bugün
- karşı cinste hayran olunan özellik11
- evlenmek istemeyen insana seçilmemiş demek6
- gocu28
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı57
- 14 haziran 2026 almanya curaçao maçı10
- evlenmeyi başaramamış kadın12
- 14 haziran 2026 hollanda japonya maçı2
- sueda uluca4
- curaçao4
- hilal yelekçi3
- sevgilisine ayı diyen kız6
- zion suzuki2
- evlenmemeyi başarı olarak görmek3
- iremga ve mokv'yi özlemek4
- milli maçı izlemeyen erkek22
- arda güler8
- elmas bey birader bay bey biraderdir4
- ayak fetişistiyim ve bununla gurur duyuyorum5
- yeşil burun adaları3
- avradı olmayana ne tavsiye edersiniz6
- şirine hangi şirinle evlenirdi sorunsalı8
- kemal kılıçdaroğlu15
- naylon çorap fetişi2
- ertan özyiğiti uzaylılar kaçırsaydı3
- bardağı taşıran son damla7
- trt 13
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi9
- ayak yalamamış erkek kalmaması5
- tarihte yaşamış birini ölesiye savunmak5
- mantı abartılmış balon bir yemektir7
- carlsberg elephant2
- deyyus u ekber2
- karısını döven erkekler2
- 14 haziran 2026 maden işçilerine silahlı saldırı4
- özgür özel2
- vincenzo montella9
- kadınlar neyden hoşlanır10
- özgür irade yanılsaması ve eğitim sistemi2
- enayimiknatisii10
- ilk ev hapsi bilekliğim4
- sadakat2
- japonya2
- başıboş köpek sorunu4
- leyla cengiz beauty'nin 4000 tl kaporaya çökmesi2
- avustralya9
- almanya 7 curaçao 12
- biraderane2
- kötü insanların ortak özellikleri4
- bir mekanın kazıkçı olduğunu gösteren detaylar4
- birader2
Bir üniversite profesörü öğrencilerine su soruyu sorar;
- Var olan her şeyi Tanrı mı yarattı?
Bir öğrenci ayağa kalkar ve cevaplar.
- Evet, her şeyi Tanrı yarattı!
Profesör sorusunu yineler ve öğrenci yine 'Evet efendim' diye cevaplar.
Profesör devam eder.
- Eğer her şeyi yaratan Tanrı ise ve şeytan var olduğuna göre şeytanı da Tanrı yaratmış olur. Çalışmalarımızda uyguladığımız kesinleştirme prensibine göre de Tanrı şeytandır.
Öğrenci böyle bir önerme karşısında şaşırır ve yerine oturur. Profesör öğrencilerine bir kez daha Tanrı'nın içindeki kaderin bir efsane olduğunu kanıtlamaktan ötürü oldukça mutludur.
Bu arada başka bir öğrenci ayağa kalkar ve 'Bir soru sorabilir miyim profesör' der. Profesör sorabileceğini söyler.
Öğrenci 'Soğuk var mıdır' diye sorar.
Profesör; 'Nasıl bir soru bu böyle, tabii ki vardır' di ye cevaplar. 'Sen hiç soğuktan üşümedin mi?'
Öğrenci 'Aslında, fizik yasalarına göre soğuk yoktur; yaşamda/ gerçekte biz soğuğu sıcaklığın yokluğu olarak düşünürüz. Herkes veya nesneler o enerji oradaysa veya bir şekilde enerji iletiyorsa onu deneyimler. Örneğin, Absolute 0 (273 derece C) sıcaklığın kesin yokluğudur. Soğuk yoktur, o yalnızca sıcaklığın yokluğunda duyumsadıkları mızı tarif etmek için yarattığımız bir kelimedir' der ve devam eder.
- Profesör, karanlık var mıdır?
- Tabii ki vardır.
- Korkarım gene yanılıyorsunuz efendim. Çünkü karanlık da yoktur. Yasamda/ gerçekte karanlık ışığın yokluğudur. Biz ışık üzerinde çalışabiliriz ama karanlığı çalışamayız. Gerçekte, biz Newton'un prizmasını kullanarak beyaz ışığı kırar ve renklerin çeşitli dalga uzunlukları üzerinde çalışabiliriz. Ama karanlığı ölçemeyiz. Bir basit ışık karanlık bir mekânı aydınlatarak karanlığı kırmış olur yani karanlığı geçersiz kılar. Siz belli bir mekânın/uzayın ne kadar karanlık old uğundan nasıl emin olursunuz? Işığın miktarını ölçerek! Bu doğrudur değil mi? Karanlık insanlık tarafından, ışığın olmadığı yer/ mekân için kullanılan bir kelimedir. O zaman size son bir soru daha sormak isterim, efendim. Şeytan var mıdır?
Bu kez profesör pek emin olamamakla birlikte cevaplar..
- Tabii vardır. Açıkladığım gibi, biz onu her gün, her yerde görürüz. O, dünyadaki işlenmiş tüm suçlarda, şiddette yer alır. Bunların tümü şeytanın kendisinden başka bir şey de değildir.
Öğrenci itiraz eder.
- Şeytan yoktur efendim. Yani o kendi başına yoktur. Şeytan basit olarak Tanrı'nın yokluğudur. O aynen karanlık ve soğukta olduğu gibi insanın Tanrı'nın yokluğunu tarif etmek üzere yarattığı bir kelimeden ibarettir. Tanrı şeytanı yaratmadı. Şeytan/ kötülük insanın tanrısal sevgiyi yüreğinde hissetmediği zaman yaptıklarının bir sonucudur. O, aynen sıcaklığın olmadığı yere gelen soğuk, ya da ışığın olmadığı yere gelen karanlık gibidir.
Profesör kürsüdeki yerine çöker ..
Genç öğrencinin adı Albert Einstein'dir.
edit: alıntıdır.
- Var olan her şeyi Tanrı mı yarattı?
Bir öğrenci ayağa kalkar ve cevaplar.
- Evet, her şeyi Tanrı yarattı!
Profesör sorusunu yineler ve öğrenci yine 'Evet efendim' diye cevaplar.
Profesör devam eder.
- Eğer her şeyi yaratan Tanrı ise ve şeytan var olduğuna göre şeytanı da Tanrı yaratmış olur. Çalışmalarımızda uyguladığımız kesinleştirme prensibine göre de Tanrı şeytandır.
Öğrenci böyle bir önerme karşısında şaşırır ve yerine oturur. Profesör öğrencilerine bir kez daha Tanrı'nın içindeki kaderin bir efsane olduğunu kanıtlamaktan ötürü oldukça mutludur.
Bu arada başka bir öğrenci ayağa kalkar ve 'Bir soru sorabilir miyim profesör' der. Profesör sorabileceğini söyler.
Öğrenci 'Soğuk var mıdır' diye sorar.
Profesör; 'Nasıl bir soru bu böyle, tabii ki vardır' di ye cevaplar. 'Sen hiç soğuktan üşümedin mi?'
Öğrenci 'Aslında, fizik yasalarına göre soğuk yoktur; yaşamda/ gerçekte biz soğuğu sıcaklığın yokluğu olarak düşünürüz. Herkes veya nesneler o enerji oradaysa veya bir şekilde enerji iletiyorsa onu deneyimler. Örneğin, Absolute 0 (273 derece C) sıcaklığın kesin yokluğudur. Soğuk yoktur, o yalnızca sıcaklığın yokluğunda duyumsadıkları mızı tarif etmek için yarattığımız bir kelimedir' der ve devam eder.
- Profesör, karanlık var mıdır?
- Tabii ki vardır.
- Korkarım gene yanılıyorsunuz efendim. Çünkü karanlık da yoktur. Yasamda/ gerçekte karanlık ışığın yokluğudur. Biz ışık üzerinde çalışabiliriz ama karanlığı çalışamayız. Gerçekte, biz Newton'un prizmasını kullanarak beyaz ışığı kırar ve renklerin çeşitli dalga uzunlukları üzerinde çalışabiliriz. Ama karanlığı ölçemeyiz. Bir basit ışık karanlık bir mekânı aydınlatarak karanlığı kırmış olur yani karanlığı geçersiz kılar. Siz belli bir mekânın/uzayın ne kadar karanlık old uğundan nasıl emin olursunuz? Işığın miktarını ölçerek! Bu doğrudur değil mi? Karanlık insanlık tarafından, ışığın olmadığı yer/ mekân için kullanılan bir kelimedir. O zaman size son bir soru daha sormak isterim, efendim. Şeytan var mıdır?
Bu kez profesör pek emin olamamakla birlikte cevaplar..
- Tabii vardır. Açıkladığım gibi, biz onu her gün, her yerde görürüz. O, dünyadaki işlenmiş tüm suçlarda, şiddette yer alır. Bunların tümü şeytanın kendisinden başka bir şey de değildir.
Öğrenci itiraz eder.
- Şeytan yoktur efendim. Yani o kendi başına yoktur. Şeytan basit olarak Tanrı'nın yokluğudur. O aynen karanlık ve soğukta olduğu gibi insanın Tanrı'nın yokluğunu tarif etmek üzere yarattığı bir kelimeden ibarettir. Tanrı şeytanı yaratmadı. Şeytan/ kötülük insanın tanrısal sevgiyi yüreğinde hissetmediği zaman yaptıklarının bir sonucudur. O, aynen sıcaklığın olmadığı yere gelen soğuk, ya da ışığın olmadığı yere gelen karanlık gibidir.
Profesör kürsüdeki yerine çöker ..
Genç öğrencinin adı Albert Einstein'dir.
edit: alıntıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar