bugün
- chp'nin hali ne olacak33
- bir kadını sarhoş edip onunla birlikte olan erkek10
- m r e r e c t o19
- sonradan severim diyerek ilişkiye başlamak7
- esat oktay yıldıran4
- el sıkıştığında ne hissediyorsun7
- özdemir asaf bir gün taksiye biner2
- kimseye borç vermeyen insan3
- gram altın4
- modern ilişkilerin zor başlaması ama çabuk bitmesi2
- özgür özel den kılıçdaroğlu'na ihraç uyarısı4
- togg t10f3
- hiç gelmeyecek birini beklemek2
- her evde en az iki araba olması5
- kaçak elektrik kullanan doğulu vatan haini3
- mhp li yazarlar2
- sözlükte erkekleri taciz eden kızlar tam liste9
- uykuyu alamamak2
- bitik sözlük4
- çapulcu hareket partisi2
- kayyum kemal8
- sedat pekmez24
- gocu34
- diamond bosphoruss denen yazar22
- molayı mola olmanın ötesine taşımak3
- stanley termos almanın mantıklı açıklaması3
- en sevdiğiniz müzik türü5
- insan olmaya çeyrek kala5
- tai lung11
- bir gün onsuz kaç saattir sorunsalı4
- 9 haziran 2026 kk'nın ayaklanma çağrısı ithamı7
- en gey özelliğiniz17
- biliyorum ama soylemem2
- muharrem ince2
- yazarların on üzerinden komiklikleri46
- hoşlanılan kadının ellerim üşüyor demesi2
- zall buraya bak aslanım7
- sözlükte erkekleri istemiyoruz24
- doğu görevinde kürtlerin türklere yaptığı mobbing6
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz15
- favori manifest kızınız4
- kalın bacaklı kadın çekiciliği5
- kuzen evliliği5
- pembe sıçmıklar2
- ce eeee adlı korkunç oyun2
- bilimde ilerlemiş kafada pek yakışıksız ağız2
- yaz geldi askılı giyen hatunlar çoğaldı5
- clydeless bonnie2
- çaylak edildim diye ağlayan troll8
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle65
GiTMEYECEKLER... GELECEKLER... HEM DE FEVÇ FEVÇ GELECEKLER...
Yaklaşık on yıldır bu ülkede düzensiz göçmenler konusunda havanda su dövülüyor... Boş konuşuluyor, boşa konuşuluyor...
Anadolu Coğrafyası aynı zamanda Göçmenler Coğrafyası'dır.
Ceddim Muhammed Alparslan Gazi'nin Anadolu'yu fethetmesinden hemen sonra Müslüman ve Türk unsurların kitleler halinde Anadolu'ya göçü başlamıştır.
Ceddim Osmanlı'nın yeni topraklar fethetmesinden sonra bir müddet dışarıya göç (Evlad-ı-Fatihan'ın fethedilen toprakları Türkleştirip islamlaştırması için Anadolu'nun köklü ailelerinde bir kısmının oralara yerleştirilmesi) versek de, imparatorluğun çöküşünün başlaması sürecinde içe doğru mecburi göç ya da ricat (geri çekilme) gerçekleşmiştir.
Bugünden baktığımızda Anadolu topraklarında yaşayan nüfusun kahir ekseriyyeti (büyük çoğunluğu) göçmenlerden oluşmaktadır.
Bugün "Falan falan göçmenleri istemiyoruz, hepsi ülkelerine dönsünler." diyenlerin neredeyse tamamı daha öncelerden kendileri de göçmen olan kişilerden oluşmaktadır.
Kaldı ki, "Göçmenleri istemiyoruz." diye malum yerlerini yırtarcacına bağıran, provakasyonlar yapan, yalan ve düzmece haberler yapan, provakatörlük yapan, sudan sebepler öne sürerek haklı olduklarını ispatlamaya çalışanların neredeyse tamamı köken olarak Türk de, Müslüman da değillerdir.
Anadolu Coğrafyası, sahabeler, veliler, dervişler, alperenler, şehidler, gaziler yurdudur.
Allah dostlarının aziz ruhları bu toprakları mübarek ve bereketli kılmakta, Ümmet-i-Mahammedi cezbetmektedir.
Yedi göbekten yeminli Türk-islam düşmanları her ne kadar istemeseler de, kahırlarında çatır çatır çatlasalar da, bu mübarek topraklara her dinden, her ırktan, bütün mazlum milletlerin unsurları fevç fevç gelmeye devam edeceklerdir. Bu durum Anadolu Coğrafyası'nın kaçınılmaz kaderidir.
Yüce yaradanımız Kur'an-ı-Azimüşşân'da peygamberimize hitâben " “izâ câe nasrullâhi ve’l-fethu. Ve raeyte’n-nâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcâ. Fe sebbih bi-hamdi Rabbike vestağfirhu innehû kâne tevvâbâ." (Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman, ve insanların, Allah’ın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğün zaman,
hemen Rabbini överek tesbih et ve O’ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.) demiş ise, o hitap bu gün için de bizedir.
Dünyanın bir çok ülkesi (ABD, Avustralya, Kanada, Yeni Zelanda, Brezilya ve diğerleri) sadece göçmenlerden oluşmaktadır. Burada yaşayan insanlar asla birbirlerine düşmanlık etmedikleri gibi, her birey, diğerinin hakkına son derece saygılı davranarak, huzur içinde yaşamaktadırlar.
"iç savaş çıkar, huzurumuz bozulur, ekonomi alt-üst olur." gibi argümanlar zırvalamaktan başka bir şey değildir.
Bu coğrafyaya gelen hiç bir fert, kendi isteği dışında geri gönderilmeyecek, gelmek isteyenlere de engel olunmayacaktır...
Türkiye nüfusu, önümüzdeki en geç yirmi yıl içerisinde mutlaka ve mutlaka 150 Milyon nüfusa ulaşmalıdır.
"Dünya Adalet Düzenini" biz bu insanlarla birlikte gerçekleştireceğiz.
Bu bize "kader" diye yazıldı...
Kaderden kaçamazsınız...
Allâh-u-Ekber..!
Yaklaşık on yıldır bu ülkede düzensiz göçmenler konusunda havanda su dövülüyor... Boş konuşuluyor, boşa konuşuluyor...
Anadolu Coğrafyası aynı zamanda Göçmenler Coğrafyası'dır.
Ceddim Muhammed Alparslan Gazi'nin Anadolu'yu fethetmesinden hemen sonra Müslüman ve Türk unsurların kitleler halinde Anadolu'ya göçü başlamıştır.
Ceddim Osmanlı'nın yeni topraklar fethetmesinden sonra bir müddet dışarıya göç (Evlad-ı-Fatihan'ın fethedilen toprakları Türkleştirip islamlaştırması için Anadolu'nun köklü ailelerinde bir kısmının oralara yerleştirilmesi) versek de, imparatorluğun çöküşünün başlaması sürecinde içe doğru mecburi göç ya da ricat (geri çekilme) gerçekleşmiştir.
Bugünden baktığımızda Anadolu topraklarında yaşayan nüfusun kahir ekseriyyeti (büyük çoğunluğu) göçmenlerden oluşmaktadır.
Bugün "Falan falan göçmenleri istemiyoruz, hepsi ülkelerine dönsünler." diyenlerin neredeyse tamamı daha öncelerden kendileri de göçmen olan kişilerden oluşmaktadır.
Kaldı ki, "Göçmenleri istemiyoruz." diye malum yerlerini yırtarcacına bağıran, provakasyonlar yapan, yalan ve düzmece haberler yapan, provakatörlük yapan, sudan sebepler öne sürerek haklı olduklarını ispatlamaya çalışanların neredeyse tamamı köken olarak Türk de, Müslüman da değillerdir.
Anadolu Coğrafyası, sahabeler, veliler, dervişler, alperenler, şehidler, gaziler yurdudur.
Allah dostlarının aziz ruhları bu toprakları mübarek ve bereketli kılmakta, Ümmet-i-Mahammedi cezbetmektedir.
Yedi göbekten yeminli Türk-islam düşmanları her ne kadar istemeseler de, kahırlarında çatır çatır çatlasalar da, bu mübarek topraklara her dinden, her ırktan, bütün mazlum milletlerin unsurları fevç fevç gelmeye devam edeceklerdir. Bu durum Anadolu Coğrafyası'nın kaçınılmaz kaderidir.
Yüce yaradanımız Kur'an-ı-Azimüşşân'da peygamberimize hitâben " “izâ câe nasrullâhi ve’l-fethu. Ve raeyte’n-nâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcâ. Fe sebbih bi-hamdi Rabbike vestağfirhu innehû kâne tevvâbâ." (Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman, ve insanların, Allah’ın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğün zaman,
hemen Rabbini överek tesbih et ve O’ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.) demiş ise, o hitap bu gün için de bizedir.
Dünyanın bir çok ülkesi (ABD, Avustralya, Kanada, Yeni Zelanda, Brezilya ve diğerleri) sadece göçmenlerden oluşmaktadır. Burada yaşayan insanlar asla birbirlerine düşmanlık etmedikleri gibi, her birey, diğerinin hakkına son derece saygılı davranarak, huzur içinde yaşamaktadırlar.
"iç savaş çıkar, huzurumuz bozulur, ekonomi alt-üst olur." gibi argümanlar zırvalamaktan başka bir şey değildir.
Bu coğrafyaya gelen hiç bir fert, kendi isteği dışında geri gönderilmeyecek, gelmek isteyenlere de engel olunmayacaktır...
Türkiye nüfusu, önümüzdeki en geç yirmi yıl içerisinde mutlaka ve mutlaka 150 Milyon nüfusa ulaşmalıdır.
"Dünya Adalet Düzenini" biz bu insanlarla birlikte gerçekleştireceğiz.
Bu bize "kader" diye yazıldı...
Kaderden kaçamazsınız...
Allâh-u-Ekber..!
güncel Önemli Başlıklar
