bugün
- sözlüğün yeni tasarımı10
- yeraltı varlıkları7
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- iyi menemenin sırrı13
- fatma betül sayan kaya6
- mehmet şimşek4
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu35
- sözlüğe ne oldu3
- muslettin amca19
- iran'ın tdt ne katılmak istemesi3
- pankek8
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye4
- iyi saksafon çalarım diyen kız7
- üşüyerek yatağa girip yavaşça ısınmak6
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- aşk bir yemek olsaydı8
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- üniversite yıllarını özlemek4
- karpuzcu libos panda2
- mısır ekmeği2
- recep tayyip erdoğan2
- hangi yemek nerede yenir4
- gece yolculuğu2
- dingiringi ringi ringi dingiringi ringi ringi3
- şaka maka 7 yıllık yazar olmak3
- hayatın anlamı ne3
- caligula'nın korkusu5
- bira ile aspirin icmek2
- kum dökmek4
- paraya önem verip tutumluluk yapan kız4
- kırkayakların ayaklanması2
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı8
- 5 kasım 2026 trabzonspor freiburg maçı4
- yahudiye3
- futbol15
- ataşehir de rastgele ateş açılması4
- olmayınca olmaması4
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi6
- caaahill diyerek tokadı yapıştırmak5
- ucanpembekoala5
- saatin daha on olması3
- gülşen in memeleri14
- geceye bir şiir bırak3
- yeni parti6
- özgür özel2
- cemal hekimoğlu2
- umumiyetle çekinirdi benden abi derdi bana hep2
Zayıflıklarını ve korkularını ahlak kisvesine sarıp erdem gibi göstermeye çalışan birisi. (bkz: #46892669)
Zeki ve kültürlü olmasına rağmen kadınlar tarafından ilgi görmemesini, kadınların fiziksel tercihlerine bağlayarak sorumluluğu kadınlar ve mukadderata atıyor. Bundan mustarip olmasa, her yeri geldiğinde bu nedenle sızlanmıyor olsa sorun değil ama üstüne bir de bununla ilgili tartışmaya meyyal. E haliyle cevap alıyor ve her zaman olduğu gibi donuza ekliyor. (Bununla ilgili en ufak sorunum yok, yanlış anlaşılmasın, gayet memnunum mutlu ama uzak olma temennisinden.)
Gelgelelim; ben yazdıklarından ve ortalama bir tartışma seyrindeki söylemlerinden, varsaydığı kadar zeki olduğuna yönelik bir emare görmedim. Örneklem darlığı veya göstermeme tercihi diyelim.
Keza yazım dilinde ve üslubunda da iyi bir okur olduğuna veya ima ettiği gibi kültürlü olduğuna yönelik en ufak bir işaret yok. Mikyası nedir, bilmiyorum ama entelektüel bir çevreyi baz alamayacağımız kesin.
Neyse ki her iki özellik de, kadınlarla etkileşim kurmasına mani diğer birçok husus gibi geliştirebilir nitelikte.
Kırmak veya tahkir etmek gibi amaçla konuşmuyorum:
Zannederim, belini büken ve kendisini fasit daireye hapseden devasa egosunun incinmesinden korktuğu kadar daireler çizmekten korksaydı, çok farklı bir noktaya varabilirdi.
insanların, onun kendilerini donuza eklemesinden dolayı öfkelendiklerine yahut bunu problem ettiklerine samimi olarak inandığını düşünüyorum artık.
zeki ve kültürlü olmasına rağmen kendisiyle ilgilenmeyen, sadece kaslı ve yakışıklı erkeklere yönelen kadınlar anlatısını 20 yıl önceki kendimden ve küçük şehirlerden üniversiteye gelmiş, zannettiğinin onda biri kadar zeki olmayan, üniversite sınavı için gerekli olan ezberler dışında hiçbir kültürel birikimi olmayan benim gibi arkadaşlarımdan biliyorum.
biz de yavşak olamaz, bir kadın için şöyle böyle davranamazdık. O yüzden olmuyordu. kızlar jöleli, şekilli, küpeli, arabalı, zengin çocuklarla konuşuyorlardı ve aslında onların hepsi korkak, yanar döner, karaktersiz, özü sözü bir olmayan, hayatta ciddi bir gailesi olmayan, zorluk/yokluk görmemiş zengin piçleriydi. Yani Sadece bizim gibilerde olan önemli özelliklere onlar sahip değildi ama işte şov bizinis her şeydi ve biz öyle yapamayacak kadar erdemliydik. Kaldı ki, biz o kıza gerçek değeri verirdik ve öyle züppeler gibi onları sikmek için yalan konuşmaz, gerçekten severdik. Tek eksiğimiz, o kızlardan birinin gelip bizi sevip sonra çok zengin bir fabrikatörün oğluyla evlenmemiş olmasıydı. Hiç değilse sadri alışık’ın ‘bir araba için mi ha, yalan mıydı ha’ diyebilecek bir hikayesi vardı, bizde o da yoktu. Mühendislik fakültesinde sen ben gibi okuyan kendi halinde kız işte abi, işi yok da beni kandırıp fabrikatör çocuğu bulacak, sonra bana haberi gelecek de tirad atmam için imkan tanıyacak falan; baya büyük bütçeli ve uzun vadeli iş. Mezun olunca bir fabrikada beyaz yaka olmaya fit olacak kız dramaya figüran olamıyor ne yazık ki! Orta sınıfın asli dramı bu aslında ama sınıf gözlüğümün camları buğulu, lens bakıcam işallah.
Tabi bu züppelerin birkaçıyla zamanla samimi olursak ve onun samimi, iyi niyetli biri olduğunu görürsek de ‘x şöyle böyle görünüyor ama aslında iyi çocuk’tu ve tabi ki bir istisnaydı.
Kısa zamanda bu istisnalar çoğaldı ve bizler sike sike istisnanın bizler olduğunu, o bir içim su kızların arabesk filmlerdeki gibi sevgiyi pazara çıkarıp bir cadillac için pazarlığa tutuşmadığını kabullenmek zorunda kaldık. Ortada çok daha basit gerekçeler ve bir o kadar da kesin gerçekler vardı. Dahası, sevgi denilen şeyin pek de arabesk olmadığını, sırf birini sevmenin veya ona aşırı değer verebiliyor olmanın bize has bir yetenek olmadığını ve sadece bunu yüceltmenin performans yükünü sırtlamak yerine, ego yükünü sırtlanmak olduğunu da kabullenmek zorunda kaldık. E zeka desen, kız da baya zeki abi, çatır çatır diferansiyel çözüyor, modelleme falan yapıyor. E kültür desen, onun da okumuşluğu bizden az değil.
Hasılı, tutunacak dal kalmayınca, ya ego’nun yelkenlerine üfüreceksin nefesin yettiğince ya da berke’nin, anıl’ın ciksliğine mukabil bir şey üreteceksin. Çünkü hayat abicim, küçük dağları ben yarattım diye gezen, envai çeşit numarası, türlü meziyeti, tükenmeyecek malı mülkü olan adamı bile punduna getirdi mi evire çevire siker. hiçbir geçerli sebebi ve dayanağı olmadan ego besleyene neler yapacağını, var sen düşün.
yapmak zorunda olduğun şeyi yapmak erdem değildir. Seçeneğin yokken ‘ahlaklı’ olmanın, ahlak kavramıyla en ufak bir ilgisi yok.
sözümona o erdemli kimliğinden kopup güya sırf sevilmek veya en basitinden seks için olduğundan farklı davrandığında istediğini alabiliyorken almamayı seçiyorsan erdemlisin.
ben sana doğrudan söyleyeyim; seninki erdem değil. öyle olsaydı bu ahvalden şikayet ediyor ve sızlanıyor olmazdın.
simple fact: Reddedilmenin canını yakmayacağı kıvama gelene kadar reddedilmekten korkuyorsun.
—
Belki uykum olmadığı bir zamanda buradan görünen gerçek bu olduğu için ve belki faydam olur diye yazdım bunları, belki de sen beni donuza eklediğin için öfkelenip yazdım. Belki biraz da kendime öğüt diye yazdım. Kim bilir?
Zeki ve kültürlü olmasına rağmen kadınlar tarafından ilgi görmemesini, kadınların fiziksel tercihlerine bağlayarak sorumluluğu kadınlar ve mukadderata atıyor. Bundan mustarip olmasa, her yeri geldiğinde bu nedenle sızlanmıyor olsa sorun değil ama üstüne bir de bununla ilgili tartışmaya meyyal. E haliyle cevap alıyor ve her zaman olduğu gibi donuza ekliyor. (Bununla ilgili en ufak sorunum yok, yanlış anlaşılmasın, gayet memnunum mutlu ama uzak olma temennisinden.)
Gelgelelim; ben yazdıklarından ve ortalama bir tartışma seyrindeki söylemlerinden, varsaydığı kadar zeki olduğuna yönelik bir emare görmedim. Örneklem darlığı veya göstermeme tercihi diyelim.
Keza yazım dilinde ve üslubunda da iyi bir okur olduğuna veya ima ettiği gibi kültürlü olduğuna yönelik en ufak bir işaret yok. Mikyası nedir, bilmiyorum ama entelektüel bir çevreyi baz alamayacağımız kesin.
Neyse ki her iki özellik de, kadınlarla etkileşim kurmasına mani diğer birçok husus gibi geliştirebilir nitelikte.
Kırmak veya tahkir etmek gibi amaçla konuşmuyorum:
Zannederim, belini büken ve kendisini fasit daireye hapseden devasa egosunun incinmesinden korktuğu kadar daireler çizmekten korksaydı, çok farklı bir noktaya varabilirdi.
insanların, onun kendilerini donuza eklemesinden dolayı öfkelendiklerine yahut bunu problem ettiklerine samimi olarak inandığını düşünüyorum artık.
zeki ve kültürlü olmasına rağmen kendisiyle ilgilenmeyen, sadece kaslı ve yakışıklı erkeklere yönelen kadınlar anlatısını 20 yıl önceki kendimden ve küçük şehirlerden üniversiteye gelmiş, zannettiğinin onda biri kadar zeki olmayan, üniversite sınavı için gerekli olan ezberler dışında hiçbir kültürel birikimi olmayan benim gibi arkadaşlarımdan biliyorum.
biz de yavşak olamaz, bir kadın için şöyle böyle davranamazdık. O yüzden olmuyordu. kızlar jöleli, şekilli, küpeli, arabalı, zengin çocuklarla konuşuyorlardı ve aslında onların hepsi korkak, yanar döner, karaktersiz, özü sözü bir olmayan, hayatta ciddi bir gailesi olmayan, zorluk/yokluk görmemiş zengin piçleriydi. Yani Sadece bizim gibilerde olan önemli özelliklere onlar sahip değildi ama işte şov bizinis her şeydi ve biz öyle yapamayacak kadar erdemliydik. Kaldı ki, biz o kıza gerçek değeri verirdik ve öyle züppeler gibi onları sikmek için yalan konuşmaz, gerçekten severdik. Tek eksiğimiz, o kızlardan birinin gelip bizi sevip sonra çok zengin bir fabrikatörün oğluyla evlenmemiş olmasıydı. Hiç değilse sadri alışık’ın ‘bir araba için mi ha, yalan mıydı ha’ diyebilecek bir hikayesi vardı, bizde o da yoktu. Mühendislik fakültesinde sen ben gibi okuyan kendi halinde kız işte abi, işi yok da beni kandırıp fabrikatör çocuğu bulacak, sonra bana haberi gelecek de tirad atmam için imkan tanıyacak falan; baya büyük bütçeli ve uzun vadeli iş. Mezun olunca bir fabrikada beyaz yaka olmaya fit olacak kız dramaya figüran olamıyor ne yazık ki! Orta sınıfın asli dramı bu aslında ama sınıf gözlüğümün camları buğulu, lens bakıcam işallah.
Tabi bu züppelerin birkaçıyla zamanla samimi olursak ve onun samimi, iyi niyetli biri olduğunu görürsek de ‘x şöyle böyle görünüyor ama aslında iyi çocuk’tu ve tabi ki bir istisnaydı.
Kısa zamanda bu istisnalar çoğaldı ve bizler sike sike istisnanın bizler olduğunu, o bir içim su kızların arabesk filmlerdeki gibi sevgiyi pazara çıkarıp bir cadillac için pazarlığa tutuşmadığını kabullenmek zorunda kaldık. Ortada çok daha basit gerekçeler ve bir o kadar da kesin gerçekler vardı. Dahası, sevgi denilen şeyin pek de arabesk olmadığını, sırf birini sevmenin veya ona aşırı değer verebiliyor olmanın bize has bir yetenek olmadığını ve sadece bunu yüceltmenin performans yükünü sırtlamak yerine, ego yükünü sırtlanmak olduğunu da kabullenmek zorunda kaldık. E zeka desen, kız da baya zeki abi, çatır çatır diferansiyel çözüyor, modelleme falan yapıyor. E kültür desen, onun da okumuşluğu bizden az değil.
Hasılı, tutunacak dal kalmayınca, ya ego’nun yelkenlerine üfüreceksin nefesin yettiğince ya da berke’nin, anıl’ın ciksliğine mukabil bir şey üreteceksin. Çünkü hayat abicim, küçük dağları ben yarattım diye gezen, envai çeşit numarası, türlü meziyeti, tükenmeyecek malı mülkü olan adamı bile punduna getirdi mi evire çevire siker. hiçbir geçerli sebebi ve dayanağı olmadan ego besleyene neler yapacağını, var sen düşün.
yapmak zorunda olduğun şeyi yapmak erdem değildir. Seçeneğin yokken ‘ahlaklı’ olmanın, ahlak kavramıyla en ufak bir ilgisi yok.
sözümona o erdemli kimliğinden kopup güya sırf sevilmek veya en basitinden seks için olduğundan farklı davrandığında istediğini alabiliyorken almamayı seçiyorsan erdemlisin.
ben sana doğrudan söyleyeyim; seninki erdem değil. öyle olsaydı bu ahvalden şikayet ediyor ve sızlanıyor olmazdın.
simple fact: Reddedilmenin canını yakmayacağı kıvama gelene kadar reddedilmekten korkuyorsun.
—
Belki uykum olmadığı bir zamanda buradan görünen gerçek bu olduğu için ve belki faydam olur diye yazdım bunları, belki de sen beni donuza eklediğin için öfkelenip yazdım. Belki biraz da kendime öğüt diye yazdım. Kim bilir?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar