bugün
- bir şeyler söyle5
- sabahları nefret edilen şeyler4
- ben üşümem4
- whynot3
- chatgptyle dertleşmenin artık cidden yapılması6
- mesih düşmanı cinli türk ateistleri26
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz36
- tereyağı bal ikilisi2
- dilbigisisi en iyi olan yazar20
- robert pattinson3
- her ilde üniversite kurulması6
- flörtöz erkek iticiliği6
- millet açken bebekkatiline villa yapan akepe3
- okan buruk12
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri35
- yazarların buluşmak istediği yazar12
- gecenin şarkısı10
- delulu2
- dahi anlamındaki de yi ayrı yazmayan sevgili14
- boyumun 2 cm kısalması28
- kızlar bakar mısınız13
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı21
- gelecekteki sevgiliye söylenecek şeyler4
- atatürk ün döneminde hiç üniversite kurulmaması15
- sözlük yazarlarının ruh halini anlatan görsel11
- islamda namaz yoktur13
- flört uygulamasında açılış mesajı yazmak2
- tutunamayanlar8
- eski sevgiliyle bakkalda karşılaşmak9
- chatgpt ile dertleşmek7
- orta doğu da 4 tane ulus devlet var9
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
- gece açlığı6
- uludağ sözlük en popüler yazarını seçiyor9
- ölmek istemek ama ölememek5
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu25
- bol tereyağlı iskender5
- bende eksik olan ne diye düşünmek5
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı19
- sözlüğe fotoğrafımı atacağım12
- insanlar değişmez4
- chp'nin türkiye'ye yaptıkları6
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı74
- 12 eylül 2026 suudi arabistanın vurulması8
- gocu28
- her şeyin mizahı yapılmalı mı19
- kiraz cicegi kolonyasi42
- anasonlu nargile4
- israil'e saldıran her ulus helaka uğrayacak6
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı48
eski yunanca “agon” (ἀγών) sözcüğünden gelir.
istanbul ermenisi dil bilimci, leksikograf, yazar parseğ tuğlacıyan yahut imzâ ismiyle “pars tuğlacı”'nın kaleme aldığı okyanus sözlüğünde yunanca bir kavram olarak “çekişme” mânâsı ile geçer. çünkü eski yunan lisânında “agon”, “sanatçılar, sporcular veya oyuncular arasında düzenlenen ve bir tür derecelendirme ile neticelenen yarışma,” demek.
bir nevî olimpiyat, hatta kuvvetle muhtemeldir ki, antik yunanistan oyunları.
aynı lûgatın “agoni” maddesinde tıp terminolojisine ait bir terim olarak “ölmeden evvel bilincin yitirilmesi,” şeklinde parantez açılır. bu arada, bugünün yunancasında “agonia” (αγωνία )'nın da ızdırap demek olduğunu bir dip not olarak ekleyeyim.
bu sözcüğün, orta devir fransızcasında ilâhiyatsal bir anlam kazandığını, orta zamanın kuvvetli inançlarının tesiriyle insan yaratıcılığının birer mahsûlü olarak ortaya çıkan sanat eserlerinde, isa'nın kabaca yontulmuş bir haç üzerinde acı çekmesinde, gözyaşı döken annesinin kollarında yara bere vaziyetteki vücûdunda, insanlığın günahları için çektiği çilenin dehşetengiz tasvîrinde, zayıf, bitkin, el ve ayaklarında beliren lekeli ve yaralı görüntüsünde görürüz.
hıristiyan âleminin itikad merkezinde olan bu dinî anlatının ana teması, dehşetli bir “agony”'ye, yani “ızdırâba” vurgu yapar.
isviçreli protestan din adamı rochat tarafından 19.yy ilk çeyreğinde neşredilmiş olan l'agonie de jésus (isa'nın ızdırâbı) metninde de gördüğümüz gibi orta devrin hıristiyan terminolojisinde teolojik bir kullanım söz konusudur.
“agony”, aşağı yukarı 14.asırdan bu yana ızdırap ve acı mânâları ile karşımıza çıkarken, karayiplerde bir ada ülkesi olan jamaika'nın argo söz varlığında bir fiil olarak “seks yapmak” anlamını taşır.
böylece, kelimelerin lisânlar evrenindeki enteresan ve heyecan verici serüvenine de tanıklık etmiş oluruz.
istanbul ermenisi dil bilimci, leksikograf, yazar parseğ tuğlacıyan yahut imzâ ismiyle “pars tuğlacı”'nın kaleme aldığı okyanus sözlüğünde yunanca bir kavram olarak “çekişme” mânâsı ile geçer. çünkü eski yunan lisânında “agon”, “sanatçılar, sporcular veya oyuncular arasında düzenlenen ve bir tür derecelendirme ile neticelenen yarışma,” demek.
bir nevî olimpiyat, hatta kuvvetle muhtemeldir ki, antik yunanistan oyunları.
aynı lûgatın “agoni” maddesinde tıp terminolojisine ait bir terim olarak “ölmeden evvel bilincin yitirilmesi,” şeklinde parantez açılır. bu arada, bugünün yunancasında “agonia” (αγωνία )'nın da ızdırap demek olduğunu bir dip not olarak ekleyeyim.
bu sözcüğün, orta devir fransızcasında ilâhiyatsal bir anlam kazandığını, orta zamanın kuvvetli inançlarının tesiriyle insan yaratıcılığının birer mahsûlü olarak ortaya çıkan sanat eserlerinde, isa'nın kabaca yontulmuş bir haç üzerinde acı çekmesinde, gözyaşı döken annesinin kollarında yara bere vaziyetteki vücûdunda, insanlığın günahları için çektiği çilenin dehşetengiz tasvîrinde, zayıf, bitkin, el ve ayaklarında beliren lekeli ve yaralı görüntüsünde görürüz.
hıristiyan âleminin itikad merkezinde olan bu dinî anlatının ana teması, dehşetli bir “agony”'ye, yani “ızdırâba” vurgu yapar.
isviçreli protestan din adamı rochat tarafından 19.yy ilk çeyreğinde neşredilmiş olan l'agonie de jésus (isa'nın ızdırâbı) metninde de gördüğümüz gibi orta devrin hıristiyan terminolojisinde teolojik bir kullanım söz konusudur.
“agony”, aşağı yukarı 14.asırdan bu yana ızdırap ve acı mânâları ile karşımıza çıkarken, karayiplerde bir ada ülkesi olan jamaika'nın argo söz varlığında bir fiil olarak “seks yapmak” anlamını taşır.
böylece, kelimelerin lisânlar evrenindeki enteresan ve heyecan verici serüvenine de tanıklık etmiş oluruz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar