bugün
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek35
- masklavi'nin biraz gergin olması8
- yandaş basını okumak7
- kolay gelsin denilen esnafın cevap vermemesi9
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz21
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri6
- kız kıza sevişmek4
- kadıköy de kara gece3
- rakipleri gözaltına alıp seçim kararı almak9
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci3
- 2027 asgari ücret tahmin yarışması7
- sude sendromu10
- ismet birader neden koşturmuyor sorunsalı5
- mutlu bey mutlu olsun kampanyası2
- yagmurcu6
- arkadaşlar kızarmış ekmek isteyen var mııı5
- sözlük açsanız ismi ne olurdu10
- günümüz çocuklarının ana babayı saymaması5
- adana demirspor3
- mehdiyetin takımı galatasaray3
- erecto don don bey3
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi17
- kürt kızlarının güzel olması5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı13
- çıplaklar kampında tarih hocasıyla karşılaşmak5
- kemal kılıçdaroğlu6
- belçika polisinin öldürdüğü türk3
- en sevdiğiniz ayı3
- 4 kasım 2026 viking sabah maçı2
- 13 ekim 2026 sabah slavia prag maçı2
- melih gökçek13
- maide 82
- ilk buluşmada ehonomi çoğ eyi diyen kız2
- bugünün yarından güzel olması2
- ben robot değilim tuzağı2
- arkadaşlar kavga etmeyin2
- akrostişli şiir7
- silver ile evlenecek erkek52
- don don bey birader2
- 30 yaşına girmek6
- kızları en güzel olan şehir13
- 6 kişi öldü diye yas ilan edilmez4
- geleceğin hep güzel görünmesi olayının bitmesi2
- özenilen şeyler3
- cinler sizinle nasıl iletişime geçiyor12
- hristiyanlık8
- sırrı süreyya önder28
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- atatürk'e alerjisi olan tipler11
- kolye zincirlerinin birbirine dolaşması10
feminizm adı altında erkek düşmanlığı ve kadın ayrıcalığı isteyen mahlûkların ve dahi erkekleri araç gören kadınların insanlığın kodlarıyla oynaya oynaya erkekleri mecbur bıraktıkları akım.
bakın, mgtow'ın kökeni 2001'e dayanır. tabiî her şeyde olduğu gibi bunda da yarım asır geride güzel ülkem. neyse... ilk duyduğumda henüz gençtim, çok saçma gelmişti. "ulan, her canlı gibi üremek için varız biz de" diye düşünmüştüm. eh, genciz. daha seksin tadını da yeni alıyoruz falan aklıma yatmadı tabiî. ama geçen yirmi yılda şunları anladım:
1- kadıncı akımlar erkekleri iki aşırıya itiyorlar. bunlardan biri mgtow diğeri ise maâlesef kadın düşmanlığı ki bu ikincisi ülkemizde sıklıkla gördüğümüz gibi "kadınları katledelim, tecavüz edelim" gibi de değil; uzun vâdede çok daha tehlikeli. kadınları tümüyle metalaştırma üzerine kurulu. üstelik kadınların azımsanamayacak bir kısmı da bunu arzuluyor. hatta ileri gidip gerçekten de ciddî fiziksel zarar görmeyi isteyen kadınlar var.
2- birinci şıkkın nedeni günümüzde kadınların erkekleri tümüyle betalaştırma istekleridir. bu resmen bir iktidar savaşıdır ki kadınlar bu savaşı tümüyle gayrınizami savaş taktikleriyle, son derece sinsice oynamaktadırlar.
3- unutulmaması gerekir ki kadınlar her türlü bu savaşı kaybedecekler. kazandıklarını sandıklarında bile kaybedecekler çünkü o çok istedikleri betaları yaratmak için erkekleri iğdiş ediyor, erkekliklerinden ediyorlar. bu da mgtow'u yaratan şey. bu savaşı erkekler kazanırsa kadınlara olacak olan da kadınların metalaşmaları. yani ortada şöyle bir denklem var:
a) kadınlar kazanır: kadınlar da erkekler de istediklerini alamazlar.
b) erkekler kazanır: kadınlar istediklerini alamazlar, erkekler istediklerini alırlar.
4- kadınlar toplumdaki eşit birey olma haklarına erkeklerin izniyle kavuştuklarını o kadar hızlı unuttular ki... misâl türkiye... hanımlar, atatürk gibi bir erkek çıkıp size bugün kullanmakta olduğunuz hakları vermeseydi şu anda durumunuz iran ile suudi arabistan gibi bir yerlerdeydi. bunu batı dünyası için de örneklendirebiliriz. abd'de, birleşik krallık'ta, isviçre'de, fransa'da hep erkekler râzı geldikleri için bugün eşit haklara sahipsiniz. bugün yediğiniz haltlar tümüyle nankörlüktür ve sinsiliği bırakıp mertçe savaşırsanız hiçbiri elinizde kalmayacak haklardır. o yüzden bok yemeyin, oturun oturduğunuz yerde; bu savaşı kazanamazsınız.
5- mgtow bu savaşın vicdani retçileridir. savaşmak yerine "bokunuzda boğulun"cularıdır.
ekleme: kadın bir eski feminist** tarafından çekilen the red pill sansasyon yaratmış bir belgeseldir. cassie jaye'dir bu hanım. ve bu belgesel filme kadar her yerde sponsorluklar yağan hanımefendiyi feministler açlığa mahkûm etmek için ellerinden geleni yapmaktadırlar. filmin gösterilmesini engellemek için her türlü ifade özgürlüğü yasasını çiğnemeye çalışmış, söyleşileri engellemiş, sponsorlarını tehdit etmişlerdir. ve tüm bunları jaye kadınlara karşı tek kelime etmeden yapmışlardır.
izlemek isteyenler için türkçe altyazılı the red pill: https://www.youtube.com/watch?v=j6S8Px6BdDU
bakın, mgtow'ın kökeni 2001'e dayanır. tabiî her şeyde olduğu gibi bunda da yarım asır geride güzel ülkem. neyse... ilk duyduğumda henüz gençtim, çok saçma gelmişti. "ulan, her canlı gibi üremek için varız biz de" diye düşünmüştüm. eh, genciz. daha seksin tadını da yeni alıyoruz falan aklıma yatmadı tabiî. ama geçen yirmi yılda şunları anladım:
1- kadıncı akımlar erkekleri iki aşırıya itiyorlar. bunlardan biri mgtow diğeri ise maâlesef kadın düşmanlığı ki bu ikincisi ülkemizde sıklıkla gördüğümüz gibi "kadınları katledelim, tecavüz edelim" gibi de değil; uzun vâdede çok daha tehlikeli. kadınları tümüyle metalaştırma üzerine kurulu. üstelik kadınların azımsanamayacak bir kısmı da bunu arzuluyor. hatta ileri gidip gerçekten de ciddî fiziksel zarar görmeyi isteyen kadınlar var.
2- birinci şıkkın nedeni günümüzde kadınların erkekleri tümüyle betalaştırma istekleridir. bu resmen bir iktidar savaşıdır ki kadınlar bu savaşı tümüyle gayrınizami savaş taktikleriyle, son derece sinsice oynamaktadırlar.
3- unutulmaması gerekir ki kadınlar her türlü bu savaşı kaybedecekler. kazandıklarını sandıklarında bile kaybedecekler çünkü o çok istedikleri betaları yaratmak için erkekleri iğdiş ediyor, erkekliklerinden ediyorlar. bu da mgtow'u yaratan şey. bu savaşı erkekler kazanırsa kadınlara olacak olan da kadınların metalaşmaları. yani ortada şöyle bir denklem var:
a) kadınlar kazanır: kadınlar da erkekler de istediklerini alamazlar.
b) erkekler kazanır: kadınlar istediklerini alamazlar, erkekler istediklerini alırlar.
4- kadınlar toplumdaki eşit birey olma haklarına erkeklerin izniyle kavuştuklarını o kadar hızlı unuttular ki... misâl türkiye... hanımlar, atatürk gibi bir erkek çıkıp size bugün kullanmakta olduğunuz hakları vermeseydi şu anda durumunuz iran ile suudi arabistan gibi bir yerlerdeydi. bunu batı dünyası için de örneklendirebiliriz. abd'de, birleşik krallık'ta, isviçre'de, fransa'da hep erkekler râzı geldikleri için bugün eşit haklara sahipsiniz. bugün yediğiniz haltlar tümüyle nankörlüktür ve sinsiliği bırakıp mertçe savaşırsanız hiçbiri elinizde kalmayacak haklardır. o yüzden bok yemeyin, oturun oturduğunuz yerde; bu savaşı kazanamazsınız.
5- mgtow bu savaşın vicdani retçileridir. savaşmak yerine "bokunuzda boğulun"cularıdır.
ekleme: kadın bir eski feminist** tarafından çekilen the red pill sansasyon yaratmış bir belgeseldir. cassie jaye'dir bu hanım. ve bu belgesel filme kadar her yerde sponsorluklar yağan hanımefendiyi feministler açlığa mahkûm etmek için ellerinden geleni yapmaktadırlar. filmin gösterilmesini engellemek için her türlü ifade özgürlüğü yasasını çiğnemeye çalışmış, söyleşileri engellemiş, sponsorlarını tehdit etmişlerdir. ve tüm bunları jaye kadınlara karşı tek kelime etmeden yapmışlardır.
izlemek isteyenler için türkçe altyazılı the red pill: https://www.youtube.com/watch?v=j6S8Px6BdDU
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar