bugün
- lise 1deki haliniz karşınızda olsa ne dersiniz10
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi8
- kadınların daha hayvansever olduğu gerçeği3
- güzel satranç oynayan kız var mıdır3
- uzay neyin içerisinde genişliyor3
- 41 yaşına gelmiş hala daha sözlükte yazan adam3
- recep tayyip erdoğanı sevmiyorum5
- yazarlara verilmiş lakaplar8
- taksici arkadaşın anlattığı enteresan hikayeler5
- son kitaptan öncekiler bozulsun diye mi yaratıldı3
- başlıkların silinme sebepleri3
- polisin ters kelepçe takabileceği durumlar4
- kemal kılıçdaroğlu11
- ali haydar fırat2
- kadınlar memelerini birbirlerine gösteriyor mu2
- pandela44
- malum sözlük2
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek16
- 35 yaşında ölmek6
- izafiyet teorisi2
- ben geldim naneler19
- sözlükte flörtleşmek18
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması18
- karşılıklı aşk yaşamadan ölmek8
- sözlüğü siliyorum dostlar17
- kız arkadaşıma hediye edeceğim araba için öneriler11
- ferdi özbeğen9
- x in memeleri5
- renkli gözün türkiyede çok yaygınlaşması7
- iplenmeyen yazarlar2
- iphone kullanan insan2
- sözlük kullanma amacım2
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- devlet kim lan7
- hem entelektüel hem sikici hem yakışıklı erkek8
- 32 yaş altı yazarlar uçurulsun kampanyası2
- wednesdayin annesi8
- azgın türbanlı10
- sözlüğün kahve olması13
- 3 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı7
- pandela tarzı entry gir6
- erkekler olarak sokakta donla dolaşmak istiyoruz6
- arkadaşlar bu ayakkabı nasıl8
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları7
- çok çişi gelen insan5
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği5
- izlenmiş en kusursuz film8
- alttaki yazara aşık ol11
- kaçak bey kullanmayan elektrik5
- dikkat dikkat tai lung kız11
hayat korkunç bir merhametsizlikle devam ediyor. ama biliyorum ki bu onun doğası. başka bir şey beklemek hatasına düşmüyorum. düşsem, düşebilsem keşke. mal bulmuş mağribi gibi saldıracağım hayallerin üzerine.
ellerimi kullanmamış engelleyen kadınlar... unuttum ellerimi. ooysa kendini sevmek, kendini okşamayı bilmek lazımdı. ya da birçoğu gibi başkasını okşarken bile aslında kendini seviyor olmayı. öğrenemedim. alışamadım. alışmatan korktum. kendime bile alışamadım. alışmaktan ürktüm. alışırsam severim diye.
seversem büsbütün tamamlanmaktan korktum çünkü. tamamlandığımı sanırsam diye çok korktum. sanmaktan uzak kalmak lazım. kendimden başka bütün sanmalara bu kadar açıkken hem de. diğerlerini sanmaya bu denli müptelayken hem de. ama sürmüyor sanmalarım da. sürse huzra ererim de alışırım. ama korkuyorum alışmaktan.
beni dinlerken ağlayan kadın, duyduklarına mı ağlıyor., yoksa duyamadıklarına mı? söylediklerin, sözlerin, sözcüklerin ondaki karşılığı benden çıkanların aynısı mı? ağzımdan çıktığı an ona ulaşana dek hiç değişmediğine emin olabilir miyiz? bunu hiçbir zaman bilemeyeceğiz.biilmek için, bilmeye yönelik yapacağımız tüm konuşmalar, edeceğimiz tüm sözler de aynı akıbetin içine yuvarlanacak. ve ne yazık ki hiçbir zaman emin olamayacağız duyguların doğru biçimde, doğru yere aktığına. bildiğimiz, bildiğimizi sandığımız aslında bilmek istediğimiz olacak. bu, akışın yönünü kontrolümüzden çıkaracak. kim, kimin söylediğince anlayabilir ki? ya da gerçeklik tam anlmaıyla oluşsa hayallerin bekletildiği delikli kovayı doldurabilir mi? sevmeyi sürdürmek için bile deliğin açık olması gerkiyor. emdiğim memeler aslında onun mu? ona doğru uçmasını dilediği çocuk taslakları aslında benden çıkanlar mı? bir hayalden başka neye aşık olunabilir? tam bir buluma yırtıyor, paralıyor aşkı. belki de bir ölümlü, bir tanrı gibi ve bir tanrı kadar uzaklaştıkça bizden, aşkkın nesnesi olabiiliyor. aşk, tanrıya benzeyenden başkasına değil. başka nasıl tapınır ki bir insan bir diğerine? bir tanrıdan doğurmak istediğimiz bir ölümsüz bizi de ölümsüz kılabilir mi?
aslında memeleri ve orasının tüyleri dağıttı mürekkebimi. önce üzerine yazdım, sonra kağıda. o da kağıda yazdı. her yerini yazdı. mürekkep de, yazı da ona bulaştı. ben ikisine de... elleri kanlı bir katil gibiyim. sonra çocuklarım bulaştı kağıda, doğmamış çocuklarım. onun suyuyla benim çocuklarım karıştı kağıdın üzerinde.
en niihayetinde asıl isteğim, asıl istediğimiz tanrıyla sevişmekti. aldatma ihtimalimin olmadığı tek eşim o çünkü. kiminle olsam, oonunla oluyorum aslında ve onun çocuklarını taşıyorum kasıklarımda.
yok, yalnız kalmak istiyorum, soluğum kırılıyor, buzda donan sözcüklerle başım dertte. kaçarkken kaymam çünkü. dururken dengem siliniyor. akşamları sabaha kalın bir halatla tutturmayı çok seviyorum. halat, şiir ve intiharı çağrıştı
rıyor bana; iikisini de derin bir istekle seviyorum. şiir bitince duyduğum utku gibi olur mu? sahhne var, seyirci yok. oyun bittiğinde salona alınacaklar belki de. gelmeseler de olur, öfkemi görmeseler de...
"git" diyorum. ağladığını görüyorum, kendisi için ağlıyor. oysa bu onun kovuluşu değil. bu benim cennetten kovuluşum. bu benim onsuzluğa intiharım. görse, tutup kolumdan çekse. görse... halatı boynumdan çıkarsa, kendine taksa... * *
ellerimi kullanmamış engelleyen kadınlar... unuttum ellerimi. ooysa kendini sevmek, kendini okşamayı bilmek lazımdı. ya da birçoğu gibi başkasını okşarken bile aslında kendini seviyor olmayı. öğrenemedim. alışamadım. alışmatan korktum. kendime bile alışamadım. alışmaktan ürktüm. alışırsam severim diye.
seversem büsbütün tamamlanmaktan korktum çünkü. tamamlandığımı sanırsam diye çok korktum. sanmaktan uzak kalmak lazım. kendimden başka bütün sanmalara bu kadar açıkken hem de. diğerlerini sanmaya bu denli müptelayken hem de. ama sürmüyor sanmalarım da. sürse huzra ererim de alışırım. ama korkuyorum alışmaktan.
beni dinlerken ağlayan kadın, duyduklarına mı ağlıyor., yoksa duyamadıklarına mı? söylediklerin, sözlerin, sözcüklerin ondaki karşılığı benden çıkanların aynısı mı? ağzımdan çıktığı an ona ulaşana dek hiç değişmediğine emin olabilir miyiz? bunu hiçbir zaman bilemeyeceğiz.biilmek için, bilmeye yönelik yapacağımız tüm konuşmalar, edeceğimiz tüm sözler de aynı akıbetin içine yuvarlanacak. ve ne yazık ki hiçbir zaman emin olamayacağız duyguların doğru biçimde, doğru yere aktığına. bildiğimiz, bildiğimizi sandığımız aslında bilmek istediğimiz olacak. bu, akışın yönünü kontrolümüzden çıkaracak. kim, kimin söylediğince anlayabilir ki? ya da gerçeklik tam anlmaıyla oluşsa hayallerin bekletildiği delikli kovayı doldurabilir mi? sevmeyi sürdürmek için bile deliğin açık olması gerkiyor. emdiğim memeler aslında onun mu? ona doğru uçmasını dilediği çocuk taslakları aslında benden çıkanlar mı? bir hayalden başka neye aşık olunabilir? tam bir buluma yırtıyor, paralıyor aşkı. belki de bir ölümlü, bir tanrı gibi ve bir tanrı kadar uzaklaştıkça bizden, aşkkın nesnesi olabiiliyor. aşk, tanrıya benzeyenden başkasına değil. başka nasıl tapınır ki bir insan bir diğerine? bir tanrıdan doğurmak istediğimiz bir ölümsüz bizi de ölümsüz kılabilir mi?
aslında memeleri ve orasının tüyleri dağıttı mürekkebimi. önce üzerine yazdım, sonra kağıda. o da kağıda yazdı. her yerini yazdı. mürekkep de, yazı da ona bulaştı. ben ikisine de... elleri kanlı bir katil gibiyim. sonra çocuklarım bulaştı kağıda, doğmamış çocuklarım. onun suyuyla benim çocuklarım karıştı kağıdın üzerinde.
en niihayetinde asıl isteğim, asıl istediğimiz tanrıyla sevişmekti. aldatma ihtimalimin olmadığı tek eşim o çünkü. kiminle olsam, oonunla oluyorum aslında ve onun çocuklarını taşıyorum kasıklarımda.
yok, yalnız kalmak istiyorum, soluğum kırılıyor, buzda donan sözcüklerle başım dertte. kaçarkken kaymam çünkü. dururken dengem siliniyor. akşamları sabaha kalın bir halatla tutturmayı çok seviyorum. halat, şiir ve intiharı çağrıştı
rıyor bana; iikisini de derin bir istekle seviyorum. şiir bitince duyduğum utku gibi olur mu? sahhne var, seyirci yok. oyun bittiğinde salona alınacaklar belki de. gelmeseler de olur, öfkemi görmeseler de...
"git" diyorum. ağladığını görüyorum, kendisi için ağlıyor. oysa bu onun kovuluşu değil. bu benim cennetten kovuluşum. bu benim onsuzluğa intiharım. görse, tutup kolumdan çekse. görse... halatı boynumdan çıkarsa, kendine taksa... * *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar