bugün
- nemlendirici krem16
- sadrazam torununun izmir'in üçte ikisini istemesi7
- bakın ne geldi6
- askerde özlenen şeyler4
- katatespizartmasi13
- ah nerede o eski masum sözlük kızları3
- nev15
- uludağ sözlük premium hesaplara gelen hediye3
- tabağın dibini ekmekle sıyıran kız5
- babaların babası3
- kedi tırnağı kesmek3
- benim açık oylarım görünüyor mu4
- istanbul şu an 16 derece4
- 2006'nın 20 sene önce olması8
- aziz yıldırım4
- almanca bilinmeyen yerde ölümüne almanca konuşmak2
- nurcanım şarkısının popüler olduğu zamanlar5
- ciddi ciddi devlet aklı diyen şahıs5
- fenerbahçe'nin yeni stad projesi2
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması17
- icapçı4
- fransada marketlere siber saldırı yapılması4
- ismail kartal9
- iri memeler4
- arkadaşlar entry girer misiniz5
- jinekomasti4
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- gammazlar adam mıdır sorunsalı4
- teleferik2
- çocukluk arkadaşlığı11
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı12
- kimsenin memleket takımı tutmaması18
- 200 bin lira borç verir misiniz6
- joseph shomolo kuschca2
- cumartesi akşamı evde oturup çay içmek2
- künefenin sünen peyniri4
- 47 bin liradan 25 bin liraya düşen ürün6
- etekaltından sonra kolonya sürmek2
- günaydın arkadaşlar bugün nasılsınız11
- mehmet ali erbil2
- aile kurmanın erkeğe ağır gelmesi2
- istanbul'da gezilebilecek en güzel yerler9
- fon vurgunu56
- ekonomiyi mahvedip sürekli israil haberi yapmak4
- manifest grubu2
- link atınca bu ne diye soran insan3
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek24
- herzevekil2
- sabah programları6
- yaşam tarzını değiştirmek2
kahve ve fincan ayrılmaz ikilidir. eğer ki bu kahve orta şekerliyse dostluk ve sohbeti perçinler. bu dostluğun, küçük bir fincandaki sıcak siyah sıvıya sığdırılıp üzerine de kırk yıllık hatır kotası konulması bir tek bizde olsa gerek. esasında o kadar çay içsek bile, muhabbetin finiş çizgisini kahve ile uğurlanarak bitiriyoruz.
birde bu fincan anadolu coğrafyasında her zaman tatlı ve şekerli taraflarıyla anılmaz.
özellikle içi kahve dolu fincan, görücüye çıkan damat adaylarının adeta kabusu olmuş, soğuk terler döktürmüştür. ikram edilen çay olsa dert değil, hatta bu tavşankanı çayın devamı da gelse olur. çaya razılar bir kere, zira buna benzer durumları evvelden duydukları ve öğrendiklerinden kapıdan giren gelin adayı kızın elinde tuttuğu gümüş tepsideki masum görünümlü fincan adeta rus ruleti tabancası gibi ölüm kalım savaşına sahne olur. ikram edilen kahveyi damat adayının eline tutuşturan gelin adayı kapının arkasında, yanında kız kardeşleri ile kıkırdar şekilde gülmemek için kendini zorlar. damat adayı fincan elinde öylece bekler ve tereddütte kalır. içinde de " acaba atmış mıdır?" endişesi. o sırada tatlı ve kırk yıllık hatıra sayılan kahvelerini yudumlayan damat adayı yakınları oğlanlarını o vaziyette görünce hafif ses tonuyla " içsene oğlum, ne duruyorsun?" diye sufle verirler. çünkü damat adayı, kendi kahveleri gibi tuttuğu fincanın tatlı olmayan, bubi tuzaklı fincan olduğunu anlamıştır anlamasına ama el mahkum. gözünü yumarak ve besmele çekerek kahvesinden bir yudum alır ki ve o anki refleks ile şimşekler çakıverir. gelin adayı insafsız, bir çay kaşığı atacağı tuzu iki tatlı kaşığı kadar atmıştır. insan, insana böyle fenalık yapmaz bir kere. ama çare yok, gülü seven dikenine katlanacak ve hayatında içtiği kırk yıllık hatırı olmayan kahve de bu olacak.
birde bu fincan anadolu coğrafyasında her zaman tatlı ve şekerli taraflarıyla anılmaz.
özellikle içi kahve dolu fincan, görücüye çıkan damat adaylarının adeta kabusu olmuş, soğuk terler döktürmüştür. ikram edilen çay olsa dert değil, hatta bu tavşankanı çayın devamı da gelse olur. çaya razılar bir kere, zira buna benzer durumları evvelden duydukları ve öğrendiklerinden kapıdan giren gelin adayı kızın elinde tuttuğu gümüş tepsideki masum görünümlü fincan adeta rus ruleti tabancası gibi ölüm kalım savaşına sahne olur. ikram edilen kahveyi damat adayının eline tutuşturan gelin adayı kapının arkasında, yanında kız kardeşleri ile kıkırdar şekilde gülmemek için kendini zorlar. damat adayı fincan elinde öylece bekler ve tereddütte kalır. içinde de " acaba atmış mıdır?" endişesi. o sırada tatlı ve kırk yıllık hatıra sayılan kahvelerini yudumlayan damat adayı yakınları oğlanlarını o vaziyette görünce hafif ses tonuyla " içsene oğlum, ne duruyorsun?" diye sufle verirler. çünkü damat adayı, kendi kahveleri gibi tuttuğu fincanın tatlı olmayan, bubi tuzaklı fincan olduğunu anlamıştır anlamasına ama el mahkum. gözünü yumarak ve besmele çekerek kahvesinden bir yudum alır ki ve o anki refleks ile şimşekler çakıverir. gelin adayı insafsız, bir çay kaşığı atacağı tuzu iki tatlı kaşığı kadar atmıştır. insan, insana böyle fenalık yapmaz bir kere. ama çare yok, gülü seven dikenine katlanacak ve hayatında içtiği kırk yıllık hatırı olmayan kahve de bu olacak.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar