bugün
- kötü bir insan mıyım ben5
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi8
- paranın mutluluk getirmemesi7
- konuşurken anladın mı deyip duran tip6
- sözlüğün yeni tasarımı17
- samsak döveci5
- memur olup sıradan bir hayatla geberip gitmek4
- kaçak akım rölesi3
- yaşadım demek için ne yapmalı7
- yazarların kedilerine söylemek istedikleri4
- ucuz atlatmak2
- kendi yanağından makas almak3
- kafayı kıran geliyor3
- küfürlü atasözleri4
- hababam sınıfı2
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- günaydın kızlar4
- kaçak akım2
- kendi popona şaplak atmak2
- kimseye ihtiyaç duymamak2
- özür dilerim ile kusura bakma arasındaki farklar3
- bebeksi cilt için tavsiyeler2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- ne oldu4
- süvari kahvesi3
- sözlüğün en ılık yazarı2
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey4
- terhis oluyorum sözlük21
- blaupunkt3
- gece gelen yemek yapma isteği8
- travis bickle a gönlünün götürdüğü yere sür demek2
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- tır kabini2
- michelin2
- kitap okumamak3
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir14
- fatma betül sayan kaya28
- ayva reçeli2
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi14
- tulumba tatlısı4
- günaydın devasa uludağ sözlük ailesi2
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- anın görüntüsü24
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
- sözlüğü ayakta tutanlar2
- belediye ruhsat birimi2
- bir sözlük yazarına kahve ısmarlamak12
- ateşte kızartılacaksın2
- dilencilik yasal bir iş midir2
Sonunda ucuncu ve son cildini de bitirmis biri olarak artik her yerde kitap hakkinda yazilmis yorumlari — karakterler hakkinda yapilan mbti tahminleri de dahil — okuyabilirim. benim icin kitap okumanin en heyecanli yonlerinden birisi bu.
--spoiler--
Kendi yorumuma gelecek olursak bi ustteki yorumuma ek olarak cok begendim. Surukleyici bir seruvendi. Bilhassa ilk kitabin sonlarina dogru suruklemeye basliyor, ve ikinci kitapta heyecanin dozu artiyor.
Bu murakami’nin norwegian wood’dan sonra okudugum ikinci romani, ve Dedigim gibi murakami dayi cinsellikle fazlasiyla kafayi bosmus bir yazar. ama guzel bir ask hikayesi var ortada. Cocukluklarindan beri birbirini aramis ve sonunda, romanin son sayfalarinda nihayet birbirlerini bulmus ve birlikte gecirdikleri ilk saatlerine sahit oldugumuz bir cift. Aomame otel odasinda tengo’ya icini dokerken benim de gozlerim doldu. Vicik vicik olmayan bir ask hikayesi, en sevdigim turden.
Ne tesaduftur ki bu romana baslamadan hemen once okudugum roman cold mountain’di. Orda da yine benzer sekilde birbirine ulasmaya calisan iki gencle karsilasiyoruz. Yine 1q84’te oldugu gibi sirasiyla bir genc adamin acisindan dinliyoruz hikayeyi, bir genc kadinin acisindan. Birbirlerine karsi besledikleri duygulari yuzlerce sayfa sonra ogreniyoruz orda da (genc kadininkileri en azindan). anlatilirken de yine vicik vicikliktan uzak, gayet “akli basinda” bir bicimde anlatiliyor. Bu acidan filmiyle biraz ters dusuyor cold mountain. Film, seyredenleri tarafindan “cok buyuk bir ask hikayesi” olarak tarif edilen bir yapim. Halbuki kitapta yazarin bundan ozellikle kacindigi cok net anlasiliyor. Amerikan ic savasi ve savasin getirdigi sefalet daha on planda, ask hikayesi buna gore yan hikaye gibi kaliyor biraz. Filmini cok sevememistim o yuzden. Bunda bir etken de romanda kara gozlu bir kumral guzeli olan ada’nin filmde nicole kidman tarafindan canlandirilmasiydi. Afrika/kizilderili melezi olan ruby’yi ise renee zellweger canlandiriyor, kitabin sonunda evlendigi kizilderili karakteri ise ay beyazi teniyle erkek guzeli jack white canlandiriyor. White washing’in dibine vurulmus yani anlayacaginiz.
Neyse, konumuz 1q84’tü. Keske onun da filmi olsa.
--spoiler--
--spoiler--
Kendi yorumuma gelecek olursak bi ustteki yorumuma ek olarak cok begendim. Surukleyici bir seruvendi. Bilhassa ilk kitabin sonlarina dogru suruklemeye basliyor, ve ikinci kitapta heyecanin dozu artiyor.
Bu murakami’nin norwegian wood’dan sonra okudugum ikinci romani, ve Dedigim gibi murakami dayi cinsellikle fazlasiyla kafayi bosmus bir yazar. ama guzel bir ask hikayesi var ortada. Cocukluklarindan beri birbirini aramis ve sonunda, romanin son sayfalarinda nihayet birbirlerini bulmus ve birlikte gecirdikleri ilk saatlerine sahit oldugumuz bir cift. Aomame otel odasinda tengo’ya icini dokerken benim de gozlerim doldu. Vicik vicik olmayan bir ask hikayesi, en sevdigim turden.
Ne tesaduftur ki bu romana baslamadan hemen once okudugum roman cold mountain’di. Orda da yine benzer sekilde birbirine ulasmaya calisan iki gencle karsilasiyoruz. Yine 1q84’te oldugu gibi sirasiyla bir genc adamin acisindan dinliyoruz hikayeyi, bir genc kadinin acisindan. Birbirlerine karsi besledikleri duygulari yuzlerce sayfa sonra ogreniyoruz orda da (genc kadininkileri en azindan). anlatilirken de yine vicik vicikliktan uzak, gayet “akli basinda” bir bicimde anlatiliyor. Bu acidan filmiyle biraz ters dusuyor cold mountain. Film, seyredenleri tarafindan “cok buyuk bir ask hikayesi” olarak tarif edilen bir yapim. Halbuki kitapta yazarin bundan ozellikle kacindigi cok net anlasiliyor. Amerikan ic savasi ve savasin getirdigi sefalet daha on planda, ask hikayesi buna gore yan hikaye gibi kaliyor biraz. Filmini cok sevememistim o yuzden. Bunda bir etken de romanda kara gozlu bir kumral guzeli olan ada’nin filmde nicole kidman tarafindan canlandirilmasiydi. Afrika/kizilderili melezi olan ruby’yi ise renee zellweger canlandiriyor, kitabin sonunda evlendigi kizilderili karakteri ise ay beyazi teniyle erkek guzeli jack white canlandiriyor. White washing’in dibine vurulmus yani anlayacaginiz.
Neyse, konumuz 1q84’tü. Keske onun da filmi olsa.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com