bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu32
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- karısının üzerine kuma getiren erkek4
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam25
- muşlettin amca dul mu5
- tuborg ice8
- çocukta yaparım kariyer de yaparım diyen kız3
- sadece zengin biriyle evlenirim diyen kız3
- tatlıses'in o eski halinden eser olmaması3
- toplumsal çürüme7
- evlenince karım çalışmayacak diyen erkek3
- sözlüğün yeni tasarımı4
- iyi saksafon çalarım diyen kız2
- caaahill diyerek tokadı yapıştırmak2
- nikolina vujcic2
- gülşen in memeleri14
- evlenince ailen bize çok gelmesin diyen kız3
- kalkmış pipinin imanı olmaz3
- türkiye ve ab'den vize mesajları2
- aşk karın doyurmuyor diyen kız2
- ben kalabalık aile severim diyen kız2
- kızıl saçlılar6
- geçmişi temiz kız arıyorum diyen erkek2
- yol vermek4
- istihbarat kolejleri2
- erdoğan'ın fon krizi açıklaması8
- mika raun vardı nerede şimdi7
- windows xp deki çayırın son hali2
- ismet gürbüz saraca sudekiray2
- hamas denince akla gelenler11
- 5 kasım 2026 afyonkarahisar seri cinayet vakası2
- ese dezze11
- galatasaraylıya sormuşlar3
- yeşil göz4
- jason voorhees vs michael myers3
- sudekiray silik yesin kampanyası6
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- perla harb2
- gençlere tavsiyeler3
- pideler olmuş2
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi3
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
- hamileyken başka erkekle birlikte olan evli kadın8
- 20 yaşındaki gence 250 yıl hapis cezası verilmesi8
- aşk10
- angel bhathal2
- müslüman5
- fatma betül sayan kaya'nın 25 bin liralık gözlüğü4
- fatma betül sayan kaya'nın ifadeye çağrılması7
- ben geldim naneler5
Zayıflıklarını ve korkularını ahlak kisvesine sarıp erdem gibi göstermeye çalışan birisi. (bkz: #46892669)
Zeki ve kültürlü olmasına rağmen kadınlar tarafından ilgi görmemesini, kadınların fiziksel tercihlerine bağlayarak sorumluluğu kadınlar ve mukadderata atıyor. Bundan mustarip olmasa, her yeri geldiğinde bu nedenle sızlanmıyor olsa sorun değil ama üstüne bir de bununla ilgili tartışmaya meyyal. E haliyle cevap alıyor ve her zaman olduğu gibi donuza ekliyor. (Bununla ilgili en ufak sorunum yok, yanlış anlaşılmasın, gayet memnunum mutlu ama uzak olma temennisinden.)
Gelgelelim; ben yazdıklarından ve ortalama bir tartışma seyrindeki söylemlerinden, varsaydığı kadar zeki olduğuna yönelik bir emare görmedim. Örneklem darlığı veya göstermeme tercihi diyelim.
Keza yazım dilinde ve üslubunda da iyi bir okur olduğuna veya ima ettiği gibi kültürlü olduğuna yönelik en ufak bir işaret yok. Mikyası nedir, bilmiyorum ama entelektüel bir çevreyi baz alamayacağımız kesin.
Neyse ki her iki özellik de, kadınlarla etkileşim kurmasına mani diğer birçok husus gibi geliştirebilir nitelikte.
Kırmak veya tahkir etmek gibi amaçla konuşmuyorum:
Zannederim, belini büken ve kendisini fasit daireye hapseden devasa egosunun incinmesinden korktuğu kadar daireler çizmekten korksaydı, çok farklı bir noktaya varabilirdi.
insanların, onun kendilerini donuza eklemesinden dolayı öfkelendiklerine yahut bunu problem ettiklerine samimi olarak inandığını düşünüyorum artık.
zeki ve kültürlü olmasına rağmen kendisiyle ilgilenmeyen, sadece kaslı ve yakışıklı erkeklere yönelen kadınlar anlatısını 20 yıl önceki kendimden ve küçük şehirlerden üniversiteye gelmiş, zannettiğinin onda biri kadar zeki olmayan, üniversite sınavı için gerekli olan ezberler dışında hiçbir kültürel birikimi olmayan benim gibi arkadaşlarımdan biliyorum.
biz de yavşak olamaz, bir kadın için şöyle böyle davranamazdık. O yüzden olmuyordu. kızlar jöleli, şekilli, küpeli, arabalı, zengin çocuklarla konuşuyorlardı ve aslında onların hepsi korkak, yanar döner, karaktersiz, özü sözü bir olmayan, hayatta ciddi bir gailesi olmayan, zorluk/yokluk görmemiş zengin piçleriydi. Yani Sadece bizim gibilerde olan önemli özelliklere onlar sahip değildi ama işte şov bizinis her şeydi ve biz öyle yapamayacak kadar erdemliydik. Kaldı ki, biz o kıza gerçek değeri verirdik ve öyle züppeler gibi onları sikmek için yalan konuşmaz, gerçekten severdik. Tek eksiğimiz, o kızlardan birinin gelip bizi sevip sonra çok zengin bir fabrikatörün oğluyla evlenmemiş olmasıydı. Hiç değilse sadri alışık’ın ‘bir araba için mi ha, yalan mıydı ha’ diyebilecek bir hikayesi vardı, bizde o da yoktu. Mühendislik fakültesinde sen ben gibi okuyan kendi halinde kız işte abi, işi yok da beni kandırıp fabrikatör çocuğu bulacak, sonra bana haberi gelecek de tirad atmam için imkan tanıyacak falan; baya büyük bütçeli ve uzun vadeli iş. Mezun olunca bir fabrikada beyaz yaka olmaya fit olacak kız dramaya figüran olamıyor ne yazık ki! Orta sınıfın asli dramı bu aslında ama sınıf gözlüğümün camları buğulu, lens bakıcam işallah.
Tabi bu züppelerin birkaçıyla zamanla samimi olursak ve onun samimi, iyi niyetli biri olduğunu görürsek de ‘x şöyle böyle görünüyor ama aslında iyi çocuk’tu ve tabi ki bir istisnaydı.
Kısa zamanda bu istisnalar çoğaldı ve bizler sike sike istisnanın bizler olduğunu, o bir içim su kızların arabesk filmlerdeki gibi sevgiyi pazara çıkarıp bir cadillac için pazarlığa tutuşmadığını kabullenmek zorunda kaldık. Ortada çok daha basit gerekçeler ve bir o kadar da kesin gerçekler vardı. Dahası, sevgi denilen şeyin pek de arabesk olmadığını, sırf birini sevmenin veya ona aşırı değer verebiliyor olmanın bize has bir yetenek olmadığını ve sadece bunu yüceltmenin performans yükünü sırtlamak yerine, ego yükünü sırtlanmak olduğunu da kabullenmek zorunda kaldık. E zeka desen, kız da baya zeki abi, çatır çatır diferansiyel çözüyor, modelleme falan yapıyor. E kültür desen, onun da okumuşluğu bizden az değil.
Hasılı, tutunacak dal kalmayınca, ya ego’nun yelkenlerine üfüreceksin nefesin yettiğince ya da berke’nin, anıl’ın ciksliğine mukabil bir şey üreteceksin. Çünkü hayat abicim, küçük dağları ben yarattım diye gezen, envai çeşit numarası, türlü meziyeti, tükenmeyecek malı mülkü olan adamı bile punduna getirdi mi evire çevire siker. hiçbir geçerli sebebi ve dayanağı olmadan ego besleyene neler yapacağını, var sen düşün.
yapmak zorunda olduğun şeyi yapmak erdem değildir. Seçeneğin yokken ‘ahlaklı’ olmanın, ahlak kavramıyla en ufak bir ilgisi yok.
sözümona o erdemli kimliğinden kopup güya sırf sevilmek veya en basitinden seks için olduğundan farklı davrandığında istediğini alabiliyorken almamayı seçiyorsan erdemlisin.
ben sana doğrudan söyleyeyim; seninki erdem değil. öyle olsaydı bu ahvalden şikayet ediyor ve sızlanıyor olmazdın.
simple fact: Reddedilmenin canını yakmayacağı kıvama gelene kadar reddedilmekten korkuyorsun.
—
Belki uykum olmadığı bir zamanda buradan görünen gerçek bu olduğu için ve belki faydam olur diye yazdım bunları, belki de sen beni donuza eklediğin için öfkelenip yazdım. Belki biraz da kendime öğüt diye yazdım. Kim bilir?
Zeki ve kültürlü olmasına rağmen kadınlar tarafından ilgi görmemesini, kadınların fiziksel tercihlerine bağlayarak sorumluluğu kadınlar ve mukadderata atıyor. Bundan mustarip olmasa, her yeri geldiğinde bu nedenle sızlanmıyor olsa sorun değil ama üstüne bir de bununla ilgili tartışmaya meyyal. E haliyle cevap alıyor ve her zaman olduğu gibi donuza ekliyor. (Bununla ilgili en ufak sorunum yok, yanlış anlaşılmasın, gayet memnunum mutlu ama uzak olma temennisinden.)
Gelgelelim; ben yazdıklarından ve ortalama bir tartışma seyrindeki söylemlerinden, varsaydığı kadar zeki olduğuna yönelik bir emare görmedim. Örneklem darlığı veya göstermeme tercihi diyelim.
Keza yazım dilinde ve üslubunda da iyi bir okur olduğuna veya ima ettiği gibi kültürlü olduğuna yönelik en ufak bir işaret yok. Mikyası nedir, bilmiyorum ama entelektüel bir çevreyi baz alamayacağımız kesin.
Neyse ki her iki özellik de, kadınlarla etkileşim kurmasına mani diğer birçok husus gibi geliştirebilir nitelikte.
Kırmak veya tahkir etmek gibi amaçla konuşmuyorum:
Zannederim, belini büken ve kendisini fasit daireye hapseden devasa egosunun incinmesinden korktuğu kadar daireler çizmekten korksaydı, çok farklı bir noktaya varabilirdi.
insanların, onun kendilerini donuza eklemesinden dolayı öfkelendiklerine yahut bunu problem ettiklerine samimi olarak inandığını düşünüyorum artık.
zeki ve kültürlü olmasına rağmen kendisiyle ilgilenmeyen, sadece kaslı ve yakışıklı erkeklere yönelen kadınlar anlatısını 20 yıl önceki kendimden ve küçük şehirlerden üniversiteye gelmiş, zannettiğinin onda biri kadar zeki olmayan, üniversite sınavı için gerekli olan ezberler dışında hiçbir kültürel birikimi olmayan benim gibi arkadaşlarımdan biliyorum.
biz de yavşak olamaz, bir kadın için şöyle böyle davranamazdık. O yüzden olmuyordu. kızlar jöleli, şekilli, küpeli, arabalı, zengin çocuklarla konuşuyorlardı ve aslında onların hepsi korkak, yanar döner, karaktersiz, özü sözü bir olmayan, hayatta ciddi bir gailesi olmayan, zorluk/yokluk görmemiş zengin piçleriydi. Yani Sadece bizim gibilerde olan önemli özelliklere onlar sahip değildi ama işte şov bizinis her şeydi ve biz öyle yapamayacak kadar erdemliydik. Kaldı ki, biz o kıza gerçek değeri verirdik ve öyle züppeler gibi onları sikmek için yalan konuşmaz, gerçekten severdik. Tek eksiğimiz, o kızlardan birinin gelip bizi sevip sonra çok zengin bir fabrikatörün oğluyla evlenmemiş olmasıydı. Hiç değilse sadri alışık’ın ‘bir araba için mi ha, yalan mıydı ha’ diyebilecek bir hikayesi vardı, bizde o da yoktu. Mühendislik fakültesinde sen ben gibi okuyan kendi halinde kız işte abi, işi yok da beni kandırıp fabrikatör çocuğu bulacak, sonra bana haberi gelecek de tirad atmam için imkan tanıyacak falan; baya büyük bütçeli ve uzun vadeli iş. Mezun olunca bir fabrikada beyaz yaka olmaya fit olacak kız dramaya figüran olamıyor ne yazık ki! Orta sınıfın asli dramı bu aslında ama sınıf gözlüğümün camları buğulu, lens bakıcam işallah.
Tabi bu züppelerin birkaçıyla zamanla samimi olursak ve onun samimi, iyi niyetli biri olduğunu görürsek de ‘x şöyle böyle görünüyor ama aslında iyi çocuk’tu ve tabi ki bir istisnaydı.
Kısa zamanda bu istisnalar çoğaldı ve bizler sike sike istisnanın bizler olduğunu, o bir içim su kızların arabesk filmlerdeki gibi sevgiyi pazara çıkarıp bir cadillac için pazarlığa tutuşmadığını kabullenmek zorunda kaldık. Ortada çok daha basit gerekçeler ve bir o kadar da kesin gerçekler vardı. Dahası, sevgi denilen şeyin pek de arabesk olmadığını, sırf birini sevmenin veya ona aşırı değer verebiliyor olmanın bize has bir yetenek olmadığını ve sadece bunu yüceltmenin performans yükünü sırtlamak yerine, ego yükünü sırtlanmak olduğunu da kabullenmek zorunda kaldık. E zeka desen, kız da baya zeki abi, çatır çatır diferansiyel çözüyor, modelleme falan yapıyor. E kültür desen, onun da okumuşluğu bizden az değil.
Hasılı, tutunacak dal kalmayınca, ya ego’nun yelkenlerine üfüreceksin nefesin yettiğince ya da berke’nin, anıl’ın ciksliğine mukabil bir şey üreteceksin. Çünkü hayat abicim, küçük dağları ben yarattım diye gezen, envai çeşit numarası, türlü meziyeti, tükenmeyecek malı mülkü olan adamı bile punduna getirdi mi evire çevire siker. hiçbir geçerli sebebi ve dayanağı olmadan ego besleyene neler yapacağını, var sen düşün.
yapmak zorunda olduğun şeyi yapmak erdem değildir. Seçeneğin yokken ‘ahlaklı’ olmanın, ahlak kavramıyla en ufak bir ilgisi yok.
sözümona o erdemli kimliğinden kopup güya sırf sevilmek veya en basitinden seks için olduğundan farklı davrandığında istediğini alabiliyorken almamayı seçiyorsan erdemlisin.
ben sana doğrudan söyleyeyim; seninki erdem değil. öyle olsaydı bu ahvalden şikayet ediyor ve sızlanıyor olmazdın.
simple fact: Reddedilmenin canını yakmayacağı kıvama gelene kadar reddedilmekten korkuyorsun.
—
Belki uykum olmadığı bir zamanda buradan görünen gerçek bu olduğu için ve belki faydam olur diye yazdım bunları, belki de sen beni donuza eklediğin için öfkelenip yazdım. Belki biraz da kendime öğüt diye yazdım. Kim bilir?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar