bugün
- morkstar yazdı bunu12
- dünya50
- bayana hesap ödetmek5
- firavun neden helak oldu5
- gocu32
- gocunun elleri9
- karton toplayan çocuk3
- anın görüntüsü24
- ermeni rum soykırımını inkar etmek14
- benzin zamlarına laf edemeyen ak çomarlar3
- anneye hakaret etmek6
- sözlük kasıyor msn var mı2
- beraber sözlüğün içine edeq mi tatlı kıs2
- reklam3
- sözlükte seviyenin geçen aya göre yüzde 23 düşmesi2
- selam sev olaq mı diyen erkek2
- ismetin sol framenin içine etmesi5
- kalbinde sevgiye yer olmayan insan9
- içip içip sözlükte başlık açmak3
- sözlüğün en iyi kalpli yazarı2
- fransa9
- arkadaşlar beni niye eksilemiyorsunuz2
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları16
- 26 eylül türk dil bayramı2
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı36
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak7
- avrupa9
- sözlüğün bayması4
- akın gürlek'in fon soruşturması bilançosu2
- meleğim diye hitap eden kova burcu erkeği13
- eyeliner çekemeyen kız2
- sözlüğün hemfikir olduğu tek konu5
- erkeksi hobileri olan kızlar2
- askerde nefret edilen şeyler7
- sırrı süreyya önder türkmen dir4
- 27 eylül 2026 almanya yunanistan maçı4
- sözlüğün en güzel kadını26
- almanya7
- yunanistan6
- israil15
- 28 eylül 2026 belçika fransa maçı3
- lost3
- bana onu sormayin nickli feyk zengini5
- sarapci koala hatayi11
- adanalı bir kıza vurulmak4
- true vs gocu2
- ay noluyo noluyo4
- istanbul'a taşınmak istemek2
- kendi kendine kavga etmek2
- babası fakir olup evlenirken altın isteyen kezban8
insanların görünen dünyanın ötesinde bir gerçekle bir olma / buluşma yönündeki ruhi tecrübelerinin genel adıdır. Mistisizm kelimesi antik yunan dilinde muein (ağzı ya da gözü kapamak, suskun kalmak) kelimesinden türetilmiştir. Kelime ilk olarak antik yunan mistikleri için kullanılmış olsa da zamanla anlam genişlemesine uğramış, önce Hristiyan mistisizmi sonra da her tür ruhi tecrübe için kullanılan bir kelime haline gelmiştir.
Mistisizm tek bir dini ekole ait olmadığı gibi hemen her inanç biçiminde görülebilir. Hatta ateist ve agnostik mistiklerden bahsetmek de mümkündür. Bu nedenle farklı inanç grupları birbirinden ayrışan mistik pratiklere sahiptir. Dahası bir inanç grubu içerisinde de birbirinden farklı, hatta birbirine taban tabana zıt mistik yorumlar bulunabilir. Şu halde mistisizmi görünen dünyanın ötesine uzanan her tür kişisel ve ruhani tecrübenin genel ismi olarak kabul edilebilir. Mistisizm, evrensel bir gerçeğe dair kişisel bir tecrübe yaşamayı hedefleyen her tür pratiğin genel adıdır.
Mistisizm denince akla gelen ilk kavramlardan biri sır ya da başka bir deyişle gizemdir. Hatta bazen hatalı bir kullanım olarak sırlı olayları ifade etmek için "mistik" kelimnesi kullanılır. Mistisizmin sırla ilişkilendirilmesi, mistik deneyimlerin şahsiliği ile yakından ilişkilidir. Mistik, yaşadığı deneyimi diğer insanlarla paylaşmakta zorluk çeker. Çünkü bu deneyimin tarifi zordur; daha çok hissedilen bir deneyimdir. Mistik, kendi tecrübesini dışarıdan biriyle paylaştığında muhtemelen yanlış ya da eksik anlaşılacaktır. Bu nedenle tecrübelerini paylaşmamaya dikkat eder. pek çok mistik gelenek için kişinin ulaştığı "sır"; bilinmeyen ya da tamamen gizemli bir şey değildir. Kişinin mistik tecrübeden elde ettiği yalnız ayan beyan olan bir gerçeği fark etmektir. Bu farkındalık mistik deneyimde derinleşmeyenlerce anlaşılamayacağından sır olarak tutulur; herkesle paylaşılmaz. Dolayısıyla mistikler için sır yoktur, anlayacak seviyeye gelmek vardır denebilir.
Mistisizm, sıklıkla diğer dini tecrübelerle de karıştırılır. Mistisizmi diğer dini tecrübelerden ayıran şey, bireyin kutsal varlıkla doğrudan / aracısız temas kurmasıdır. Mistik tecrübe kişinin kendi başına yaşadığı bir deneyimdir. Bu deneyim kişide kutsanma, neşe, hayranlık, dehşete kapılma, tatmin olma ve tevazu gibi farklı duygularla açığa çıkar. Bazı örneklerde bunları bir çeşit sarhoşluk (ekstaz/cezbe) takip eder. Mistik deneyimi tecrübe eden kişi, bu deneyimin objektif ve gerçek olduğunu düşünür. Kişi, normal ve rasyonel bilginin sınırlarını aşan, gerçekliğin özüne dair bir içgörüye sahip olduğu hissine kapılır. Yine sıklıkla mistik tecrübe kişinin kendi çabasının değil yüce olanın kişiyi ele geçirmesinin ürünüdür. Mistik bir deneyimi elde etmek yıllar sürebilir- ancak sıklıkla geçici bir andan ibarettir. Ancak bu deneyim kişinin hayatını tamamen dönüştürür. Kişi, uzun zaman boyunca belirli pratikleri tekrarlayarak, ulaşılmak istenen gerçeğe odaklanarak bu deneyime ulaşmayı hedefler.
Genel olarak mistikler günlük akılla ulaşılması güç bir hakitatin varlığını kabul ederler. Bu hakikat gündelik işlerin ve sıradan hayatın içinde fark edilmeyen; fakat görünen nesneleri anlamlandıran külli (bütüncül) bir hakikattir. Görünen her şey aslında bu hakikatin bir sembolü hatta tezahürüdür. Mistiklerin çoğu bu hakikatle birleşmeyi arzular. Bu hakikat "evrensel bir ilke, ilahi bir varlık, Tanrı'nın kendisi ya da tabiat" olabilir. Sonuç olarak mistiklerin genel amacı nesnelerin özüne dair anlamlı ve bütüncül bir bakış kazanmaktır. Bu arayış, her zaman amacına ulaşmak zorunda değildir. Genelde bu arayış "yol" olarak görülür, önemli olan amaca ulaşmak değil, arayış yolunda olmaktır. Zaten bu gerçek her şeyi kuşatması itibarıyla insanın tamamen kuşatacağı ve bütün detaylarını fark edebileceği bir gerçek de değildir. Bunun gibi mistik deneyim yaşayan kişi kendi kapasitesinin zirvesine ulaşmış olabilir. ancak bu durum gerçeğin o deneyimden ibaret olduğu anlamına gelmez.
Bir sufi özdeyişi şöyle der: "Hakikat aramakla bulunmaz, ancak bulanlar da arayanlardır."
Dışarıdan bakıldığında mistisizmin "mantık" sınırlarının tamamen dışında olduğu zannedilebilir. Ancak kendi içinde tutarlı ve tatmin edici bir "mistik mantığın" bulunduğu açıktır. Mistiklerin olguları yorumlama biçimlerini anlarken, arka planda bulunan bu mantığın, daha doğrusu temel ilkenin anlaşılması önem arz etmektedir.
Tanrı inancına sahip ve birleşilecek hakikatin Tanrı olduğuna inanan mistikler için amaç, Tanrı'nın varlığında eriyerek, gerçek varlığın Tanrı olduğunu fark etmektir. Bu mistikler için Tanrı ve insan iki ayrı varlıktır, dolayısıyla bahsi geçen birleşme "aynılaşma" anlamına gelmemektedir. Tekçi (monist) mistikler için ulaşılacak hakikat evrendeki her şeye sinmiştir, hatta bu hakikati deneyimleyen mistik bile o hakikatin bizzat parçasıdır. Dolayısıyla ulaşılacak "gerçek" evrenin temel ilkesidir. Panteist (evrenci) mistikler, evrenle bütünleşmeyi hedefler, kendilerini evrendeki her şeyle ilişki içerisinde görürler. Bunlardan başka kutsal ve yüce bir ilkenin bulunmadığına inanan, bizzat evrenin gerçeğin kendisi olduğunu kabul eden mistikler de bulunur.
(dakikalar içinde mistisizm, Mustafa B. Bozkurt)
Mistisizm tek bir dini ekole ait olmadığı gibi hemen her inanç biçiminde görülebilir. Hatta ateist ve agnostik mistiklerden bahsetmek de mümkündür. Bu nedenle farklı inanç grupları birbirinden ayrışan mistik pratiklere sahiptir. Dahası bir inanç grubu içerisinde de birbirinden farklı, hatta birbirine taban tabana zıt mistik yorumlar bulunabilir. Şu halde mistisizmi görünen dünyanın ötesine uzanan her tür kişisel ve ruhani tecrübenin genel ismi olarak kabul edilebilir. Mistisizm, evrensel bir gerçeğe dair kişisel bir tecrübe yaşamayı hedefleyen her tür pratiğin genel adıdır.
Mistisizm denince akla gelen ilk kavramlardan biri sır ya da başka bir deyişle gizemdir. Hatta bazen hatalı bir kullanım olarak sırlı olayları ifade etmek için "mistik" kelimnesi kullanılır. Mistisizmin sırla ilişkilendirilmesi, mistik deneyimlerin şahsiliği ile yakından ilişkilidir. Mistik, yaşadığı deneyimi diğer insanlarla paylaşmakta zorluk çeker. Çünkü bu deneyimin tarifi zordur; daha çok hissedilen bir deneyimdir. Mistik, kendi tecrübesini dışarıdan biriyle paylaştığında muhtemelen yanlış ya da eksik anlaşılacaktır. Bu nedenle tecrübelerini paylaşmamaya dikkat eder. pek çok mistik gelenek için kişinin ulaştığı "sır"; bilinmeyen ya da tamamen gizemli bir şey değildir. Kişinin mistik tecrübeden elde ettiği yalnız ayan beyan olan bir gerçeği fark etmektir. Bu farkındalık mistik deneyimde derinleşmeyenlerce anlaşılamayacağından sır olarak tutulur; herkesle paylaşılmaz. Dolayısıyla mistikler için sır yoktur, anlayacak seviyeye gelmek vardır denebilir.
Mistisizm, sıklıkla diğer dini tecrübelerle de karıştırılır. Mistisizmi diğer dini tecrübelerden ayıran şey, bireyin kutsal varlıkla doğrudan / aracısız temas kurmasıdır. Mistik tecrübe kişinin kendi başına yaşadığı bir deneyimdir. Bu deneyim kişide kutsanma, neşe, hayranlık, dehşete kapılma, tatmin olma ve tevazu gibi farklı duygularla açığa çıkar. Bazı örneklerde bunları bir çeşit sarhoşluk (ekstaz/cezbe) takip eder. Mistik deneyimi tecrübe eden kişi, bu deneyimin objektif ve gerçek olduğunu düşünür. Kişi, normal ve rasyonel bilginin sınırlarını aşan, gerçekliğin özüne dair bir içgörüye sahip olduğu hissine kapılır. Yine sıklıkla mistik tecrübe kişinin kendi çabasının değil yüce olanın kişiyi ele geçirmesinin ürünüdür. Mistik bir deneyimi elde etmek yıllar sürebilir- ancak sıklıkla geçici bir andan ibarettir. Ancak bu deneyim kişinin hayatını tamamen dönüştürür. Kişi, uzun zaman boyunca belirli pratikleri tekrarlayarak, ulaşılmak istenen gerçeğe odaklanarak bu deneyime ulaşmayı hedefler.
Genel olarak mistikler günlük akılla ulaşılması güç bir hakitatin varlığını kabul ederler. Bu hakikat gündelik işlerin ve sıradan hayatın içinde fark edilmeyen; fakat görünen nesneleri anlamlandıran külli (bütüncül) bir hakikattir. Görünen her şey aslında bu hakikatin bir sembolü hatta tezahürüdür. Mistiklerin çoğu bu hakikatle birleşmeyi arzular. Bu hakikat "evrensel bir ilke, ilahi bir varlık, Tanrı'nın kendisi ya da tabiat" olabilir. Sonuç olarak mistiklerin genel amacı nesnelerin özüne dair anlamlı ve bütüncül bir bakış kazanmaktır. Bu arayış, her zaman amacına ulaşmak zorunda değildir. Genelde bu arayış "yol" olarak görülür, önemli olan amaca ulaşmak değil, arayış yolunda olmaktır. Zaten bu gerçek her şeyi kuşatması itibarıyla insanın tamamen kuşatacağı ve bütün detaylarını fark edebileceği bir gerçek de değildir. Bunun gibi mistik deneyim yaşayan kişi kendi kapasitesinin zirvesine ulaşmış olabilir. ancak bu durum gerçeğin o deneyimden ibaret olduğu anlamına gelmez.
Bir sufi özdeyişi şöyle der: "Hakikat aramakla bulunmaz, ancak bulanlar da arayanlardır."
Dışarıdan bakıldığında mistisizmin "mantık" sınırlarının tamamen dışında olduğu zannedilebilir. Ancak kendi içinde tutarlı ve tatmin edici bir "mistik mantığın" bulunduğu açıktır. Mistiklerin olguları yorumlama biçimlerini anlarken, arka planda bulunan bu mantığın, daha doğrusu temel ilkenin anlaşılması önem arz etmektedir.
Tanrı inancına sahip ve birleşilecek hakikatin Tanrı olduğuna inanan mistikler için amaç, Tanrı'nın varlığında eriyerek, gerçek varlığın Tanrı olduğunu fark etmektir. Bu mistikler için Tanrı ve insan iki ayrı varlıktır, dolayısıyla bahsi geçen birleşme "aynılaşma" anlamına gelmemektedir. Tekçi (monist) mistikler için ulaşılacak hakikat evrendeki her şeye sinmiştir, hatta bu hakikati deneyimleyen mistik bile o hakikatin bizzat parçasıdır. Dolayısıyla ulaşılacak "gerçek" evrenin temel ilkesidir. Panteist (evrenci) mistikler, evrenle bütünleşmeyi hedefler, kendilerini evrendeki her şeyle ilişki içerisinde görürler. Bunlardan başka kutsal ve yüce bir ilkenin bulunmadığına inanan, bizzat evrenin gerçeğin kendisi olduğunu kabul eden mistikler de bulunur.
(dakikalar içinde mistisizm, Mustafa B. Bozkurt)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar