bugün
- nervio'ya evlenme teklif etmek20
- nervio abla13
- birbiriyle çiftleşecek uludağ sözlük yazarları12
- kuru amlı9
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum12
- nervio tarzı entry girmek24
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır7
- galatasaray'ın fenere koyması normalleşmesi3
- ayağa boşmalmak9
- ümit kocasakal20
- dudaktan öpüşmek neden seksle bağlantılı6
- instagram da artan erotizm sebebi5
- son buluşmada hesabı kim öder5
- sinemada yiyişen sevgililer3
- french kiss yapamayan erkek5
- at suratlı kadın4
- çetik örebilen sözlük kızı3
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı73
- ayakçı ve patici yazarlar derneği6
- ayak sevecek kadar abaza olmak6
- medeniyeti yabancı dil sanmak2
- iyi ingilizce konuşamayan yazar sözlükten atılmalı2
- çiftleşen yazarlar bana mesaj atsın3
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması18
- seri oylayınca hoşlanıyor sanan tipler6
- vazallı sözlük yazarları2
- ilk buluşmada hesabı kim öder7
- kızıl kmerler4
- 21 ekim 2026 sporting lizbon lask linz maçı2
- mersin7
- fabrikator saim bey3
- avlusu olan ev2
- öksürmekten uyuyamamak5
- baş ayakçı4
- kadın dediğin şakk diye masaya ayağını vuracak4
- yağmur yağarken 1 60 lık kucaklayıp koşmak4
- yanında lipstick taşımayan yollu erkek6
- sarı gelinin nenesi neden ölüyor sorunsalı3
- güney kore34
- kamos3
- from gold from dust35
- neden sürekli gülümsüyorum4
- ayak seven dayak da sever3
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak15
- ayak fetişleri için ayak fotoğrafını paylaşan kız3
- doğu akdeniz de libya mutabakatı tartışması3
- sözlük ayağa düştü2
- motorcuların trafikte terör yaratması8
- gammazlar göreve2
- aşk3
Söylenecek hiçbir şey yok. Giden insan çoğunlukla haklıdır.
Tüm arkadaşlık/gönül ilişkilerimde giden taraf ben olmuşumdur.
Kimi zaman sevmemişimdir kimi zaman yaptıkları artık bana batmaya başlamıştır ve
artık o kişi benim için sıradan bir insandır ve yok hükmündedir, benim gibisini bulamayacağını bildiğim için onu bensizlikle baş başa bırakırım. Bir daha da ardıma dönüp bakmam ama yollarımızı ayırdığımız eski sevgililerimden 3-4 sene geçmesine rağmen yazanlar bile var. Bazen birinden gitmek yetmiyor, o sende takılı kalıyor. Bende ise Gittiğim günden beri bende bir şey ifade etmiyorlar. Bir çağrışımları yok.
Benim de yok saymalarım, gitmelerim meşhurdur. Biri gözümden düştüyse artık onu görmezden gelirim.
iş yerinde benden 5-6 yaş büyük, benden hoşlanan kişi; iş yerindeki en yakın arkadaşıma 1-2 aydır benim hakkımda, benimle niye hiç konuşmuyor, tersliyor, yüzüme bile bakmıyor diye sürekli sorup duruyor. Onu tersleyeceğimi düşünüp Cesaret edip gelip de bana da soramıyor.
insanlar neyin ne olduğunu az çok biliyor. Ama her şey bir yana böyle hadiselerde mutlu oluyorum. Hayır, birinin peşimden koşması değil mutlu eden bilakis birini yok saydığın, hiç muhatap almadığın halde karşı tarafın sana kin beslememesi, senin karakterine itimat edip sağlam, mert, güçlü, güvenilir, dürüst olduğunu çok iyi bilmesi. Bu beni gururlandırıyor.
Bazıları gibi her fikirden etkilenen yarım tahsilli, hayatında 100-200 kitap okumuş belki de onu bile okumamış, dünyadan haberi olmayan, her insanın dediklerinden etkilenen aklı karmaşık bir solucan gibi ezik olmaktansa doğruları uğrunda ölmeyi göze alan, keskin, mert, yüksek Erdemli biri olmayı tercih ederim.
Her şey bir yana, sanırım ben de böyleyim. Kaybettiğime üzüldüğüm ya da tanıdığıma memnun olduğum bir ilişkim olmadı çünkü hiç kimseye aşık olmadım. Çok güzel sevildim, aşık olundum ama bende hiçbirinin bir karşılığı yoktu. Hiçbiri ne hayalimdeki gibi zeki, bilgili, sağlam karakterli, çok hoş bir yapısı olan, entelektüeldi ne de dış görünüş olarak bana hitap ediyordu. Ne de asil, ihtişamlı bir soydan geliyorlardı. Vasatlardı. Hatta son zamanlarda yaşadığım ilişkiler berbat, itici, bayat, boktan ve bayağı iğrençti.
Tüm arkadaşlık/gönül ilişkilerimde giden taraf ben olmuşumdur.
Kimi zaman sevmemişimdir kimi zaman yaptıkları artık bana batmaya başlamıştır ve
artık o kişi benim için sıradan bir insandır ve yok hükmündedir, benim gibisini bulamayacağını bildiğim için onu bensizlikle baş başa bırakırım. Bir daha da ardıma dönüp bakmam ama yollarımızı ayırdığımız eski sevgililerimden 3-4 sene geçmesine rağmen yazanlar bile var. Bazen birinden gitmek yetmiyor, o sende takılı kalıyor. Bende ise Gittiğim günden beri bende bir şey ifade etmiyorlar. Bir çağrışımları yok.
Benim de yok saymalarım, gitmelerim meşhurdur. Biri gözümden düştüyse artık onu görmezden gelirim.
iş yerinde benden 5-6 yaş büyük, benden hoşlanan kişi; iş yerindeki en yakın arkadaşıma 1-2 aydır benim hakkımda, benimle niye hiç konuşmuyor, tersliyor, yüzüme bile bakmıyor diye sürekli sorup duruyor. Onu tersleyeceğimi düşünüp Cesaret edip gelip de bana da soramıyor.
insanlar neyin ne olduğunu az çok biliyor. Ama her şey bir yana böyle hadiselerde mutlu oluyorum. Hayır, birinin peşimden koşması değil mutlu eden bilakis birini yok saydığın, hiç muhatap almadığın halde karşı tarafın sana kin beslememesi, senin karakterine itimat edip sağlam, mert, güçlü, güvenilir, dürüst olduğunu çok iyi bilmesi. Bu beni gururlandırıyor.
Bazıları gibi her fikirden etkilenen yarım tahsilli, hayatında 100-200 kitap okumuş belki de onu bile okumamış, dünyadan haberi olmayan, her insanın dediklerinden etkilenen aklı karmaşık bir solucan gibi ezik olmaktansa doğruları uğrunda ölmeyi göze alan, keskin, mert, yüksek Erdemli biri olmayı tercih ederim.
Her şey bir yana, sanırım ben de böyleyim. Kaybettiğime üzüldüğüm ya da tanıdığıma memnun olduğum bir ilişkim olmadı çünkü hiç kimseye aşık olmadım. Çok güzel sevildim, aşık olundum ama bende hiçbirinin bir karşılığı yoktu. Hiçbiri ne hayalimdeki gibi zeki, bilgili, sağlam karakterli, çok hoş bir yapısı olan, entelektüeldi ne de dış görünüş olarak bana hitap ediyordu. Ne de asil, ihtişamlı bir soydan geliyorlardı. Vasatlardı. Hatta son zamanlarda yaşadığım ilişkiler berbat, itici, bayat, boktan ve bayağı iğrençti.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar