bugün
- kolye44
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı12
- kedi9
- karısı çalıştıran erkek gitsin vurdursun9
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek13
- gençlerbirliği 0 galatasaray 14
- saat4
- uludağ sözlük yapay zeka moderatör prompt'u8
- galatasaray15
- türkiye17
- bu ekonomide hala kadın çalışmamalı diyen tip2
- tır şoförü olmayı istemek12
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- zebra4
- fuhuş yaparken yakalanan sözlük yazarı2
- 6 ayda bir yıkanmak5
- kim kimi neden sevmiyor14
- papağan4
- fuhuş yaparken yakalanan travesti polis memuru2
- her şeye neden diye sormanın yan etkileri3
- sevgiliye cartier hediye etmek6
- yogartiksen40
- ölen kediyi çöpe atmak vs gömmek4
- ona bir şey söyle7
- osmanlı6
- fil2
- evi ev yapan şeyler5
- istanbul11
- bileklik12
- yağmur10
- ilkokul bebesine türbanı savunmak66
- 17 ekim 2026 erzurumspor eyüpspor maçı5
- futbol15
- süper lig6
- vatan için savaşmayacağını söyleyen genç adam4
- aşk12
- azerilerce tokatlanan akpli8
- güneşli sıcıcık bir edirne günü6
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- bik bik'in mutfağına konuk olmak21
- sözlük kadınlarına 15 bin tl hibe ediyorum6
- birinci nesil yazar görememe sorunsalı6
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- diyanetin fona para yatırması4
- benim maaşım benimdir kocamın maaşı evindir3
- nervio adlı yazara uyarı11
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- adana hava durumu5
- uludağ sözlüğün kapanma vaktinin geldiği gerçeği7
- içine cin giren insan nasıl kurtulur10
kendisini bulamamak icin varolanin anlamini aramak beyhude bir ugras. sonucta anlamlari kendin veriyorsun. o yuzden de kurcalayip kurcalayip kendine cikiyorsun her seferinde.
inanmak, kurmak, kurduguna inanmak... ve bazen bazi kurduklarina rastlamak isim babasi oldugu bir sarkida.
tanri gibi yaptigini unutmak, oyuncagini kaybetmis cocuk agliyor. yoklugundan cok, bir daha bulamama korkusu. bir sansin daha var...
deprem. yurdisindayim. televizyondaki goruntuleri gorunce gozlerim doluyor. kendimden cok sevdiklerime zarar gelmis olabilecegi korkusu. 8 saat boyunca telefonun tekrar ara tusuna bastim. "ve hayat herkes evindeyken dur dedi artik" "ve hayat ki canina tak etmisti dur dedi artik" yine bir sansin daha var, bu son olamaz, her sey onunde kayip gidiyor, her sey onunde kayip gitmeye devam ediyor... aci da, korkuda, sevgi de , nefret de bu hayatin anlamlarindan.
bir bakiyorsun bir ışık bu anlam, bir bakiyorsun once mor olmus, sonra turuncu.
yine bir sansin daha var... farkli bir seyler yapmaya calisarak aramaca. kendi karanliginda cigliklar atmak ya da aydınlık isiklarda oynayan bir aktor olduguna kurmak kendini.
yaptiklarinin farkliligini anlamayanlarla sarildigini hissettiginde yalnizlik sacmaligi, cunku o da bir kurmaca.
bir daha inanmak. kurduguna inanmak. kosmak, kosmak, zamanin gerisinde kalmamaya cabalamak. bunlar sadece turuncudan pembeye gecme cabasi.
"farkli yuzler, bazen yaninda, bazen arkanda" .
mantigi duygusallastirmak ya da duygusalligi mantiklastirmak. olmak ya da olmamak. tekrar ikiye donus. bir. dogum. iki. birliktelik. bir. olum. iki. ask. bir. ayrilik. tekrar ikiye donus. bir.
her sey devam eder, daha nereye kadar gider bilinmez.
"dunya yikilsa anlamaz miyiz?"
kirik duslerimiz renkli kapli defterlerimizde, 'yalniz sarki' icine islemis ruhlarimizda?
bana anlarmisiz gibi geliyor.
bir sansin daha var... hayat ilerledigi muddetce iyi ve kotu gunler yasama islemi surdurulmeli..
tum bunlari neresinden mi anliyorum 'hayat' in?
her seye inat keyif de veren melodisine dikkat ettiniz mi?
2003-paris
inanmak, kurmak, kurduguna inanmak... ve bazen bazi kurduklarina rastlamak isim babasi oldugu bir sarkida.
tanri gibi yaptigini unutmak, oyuncagini kaybetmis cocuk agliyor. yoklugundan cok, bir daha bulamama korkusu. bir sansin daha var...
deprem. yurdisindayim. televizyondaki goruntuleri gorunce gozlerim doluyor. kendimden cok sevdiklerime zarar gelmis olabilecegi korkusu. 8 saat boyunca telefonun tekrar ara tusuna bastim. "ve hayat herkes evindeyken dur dedi artik" "ve hayat ki canina tak etmisti dur dedi artik" yine bir sansin daha var, bu son olamaz, her sey onunde kayip gidiyor, her sey onunde kayip gitmeye devam ediyor... aci da, korkuda, sevgi de , nefret de bu hayatin anlamlarindan.
bir bakiyorsun bir ışık bu anlam, bir bakiyorsun once mor olmus, sonra turuncu.
yine bir sansin daha var... farkli bir seyler yapmaya calisarak aramaca. kendi karanliginda cigliklar atmak ya da aydınlık isiklarda oynayan bir aktor olduguna kurmak kendini.
yaptiklarinin farkliligini anlamayanlarla sarildigini hissettiginde yalnizlik sacmaligi, cunku o da bir kurmaca.
bir daha inanmak. kurduguna inanmak. kosmak, kosmak, zamanin gerisinde kalmamaya cabalamak. bunlar sadece turuncudan pembeye gecme cabasi.
"farkli yuzler, bazen yaninda, bazen arkanda" .
mantigi duygusallastirmak ya da duygusalligi mantiklastirmak. olmak ya da olmamak. tekrar ikiye donus. bir. dogum. iki. birliktelik. bir. olum. iki. ask. bir. ayrilik. tekrar ikiye donus. bir.
her sey devam eder, daha nereye kadar gider bilinmez.
"dunya yikilsa anlamaz miyiz?"
kirik duslerimiz renkli kapli defterlerimizde, 'yalniz sarki' icine islemis ruhlarimizda?
bana anlarmisiz gibi geliyor.
bir sansin daha var... hayat ilerledigi muddetce iyi ve kotu gunler yasama islemi surdurulmeli..
tum bunlari neresinden mi anliyorum 'hayat' in?
her seye inat keyif de veren melodisine dikkat ettiniz mi?
2003-paris
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar