bugün
- disco disco gezen insan8
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek9
- nissan micra kullanan erkek9
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak11
- nemlendirici krem16
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri10
- nev18
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum3
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın7
- katatespizartmasi13
- askerde özlenen şeyler8
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması17
- haklısın özür dilerim seni seviyorum diyen kadın3
- sadrazam torununun izmir'in üçte ikisini istemesi7
- sophie dee'nin memeleri4
- sözlük yazarlarının yapay zeka fotoğrafları5
- ağzı kokan arkadaş5
- mokv yaşıyor mu6
- batı trakya müftülük atamalarına ankara tepkisi4
- teleferik6
- birbirine benzeyen ünlüler4
- parayı gazze için katlamak istedim4
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı12
- bakın ne geldi6
- 2006'nın 20 sene önce olması8
- tabağın dibini ekmekle sıyıran kız6
- iri memeler6
- sevgili deyince hemen aklına seks gelen insan3
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek24
- trump'ın iran'ı yeniden bombalama ihtimali2
- çocukluk arkadaşlığı11
- fon vurgunu56
- filiz ankara piyale barilla pastavila mutlu arbela4
- istanbul'da gezilebilecek en güzel yerler9
- babaların babası5
- günaydın arkadaşlar bugün nasılsınız11
- kalıplaşmış güzellik standartları4
- kedi tırnağı kesmek4
- aziz yıldırım5
- platonik aşık olduğum sözlük yazarının reddetmesi3
- kimsenin memleket takımı tutmaması18
- mustafa sarıgül4
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı26
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı11
- nurcanım şarkısının popüler olduğu zamanlar5
- fransızlar yeni bir çağ açacak mı3
- gecenin rap şarkısı2
- oflamak2
uludağ sözlük yazarlarının yazdığı kısa öykülerden oluşur. şöyle ki:
taksimde tarihi bir bina
kafamda kurduğum şeyi gerçekleştirmek için istiklal'de bir aşağı bir yukarı yürüyordum. kafamda nasıl ve nerede yapacağımın planları dönüp duruyordu. o kadar dalmışım ki hemen arkamdaki tramvay kendini zille fark ettirmeseydi herhalde planlarımı gerçekleştiremeden ölürdüm. köhne bir bina arıyordum. şöyle eski, kullanılmayan veya içine rahatlıkla girebileceğim bir bina. artık planı kafamda oturtmuştum bunu kesinlikle yapmalıydım. solumda ki büfeden 5 bira alıp biraz ilerideki kapısı aralık tarihi binaya doğru yürümeye başladım.
çatıya açılan kapı ilk başta açılmamakta dirense de biraz zorlamayla, kanırtarak açtım.5 kat çıkmak biraz yormuştu beni. kapıyı kapatıp yaslandım. cebimden bir sigara çıkartıp yaktım. terasın balkon kısmına doğru yaklaştım. 5. kat olmasına rağmen bayağı yüksek gözüküyordu. ayaklarımı pervazdan sarkıttım ve gelip geçenleri izlemeye başladım. 3. birayı açtım. ortalık yavaş yavaş hareketlenmeye başlamıştı.
saat 23.54. cumartesi gecesi için biraz fazla kalabalıktı sanki bu akşam. punk'çı gençler, varoş semtlerden karı düşürürüz umuduyla gelen kırolar, kendini mc zanneden yeni yetme ergenler, ağır ağabeyler, torbacılar, orospular, pezevenkler hepsi aynı yerde birbirlerinin yanından geçiyorlardı.
bana hissettiklerini ilk defa bir arabesk şarkı sözü ile söylemiştin. bir ayrılık şarkısı seç / sessizce çal benim için. kısa ve anlamlı bir sözdü. ayrılmak için son kez buluşmuştuk zaten seninle. yani bu son buluşmamızdı. karşımda oturmuş bana bakarken eskisi gibi gözlerinin içi gülmüyor, hastanede işe girdiğinden beri görüşmemek için bahaneler yaratıyordun bana. bu son bir aylık süre içinde beni kendinden uzaklaştırmak için elinden geleni yapmıştın. en sonunda başka birisine tutulduğunu söyledin. bana "seni seviyorum aşkım ama" ama dan sonrasını sana söyletmedim. hayır lafını bitirmeni de istemiyorum. çünkü ama kelimesi kendisinden önce kurulan cümleyi hükümsüz kılar. başka sözün varmı dediğimde ise yüzüğü çantandan çıkartıp masaya bırakıp gitmiştin.
hassiktir ya. birisi beni fark etti. baksana yanındakine burayı işaret ediyor. biraz acele etmeliyim. elimde ki biraya baktım yarımdan biraz daha aşağıdaydı. başka biram kalmamıştı. fondip yapıp şişeyi aşağıya bıraktım. parçalanan şişe bende bir hoşluk yarattı. tek varlığımın sen olduğunu bildiğin halde 14 şubat gibi özel bir günde bırakıp gitmiştin beni. parçalanan şişe dikkatleri tümden bana çekmişti. telefonumu cebimden çıkartıp onu da bira şişesinin yanına gönderdim. telefonum aşağıya doğru süzülürken ekranın ışığı yanmıştı. ya mesaj yada çağrı gelmişti. aşağıdakiler yavaş yavaş bu tarihi binanın etrafına toplanmaya başlamışlardı. kimse yukarıya seslenmedi, fakat kendi aralarında yukarıdan bunları kimin attığının tartışması yapıldığını az buçuk duyabiliyorum. ama emin olmalıyım. ellerimden destek alarak kendimi biraz daha öne ittim. başımı öne eğip ağırlığımı boşluğa doğru verdim.
uçabiliyordum artık. ama bu kısa sürecekti.
**
taksimde tarihi bir bina
kafamda kurduğum şeyi gerçekleştirmek için istiklal'de bir aşağı bir yukarı yürüyordum. kafamda nasıl ve nerede yapacağımın planları dönüp duruyordu. o kadar dalmışım ki hemen arkamdaki tramvay kendini zille fark ettirmeseydi herhalde planlarımı gerçekleştiremeden ölürdüm. köhne bir bina arıyordum. şöyle eski, kullanılmayan veya içine rahatlıkla girebileceğim bir bina. artık planı kafamda oturtmuştum bunu kesinlikle yapmalıydım. solumda ki büfeden 5 bira alıp biraz ilerideki kapısı aralık tarihi binaya doğru yürümeye başladım.
çatıya açılan kapı ilk başta açılmamakta dirense de biraz zorlamayla, kanırtarak açtım.5 kat çıkmak biraz yormuştu beni. kapıyı kapatıp yaslandım. cebimden bir sigara çıkartıp yaktım. terasın balkon kısmına doğru yaklaştım. 5. kat olmasına rağmen bayağı yüksek gözüküyordu. ayaklarımı pervazdan sarkıttım ve gelip geçenleri izlemeye başladım. 3. birayı açtım. ortalık yavaş yavaş hareketlenmeye başlamıştı.
saat 23.54. cumartesi gecesi için biraz fazla kalabalıktı sanki bu akşam. punk'çı gençler, varoş semtlerden karı düşürürüz umuduyla gelen kırolar, kendini mc zanneden yeni yetme ergenler, ağır ağabeyler, torbacılar, orospular, pezevenkler hepsi aynı yerde birbirlerinin yanından geçiyorlardı.
bana hissettiklerini ilk defa bir arabesk şarkı sözü ile söylemiştin. bir ayrılık şarkısı seç / sessizce çal benim için. kısa ve anlamlı bir sözdü. ayrılmak için son kez buluşmuştuk zaten seninle. yani bu son buluşmamızdı. karşımda oturmuş bana bakarken eskisi gibi gözlerinin içi gülmüyor, hastanede işe girdiğinden beri görüşmemek için bahaneler yaratıyordun bana. bu son bir aylık süre içinde beni kendinden uzaklaştırmak için elinden geleni yapmıştın. en sonunda başka birisine tutulduğunu söyledin. bana "seni seviyorum aşkım ama" ama dan sonrasını sana söyletmedim. hayır lafını bitirmeni de istemiyorum. çünkü ama kelimesi kendisinden önce kurulan cümleyi hükümsüz kılar. başka sözün varmı dediğimde ise yüzüğü çantandan çıkartıp masaya bırakıp gitmiştin.
hassiktir ya. birisi beni fark etti. baksana yanındakine burayı işaret ediyor. biraz acele etmeliyim. elimde ki biraya baktım yarımdan biraz daha aşağıdaydı. başka biram kalmamıştı. fondip yapıp şişeyi aşağıya bıraktım. parçalanan şişe bende bir hoşluk yarattı. tek varlığımın sen olduğunu bildiğin halde 14 şubat gibi özel bir günde bırakıp gitmiştin beni. parçalanan şişe dikkatleri tümden bana çekmişti. telefonumu cebimden çıkartıp onu da bira şişesinin yanına gönderdim. telefonum aşağıya doğru süzülürken ekranın ışığı yanmıştı. ya mesaj yada çağrı gelmişti. aşağıdakiler yavaş yavaş bu tarihi binanın etrafına toplanmaya başlamışlardı. kimse yukarıya seslenmedi, fakat kendi aralarında yukarıdan bunları kimin attığının tartışması yapıldığını az buçuk duyabiliyorum. ama emin olmalıyım. ellerimden destek alarak kendimi biraz daha öne ittim. başımı öne eğip ağırlığımı boşluğa doğru verdim.
uçabiliyordum artık. ama bu kısa sürecekti.
**
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar