bugün
- yazarların on üzerinden komiklikleri42
- ezandan rahatsız olan kadın sanatçı10
- 2014 öncesinde feto'ya küfretmek7
- çocukken alınamayan şeyleri büyüyünce almak9
- anadolu mutfağının çok abartılması4
- dizi izleyerek ingilizce öğrendim diyen tip5
- yazarların üstüne çizik attığı burçlar8
- yeşilçam'da çocukken travma yaşattığınız sahneler9
- abd'den gelen gurbetçinin yemek porsiyonu isyanı4
- yagmurcu5
- bir erkeğin olgunlaştığını gösteren tek detay4
- özgürlükçü eğitimin imkansızlığı4
- eve usta gelince yaşanan tedirginlik5
- 8 haziran 2026 yapıkredi şubesine silahlı saldırı2
- edebiyat tarihinin en iyi giriş cümlesi4
- sözlükte erkekleri istemiyoruz18
- beyazpenisliyabancı5
- sertleşmeyi destekleyen gıdalar3
- beyazsemsiyeliyabanci48
- ürememeyi seçenlere duyulan öfkenin sebepleri3
- tiktok gelmeden öncesini hatırlatan şeyler3
- bedelli askerlik2
- yazarların çok üşenseler de yaptıkları şey3
- ona bir şey söyle17
- defne joy foster'a iftira atan yobazlar2
- bireysel silahlanmanın önü açılırsa alınacak silah6
- barış manço'nun ölüm sebebi3
- bıyık bırakmak3
- iremga11
- togg'a lpg taktırmak11
- güzel ayaklı bir kızla evlenebilirim7
- skoda kamiq2
- ingiltere de 16 yaş altına sosyal medya yasağı2
- en sevilen meyveler5
- gülben ergen'in çok kaliteli şarkıcı olması2
- 7 haziran 2026 aziz yıldırım'ın başkan seçilmesi11
- naruto dayı ile 1 hafta vs 50 bin dolar3
- sibel can diyeti6
- şöyle güzel bir uyku çekmek3
- evlenilecek erkek nasıl anlaşılır10
- schopenhauer'un kadın nefreti4
- bir kadının sizden hoşlandığını nasıl anlarsınız2
- çeteleşme2
- aziz yıldırım13
- meksika açmazı2
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
- zaman baba7
- bebeksi bir hatunla sevgili olmak9
- venezuela başkanı rodriguez'in türkiye ziyareti2
- türkçe'nin edebi bir dil olmadığı gerçeği7
1999 da ki depremde bekar ve yalnız yaşandığı için bardan sarhoş çıkıp eve gelip yatmıştım.
sarsıntı olduğunda rüya görüyorum sandım, sanki annem veya kardeşim ya da arkadaşım gelmiş de (evimin anahtarı olan 5 kişi; anne, 2 kardeş, 1 arkadaş, 1 manita) hadi kalk diye beni sarsıyor sandım.
uyumaya devam ettim.
unutmadan; 17 ağustos depreminde çöken bina sayısı 133.683 ve ölü sayısı 17.480 kişi. istatistik olarak çöken her 7.6 bina da 1 kişi ölmüş (depremin şiddeti de 7.6 richter ve bu çöken binalarda ölen insanlar kabaca; her 8 tane çöken bina dan 1 ölü çıkmış anlamı geliyor. bu rakamı iyi tutturmuşlar, kim akıl ettiyse aferin) bu rakamlar çok ilginç.
basit bir araştırma yaptım.
konuyu grafik istatistik matematik rakamlara istatistiklere şablonlara görsellere bakınızlara boğmadan ve konuyu uzatmadan düz mantıkla ve herkesin anlayacağı basitlikte açıklayalım.
unutmadan; övünmek gibi olmasın ama bazen mütevazi olmamak gerek ki; aptal cahil ile aranızda ki farkı insanlara göstermek, hatırlatmak gerek.
konuyu basite indirip her zeka akıl eğitim seviyesinde insanın anlayacağı şekilde anlatmak için bilgi ve birikim gerekir.
başlayalım...
söz konusu olan bu deprem de ölen insan sayısına bakarak aslında deprem yönetmeliğine türkiye'nin ihtiyacı yok diyebiliriz.
düşünün...
çöken her 7.6 (hadi amele hesabı yapalım ve 7 veya 8 bina diyelim) çöken her 8 binadan çıkan ölü sayısı 1 ve istatistik olarak mükemmel bir sonuç. deprem de can kaybı yok denecek seviyede.
neden mi?
marmara bölgesinde rant kaygısıyla yapılan binalar en az 5-10 katlı ve çift daire. ortalamasını alırsak bir bina 7 katlı. çift daire (diğer site içinde çoklu daireler olan vs binalar falan da düşünülürse) bu bir bina da ortalama 14 daire var demektir.
14 daire olan bir binadan 7 tanesi yıkılmış ve bu binalardan-dairelerden (çöken her 98 daire)çıkan ölü sayısı 1 kişi.
bu müthiş bir rakam ve bu rakamı yakalamış inşaat tekniği, mühendislik bilgisi, malzeme, inşaat yapı da kullanılan insan can kaybını minimize eden teknolojik ürünler günümüzde amerika avrupa japonya da bile yok ve tahminen bu mühendislik bilgisi önümüzde ki 50 yıl boyunca da olmayacak.
düşünün, canınız acımaz; amerika da los angeles altından geçen san andreas fayını... deprem olmuş ve 130.000 bina yıkılmış ama ölü sayısı 17.000 kişi. yıkılan her 7 bina da 1 kişi ölmüş, amerikalılar bilim insanları kiliselere toplanır şkür ayini yapar, sokaklarda eğlenir.
çöken binalar derken bu çöken binaların %30 kısmı iş yeri fabrika olsa, burası çalışmıyor mesai saati dışı, insanlar yok olarak varsayarak sadece iskan insanların aileleri ile ikamet ettiği yer olarak rakamları güncellesek yıkılan çöken her 65 daire de 1 kişi ölmüş demektir.
yine de ortaya çıkan rakam inşaat tekniği mühendislik açısından muazzam bir başarı oranı.
bunun için diyorum "boşu boşuna üzülüyoruz, teleşlanıyoruz ve deprem yönetmeliği binalar çürük diye sayıklıyoruz" aslında bu sonuçlara bakarak donyo bozo koskonoyor diyene haksız diyebilir misiniz?
sarsıntı olduğunda rüya görüyorum sandım, sanki annem veya kardeşim ya da arkadaşım gelmiş de (evimin anahtarı olan 5 kişi; anne, 2 kardeş, 1 arkadaş, 1 manita) hadi kalk diye beni sarsıyor sandım.
uyumaya devam ettim.
unutmadan; 17 ağustos depreminde çöken bina sayısı 133.683 ve ölü sayısı 17.480 kişi. istatistik olarak çöken her 7.6 bina da 1 kişi ölmüş (depremin şiddeti de 7.6 richter ve bu çöken binalarda ölen insanlar kabaca; her 8 tane çöken bina dan 1 ölü çıkmış anlamı geliyor. bu rakamı iyi tutturmuşlar, kim akıl ettiyse aferin) bu rakamlar çok ilginç.
basit bir araştırma yaptım.
konuyu grafik istatistik matematik rakamlara istatistiklere şablonlara görsellere bakınızlara boğmadan ve konuyu uzatmadan düz mantıkla ve herkesin anlayacağı basitlikte açıklayalım.
unutmadan; övünmek gibi olmasın ama bazen mütevazi olmamak gerek ki; aptal cahil ile aranızda ki farkı insanlara göstermek, hatırlatmak gerek.
konuyu basite indirip her zeka akıl eğitim seviyesinde insanın anlayacağı şekilde anlatmak için bilgi ve birikim gerekir.
başlayalım...
söz konusu olan bu deprem de ölen insan sayısına bakarak aslında deprem yönetmeliğine türkiye'nin ihtiyacı yok diyebiliriz.
düşünün...
çöken her 7.6 (hadi amele hesabı yapalım ve 7 veya 8 bina diyelim) çöken her 8 binadan çıkan ölü sayısı 1 ve istatistik olarak mükemmel bir sonuç. deprem de can kaybı yok denecek seviyede.
neden mi?
marmara bölgesinde rant kaygısıyla yapılan binalar en az 5-10 katlı ve çift daire. ortalamasını alırsak bir bina 7 katlı. çift daire (diğer site içinde çoklu daireler olan vs binalar falan da düşünülürse) bu bir bina da ortalama 14 daire var demektir.
14 daire olan bir binadan 7 tanesi yıkılmış ve bu binalardan-dairelerden (çöken her 98 daire)çıkan ölü sayısı 1 kişi.
bu müthiş bir rakam ve bu rakamı yakalamış inşaat tekniği, mühendislik bilgisi, malzeme, inşaat yapı da kullanılan insan can kaybını minimize eden teknolojik ürünler günümüzde amerika avrupa japonya da bile yok ve tahminen bu mühendislik bilgisi önümüzde ki 50 yıl boyunca da olmayacak.
düşünün, canınız acımaz; amerika da los angeles altından geçen san andreas fayını... deprem olmuş ve 130.000 bina yıkılmış ama ölü sayısı 17.000 kişi. yıkılan her 7 bina da 1 kişi ölmüş, amerikalılar bilim insanları kiliselere toplanır şkür ayini yapar, sokaklarda eğlenir.
çöken binalar derken bu çöken binaların %30 kısmı iş yeri fabrika olsa, burası çalışmıyor mesai saati dışı, insanlar yok olarak varsayarak sadece iskan insanların aileleri ile ikamet ettiği yer olarak rakamları güncellesek yıkılan çöken her 65 daire de 1 kişi ölmüş demektir.
yine de ortaya çıkan rakam inşaat tekniği mühendislik açısından muazzam bir başarı oranı.
bunun için diyorum "boşu boşuna üzülüyoruz, teleşlanıyoruz ve deprem yönetmeliği binalar çürük diye sayıklıyoruz" aslında bu sonuçlara bakarak donyo bozo koskonoyor diyene haksız diyebilir misiniz?
güncel Önemli Başlıklar
