bugün
- kadın olsaydım çok açık giyerdim20
- pornoda hoşlanılan kıza benzer kız aramak8
- kızımın ismini teresa koymak istiyorum9
- hangi manifest kızısın7
- ruhu iyileştiren şeyler6
- sürekli kendine hatırlatmak zorunda olduğun o söz8
- kimsesizlerin kimsesi zall'a açık mektuptur15
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi18
- en büyük pişmanlığınız7
- namus takıntısı olan erkek17
- nesrin cavadzade4
- kızımın adı 15 temmuz olsun3
- dunyanin en guvenli ulkesi2
- kavurmalı yumurta7
- türkiye avustralya maçı8
- ece irtem6
- kadınların en büyük düşmanı3
- kurdun dişine alkol değmesi2
- sözlük yazarlarının suları5
- panik atak olan psikolog2
- bir şeyi ararken başka bir kayıp şeyi bulmak4
- hayatın planladığımız gibi gitmemesi5
- futbol8
- kadınsı erkek4
- bar taburesinin kan dolaşımına etkisi2
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- insan değişmez ortaya çıkar3
- aktroller5
- sürekli gözünün içine bakan kız2
- namus5
- kürtlere hırt diyen paramesyum3
- çince öğrenmek2
- yardımda bulunulan kişinin lüks harcamalar yapması4
- 14 haziran 2026 hollanda japonya maçı7
- yazarlar birbirlerine laf atmaktan tanım yapamıyor4
- evlenmek istemeyen insana seçilmemiş demek11
- regl dönemi çirkinliği5
- ekber ve erşed kanunları3
- güzel kızların isimleri9
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı2
- dünya kupası mağlubiyetinin arkasında siyonizm var4
- neden oy veriyoruz2
- karton toplayan cocuk evlenirse karısına bakar mı4
- emek hırsızı patronları ifşa etme akımı5
- kadınlar sözlük5
- deniz undav2
- evlenmeyi başaramamış kadın17
- savaşların ana sebebi dinlerdir2
- yerli malı haftası2
- iran'a iltica etmek3
Hakikat, bir güneş gibi açıktır; eğilip bükülmeye gelmez! Tarikat, hakikatin yoludur, Şeriat’ın ruhu, islam’ın özüdür. Ancak, asıl yol terk edilip bid’at ve sapkınlıkla bozulduğunda, ortada ne tarikat kalır ne de hakikat! Bu sapkınlık, islam’ın özünden uzaklaşmanın, nefsin putunu dikmenin ve hakikati çarpıtmanın adıdır.
Sapkın tarikatlar, islam’ın tertemiz kaynağını bulandıran, insanların Allah’a giden yolunu kesen fitnelerdir. Onlar, insanı nefsiyle yüzleşmeye çağıracağına, nefsin arzularını kutsar; mürşidi hakikatin aynası yapacağına, onu putlaştırır. Hak yolundan sapmış, özü bırakıp kabuğa yapışmış bu gruplar, islam’a en büyük zararı içeriden verirler.
Bid’at ehli, Allah’ın koyduğu sınırları aşar, kendi uydurduğu yollarla insanları Hak’tan uzaklaştırır. Onlar, Şeriat’ın emirlerini çiğner, sünneti hafife alır ve islam’ın özüne aykırı yollar açar. Zikir meclislerini oyun ve eğlenceye çevirir, maneviyatı taklit ve gösterişle yozlaştırırlar. islam’ın ruhunu esir alır, kalpleri Allah’a değil, kendi nefislerine yönlendirirler.
Oysa hakiki tarikat, nefsin ölümü demektir! Nefsini öldürmeyen, Allah’ın huzurunda “ben” diyen bir insan, ne tarikatı anlar ne de hakikati bulur. Sapkınlık, nefsin yoludur; hakikat ise nefsi Allah yolunda eritmek! Bid’at ehli, bu inceliği göremez ve insanları hakka teslimiyet yerine, kendi batıl yollarına çağırır.
Hak yoldan sapmış bu bid’at gruplarına karşı, müminin duruşu nettir: Kur’an ve Sünnet’ten sapmamak, Allah’a teslimiyette sabit kalmak! Onların sözde tasavvufları, islam’ın aydınlık yolunu bulandırır. Zikri, ibadeti, ahlakı oyuna çevirenlere karşı uyanık olmak gerekir. Hakikatin yolu, yalnızca Allah ve Resûlü’ne bağlı kalmakla bulunur.
"Tarikat, Şeriat’ın hizmetçisidir." Bu ölçü unutulduğunda, her tarikat kendi yolunu kaybeder. Sapkınlıkla, bid’atle bozulan her tarikat, islam’ın ruhunu yansıtan bir aynadan, insanları Hak’tan saptıran bir perdeye dönüşür. O perdeyi yırtmak, hakikate ulaşmanın tek yoludur.
Bu yüzden, "hakikat ehli", bu sapkınlıklara karşı direnişini sürdürmelidir. Allah’a giden yolu bulandıranlarla mücadele etmek, islam’ın asli yolunu korumanın şartıdır! Hak olan birdir; eğri yollar yok olmaya mahkûmdur. Tarikatın özü, Hakk’a teslimiyet, sapkınlığın sonu ise hüsrandır!
Sapkın tarikatlar, islam’ın tertemiz kaynağını bulandıran, insanların Allah’a giden yolunu kesen fitnelerdir. Onlar, insanı nefsiyle yüzleşmeye çağıracağına, nefsin arzularını kutsar; mürşidi hakikatin aynası yapacağına, onu putlaştırır. Hak yolundan sapmış, özü bırakıp kabuğa yapışmış bu gruplar, islam’a en büyük zararı içeriden verirler.
Bid’at ehli, Allah’ın koyduğu sınırları aşar, kendi uydurduğu yollarla insanları Hak’tan uzaklaştırır. Onlar, Şeriat’ın emirlerini çiğner, sünneti hafife alır ve islam’ın özüne aykırı yollar açar. Zikir meclislerini oyun ve eğlenceye çevirir, maneviyatı taklit ve gösterişle yozlaştırırlar. islam’ın ruhunu esir alır, kalpleri Allah’a değil, kendi nefislerine yönlendirirler.
Oysa hakiki tarikat, nefsin ölümü demektir! Nefsini öldürmeyen, Allah’ın huzurunda “ben” diyen bir insan, ne tarikatı anlar ne de hakikati bulur. Sapkınlık, nefsin yoludur; hakikat ise nefsi Allah yolunda eritmek! Bid’at ehli, bu inceliği göremez ve insanları hakka teslimiyet yerine, kendi batıl yollarına çağırır.
Hak yoldan sapmış bu bid’at gruplarına karşı, müminin duruşu nettir: Kur’an ve Sünnet’ten sapmamak, Allah’a teslimiyette sabit kalmak! Onların sözde tasavvufları, islam’ın aydınlık yolunu bulandırır. Zikri, ibadeti, ahlakı oyuna çevirenlere karşı uyanık olmak gerekir. Hakikatin yolu, yalnızca Allah ve Resûlü’ne bağlı kalmakla bulunur.
"Tarikat, Şeriat’ın hizmetçisidir." Bu ölçü unutulduğunda, her tarikat kendi yolunu kaybeder. Sapkınlıkla, bid’atle bozulan her tarikat, islam’ın ruhunu yansıtan bir aynadan, insanları Hak’tan saptıran bir perdeye dönüşür. O perdeyi yırtmak, hakikate ulaşmanın tek yoludur.
Bu yüzden, "hakikat ehli", bu sapkınlıklara karşı direnişini sürdürmelidir. Allah’a giden yolu bulandıranlarla mücadele etmek, islam’ın asli yolunu korumanın şartıdır! Hak olan birdir; eğri yollar yok olmaya mahkûmdur. Tarikatın özü, Hakk’a teslimiyet, sapkınlığın sonu ise hüsrandır!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar