bugün
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat27
- dincilere laf anlatmakta çalışmak12
- kaçak çay18
- nişanlının eski sevgilisiyle buluşması8
- bırakılan sevgilinin yerini dolduracak şeyler4
- fon vurgunu54
- çilekli pasta yiyen erkek6
- atatürk'ün gerçek varisi başkomutan erdoğan dır5
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- nervio bayan6
- en karizmatik ve çekici sözlük erkeği4
- galatasaray vs akp8
- osmanlı da çok eşliliğin yaygın olmaması2
- whatsapp grubundan çıkarılmak8
- borsa istanbul19
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası11
- çirkin ayaklı kızların yaşama amacı4
- yazarların kulaklık markaları3
- dido3
- tavuk dolma5
- sürekli 40 yaş üstü erkek yazarlarla uğraşmak2
- antalya6
- muzlu süt4
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi16
- bir kemalist ile arkadaş olunur mu3
- çemeniyle ünlü ilimiz4
- hayatın son gününde yapılabilecekler6
- akp'nin gazze bağışını fonlara aktarması5
- peyniriyle meşhur ilimiz2
- aralık2
- pişmaniyesiyle ünlü olan ilimiz2
- from gold from dust34
- kürk mantolu madonna4
- yan sen derdine benden ala mal yok yine sana10
- tavuklu pilav13
- iltica22
- fon vurgununu unutturacak seks kaseti4
- podofili3
- zahter3
- yılmaz erdoğan'ın ekin türkmen'e söylediği söz5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı12
- tanga giyince osuramıyorsun5
- mekke kutsal mıdır sorunsalı10
- muzuyla ünlü ilimiz2
- berat albayrak'a iftira atılması11
- yulaf lapası vs tost8
- sözlük kızlarının bicepsleri18
- horlayan birinin yanında uyuma rehberi10
- iç savaş2
- kürt dizilerinin tutmaması11
ilk olarak eski bir türk kavmi olan macarların ( batı hunları) ortaya attığı büyük vatan, turan, fikrini savunmak bu düşünce uğruna çalışmak anlamına gelen turancılık özellikle yakın tarihte çok sayıda yersiz önyargıya mahkum olmuştur.
tez antitez şeklinde ilerleyelim ve daha sonra sonuca ulaşmaya çalışalım.
1- öncelikle turan kelimesi üzerine duralım;
turan kelimesi ziya gökalp temelli değildir. 1900 lü yıllardan çok öncelerinde 17. yy. da macaristandaki köken araşatırmaları kaynaklı oluşmuştur. armin vambery adlı macar araştırmacının macar kökeni ve türkoloji üzerine yoğun araştırması,yine bir başka macar araştırmacı miksa müllerin kültüren ve ırksal köken araştırmaları sonucu vardığı noktada turan kelimesini kullanmıştır. ural - altay fin-ugor halkları turan halkları içine sokuluyordu.
bizler de türkler de hun soyundanız,bizim ilk kralımız olan ellak , atillanın oğludur.kutsal tacımızın alt bölümü bizans kralı tarafından türkiyenin kralı geza ya ibaresi ile gönderilmiştir"
bu macar turancılığıdır, günümüzde halen devam etmektedir, türk turancılığından farklı olarak ırksal anlamda daha geniş bir coğrafyayı kapsamaktadır.
sonuç: turancılık nazist ırkçılığın yükseldiği dönemlerden çok daha öncelere dayanır ve bir tepki hareketi değildir.
2- türklerin uluslaşma sürecini cumhuriyet başlangıcı ile bir tutulması
bir toplumda ulus olma bilinci ile ulus un varlığı farklı konulardır, ulus olma bilinci daha siyasi bir yapıdır ve yönetsel ilgi yada istek ile ilintilidir. kaldı ki yazılı tarihin ve tarih araştırmalarının müslümanlık üzerine kuran bir osmanlı imparatorluğunun siyasi tercihi, dünya üzerinde yaşayan insanların ulus olma yada olmama yetisi kazandırmaz, olsa olsa siyasi tercihtir. çünki ulus yaşayan bir organizmadır, devrimler ile kurulamaz, devrimler ile ulus içindeki bireylere ulusal bilgi aktarımı yapılır yada engellenir.
mustafa kemalin önderliğinde gerçekleşen cumhuriyet devrimlerinin kazanımları bu şekilde yorumlanmamalıdır, ortada kurucu unsur olan bir kültürel güç vardır, bir ulus gücü vardır, bu kah atilla olur evrene sahip olmak ister, kah osmanlıdır ben millet değil ümmetim deri kah türkiye olur ulus devlet laisizm der. siyasi devlet yapıları farklıdır , halkın bilinci farklıdır fakat yaşayan organizma hep aynı güçtür, devletler onları kuran halk ulus gücü ile ayaktadır, siyasi güç ile ayakta kalan devletler yok olmaya mahkum olur ve tarihten silinir. bir kurtarıcı ile yeniden doğar ; mustafa kemal
bu anlamda türk ulusunu ve geçmişini 80 yıllık bir döneme indirgemenin hiç bir kazanımı yoktur. ve ilmi değildir.
3- ırksal anlamdaki benzerleğin kaybı
turan kelimesi başta belirtildiği üzere köken araştırması ile doğmuş bir kelimedir, bu nedenle turancılık fikri ırksal saflık üzerine oturtulamaz, kaldı ki günümüzde ki ulaşım iletişim ve benzeri göç sebeleri ırksal anlamdaki benzerliği -ada toplumları hariç- , geri dönülemez şekilde zedelemiştir.
turan kelimesi temelinde kültüren birliğin var olduğu bölgelerin için dillendirilir, bunun en büyük anahtarı ise dil olarak görülür, aynı dil ailesinden gelmek, kültürel ortaklığın ve akrabağlığın göstergesidir, bakıldığında da ilmi turancılık bu yönde gelişir.
şu an için çekik veya çakır gözlü olma durumu, çok geniş bir coğrafyaya yayılmış olan turanlıların doğal gerçeğidir. ama birbirleri ile coğrafi anlamda bu kadar yakın oldukları halde, dilsel olarak bu kadar uzak olan zaza ve kurmançlar bile kürt denilerek bir araya getiriliyorsa ve bu eleştirsiz kabul görüyorsa, turanlıların kendi aralarında ortaklıkları bularak bundan ortak fikir çıkarma hakları çok daha doğal ve doğrudur.
bu noktada kimse nin iq testi haline bulunulmaması önerilir.
4- turancılık tek devleti mi öngörür.
öncelikle turancılık siyasi bir fikir akımından ziyade, bir yaşam maksadıdır. bu anlamda hükümetlerin turancı bir siyaseti gütmesi düşünülemez. tek devlet yada tek bayrak altında olma arzusu ise elzem değildir bu şart koşulmaz.
siyasi turancılık, turanlıların çeşitli küresel ve bölgesel konularda ortak hareket etmesini amaçlar. sınır çizgileri arasına sıkışmaz, bu olsa olsa duygusal anlamda altyapısız savunular yada aynı şekilde topal saldırılar sonucu ortaya yayılan bir önermedir. kültürel birlikteliğin yaşatılmasını, kültürel emparyalizmin önüne geçilmesi için mücadele eder.
5- turancılık saçma bir hayal midir, saldırgan mıdır.
turan araştırmaları aslında defansif amaçla oluşmuştur. çeşitli dönemlerde farklı siyasi grupların bu söylevi kullanması - özellikle nazi almanyası döneminde- kötü bir yaftanın yapışmasına neden olmuştur. turan halkları toplumsal ahlak gereği emperyalist olmamışlardır varlıklarını çok daha farklı haller içinde korumuşlardır, bu nedenledir ki turancılık saldırmak sömürmek üzere oluşturulması düşünülen küresel bir güç odağı değildir.
turan aslında bir hayal değildir daha öncede bahsettiğimiz gibi yaşayan bir bölge halkının yaşadığı topraklar bütünüdür. soluk alır.
kaldı ki, insanların varlıklarını devam ettirebilmek, son nefeslerine kadar yaşam arzusu ile yaşayabilmek için, çeşitli hayallere yada ülkülere ihtiyaç duyarlar. kimisi bir evlat sahibi olur ve hayatını onun mutluluğuna adar. işte insanlar gibi toplumların da yaşam arzuları olmak zorundadır, bu anlamda her toplumun - insancıl değerler çerçevesinde- bir yaşam amacı olmalıdır. turancılık bu anlamda bu ihtiyacı karşılamaktadır.
6- ne gerek var
özellikle sol düşünce yapısı ile birleştirilebilen turan fikri, galiyev, rıskulov gibi ideologların elinde yeniden yeşermiştir. bu bağlam çerçevesinde kültürel emperyalizmin hızla yayıldığı günümüzde, toplumsal hedef olarak görülmesi de, insanlık açısından pek çok yarar sağlayabilir.
hem turan halkı için hem de diğer bir çok halkın yaşayabilmesi kendi olabilmesi, dünya üzerinde yıllarca hüküm sürmüş pek çok medeniyetin temsilcilerini hayatta tutabilir.
burada çatışmanın da yaşanabilineceği aşikardır, bu nedenle öncelik siyasi değil kültürel birliktelik olmalıdır, önemli olan ve yaşaması gerekende budur. dünya üzerinde var olan dengesizliğin kaldırılabilmesi için sömürgeciliği yaşama şekli haline getirmemiş toplumların, yaşayabilmesi elzemdir.
son not: uzun bir yazı oldu, üşenmeyipte okuduysan gözlerinden öpüyorum.
tez antitez şeklinde ilerleyelim ve daha sonra sonuca ulaşmaya çalışalım.
1- öncelikle turan kelimesi üzerine duralım;
turan kelimesi ziya gökalp temelli değildir. 1900 lü yıllardan çok öncelerinde 17. yy. da macaristandaki köken araşatırmaları kaynaklı oluşmuştur. armin vambery adlı macar araştırmacının macar kökeni ve türkoloji üzerine yoğun araştırması,yine bir başka macar araştırmacı miksa müllerin kültüren ve ırksal köken araştırmaları sonucu vardığı noktada turan kelimesini kullanmıştır. ural - altay fin-ugor halkları turan halkları içine sokuluyordu.
bizler de türkler de hun soyundanız,bizim ilk kralımız olan ellak , atillanın oğludur.kutsal tacımızın alt bölümü bizans kralı tarafından türkiyenin kralı geza ya ibaresi ile gönderilmiştir"
bu macar turancılığıdır, günümüzde halen devam etmektedir, türk turancılığından farklı olarak ırksal anlamda daha geniş bir coğrafyayı kapsamaktadır.
sonuç: turancılık nazist ırkçılığın yükseldiği dönemlerden çok daha öncelere dayanır ve bir tepki hareketi değildir.
2- türklerin uluslaşma sürecini cumhuriyet başlangıcı ile bir tutulması
bir toplumda ulus olma bilinci ile ulus un varlığı farklı konulardır, ulus olma bilinci daha siyasi bir yapıdır ve yönetsel ilgi yada istek ile ilintilidir. kaldı ki yazılı tarihin ve tarih araştırmalarının müslümanlık üzerine kuran bir osmanlı imparatorluğunun siyasi tercihi, dünya üzerinde yaşayan insanların ulus olma yada olmama yetisi kazandırmaz, olsa olsa siyasi tercihtir. çünki ulus yaşayan bir organizmadır, devrimler ile kurulamaz, devrimler ile ulus içindeki bireylere ulusal bilgi aktarımı yapılır yada engellenir.
mustafa kemalin önderliğinde gerçekleşen cumhuriyet devrimlerinin kazanımları bu şekilde yorumlanmamalıdır, ortada kurucu unsur olan bir kültürel güç vardır, bir ulus gücü vardır, bu kah atilla olur evrene sahip olmak ister, kah osmanlıdır ben millet değil ümmetim deri kah türkiye olur ulus devlet laisizm der. siyasi devlet yapıları farklıdır , halkın bilinci farklıdır fakat yaşayan organizma hep aynı güçtür, devletler onları kuran halk ulus gücü ile ayaktadır, siyasi güç ile ayakta kalan devletler yok olmaya mahkum olur ve tarihten silinir. bir kurtarıcı ile yeniden doğar ; mustafa kemal
bu anlamda türk ulusunu ve geçmişini 80 yıllık bir döneme indirgemenin hiç bir kazanımı yoktur. ve ilmi değildir.
3- ırksal anlamdaki benzerleğin kaybı
turan kelimesi başta belirtildiği üzere köken araştırması ile doğmuş bir kelimedir, bu nedenle turancılık fikri ırksal saflık üzerine oturtulamaz, kaldı ki günümüzde ki ulaşım iletişim ve benzeri göç sebeleri ırksal anlamdaki benzerliği -ada toplumları hariç- , geri dönülemez şekilde zedelemiştir.
turan kelimesi temelinde kültüren birliğin var olduğu bölgelerin için dillendirilir, bunun en büyük anahtarı ise dil olarak görülür, aynı dil ailesinden gelmek, kültürel ortaklığın ve akrabağlığın göstergesidir, bakıldığında da ilmi turancılık bu yönde gelişir.
şu an için çekik veya çakır gözlü olma durumu, çok geniş bir coğrafyaya yayılmış olan turanlıların doğal gerçeğidir. ama birbirleri ile coğrafi anlamda bu kadar yakın oldukları halde, dilsel olarak bu kadar uzak olan zaza ve kurmançlar bile kürt denilerek bir araya getiriliyorsa ve bu eleştirsiz kabul görüyorsa, turanlıların kendi aralarında ortaklıkları bularak bundan ortak fikir çıkarma hakları çok daha doğal ve doğrudur.
bu noktada kimse nin iq testi haline bulunulmaması önerilir.
4- turancılık tek devleti mi öngörür.
öncelikle turancılık siyasi bir fikir akımından ziyade, bir yaşam maksadıdır. bu anlamda hükümetlerin turancı bir siyaseti gütmesi düşünülemez. tek devlet yada tek bayrak altında olma arzusu ise elzem değildir bu şart koşulmaz.
siyasi turancılık, turanlıların çeşitli küresel ve bölgesel konularda ortak hareket etmesini amaçlar. sınır çizgileri arasına sıkışmaz, bu olsa olsa duygusal anlamda altyapısız savunular yada aynı şekilde topal saldırılar sonucu ortaya yayılan bir önermedir. kültürel birlikteliğin yaşatılmasını, kültürel emparyalizmin önüne geçilmesi için mücadele eder.
5- turancılık saçma bir hayal midir, saldırgan mıdır.
turan araştırmaları aslında defansif amaçla oluşmuştur. çeşitli dönemlerde farklı siyasi grupların bu söylevi kullanması - özellikle nazi almanyası döneminde- kötü bir yaftanın yapışmasına neden olmuştur. turan halkları toplumsal ahlak gereği emperyalist olmamışlardır varlıklarını çok daha farklı haller içinde korumuşlardır, bu nedenledir ki turancılık saldırmak sömürmek üzere oluşturulması düşünülen küresel bir güç odağı değildir.
turan aslında bir hayal değildir daha öncede bahsettiğimiz gibi yaşayan bir bölge halkının yaşadığı topraklar bütünüdür. soluk alır.
kaldı ki, insanların varlıklarını devam ettirebilmek, son nefeslerine kadar yaşam arzusu ile yaşayabilmek için, çeşitli hayallere yada ülkülere ihtiyaç duyarlar. kimisi bir evlat sahibi olur ve hayatını onun mutluluğuna adar. işte insanlar gibi toplumların da yaşam arzuları olmak zorundadır, bu anlamda her toplumun - insancıl değerler çerçevesinde- bir yaşam amacı olmalıdır. turancılık bu anlamda bu ihtiyacı karşılamaktadır.
6- ne gerek var
özellikle sol düşünce yapısı ile birleştirilebilen turan fikri, galiyev, rıskulov gibi ideologların elinde yeniden yeşermiştir. bu bağlam çerçevesinde kültürel emperyalizmin hızla yayıldığı günümüzde, toplumsal hedef olarak görülmesi de, insanlık açısından pek çok yarar sağlayabilir.
hem turan halkı için hem de diğer bir çok halkın yaşayabilmesi kendi olabilmesi, dünya üzerinde yıllarca hüküm sürmüş pek çok medeniyetin temsilcilerini hayatta tutabilir.
burada çatışmanın da yaşanabilineceği aşikardır, bu nedenle öncelik siyasi değil kültürel birliktelik olmalıdır, önemli olan ve yaşaması gerekende budur. dünya üzerinde var olan dengesizliğin kaldırılabilmesi için sömürgeciliği yaşama şekli haline getirmemiş toplumların, yaşayabilmesi elzemdir.
son not: uzun bir yazı oldu, üşenmeyipte okuduysan gözlerinden öpüyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar