bugün
- izmirli kızların verici olması19
- temmuz6
- sssilvermist12
- habire1246
- vincent van gogh5
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları14
- burhaniye5
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- kemoşların genel özellikleri4
- yorgun mermi13
- sözlük teyzesine çakmak3
- trollüğün ayağa düşmesi3
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı11
- fetöyü doğuran katı laikliktir5
- ağzına almayan kız3
- habire12 adamdır15
- cumhuriyet halk partisi17
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması10
- gammazların tarafsız olması gerekliliği27
- karton toplayan piç2
- balkan göçmeni vs kürt2
- kendine 10 üzerinden kaç verirsin2
- eh madem benle kavga etmiyorsunuz4
- gürsel tekin6
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak10
- nazar değdi sözlük4
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- arabadan anlamayan erkek4
- 26 temmuz 2026 türkiye brezilya voleybol maçı7
- kadın yazarların boş konulara ilgi göstermesi5
- muslettin amca13
- çilek reçeli vs vişne reçeli9
- sözlük bebeleri4
- 150 boyundaki kızın seni komaya sokarım demesi5
- kadın olmak4
- yahudi şapkası3
- gocu bak bi6
- erkek yazarlar bana mesaj atmasın2
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- beybi leydi2
- bugün gelen kitaplar4
- galaxy ace3
- ergenlerle mesai arkadaşı olmak8
- gece denize girmek12
- retro oyuncu bilgisayarı3
- akaryakıt2
- gizli gizli sözlüğü okuyan boykotçular3
- birader bay efendiler3
- büyük baştankara kuşu2
GiTMEYECEKLER... GELECEKLER... HEM DE FEVÇ FEVÇ GELECEKLER...
Yaklaşık on yıldır bu ülkede düzensiz göçmenler konusunda havanda su dövülüyor... Boş konuşuluyor, boşa konuşuluyor...
Anadolu Coğrafyası aynı zamanda Göçmenler Coğrafyası'dır.
Ceddim Muhammed Alparslan Gazi'nin Anadolu'yu fethetmesinden hemen sonra Müslüman ve Türk unsurların kitleler halinde Anadolu'ya göçü başlamıştır.
Ceddim Osmanlı'nın yeni topraklar fethetmesinden sonra bir müddet dışarıya göç (Evlad-ı-Fatihan'ın fethedilen toprakları Türkleştirip islamlaştırması için Anadolu'nun köklü ailelerinde bir kısmının oralara yerleştirilmesi) versek de, imparatorluğun çöküşünün başlaması sürecinde içe doğru mecburi göç ya da ricat (geri çekilme) gerçekleşmiştir.
Bugünden baktığımızda Anadolu topraklarında yaşayan nüfusun kahir ekseriyyeti (büyük çoğunluğu) göçmenlerden oluşmaktadır.
Bugün "Falan falan göçmenleri istemiyoruz, hepsi ülkelerine dönsünler." diyenlerin neredeyse tamamı daha öncelerden kendileri de göçmen olan kişilerden oluşmaktadır.
Kaldı ki, "Göçmenleri istemiyoruz." diye malum yerlerini yırtarcacına bağıran, provakasyonlar yapan, yalan ve düzmece haberler yapan, provakatörlük yapan, sudan sebepler öne sürerek haklı olduklarını ispatlamaya çalışanların neredeyse tamamı köken olarak Türk de, Müslüman da değillerdir.
Anadolu Coğrafyası, sahabeler, veliler, dervişler, alperenler, şehidler, gaziler yurdudur.
Allah dostlarının aziz ruhları bu toprakları mübarek ve bereketli kılmakta, Ümmet-i-Mahammedi cezbetmektedir.
Yedi göbekten yeminli Türk-islam düşmanları her ne kadar istemeseler de, kahırlarında çatır çatır çatlasalar da, bu mübarek topraklara her dinden, her ırktan, bütün mazlum milletlerin unsurları fevç fevç gelmeye devam edeceklerdir. Bu durum Anadolu Coğrafyası'nın kaçınılmaz kaderidir.
Yüce yaradanımız Kur'an-ı-Azimüşşân'da peygamberimize hitâben " “izâ câe nasrullâhi ve’l-fethu. Ve raeyte’n-nâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcâ. Fe sebbih bi-hamdi Rabbike vestağfirhu innehû kâne tevvâbâ." (Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman, ve insanların, Allah’ın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğün zaman,
hemen Rabbini överek tesbih et ve O’ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.) demiş ise, o hitap bu gün için de bizedir.
Dünyanın bir çok ülkesi (ABD, Avustralya, Kanada, Yeni Zelanda, Brezilya ve diğerleri) sadece göçmenlerden oluşmaktadır. Burada yaşayan insanlar asla birbirlerine düşmanlık etmedikleri gibi, her birey, diğerinin hakkına son derece saygılı davranarak, huzur içinde yaşamaktadırlar.
"iç savaş çıkar, huzurumuz bozulur, ekonomi alt-üst olur." gibi argümanlar zırvalamaktan başka bir şey değildir.
Bu coğrafyaya gelen hiç bir fert, kendi isteği dışında geri gönderilmeyecek, gelmek isteyenlere de engel olunmayacaktır...
Türkiye nüfusu, önümüzdeki en geç yirmi yıl içerisinde mutlaka ve mutlaka 150 Milyon nüfusa ulaşmalıdır.
"Dünya Adalet Düzenini" biz bu insanlarla birlikte gerçekleştireceğiz.
Bu bize "kader" diye yazıldı...
Kaderden kaçamazsınız...
Allâh-u-Ekber..!
Yaklaşık on yıldır bu ülkede düzensiz göçmenler konusunda havanda su dövülüyor... Boş konuşuluyor, boşa konuşuluyor...
Anadolu Coğrafyası aynı zamanda Göçmenler Coğrafyası'dır.
Ceddim Muhammed Alparslan Gazi'nin Anadolu'yu fethetmesinden hemen sonra Müslüman ve Türk unsurların kitleler halinde Anadolu'ya göçü başlamıştır.
Ceddim Osmanlı'nın yeni topraklar fethetmesinden sonra bir müddet dışarıya göç (Evlad-ı-Fatihan'ın fethedilen toprakları Türkleştirip islamlaştırması için Anadolu'nun köklü ailelerinde bir kısmının oralara yerleştirilmesi) versek de, imparatorluğun çöküşünün başlaması sürecinde içe doğru mecburi göç ya da ricat (geri çekilme) gerçekleşmiştir.
Bugünden baktığımızda Anadolu topraklarında yaşayan nüfusun kahir ekseriyyeti (büyük çoğunluğu) göçmenlerden oluşmaktadır.
Bugün "Falan falan göçmenleri istemiyoruz, hepsi ülkelerine dönsünler." diyenlerin neredeyse tamamı daha öncelerden kendileri de göçmen olan kişilerden oluşmaktadır.
Kaldı ki, "Göçmenleri istemiyoruz." diye malum yerlerini yırtarcacına bağıran, provakasyonlar yapan, yalan ve düzmece haberler yapan, provakatörlük yapan, sudan sebepler öne sürerek haklı olduklarını ispatlamaya çalışanların neredeyse tamamı köken olarak Türk de, Müslüman da değillerdir.
Anadolu Coğrafyası, sahabeler, veliler, dervişler, alperenler, şehidler, gaziler yurdudur.
Allah dostlarının aziz ruhları bu toprakları mübarek ve bereketli kılmakta, Ümmet-i-Mahammedi cezbetmektedir.
Yedi göbekten yeminli Türk-islam düşmanları her ne kadar istemeseler de, kahırlarında çatır çatır çatlasalar da, bu mübarek topraklara her dinden, her ırktan, bütün mazlum milletlerin unsurları fevç fevç gelmeye devam edeceklerdir. Bu durum Anadolu Coğrafyası'nın kaçınılmaz kaderidir.
Yüce yaradanımız Kur'an-ı-Azimüşşân'da peygamberimize hitâben " “izâ câe nasrullâhi ve’l-fethu. Ve raeyte’n-nâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcâ. Fe sebbih bi-hamdi Rabbike vestağfirhu innehû kâne tevvâbâ." (Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman, ve insanların, Allah’ın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğün zaman,
hemen Rabbini överek tesbih et ve O’ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.) demiş ise, o hitap bu gün için de bizedir.
Dünyanın bir çok ülkesi (ABD, Avustralya, Kanada, Yeni Zelanda, Brezilya ve diğerleri) sadece göçmenlerden oluşmaktadır. Burada yaşayan insanlar asla birbirlerine düşmanlık etmedikleri gibi, her birey, diğerinin hakkına son derece saygılı davranarak, huzur içinde yaşamaktadırlar.
"iç savaş çıkar, huzurumuz bozulur, ekonomi alt-üst olur." gibi argümanlar zırvalamaktan başka bir şey değildir.
Bu coğrafyaya gelen hiç bir fert, kendi isteği dışında geri gönderilmeyecek, gelmek isteyenlere de engel olunmayacaktır...
Türkiye nüfusu, önümüzdeki en geç yirmi yıl içerisinde mutlaka ve mutlaka 150 Milyon nüfusa ulaşmalıdır.
"Dünya Adalet Düzenini" biz bu insanlarla birlikte gerçekleştireceğiz.
Bu bize "kader" diye yazıldı...
Kaderden kaçamazsınız...
Allâh-u-Ekber..!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar