bugün
- ciddi ciddi aşure seven insan30
- lamba5
- bir ilişkiyi kim yönetir17
- velvet48
- pandela 319
- ptt de idari hizmet sözleşmeli sisteme geçilmesi2
- masa5
- sandalye8
- diamond bosphorus14
- araf suresi 12 ayet2
- kürt hareketinin devşirme olması15
- araf suresi 13 ayet2
- kokusuz küllük2
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar9
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı15
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği35
- ciguli kral16
- iblis3
- kız arkadaşla sabahlara kadar içmek5
- en gıcık olunan insan davranışı4
- aleyna tilki5
- amedspor12
- sanat2
- elektriği ödeyen adam7
- mony tontana11
- sikişirken hüzünlenmek4
- deniz göktaş34
- memduh bashgan9
- yapsam yaptım derim3
- korku filmi cekmeden once cinayet isleyen yonetmen4
- bik bik kaç yaşında10
- fransa maçı varken sözlükte dolanan erkek5
- çağlayı tanıyan yazarlar8
- ahtapot yemek9
- 5 temmuz 2026 paraguay fransa maçı7
- yürüyüş flörtü9
- brokoli3
- yeni sevgiliden beklentiler2
- 2026 dünya kupası33
- evde kalmış kız kurusu7
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı3
- fondöten sürmek3
- entry girerek kemalist devrim yapmak5
- iki ayyaş5
- deniz göktaş'ın atatürk şakası4
- kemal kılıçdaroğlu20
- samsung3
- true üniversitesi6
- true'nun azılı bir muhalifken sonradan yumuşaması6
- sikmek icin entry ni beğendi6
ilk olarak eski bir türk kavmi olan macarların ( batı hunları) ortaya attığı büyük vatan, turan, fikrini savunmak bu düşünce uğruna çalışmak anlamına gelen turancılık özellikle yakın tarihte çok sayıda yersiz önyargıya mahkum olmuştur.
tez antitez şeklinde ilerleyelim ve daha sonra sonuca ulaşmaya çalışalım.
1- öncelikle turan kelimesi üzerine duralım;
turan kelimesi ziya gökalp temelli değildir. 1900 lü yıllardan çok öncelerinde 17. yy. da macaristandaki köken araşatırmaları kaynaklı oluşmuştur. armin vambery adlı macar araştırmacının macar kökeni ve türkoloji üzerine yoğun araştırması,yine bir başka macar araştırmacı miksa müllerin kültüren ve ırksal köken araştırmaları sonucu vardığı noktada turan kelimesini kullanmıştır. ural - altay fin-ugor halkları turan halkları içine sokuluyordu.
bizler de türkler de hun soyundanız,bizim ilk kralımız olan ellak , atillanın oğludur.kutsal tacımızın alt bölümü bizans kralı tarafından türkiyenin kralı geza ya ibaresi ile gönderilmiştir"
bu macar turancılığıdır, günümüzde halen devam etmektedir, türk turancılığından farklı olarak ırksal anlamda daha geniş bir coğrafyayı kapsamaktadır.
sonuç: turancılık nazist ırkçılığın yükseldiği dönemlerden çok daha öncelere dayanır ve bir tepki hareketi değildir.
2- türklerin uluslaşma sürecini cumhuriyet başlangıcı ile bir tutulması
bir toplumda ulus olma bilinci ile ulus un varlığı farklı konulardır, ulus olma bilinci daha siyasi bir yapıdır ve yönetsel ilgi yada istek ile ilintilidir. kaldı ki yazılı tarihin ve tarih araştırmalarının müslümanlık üzerine kuran bir osmanlı imparatorluğunun siyasi tercihi, dünya üzerinde yaşayan insanların ulus olma yada olmama yetisi kazandırmaz, olsa olsa siyasi tercihtir. çünki ulus yaşayan bir organizmadır, devrimler ile kurulamaz, devrimler ile ulus içindeki bireylere ulusal bilgi aktarımı yapılır yada engellenir.
mustafa kemalin önderliğinde gerçekleşen cumhuriyet devrimlerinin kazanımları bu şekilde yorumlanmamalıdır, ortada kurucu unsur olan bir kültürel güç vardır, bir ulus gücü vardır, bu kah atilla olur evrene sahip olmak ister, kah osmanlıdır ben millet değil ümmetim deri kah türkiye olur ulus devlet laisizm der. siyasi devlet yapıları farklıdır , halkın bilinci farklıdır fakat yaşayan organizma hep aynı güçtür, devletler onları kuran halk ulus gücü ile ayaktadır, siyasi güç ile ayakta kalan devletler yok olmaya mahkum olur ve tarihten silinir. bir kurtarıcı ile yeniden doğar ; mustafa kemal
bu anlamda türk ulusunu ve geçmişini 80 yıllık bir döneme indirgemenin hiç bir kazanımı yoktur. ve ilmi değildir.
3- ırksal anlamdaki benzerleğin kaybı
turan kelimesi başta belirtildiği üzere köken araştırması ile doğmuş bir kelimedir, bu nedenle turancılık fikri ırksal saflık üzerine oturtulamaz, kaldı ki günümüzde ki ulaşım iletişim ve benzeri göç sebeleri ırksal anlamdaki benzerliği -ada toplumları hariç- , geri dönülemez şekilde zedelemiştir.
turan kelimesi temelinde kültüren birliğin var olduğu bölgelerin için dillendirilir, bunun en büyük anahtarı ise dil olarak görülür, aynı dil ailesinden gelmek, kültürel ortaklığın ve akrabağlığın göstergesidir, bakıldığında da ilmi turancılık bu yönde gelişir.
şu an için çekik veya çakır gözlü olma durumu, çok geniş bir coğrafyaya yayılmış olan turanlıların doğal gerçeğidir. ama birbirleri ile coğrafi anlamda bu kadar yakın oldukları halde, dilsel olarak bu kadar uzak olan zaza ve kurmançlar bile kürt denilerek bir araya getiriliyorsa ve bu eleştirsiz kabul görüyorsa, turanlıların kendi aralarında ortaklıkları bularak bundan ortak fikir çıkarma hakları çok daha doğal ve doğrudur.
bu noktada kimse nin iq testi haline bulunulmaması önerilir.
4- turancılık tek devleti mi öngörür.
öncelikle turancılık siyasi bir fikir akımından ziyade, bir yaşam maksadıdır. bu anlamda hükümetlerin turancı bir siyaseti gütmesi düşünülemez. tek devlet yada tek bayrak altında olma arzusu ise elzem değildir bu şart koşulmaz.
siyasi turancılık, turanlıların çeşitli küresel ve bölgesel konularda ortak hareket etmesini amaçlar. sınır çizgileri arasına sıkışmaz, bu olsa olsa duygusal anlamda altyapısız savunular yada aynı şekilde topal saldırılar sonucu ortaya yayılan bir önermedir. kültürel birlikteliğin yaşatılmasını, kültürel emparyalizmin önüne geçilmesi için mücadele eder.
5- turancılık saçma bir hayal midir, saldırgan mıdır.
turan araştırmaları aslında defansif amaçla oluşmuştur. çeşitli dönemlerde farklı siyasi grupların bu söylevi kullanması - özellikle nazi almanyası döneminde- kötü bir yaftanın yapışmasına neden olmuştur. turan halkları toplumsal ahlak gereği emperyalist olmamışlardır varlıklarını çok daha farklı haller içinde korumuşlardır, bu nedenledir ki turancılık saldırmak sömürmek üzere oluşturulması düşünülen küresel bir güç odağı değildir.
turan aslında bir hayal değildir daha öncede bahsettiğimiz gibi yaşayan bir bölge halkının yaşadığı topraklar bütünüdür. soluk alır.
kaldı ki, insanların varlıklarını devam ettirebilmek, son nefeslerine kadar yaşam arzusu ile yaşayabilmek için, çeşitli hayallere yada ülkülere ihtiyaç duyarlar. kimisi bir evlat sahibi olur ve hayatını onun mutluluğuna adar. işte insanlar gibi toplumların da yaşam arzuları olmak zorundadır, bu anlamda her toplumun - insancıl değerler çerçevesinde- bir yaşam amacı olmalıdır. turancılık bu anlamda bu ihtiyacı karşılamaktadır.
6- ne gerek var
özellikle sol düşünce yapısı ile birleştirilebilen turan fikri, galiyev, rıskulov gibi ideologların elinde yeniden yeşermiştir. bu bağlam çerçevesinde kültürel emperyalizmin hızla yayıldığı günümüzde, toplumsal hedef olarak görülmesi de, insanlık açısından pek çok yarar sağlayabilir.
hem turan halkı için hem de diğer bir çok halkın yaşayabilmesi kendi olabilmesi, dünya üzerinde yıllarca hüküm sürmüş pek çok medeniyetin temsilcilerini hayatta tutabilir.
burada çatışmanın da yaşanabilineceği aşikardır, bu nedenle öncelik siyasi değil kültürel birliktelik olmalıdır, önemli olan ve yaşaması gerekende budur. dünya üzerinde var olan dengesizliğin kaldırılabilmesi için sömürgeciliği yaşama şekli haline getirmemiş toplumların, yaşayabilmesi elzemdir.
son not: uzun bir yazı oldu, üşenmeyipte okuduysan gözlerinden öpüyorum.
tez antitez şeklinde ilerleyelim ve daha sonra sonuca ulaşmaya çalışalım.
1- öncelikle turan kelimesi üzerine duralım;
turan kelimesi ziya gökalp temelli değildir. 1900 lü yıllardan çok öncelerinde 17. yy. da macaristandaki köken araşatırmaları kaynaklı oluşmuştur. armin vambery adlı macar araştırmacının macar kökeni ve türkoloji üzerine yoğun araştırması,yine bir başka macar araştırmacı miksa müllerin kültüren ve ırksal köken araştırmaları sonucu vardığı noktada turan kelimesini kullanmıştır. ural - altay fin-ugor halkları turan halkları içine sokuluyordu.
bizler de türkler de hun soyundanız,bizim ilk kralımız olan ellak , atillanın oğludur.kutsal tacımızın alt bölümü bizans kralı tarafından türkiyenin kralı geza ya ibaresi ile gönderilmiştir"
bu macar turancılığıdır, günümüzde halen devam etmektedir, türk turancılığından farklı olarak ırksal anlamda daha geniş bir coğrafyayı kapsamaktadır.
sonuç: turancılık nazist ırkçılığın yükseldiği dönemlerden çok daha öncelere dayanır ve bir tepki hareketi değildir.
2- türklerin uluslaşma sürecini cumhuriyet başlangıcı ile bir tutulması
bir toplumda ulus olma bilinci ile ulus un varlığı farklı konulardır, ulus olma bilinci daha siyasi bir yapıdır ve yönetsel ilgi yada istek ile ilintilidir. kaldı ki yazılı tarihin ve tarih araştırmalarının müslümanlık üzerine kuran bir osmanlı imparatorluğunun siyasi tercihi, dünya üzerinde yaşayan insanların ulus olma yada olmama yetisi kazandırmaz, olsa olsa siyasi tercihtir. çünki ulus yaşayan bir organizmadır, devrimler ile kurulamaz, devrimler ile ulus içindeki bireylere ulusal bilgi aktarımı yapılır yada engellenir.
mustafa kemalin önderliğinde gerçekleşen cumhuriyet devrimlerinin kazanımları bu şekilde yorumlanmamalıdır, ortada kurucu unsur olan bir kültürel güç vardır, bir ulus gücü vardır, bu kah atilla olur evrene sahip olmak ister, kah osmanlıdır ben millet değil ümmetim deri kah türkiye olur ulus devlet laisizm der. siyasi devlet yapıları farklıdır , halkın bilinci farklıdır fakat yaşayan organizma hep aynı güçtür, devletler onları kuran halk ulus gücü ile ayaktadır, siyasi güç ile ayakta kalan devletler yok olmaya mahkum olur ve tarihten silinir. bir kurtarıcı ile yeniden doğar ; mustafa kemal
bu anlamda türk ulusunu ve geçmişini 80 yıllık bir döneme indirgemenin hiç bir kazanımı yoktur. ve ilmi değildir.
3- ırksal anlamdaki benzerleğin kaybı
turan kelimesi başta belirtildiği üzere köken araştırması ile doğmuş bir kelimedir, bu nedenle turancılık fikri ırksal saflık üzerine oturtulamaz, kaldı ki günümüzde ki ulaşım iletişim ve benzeri göç sebeleri ırksal anlamdaki benzerliği -ada toplumları hariç- , geri dönülemez şekilde zedelemiştir.
turan kelimesi temelinde kültüren birliğin var olduğu bölgelerin için dillendirilir, bunun en büyük anahtarı ise dil olarak görülür, aynı dil ailesinden gelmek, kültürel ortaklığın ve akrabağlığın göstergesidir, bakıldığında da ilmi turancılık bu yönde gelişir.
şu an için çekik veya çakır gözlü olma durumu, çok geniş bir coğrafyaya yayılmış olan turanlıların doğal gerçeğidir. ama birbirleri ile coğrafi anlamda bu kadar yakın oldukları halde, dilsel olarak bu kadar uzak olan zaza ve kurmançlar bile kürt denilerek bir araya getiriliyorsa ve bu eleştirsiz kabul görüyorsa, turanlıların kendi aralarında ortaklıkları bularak bundan ortak fikir çıkarma hakları çok daha doğal ve doğrudur.
bu noktada kimse nin iq testi haline bulunulmaması önerilir.
4- turancılık tek devleti mi öngörür.
öncelikle turancılık siyasi bir fikir akımından ziyade, bir yaşam maksadıdır. bu anlamda hükümetlerin turancı bir siyaseti gütmesi düşünülemez. tek devlet yada tek bayrak altında olma arzusu ise elzem değildir bu şart koşulmaz.
siyasi turancılık, turanlıların çeşitli küresel ve bölgesel konularda ortak hareket etmesini amaçlar. sınır çizgileri arasına sıkışmaz, bu olsa olsa duygusal anlamda altyapısız savunular yada aynı şekilde topal saldırılar sonucu ortaya yayılan bir önermedir. kültürel birlikteliğin yaşatılmasını, kültürel emparyalizmin önüne geçilmesi için mücadele eder.
5- turancılık saçma bir hayal midir, saldırgan mıdır.
turan araştırmaları aslında defansif amaçla oluşmuştur. çeşitli dönemlerde farklı siyasi grupların bu söylevi kullanması - özellikle nazi almanyası döneminde- kötü bir yaftanın yapışmasına neden olmuştur. turan halkları toplumsal ahlak gereği emperyalist olmamışlardır varlıklarını çok daha farklı haller içinde korumuşlardır, bu nedenledir ki turancılık saldırmak sömürmek üzere oluşturulması düşünülen küresel bir güç odağı değildir.
turan aslında bir hayal değildir daha öncede bahsettiğimiz gibi yaşayan bir bölge halkının yaşadığı topraklar bütünüdür. soluk alır.
kaldı ki, insanların varlıklarını devam ettirebilmek, son nefeslerine kadar yaşam arzusu ile yaşayabilmek için, çeşitli hayallere yada ülkülere ihtiyaç duyarlar. kimisi bir evlat sahibi olur ve hayatını onun mutluluğuna adar. işte insanlar gibi toplumların da yaşam arzuları olmak zorundadır, bu anlamda her toplumun - insancıl değerler çerçevesinde- bir yaşam amacı olmalıdır. turancılık bu anlamda bu ihtiyacı karşılamaktadır.
6- ne gerek var
özellikle sol düşünce yapısı ile birleştirilebilen turan fikri, galiyev, rıskulov gibi ideologların elinde yeniden yeşermiştir. bu bağlam çerçevesinde kültürel emperyalizmin hızla yayıldığı günümüzde, toplumsal hedef olarak görülmesi de, insanlık açısından pek çok yarar sağlayabilir.
hem turan halkı için hem de diğer bir çok halkın yaşayabilmesi kendi olabilmesi, dünya üzerinde yıllarca hüküm sürmüş pek çok medeniyetin temsilcilerini hayatta tutabilir.
burada çatışmanın da yaşanabilineceği aşikardır, bu nedenle öncelik siyasi değil kültürel birliktelik olmalıdır, önemli olan ve yaşaması gerekende budur. dünya üzerinde var olan dengesizliğin kaldırılabilmesi için sömürgeciliği yaşama şekli haline getirmemiş toplumların, yaşayabilmesi elzemdir.
son not: uzun bir yazı oldu, üşenmeyipte okuduysan gözlerinden öpüyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar