benim için günü yanlıştı, bazen herkesin çoşkuyla yükseldiği filmlere karşı içimde istemsizce bir antipati oluşuyor! ilk seferde bunun kurbanı da olmuş olabilir, neyse, olur böyle şeyler!
Bunu, adı E.T. the Extra-Terrestrial iken izlemiştim!
Bir bakıma E.T.'nin (1982) dış-uzayda geçen kuzeni gibi. Yetişkinler için E.T.'de denebilir. Spielberg klasiğinin büyüsünü ve duygusal etkisini tam yakalayamamakla beraber ona en yaklaşan film de bu öte yandan. Hatta bugünün, yeni neslin E.T.'si belki de Project Hail Mary olacak.
Ryan Gosling karakteri Ryland Grace ile Dünya-dışı, zeki yaşam formu Rocky arasındaki bağ kesinlikle görülmeye değer.
E.T.'nin, detayları ayırt edici ölçüde farklı olsa da, o tanıdık ve nispeten insana yakın gibi görünen formunun aksine Rocky; beş kollu, örümceğimsi bir yapıya sahip ve üçgenimsi gövdeli, kaya gibi de sert bir derisi olan tamamen insan-dışı, yabancı bir tasarımla karşımıza çıkıyor. Buna rağmen karakterin sevimli ve sıcak hissettirmesi filmin başarılarından biri. (CGi'dan daha çok mümkün olduğunca pratik kukla kullanımının tercih edilmesinin, yani sette fiziksel olarak var olmasının da bunda büyük bir payı var elbet)
Ryland'ın Close Encounters of the Third Kind (1977) filminin meşhur beş notalık temasını, yani adeta kapı zilini andıran motifini mırıldandığı bir an bulunuyor. Sonradan öğrendiğimize göre bu referans fikrini yönetmenlere, bizzat Steven Spielberg vermiş, onlar da seve seve kabul etmişler, aslında senaryoda yokmuş.
Project Hail Mary, genel olarak izlemesi çok keyifli, mizahı bol, aile-dostu bir uzay macerası ve hayatta kalma filmidir. Dostane, barışçıl bir uzaylı ve insan karşılaşması, türler arası iş birliği, Dünya'yı, hatta yıldızları kurtarma fikri üzerine kurulu çok iyimser bir anlatı. Bütün bunlar gişedeki başarısını açıklıyor aslında, değil mi?
Sürpriz olmadığı üzere Ryan Gosling filmi göğüslüyor. Ve Sandra Hüller şarkı söylüyor! Şaka bir yana, o da iyi. Zaten Hüller olmasaymış onun yerine böylesi bir role ya Toni Collette, ya Laura Linney ya da Cate Blanchett giderdi muhtemelen.
Greig Fraser'ın sinematografisi etkileyici.
Andy Weir uyarlaması Project Hail Mary'nin sorunları da yok değil. Bir kere kendini sevdirmek için adeta bütün tuşlara basıyor. Hiç risk almıyor, tek derdi sevilmek ve daha çok sevilmek. ikincisi hikayede Ryland Grace gibi bir karakterin astronot görevine seçilmesi ve bu da yetmezmiş gibi uzay yolculuğunun başında tek kalmış olması uyduruk hissettiriyor. Dil bariyeri ise çok kolay çözülür. Ve filmin genel süresi biraz uzun. Yine de günün sonunda çekimine kapılmamak imkansız, beklentileri net bir şekilde aşan, tavsiye etmekte tereddüt etmeyeceğin türden ve tekrar izlenesi bir film çünkü. Harika...
3.5/4
Bunu, adı E.T. the Extra-Terrestrial iken izlemiştim!
Bir bakıma E.T.'nin (1982) dış-uzayda geçen kuzeni gibi. Yetişkinler için E.T.'de denebilir. Spielberg klasiğinin büyüsünü ve duygusal etkisini tam yakalayamamakla beraber ona en yaklaşan film de bu öte yandan. Hatta bugünün, yeni neslin E.T.'si belki de Project Hail Mary olacak.
Ryan Gosling karakteri Ryland Grace ile Dünya-dışı, zeki yaşam formu Rocky arasındaki bağ kesinlikle görülmeye değer.
E.T.'nin, detayları ayırt edici ölçüde farklı olsa da, o tanıdık ve nispeten insana yakın gibi görünen formunun aksine Rocky; beş kollu, örümceğimsi bir yapıya sahip ve üçgenimsi gövdeli, kaya gibi de sert bir derisi olan tamamen insan-dışı, yabancı bir tasarımla karşımıza çıkıyor. Buna rağmen karakterin sevimli ve sıcak hissettirmesi filmin başarılarından biri. (CGi'dan daha çok mümkün olduğunca pratik kukla kullanımının tercih edilmesinin, yani sette fiziksel olarak var olmasının da bunda büyük bir payı var elbet)
Ryland'ın Close Encounters of the Third Kind (1977) filminin meşhur beş notalık temasını, yani adeta kapı zilini andıran motifini mırıldandığı bir an bulunuyor. Sonradan öğrendiğimize göre bu referans fikrini yönetmenlere, bizzat Steven Spielberg vermiş, onlar da seve seve kabul etmişler, aslında senaryoda yokmuş.
Project Hail Mary, genel olarak izlemesi çok keyifli, mizahı bol, aile-dostu bir uzay macerası ve hayatta kalma filmidir. Dostane, barışçıl bir uzaylı ve insan karşılaşması, türler arası iş birliği, Dünya'yı, hatta yıldızları kurtarma fikri üzerine kurulu çok iyimser bir anlatı. Bütün bunlar gişedeki başarısını açıklıyor aslında, değil mi?
Sürpriz olmadığı üzere Ryan Gosling filmi göğüslüyor. Ve Sandra Hüller şarkı söylüyor! Şaka bir yana, o da iyi. Zaten Hüller olmasaymış onun yerine böylesi bir role ya Toni Collette, ya Laura Linney ya da Cate Blanchett giderdi muhtemelen.
Greig Fraser'ın sinematografisi etkileyici.
Andy Weir uyarlaması Project Hail Mary'nin sorunları da yok değil. Bir kere kendini sevdirmek için adeta bütün tuşlara basıyor. Hiç risk almıyor, tek derdi sevilmek ve daha çok sevilmek. ikincisi hikayede Ryland Grace gibi bir karakterin astronot görevine seçilmesi ve bu da yetmezmiş gibi uzay yolculuğunun başında tek kalmış olması uyduruk hissettiriyor. Dil bariyeri ise çok kolay çözülür. Ve filmin genel süresi biraz uzun. Yine de günün sonunda çekimine kapılmamak imkansız, beklentileri net bir şekilde aşan, tavsiye etmekte tereddüt etmeyeceğin türden ve tekrar izlenesi bir film çünkü. Harika...
3.5/4
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar