bugün

ufurukcu kedi

--spoiler--
uzun zamandır yoksun… nil taşmış, firavunlar devrilmiş, üç hanedan kapanmış ama senden hâlâ ses yok. anubis’le bitmeyen gece vardiyasına mı çıktın?
--spoiler--

Kendine has stiliyle selam yollamış yazar.

Ben uzun zamandır yokum, peki ya sen kaç zamandır varsın dostum...

Nil astrolojik birkaç olayla taşıyor, firavunlar devrilmesin diye de o lanet piramide birkaç önemli yıldızın ışığının damlaması gerekiyor. Bense kayıp Sirius'umu bulmaya çalışıyorum hâlâ.
Esasen anubis'le çıktığım şey gece vardiyası değil, kendi kıyametimdi. Eğer çalınan kalbimi bulabilseydik kalbime karşı bir kuş tüyüyle terazide kapışacaktım. Ama olmadı.
Ne diriler dünyasında kalabildim ne de ölüler Dünyasına inebildim. Araftayım. Biri duygularımın olduğu kum saatini yan yatırmış gibi. Ne boşalıyorum ne de doluyorum. Tarot destesinde buna alternatif bir çizim var ve kartın adı ne hikmetse "denge" ...

Burada olmadığım doğrudur. Kendi içimde volta atıyorum her gün. Saatlerce. Belki kendime rastlarım diye. Ya da iyi ihtimal, yaşanırken kıymeti pek de bilinmemiş silik bir anıyı alıp parlatırım umuduyla.
Geçen gün hangi sigarayı içtiğini hatırlamaya çalıştım. Bak camel'a kadar geldim ama white mi soft mu bi afalladım.

içimde solan anıların zihnimin derinliklerinden kayıp gidişine engel olamıyorum mesela. Çok ağırıma gidiyor. Harry Potter evreninde olduğum gibi onları şişelere hapsetmeliydim belki de.

Kelid aynasının önüne çökmüş, bulduğum zaman muhtemelen artık tanıyamayacağım birinin gelmesini bekliyorum. O ise sabah kalkıyor, kahvesini içiyor, maillerini okuyor ve "her içtiğimde aklıma sen geleceksin" dediği sigarasını muhtemelen beni hiç mi hiç hatırlamadan içiyor.

O zamanda akıyor. Bense içinde olduğum an'da başka bir zamanın gerçekliğini yaşıyorum.

Her şeye rağmen umulmayan kişinin sürpriz ejderha yumurtasından çıkıp beni merak etmesi şu dünyadaki yerime dair sağlam sorgu argümanları hediye etti bana.

Ruhun her daim özgür olsun... Burada olmasam da gözüm üzerinizde...
© copyright 2005 - 2026