bugün
- ilkokul bebesine türbanı savunmak26
- 14 ekim 2026 halk tv polis baskını25
- diktatör erdoğan17
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı83
- akp iktidarı3
- s'i l v'e r m'i s t20
- arkadaşlar size bi soru sorucam44
- konyalıların özellikleri5
- misafir ağırlamak5
- barcelona'ya önce pres yapmak2
- yavıdiye mi güvenirsin cahile mi3
- kankam dediğiniz için entryniz silinmiştir5
- arkadaşlar dediğiniz niçin entryiniz silinmiştir4
- bar duvarına şiir yazmak2
- yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır3
- arkadaşlar ben nişanlanıyorum13
- özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir3
- hala yağmur yağması4
- arkadaşlar bakar mısınız diyen salaklar5
- sözlükteki galatasaraylılar12
- kendini sevmek7
- halk tv'ye tmsf kayyımı ve 11 gözaltı3
- yüksek enflasyon18
- victor osimhen12
- işteyken sohbet için yanına yanlayan eleman4
- evin içinde 4 tane kedi besleyen komşum2
- şahsım dahil kimse eleştirilemez değildir5
- dem terör partisi11
- herkes istediği yazarı yazsın19
- beyler haluk levent diye bir adam varmış2
- erkeği karizmatik gösteren şeyler17
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası43
- sözlükte ciddi kitap okuyan yok28
- almanya da taciz iddiasıyla robota el konulması3
- brent petrolün varili 106 10 dolar2
- istanbul havalimanı2
- simko329
- gece nöbetten çıkınca eve gidip uyumak4
- beyoğlu5
- göbeklitepeyi uzaylıların yaptığı gerçeği5
- silvermist10
- kısa boylu olmak7
- marksizm bu topraklarda biterse dünyada biter5
- cadılar bayramında ne olacaksınız16
- nilgün marmara2
- cihangir2
- 24 yaşına kadar hiç kız arkadaşı olmamış insan15
- ilham aliyev28
- çok film izleyen insandan zarar gelmez29
- ofsaytımsı vol 220
Psikanalizde abject, sistemin tutarlılığı ve bütünlüğü için dışlanan nesne olarak düşünülür. Burun karıştırmak, nedense anaokulundan ilkokulun ortasına kadarki çağda çocukların sıkça yaptığı ve yiyerek sonuçlandırdığı edimdir. Çocukların pis ve cıvık olanla hemhal oluşu yaygın görülen bir olgudur ve bu tarz meşguliyetler psikoseksüel gelişimlerinin ilginç bir parçasıdır. Sonra yerini genital bölgelerle haşır neşir olmak alacaktır. Ancak abject olarak düşünülemez çünkü kişi ister çocuk ister yetişkin olsun sümüğüyle oynamaktan keyif alır, adeta sistemden atmak istemiyordur.
Yetişkinlikte görülen burun karıştırma ise, daha çok kimsenin görmediği bir anda daha iyi nefes alabilmek için yapılan bir edimdir diyebiliriz. Evet sümüğü parmakta yuvarlamak tıpkı çocuklarınki gibi keyif verir. Burada artı-keyif ise, kimse görmezken yapılıyor olmasıdır. Çocuklar gizlemezler.
Peki bu kadar yaygın olan iğrenç edim olarak burun karıştırmak, neden gündelik söylemimizi meşgul etmediği gibi, sanat veya edebi eserlerde kendine yer bulamamıştır? Çocuk edebiyatında yer aldığına şüphe yok, ama ne bileyim, viktoryen dönem romanlarında neden bir karakterin burnunu karıştırışı uzun uzun anlatılmamıştır? Ağlamak, hıçkırmak, omuz silkmek gibi sıradan şeyleri okurken, burun karıştırma, sümükle oynama gibi boş zaman etkinliklerinin tasviri edebiyatımızı süslememiştir? Zira burun karıştırmak, gündelik ve sıradan olanı kesintiye uğratan, kişinin kendisiyle baş başa kaldığı ve ontolojik bir varoluşa sahip olduğunu fark ettiği anları sembolize etmez mi? En az mektup yazmak, en az gaz lambasını yakmak veya at arabasında tefekküre dalmak kadar sıradan ama ağırlığı olan bir edim değil midir? Sorarım size!
Yetişkinlikte görülen burun karıştırma ise, daha çok kimsenin görmediği bir anda daha iyi nefes alabilmek için yapılan bir edimdir diyebiliriz. Evet sümüğü parmakta yuvarlamak tıpkı çocuklarınki gibi keyif verir. Burada artı-keyif ise, kimse görmezken yapılıyor olmasıdır. Çocuklar gizlemezler.
Peki bu kadar yaygın olan iğrenç edim olarak burun karıştırmak, neden gündelik söylemimizi meşgul etmediği gibi, sanat veya edebi eserlerde kendine yer bulamamıştır? Çocuk edebiyatında yer aldığına şüphe yok, ama ne bileyim, viktoryen dönem romanlarında neden bir karakterin burnunu karıştırışı uzun uzun anlatılmamıştır? Ağlamak, hıçkırmak, omuz silkmek gibi sıradan şeyleri okurken, burun karıştırma, sümükle oynama gibi boş zaman etkinliklerinin tasviri edebiyatımızı süslememiştir? Zira burun karıştırmak, gündelik ve sıradan olanı kesintiye uğratan, kişinin kendisiyle baş başa kaldığı ve ontolojik bir varoluşa sahip olduğunu fark ettiği anları sembolize etmez mi? En az mektup yazmak, en az gaz lambasını yakmak veya at arabasında tefekküre dalmak kadar sıradan ama ağırlığı olan bir edim değil midir? Sorarım size!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar