bugün
- kolye18
- sözlüğü kurtaracak tek yazar8
- nervio tarzı entry girmek18
- 42 numara ayaklı kızın yaşama amacı6
- komşusuna sütyen içinde not bırakan kız4
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı28
- yunanistan4
- jaws filmindeki sikko balik24
- eve çağıran kızın ot da getir demesi5
- arda güler16
- yetkisi alınan yetkili10
- atatürk ün hataları15
- japonya2
- konyalıları sevmemek2
- haftanın gammazlarında birinci olan user9
- 2026 ekim ayı3
- sevgiliyle araya mesafe koymak4
- yediğimiz yemekleri midede dışkı olarak taşımak4
- ilk buluşmada poposuna tokat attıran ateist kız2
- doğubank8
- duşa giriyorum kimi düşüneyim7
- sözlükteki yazarların beni kız zannetmesi11
- estonya3
- finlandiya2
- 2026 kasım ayı nasıl geçecek2
- ülken için savaşır mısın6
- muhafazakar tatil seçenekleri6
- orta çağda gece yolculuğu yapmak7
- yemene asker gönderilme meselesi9
- haftanın gammazı olmak2
- 28 ekim 20262
- sevda türküsev3
- oktay saral10
- coskuyla sabunlanan pipi9
- sözlüğün kralı10
- sinek as'ın sözlüğe vedası26
- saatten anlayan yazarlar bi bakabilir mi5
- true'nun çaylak olması6
- insan sevmemek7
- 26 ekim 2026 rizespor trabzonspor maçı6
- isveç2
- flört etmeme ilkesi3
- sakarya üniversitesi3
- norveç3
- sana köyden kız bulacağım diyen anne3
- galatasaray6
- sözlüğe veda eden yazara kızan yazar4
- simiago erkek mi kadın mı5
- nev20
- horny meydan6
GiTMEYECEKLER... GELECEKLER... HEM DE FEVÇ FEVÇ GELECEKLER...
Yaklaşık on yıldır bu ülkede düzensiz göçmenler konusunda havanda su dövülüyor... Boş konuşuluyor, boşa konuşuluyor...
Anadolu Coğrafyası aynı zamanda Göçmenler Coğrafyası'dır.
Ceddim Muhammed Alparslan Gazi'nin Anadolu'yu fethetmesinden hemen sonra Müslüman ve Türk unsurların kitleler halinde Anadolu'ya göçü başlamıştır.
Ceddim Osmanlı'nın yeni topraklar fethetmesinden sonra bir müddet dışarıya göç (Evlad-ı-Fatihan'ın fethedilen toprakları Türkleştirip islamlaştırması için Anadolu'nun köklü ailelerinde bir kısmının oralara yerleştirilmesi) versek de, imparatorluğun çöküşünün başlaması sürecinde içe doğru mecburi göç ya da ricat (geri çekilme) gerçekleşmiştir.
Bugünden baktığımızda Anadolu topraklarında yaşayan nüfusun kahir ekseriyyeti (büyük çoğunluğu) göçmenlerden oluşmaktadır.
Bugün "Falan falan göçmenleri istemiyoruz, hepsi ülkelerine dönsünler." diyenlerin neredeyse tamamı daha öncelerden kendileri de göçmen olan kişilerden oluşmaktadır.
Kaldı ki, "Göçmenleri istemiyoruz." diye malum yerlerini yırtarcacına bağıran, provakasyonlar yapan, yalan ve düzmece haberler yapan, provakatörlük yapan, sudan sebepler öne sürerek haklı olduklarını ispatlamaya çalışanların neredeyse tamamı köken olarak Türk de, Müslüman da değillerdir.
Anadolu Coğrafyası, sahabeler, veliler, dervişler, alperenler, şehidler, gaziler yurdudur.
Allah dostlarının aziz ruhları bu toprakları mübarek ve bereketli kılmakta, Ümmet-i-Mahammedi cezbetmektedir.
Yedi göbekten yeminli Türk-islam düşmanları her ne kadar istemeseler de, kahırlarında çatır çatır çatlasalar da, bu mübarek topraklara her dinden, her ırktan, bütün mazlum milletlerin unsurları fevç fevç gelmeye devam edeceklerdir. Bu durum Anadolu Coğrafyası'nın kaçınılmaz kaderidir.
Yüce yaradanımız Kur'an-ı-Azimüşşân'da peygamberimize hitâben " “izâ câe nasrullâhi ve’l-fethu. Ve raeyte’n-nâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcâ. Fe sebbih bi-hamdi Rabbike vestağfirhu innehû kâne tevvâbâ." (Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman, ve insanların, Allah’ın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğün zaman,
hemen Rabbini överek tesbih et ve O’ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.) demiş ise, o hitap bu gün için de bizedir.
Dünyanın bir çok ülkesi (ABD, Avustralya, Kanada, Yeni Zelanda, Brezilya ve diğerleri) sadece göçmenlerden oluşmaktadır. Burada yaşayan insanlar asla birbirlerine düşmanlık etmedikleri gibi, her birey, diğerinin hakkına son derece saygılı davranarak, huzur içinde yaşamaktadırlar.
"iç savaş çıkar, huzurumuz bozulur, ekonomi alt-üst olur." gibi argümanlar zırvalamaktan başka bir şey değildir.
Bu coğrafyaya gelen hiç bir fert, kendi isteği dışında geri gönderilmeyecek, gelmek isteyenlere de engel olunmayacaktır...
Türkiye nüfusu, önümüzdeki en geç yirmi yıl içerisinde mutlaka ve mutlaka 150 Milyon nüfusa ulaşmalıdır.
"Dünya Adalet Düzenini" biz bu insanlarla birlikte gerçekleştireceğiz.
Bu bize "kader" diye yazıldı...
Kaderden kaçamazsınız...
Allâh-u-Ekber..!
Yaklaşık on yıldır bu ülkede düzensiz göçmenler konusunda havanda su dövülüyor... Boş konuşuluyor, boşa konuşuluyor...
Anadolu Coğrafyası aynı zamanda Göçmenler Coğrafyası'dır.
Ceddim Muhammed Alparslan Gazi'nin Anadolu'yu fethetmesinden hemen sonra Müslüman ve Türk unsurların kitleler halinde Anadolu'ya göçü başlamıştır.
Ceddim Osmanlı'nın yeni topraklar fethetmesinden sonra bir müddet dışarıya göç (Evlad-ı-Fatihan'ın fethedilen toprakları Türkleştirip islamlaştırması için Anadolu'nun köklü ailelerinde bir kısmının oralara yerleştirilmesi) versek de, imparatorluğun çöküşünün başlaması sürecinde içe doğru mecburi göç ya da ricat (geri çekilme) gerçekleşmiştir.
Bugünden baktığımızda Anadolu topraklarında yaşayan nüfusun kahir ekseriyyeti (büyük çoğunluğu) göçmenlerden oluşmaktadır.
Bugün "Falan falan göçmenleri istemiyoruz, hepsi ülkelerine dönsünler." diyenlerin neredeyse tamamı daha öncelerden kendileri de göçmen olan kişilerden oluşmaktadır.
Kaldı ki, "Göçmenleri istemiyoruz." diye malum yerlerini yırtarcacına bağıran, provakasyonlar yapan, yalan ve düzmece haberler yapan, provakatörlük yapan, sudan sebepler öne sürerek haklı olduklarını ispatlamaya çalışanların neredeyse tamamı köken olarak Türk de, Müslüman da değillerdir.
Anadolu Coğrafyası, sahabeler, veliler, dervişler, alperenler, şehidler, gaziler yurdudur.
Allah dostlarının aziz ruhları bu toprakları mübarek ve bereketli kılmakta, Ümmet-i-Mahammedi cezbetmektedir.
Yedi göbekten yeminli Türk-islam düşmanları her ne kadar istemeseler de, kahırlarında çatır çatır çatlasalar da, bu mübarek topraklara her dinden, her ırktan, bütün mazlum milletlerin unsurları fevç fevç gelmeye devam edeceklerdir. Bu durum Anadolu Coğrafyası'nın kaçınılmaz kaderidir.
Yüce yaradanımız Kur'an-ı-Azimüşşân'da peygamberimize hitâben " “izâ câe nasrullâhi ve’l-fethu. Ve raeyte’n-nâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcâ. Fe sebbih bi-hamdi Rabbike vestağfirhu innehû kâne tevvâbâ." (Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman, ve insanların, Allah’ın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğün zaman,
hemen Rabbini överek tesbih et ve O’ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.) demiş ise, o hitap bu gün için de bizedir.
Dünyanın bir çok ülkesi (ABD, Avustralya, Kanada, Yeni Zelanda, Brezilya ve diğerleri) sadece göçmenlerden oluşmaktadır. Burada yaşayan insanlar asla birbirlerine düşmanlık etmedikleri gibi, her birey, diğerinin hakkına son derece saygılı davranarak, huzur içinde yaşamaktadırlar.
"iç savaş çıkar, huzurumuz bozulur, ekonomi alt-üst olur." gibi argümanlar zırvalamaktan başka bir şey değildir.
Bu coğrafyaya gelen hiç bir fert, kendi isteği dışında geri gönderilmeyecek, gelmek isteyenlere de engel olunmayacaktır...
Türkiye nüfusu, önümüzdeki en geç yirmi yıl içerisinde mutlaka ve mutlaka 150 Milyon nüfusa ulaşmalıdır.
"Dünya Adalet Düzenini" biz bu insanlarla birlikte gerçekleştireceğiz.
Bu bize "kader" diye yazıldı...
Kaderden kaçamazsınız...
Allâh-u-Ekber..!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar