bugün
- osuruktan şiirler41
- açılım4
- kanal ayarlama 1500 lira11
- devletin temeli adalettir9
- müsavat dervişoğlu vs meral akşener4
- zorunlu eğitim9
- sözlükten soğuma nedenleri17
- uludağ sözlüğün reaktörü2
- adana kebap5
- evlenme teklif edecekken sevgilinin yüzüne kusmak2
- aşk3
- ben geldim kerkenezler18
- oyları bölmeyin diyen tipler nerde6
- karınızın mini giymesine izin verir misiniz6
- velvet'in aylık geliri6
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları9
- claudian clouds22
- yeni anayasa4
- arkadaşlar benden el mankeni olur mu4
- küçük sürprizler yapmak5
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması6
- mini elbise4
- iyi parti17
- şeytanın insanlardan ders alması4
- karanlık bir yolda arabanın bozulması2
- yapay zekaya entry yazdıran yazar7
- modern insanın mutlu olma ihtimali4
- simko315
- kısır9
- bir daha doğmayacak olmak4
- insan klonlama2
- 777 diyen erkolar8
- ölüp hayalet olarak geri gelmek4
- yazarların özel mesaj sayıları5
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- sevgiliye sorulan ilginç sorular6
- beyaz tenli gotik kız3
- gerdek gecesinde sevişmek zorunda mıyız3
- akrep burcu kini8
- alttaki yazara motto ver16
- mini etek karşıtı seküler2
- türbanı yasaklayan mallar2
- gollumun gözü yüzükte6
- çerçeve yasa35
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- normal taklidi yapmak4
- mısırın türkiyeden güvenli olduğu iddası2
- maddesel gerçekliği manipüle edebilen zihin4
- hiç geçmeyen huzursuzluk hissi4
- bir gün uludağda kapanacak3
Hakikat, bir güneş gibi açıktır; eğilip bükülmeye gelmez! Tarikat, hakikatin yoludur, Şeriat’ın ruhu, islam’ın özüdür. Ancak, asıl yol terk edilip bid’at ve sapkınlıkla bozulduğunda, ortada ne tarikat kalır ne de hakikat! Bu sapkınlık, islam’ın özünden uzaklaşmanın, nefsin putunu dikmenin ve hakikati çarpıtmanın adıdır.
Sapkın tarikatlar, islam’ın tertemiz kaynağını bulandıran, insanların Allah’a giden yolunu kesen fitnelerdir. Onlar, insanı nefsiyle yüzleşmeye çağıracağına, nefsin arzularını kutsar; mürşidi hakikatin aynası yapacağına, onu putlaştırır. Hak yolundan sapmış, özü bırakıp kabuğa yapışmış bu gruplar, islam’a en büyük zararı içeriden verirler.
Bid’at ehli, Allah’ın koyduğu sınırları aşar, kendi uydurduğu yollarla insanları Hak’tan uzaklaştırır. Onlar, Şeriat’ın emirlerini çiğner, sünneti hafife alır ve islam’ın özüne aykırı yollar açar. Zikir meclislerini oyun ve eğlenceye çevirir, maneviyatı taklit ve gösterişle yozlaştırırlar. islam’ın ruhunu esir alır, kalpleri Allah’a değil, kendi nefislerine yönlendirirler.
Oysa hakiki tarikat, nefsin ölümü demektir! Nefsini öldürmeyen, Allah’ın huzurunda “ben” diyen bir insan, ne tarikatı anlar ne de hakikati bulur. Sapkınlık, nefsin yoludur; hakikat ise nefsi Allah yolunda eritmek! Bid’at ehli, bu inceliği göremez ve insanları hakka teslimiyet yerine, kendi batıl yollarına çağırır.
Hak yoldan sapmış bu bid’at gruplarına karşı, müminin duruşu nettir: Kur’an ve Sünnet’ten sapmamak, Allah’a teslimiyette sabit kalmak! Onların sözde tasavvufları, islam’ın aydınlık yolunu bulandırır. Zikri, ibadeti, ahlakı oyuna çevirenlere karşı uyanık olmak gerekir. Hakikatin yolu, yalnızca Allah ve Resûlü’ne bağlı kalmakla bulunur.
"Tarikat, Şeriat’ın hizmetçisidir." Bu ölçü unutulduğunda, her tarikat kendi yolunu kaybeder. Sapkınlıkla, bid’atle bozulan her tarikat, islam’ın ruhunu yansıtan bir aynadan, insanları Hak’tan saptıran bir perdeye dönüşür. O perdeyi yırtmak, hakikate ulaşmanın tek yoludur.
Bu yüzden, "hakikat ehli", bu sapkınlıklara karşı direnişini sürdürmelidir. Allah’a giden yolu bulandıranlarla mücadele etmek, islam’ın asli yolunu korumanın şartıdır! Hak olan birdir; eğri yollar yok olmaya mahkûmdur. Tarikatın özü, Hakk’a teslimiyet, sapkınlığın sonu ise hüsrandır!
Sapkın tarikatlar, islam’ın tertemiz kaynağını bulandıran, insanların Allah’a giden yolunu kesen fitnelerdir. Onlar, insanı nefsiyle yüzleşmeye çağıracağına, nefsin arzularını kutsar; mürşidi hakikatin aynası yapacağına, onu putlaştırır. Hak yolundan sapmış, özü bırakıp kabuğa yapışmış bu gruplar, islam’a en büyük zararı içeriden verirler.
Bid’at ehli, Allah’ın koyduğu sınırları aşar, kendi uydurduğu yollarla insanları Hak’tan uzaklaştırır. Onlar, Şeriat’ın emirlerini çiğner, sünneti hafife alır ve islam’ın özüne aykırı yollar açar. Zikir meclislerini oyun ve eğlenceye çevirir, maneviyatı taklit ve gösterişle yozlaştırırlar. islam’ın ruhunu esir alır, kalpleri Allah’a değil, kendi nefislerine yönlendirirler.
Oysa hakiki tarikat, nefsin ölümü demektir! Nefsini öldürmeyen, Allah’ın huzurunda “ben” diyen bir insan, ne tarikatı anlar ne de hakikati bulur. Sapkınlık, nefsin yoludur; hakikat ise nefsi Allah yolunda eritmek! Bid’at ehli, bu inceliği göremez ve insanları hakka teslimiyet yerine, kendi batıl yollarına çağırır.
Hak yoldan sapmış bu bid’at gruplarına karşı, müminin duruşu nettir: Kur’an ve Sünnet’ten sapmamak, Allah’a teslimiyette sabit kalmak! Onların sözde tasavvufları, islam’ın aydınlık yolunu bulandırır. Zikri, ibadeti, ahlakı oyuna çevirenlere karşı uyanık olmak gerekir. Hakikatin yolu, yalnızca Allah ve Resûlü’ne bağlı kalmakla bulunur.
"Tarikat, Şeriat’ın hizmetçisidir." Bu ölçü unutulduğunda, her tarikat kendi yolunu kaybeder. Sapkınlıkla, bid’atle bozulan her tarikat, islam’ın ruhunu yansıtan bir aynadan, insanları Hak’tan saptıran bir perdeye dönüşür. O perdeyi yırtmak, hakikate ulaşmanın tek yoludur.
Bu yüzden, "hakikat ehli", bu sapkınlıklara karşı direnişini sürdürmelidir. Allah’a giden yolu bulandıranlarla mücadele etmek, islam’ın asli yolunu korumanın şartıdır! Hak olan birdir; eğri yollar yok olmaya mahkûmdur. Tarikatın özü, Hakk’a teslimiyet, sapkınlığın sonu ise hüsrandır!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar