bugün
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak17
- petzold'un aynalar no 3 filmi4
- reha muhtar27
- memesini küçülten kadına kocasının sitem etmesi9
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle41
- monica bellucci ile 1 hafta vs 50 bin dolar4
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- uysaljakoben25
- nasıl bir kadınla evlenilmeli9
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi28
- soul calibur3
- beyaz tenli olmak2
- murat soner4
- dünyanın sonu5
- yazlıkçı teyzeler4
- istiklal partisi2
- tip hariç kadınları aşık ettirebilecek şeyler2
- özel'in talebiyle zeyrek'e 950 bin euro verdim15
- ezdirmem sana kendimi den sonra yapilabilecekler2
- ispanyolca seviyesini bir cümle ile belli etmek3
- evlilik masrafları17
- masumiyet körlüğü5
- gece yıldızları izlemek5
- kendi değerini başkalarının gözünden ölçen insan10
- kadınların aradığı erkek modeli11
- vincenzo italiano5
- sözlüğe yeni gelmiş numarası yapan eski yazar4
- mafyaya özenmek3
- bitcoin2
- katatespizartmasi9
- bu dünyaya çocuk getirmek17
- kendini dinlemek5
- buddy dude'nin fotosunun yapay zeka çıkması28
- penis deliğinden içeri giren kene10
- mokv geldi mi8
- özgür özel mallığı6
- fedoncu terör örgütü2
- faizin olduğu yerde bereket olmaz5
- galerinizde bulunan en saçma fotoğraf6
- memelerde estetik algısının dönüşümü5
- göt deliği yalatmak11
- mesai bittiği gibi çıkmanın ayıp sayılması9
- karton toplayan prenses ve yedi penisler7
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba22
- gocu34
- ezdirmem sana kendimi2
- bir hatunu kıvama getirip yatağa atmak8
- gül gibi kız olma kriterleri9
- en gey özelliğiniz10
- üniversite hayatı8
Sen ne sezar’dın ne napolyon’dun. Hiçbir karış toprak işgal etmedin. Hiçbir damla kan akıtmadın. Fakat gönlümün vatanına binlerce yeni, sağlam, güçlü, umutlu ve çalışkan eller kazandırdın.
Herkese her şeye karşı savaşabilirim ama sana karşı değil; bir suskunluğun ile düşer gönül şehrim, kılıçtan geçer tüm güzellikler…
Kıvrılsam da kendi Babil kulemde kimsenin bilmediği dillerde sana sözler söylesem.
sen eşi benzeri bulunmaz mercan bir incisin ama onlar sana mantar diyecek.
Bana kendimi öptüren “…” sarıl bana, üstüme baharını getir. Tırnaklarım sökülsün önce hayata, sonra sana tutunmaktan.
Nedir dedi bu kavurucu ateşle esen aşk, ayrılıklar da ölüme benzemez miydi. Ölümden de beterdi. Dünyayı onsuz manasız buluyor, hayatın boşluğunu düşünüyordu. Yalnız onun sesini işitmek yahut dizinde yatmak ve onu görmek bir ömre değerdi.
O beyi, onların obalarını, anasını babasını yiğit yüzlerini, güzel gönüllerini, candanlıklarını ve halkını göreceği, özleyeceği tutacak kavrulacaktı. Nasıl unuturdu o dünya iyisi dünya yiğidi dünya yakışıklısı yörük beyini; ya o nasıl unuturdu çiçeklerin sultanı hatunu. tâ yüreğinde bir ağırlık duyuyor ve onu görmek isteğinin, ayrılığın bütün varlığını yaktığını seziyordu.
Yasa neymiş, anlamazdı gönlü; Taşa çeker, inlemez, Gönül ferman dinlemez Çünkü aşka satılmış…
Gönül bu, ateş düşmeye görsün; kaza belâ dinler mi?
Gönlündeki azgın volkanları dindirmek ve medet ummak için…
Gözlerin bıçağından daha keskin değil ya, diyerek göğsüne saplanan bıçağı çekip yere attıktan sonra...
Ah çekip yıkılması bir olmuş....
Gözleri, bakışları daha keskindi.
Herkese her şeye karşı savaşabilirim ama sana karşı değil; bir suskunluğun ile düşer gönül şehrim, kılıçtan geçer tüm güzellikler…
Kıvrılsam da kendi Babil kulemde kimsenin bilmediği dillerde sana sözler söylesem.
sen eşi benzeri bulunmaz mercan bir incisin ama onlar sana mantar diyecek.
Bana kendimi öptüren “…” sarıl bana, üstüme baharını getir. Tırnaklarım sökülsün önce hayata, sonra sana tutunmaktan.
Nedir dedi bu kavurucu ateşle esen aşk, ayrılıklar da ölüme benzemez miydi. Ölümden de beterdi. Dünyayı onsuz manasız buluyor, hayatın boşluğunu düşünüyordu. Yalnız onun sesini işitmek yahut dizinde yatmak ve onu görmek bir ömre değerdi.
O beyi, onların obalarını, anasını babasını yiğit yüzlerini, güzel gönüllerini, candanlıklarını ve halkını göreceği, özleyeceği tutacak kavrulacaktı. Nasıl unuturdu o dünya iyisi dünya yiğidi dünya yakışıklısı yörük beyini; ya o nasıl unuturdu çiçeklerin sultanı hatunu. tâ yüreğinde bir ağırlık duyuyor ve onu görmek isteğinin, ayrılığın bütün varlığını yaktığını seziyordu.
Yasa neymiş, anlamazdı gönlü; Taşa çeker, inlemez, Gönül ferman dinlemez Çünkü aşka satılmış…
Gönül bu, ateş düşmeye görsün; kaza belâ dinler mi?
Gönlündeki azgın volkanları dindirmek ve medet ummak için…
Gözlerin bıçağından daha keskin değil ya, diyerek göğsüne saplanan bıçağı çekip yere attıktan sonra...
Ah çekip yıkılması bir olmuş....
Gözleri, bakışları daha keskindi.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
