bugün
- sözlükler arası savaş çıksa11
- ütü13
- taşaklardan birinin kayıp olması4
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri2
- çay içen kız9
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- mutsuz olmak3
- galatasaray6
- galatasaray 3 rennes 33
- en tehlikeli insan tipleri2
- 2 ağustos 2026 galatasaray rennes maçı3
- duyulan en ilginç isim5
- oralet içen erkek5
- aklınıza gelen şarkı sözü4
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek3
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- anın fotoğrafı14
- çaya şeker atan erkek5
- rennes2
- uludağ sözlük çeteleri9
- kalem4
- veda mesajları hep yanlış yazılır2
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum2
- erdal beşikçioğlu8
- yıkık yazarlar4
- yerinde dur3
- latte içen erkek4
- eğleniyormuş gibi yapan kadın2
- yelpaze3
- en boktan on yıl7
- smallville'deki konuk oyuncular3
- patates kızartması4
- dolma kalem3
- doa otomatı3
- ona bir şey söyle13
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- gocu bak bi5
- telefona cevap vermeyen kız3
- gece ormanda birisi tarafından takip edilmek3
- oturunca göbeği kat kat olan kız3
- selam sözlük2
- ayrılık8
- mehdi nereye inecek sorunsalı3
- düşün ki o bunu okuyor4
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- en gey özelliğiniz3
- kasa daima kazanır2
- red flag erkek listesi9
tasarlama süreci çok öğretici.
parfüm işinde kafayı yiyip proses araştırmaya başladıktan sonra bir dünya yeni şey öğrendim. En son 15 yıl önce gördüğüm kimya derslerindeki kırıntılardan yola çıkıp bir dünya döküman okudum. Üzerine oturup videolardan tekrar kimya formüllerini öğrenmeye başladım.
Vizkozite, akışkanlar mekaniği, fizik vs derken mühendislik fakültesi birinci sınıfa dönmüş, yıllar yıllar önce hazırlandığım bir sınava dair konuları hatırlamaya çalışır gibiyim. Ama o zamanlar sadece teorik bildiğim şeyler şimdi kafamda baya bir yerlere oturmaya başladı.
Uzmanı olmadığım bir temel bilimde ingilizce bilimsel makaleleri çevirmek zorunda kaldım ki, işin en zor yanı, bazen onca çabanın sonunda kafadaki bir soruya cevap bulamamak. Çünkü merak ettiğin prosese dair doğrudan bilimsel çalışma yok. ilgili sayılabilecek konulardan cımbızla bilgi çekmeye çalışıyorsun.
Biri gelip şu kitabı edin, şu videoyu izle, şu makaleyi çevir, demeyeceğinden; ‘ulan ben olsam prosesi nasıl hazırlardım’ diye mantık yürütmek baya zorlayıcı ama bir o kadar da öğretici bir şey. Başından beri varsayımlarımın en az %90’ı boşa gitti ama her yanlış yeni bir varsayıma götürüyor ve her seferinde bir şey nasıl yapılmaz’ı öğrenmenin ne denli değerli olduğunu fark ediyorum.
Belki Konuyu çok iyi bilen bir kimyacıdan (ki türkiye’de sanmıyorum öyle biri yaşıyor olsun) 2-3 saatte edinilebilecek bilgi için haftalardır boğuşuyorum. Doğrudan işime yarayacak bilgileri edinebileceğim, dahası, analiz robotlarıyla çok hızlı bir şekilde sorularıma cevap verebilecek gibi gözüken (en azından iddiası öyle olan) tek bir şirket web sitesi gördüm, onun da üyelik maliyeti aylık 2000 euro civarı, tamamen profesyonel kimyagerler için.
O parayı gözden çıkartsam bunca şey öğrenmenin getirdiği faydanın onda biri kadar fayda sağlayamazdım herhalde.
Bilmemek ama yapmak zorunda hissetmek yaratıcılığı acayip güçlendiriyor.
parfüm işinde kafayı yiyip proses araştırmaya başladıktan sonra bir dünya yeni şey öğrendim. En son 15 yıl önce gördüğüm kimya derslerindeki kırıntılardan yola çıkıp bir dünya döküman okudum. Üzerine oturup videolardan tekrar kimya formüllerini öğrenmeye başladım.
Vizkozite, akışkanlar mekaniği, fizik vs derken mühendislik fakültesi birinci sınıfa dönmüş, yıllar yıllar önce hazırlandığım bir sınava dair konuları hatırlamaya çalışır gibiyim. Ama o zamanlar sadece teorik bildiğim şeyler şimdi kafamda baya bir yerlere oturmaya başladı.
Uzmanı olmadığım bir temel bilimde ingilizce bilimsel makaleleri çevirmek zorunda kaldım ki, işin en zor yanı, bazen onca çabanın sonunda kafadaki bir soruya cevap bulamamak. Çünkü merak ettiğin prosese dair doğrudan bilimsel çalışma yok. ilgili sayılabilecek konulardan cımbızla bilgi çekmeye çalışıyorsun.
Biri gelip şu kitabı edin, şu videoyu izle, şu makaleyi çevir, demeyeceğinden; ‘ulan ben olsam prosesi nasıl hazırlardım’ diye mantık yürütmek baya zorlayıcı ama bir o kadar da öğretici bir şey. Başından beri varsayımlarımın en az %90’ı boşa gitti ama her yanlış yeni bir varsayıma götürüyor ve her seferinde bir şey nasıl yapılmaz’ı öğrenmenin ne denli değerli olduğunu fark ediyorum.
Belki Konuyu çok iyi bilen bir kimyacıdan (ki türkiye’de sanmıyorum öyle biri yaşıyor olsun) 2-3 saatte edinilebilecek bilgi için haftalardır boğuşuyorum. Doğrudan işime yarayacak bilgileri edinebileceğim, dahası, analiz robotlarıyla çok hızlı bir şekilde sorularıma cevap verebilecek gibi gözüken (en azından iddiası öyle olan) tek bir şirket web sitesi gördüm, onun da üyelik maliyeti aylık 2000 euro civarı, tamamen profesyonel kimyagerler için.
O parayı gözden çıkartsam bunca şey öğrenmenin getirdiği faydanın onda biri kadar fayda sağlayamazdım herhalde.
Bilmemek ama yapmak zorunda hissetmek yaratıcılığı acayip güçlendiriyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar