bugün

entry'ler (593)

babasına vermezsen kaçarım diyen kız

sen yıllarca besle büyüt oysun gözünü. yok sevdiğiyle evlenecekmiş de, yok kaçarmış da bla bla bla. babacığına mürvet göstermez.

korku filmlerindeki küçük çocuk

bacak kadar boyuyla her türlü piskopatlığı yapan velet.

geneleve selamün aleyküm diyerek giren dindar

akabinde besmele çekerek tarağıyla çam jölesi akıtan adamdır. aslı ve olay sonrası sübyan eken ırgat kimliğidir. emekçi adam işte. başka olur hali baş kaldıran hali...

sevgiliyi tuvaletin kapısında bekleten aşk

büyük aşktır. tuvaletin önünde bekleyenler daha çok severler! hiç anlamam neden beklerler oracıkta. git biraz uzakta bekle be adam. *

yağmur yağarken camdan bakan arap kızı

arap çöllerinde büyümüş, yağmur yüzü görmemiş bu yüzden korkup anca camdan bakan, ıslanamayan kızdır.

güzel kızın çirkin olduğu an

esnediği andır.

söylenmesi hoşa giden kelimeler

naif, münferit, harikulade, altkültür, shuffle, enough, vb...

uludağ sözlük yazarlarının öyküleri

uludağ sözlük yazarlarının yazdığı kısa öykülerden oluşur. şöyle ki:

taksimde tarihi bir bina

kafamda kurduğum şeyi gerçekleştirmek için istiklal'de bir aşağı bir yukarı yürüyordum. kafamda nasıl ve nerede yapacağımın planları dönüp duruyordu. o kadar dalmışım ki hemen arkamdaki tramvay kendini zille fark ettirmeseydi herhalde planlarımı gerçekleştiremeden ölürdüm. köhne bir bina arıyordum. şöyle eski, kullanılmayan veya içine rahatlıkla girebileceğim bir bina. artık planı kafamda oturtmuştum bunu kesinlikle yapmalıydım. solumda ki büfeden 5 bira alıp biraz ilerideki kapısı aralık tarihi binaya doğru yürümeye başladım.

çatıya açılan kapı ilk başta açılmamakta dirense de biraz zorlamayla, kanırtarak açtım.5 kat çıkmak biraz yormuştu beni. kapıyı kapatıp yaslandım. cebimden bir sigara çıkartıp yaktım. terasın balkon kısmına doğru yaklaştım. 5. kat olmasına rağmen bayağı yüksek gözüküyordu. ayaklarımı pervazdan sarkıttım ve gelip geçenleri izlemeye başladım. 3. birayı açtım. ortalık yavaş yavaş hareketlenmeye başlamıştı.

saat 23.54. cumartesi gecesi için biraz fazla kalabalıktı sanki bu akşam. punk'çı gençler, varoş semtlerden karı düşürürüz umuduyla gelen kırolar, kendini mc zanneden yeni yetme ergenler, ağır ağabeyler, torbacılar, orospular, pezevenkler hepsi aynı yerde birbirlerinin yanından geçiyorlardı.

bana hissettiklerini ilk defa bir arabesk şarkı sözü ile söylemiştin. bir ayrılık şarkısı seç / sessizce çal benim için. kısa ve anlamlı bir sözdü. ayrılmak için son kez buluşmuştuk zaten seninle. yani bu son buluşmamızdı. karşımda oturmuş bana bakarken eskisi gibi gözlerinin içi gülmüyor, hastanede işe girdiğinden beri görüşmemek için bahaneler yaratıyordun bana. bu son bir aylık süre içinde beni kendinden uzaklaştırmak için elinden geleni yapmıştın. en sonunda başka birisine tutulduğunu söyledin. bana "seni seviyorum aşkım ama" ama dan sonrasını sana söyletmedim. hayır lafını bitirmeni de istemiyorum. çünkü ama kelimesi kendisinden önce kurulan cümleyi hükümsüz kılar. başka sözün varmı dediğimde ise yüzüğü çantandan çıkartıp masaya bırakıp gitmiştin.

hassiktir ya. birisi beni fark etti. baksana yanındakine burayı işaret ediyor. biraz acele etmeliyim. elimde ki biraya baktım yarımdan biraz daha aşağıdaydı. başka biram kalmamıştı. fondip yapıp şişeyi aşağıya bıraktım. parçalanan şişe bende bir hoşluk yarattı. tek varlığımın sen olduğunu bildiğin halde 14 şubat gibi özel bir günde bırakıp gitmiştin beni. parçalanan şişe dikkatleri tümden bana çekmişti. telefonumu cebimden çıkartıp onu da bira şişesinin yanına gönderdim. telefonum aşağıya doğru süzülürken ekranın ışığı yanmıştı. ya mesaj yada çağrı gelmişti. aşağıdakiler yavaş yavaş bu tarihi binanın etrafına toplanmaya başlamışlardı. kimse yukarıya seslenmedi, fakat kendi aralarında yukarıdan bunları kimin attığının tartışması yapıldığını az buçuk duyabiliyorum. ama emin olmalıyım. ellerimden destek alarak kendimi biraz daha öne ittim. başımı öne eğip ağırlığımı boşluğa doğru verdim.

uçabiliyordum artık. ama bu kısa sürecekti.
**

çorabın kirli olduğunu öğrenmek için koklamak

beyaz çorap ise eğer renginden en azından bir ön bilgi edinilebilir. ama çorap koyu renkte ise kaçınılmaz bir eylemdir. eğer kirliyse zaten burun direğiniz çatırdama sinyalleri gönderir. garip bi uygulamadır. ha bende yapıyorum o ayrı. *

türk insanının garip alışkanlıkları

rüzgarlı havalarda küller uçmasın diye küllüğe su koymak..
ancak bir türk, gazete bulmacasını başkalarına sora sora
çözebilme becerisini gösterip, kendim çözdüm diye sevindirik olur.. vs.vs...

(bkz: çorabın kirli olduğunu öğrenmek için koklamak)

kadının erkeği alnından öpmesi

başlık açmak için açmak anlamına geliyor manası.

(bkz: erkeğin kadını alnından öpmesi)

erkeğin kadını alnından öpmesi

kadının gururunu okşayan eylemdir. böylece kadın kendini daha iyi hisseder. genellikle derinden duyulan sevgi ve saygının yansımasıdır.

öğrenciler için yumurta pişirme tarifleri

öğrenciliğin altın kuralı olan "aç kalmamak için ne bulursan ye" sözünü için aslında bu sözü ben uydurdum neyse,

başlıkta da belirtildiği gibi yumurta pişirme tarifidir.

öncelikle bir tava gerekiyor ve ısı kaynağı. eğer bir kimya öğrencisiyseniz ispirto ocağında o ispirtonun muhteşem kokusuyla süslenmiş sofralarımızın bir numarası şahane kahverengi köy tavuğu yumurtasını hazırlayabilirsiniz.

bunun için size gerekenler;

1 tava
1 ısı kaynağı(piknik tüpü, ispirto ocağı, ütü vs.)
2-3 yumurta
tereyağı ya da margarin(ikisi de yoksa siktir edin zaten)
vee en önemlisi yumurtayı kıracak bir kız arkadaş.(hatun olmasını öneriyoruz çünkü bana sorarsanız.. sormadınız mı? peki..)

neyse buranın bir öğrenci evi olduğunu düşünerekten bu malzemeler olsa bile kullanım dışı olacağından,

önce tavamızı ısıtıyoruz artık nasıl ısıtırsanız sonra yumurtayı içine atıyoruz, kabuklarını da ayıkladıktan sonra eğer soğumadıysa afiyetle yiyoruz.

cami bahçesinde karı kız kesen genç

camiye dua etmek maksadıyla gelip günah işleyerek çıkan gençtir. bunlar sahillerde ki işlerini bitirip türbanlı karı kızlara merak sarmıştır.

maç izleyen genç kız

maçtan çok oyuncularla ilgilenirler. cristiano ronaldo'su olsun nuno gomes'i olsun hepsini hayranlıkla izlerler. tabi erkeklerden farklı bir hayranlıkla. ronaldo topu alıp sürmeye başladığı zaman biz erkekler hep bir ağızdan vay aq yine aldı götürüyo şerefsizz derken aynı maçı izleyen kızlar ronaldo golü attıktan veya kaçırdıktan sonra ona zoom yapılınca ay çok tatlı deyip maçın bütün keyfini s..... öhm..maçın bütün keyfini kaçırırlar. aynı maçta hiç bir şey yapamayan nuno gomes'i kameralar fazla çekmediği için o çok fazla göz önünde değildir. burda ronaldoyla nuno gomes sadece semboldür benim asıl değinmek istediğim maç izleyen genç kızların ruh halleridir. şu şekilde bir yorum yapanını daha görmedim göreceğimi de zannetmiyorum.

-hacı bu ronaldo ne adam ya topu aldımı ortalığın a.k'yo.

bu yorumu duyduğum kızla evlenmeyi düşünüyorum*yazıma burda son verirken tüm maç izleyen genç kızlara sesleniyorum.

-yapmayın arkadaşım adam gibi izleyin şu maçları.

sözlükte evlenme teklif etmek

devamının yine sözlük formatına uygun getirilmesi uygun olacak eylem.

sözlükte tartışanlara dandik rey vermek

tavsiye olunur... en azından aradaki çekişmeyi bırakırlar. sözlük de rahatlar...

otobüste uyuyan insan

yolda nasıl uyur insan merak konusudur. şayet araba sallanırken uyumak pek bi' zordur. he bi' de öyle tipler vardır ki 10 saatlik yolda hiç deliksiz uyurlar, ertesi günde 'çok yoruldum, gözüme uyku girmedi' diye de sallarlar. * o tipler de otobüste uyuduğunu inkar eden'dir.

otobüste konuşmaktan bıkmayan yaşlı teyzeler

genellikle uzun yolculuklarda ayarlanmış gibi yanınıza oturan teyzelerdir. bunlar insanı öldürür bitirir. gençliklerini alır ellerinden. her konuda bilgileri vardır. yaşıtları otobüste uyurken kendileri, sanki kurulmuş gibi saatlerce bıkmadan usanmadan konuşurlar.

- ee kızım anlat nasılsın_
+ iyiyim siz?
- sağol kızım işte biraz dizlerim ağrıyor, yaşlılıktandır diyorum bak doktor oğlum var he bekar o da bişey olmaz anne dedi..
+ geçmiş olsun..
- benim bir torunum vardı, geçen yaz evlendirdik çeyizini elimle yaptım..
+ * hı efendim? mutluluklar...
- bak nevresim takımı çok güzeldi.. rengi şöyle, böyle.. bik.. bik ..bik..
+ tamam teyze.

seni çok seveceğim

sözlerin en büyüğüdür. bu kadar emin olmak kötüdür. o yüzden en makulu:

(bkz: seni seviyorum)
© copyright 2005 - 2026