bugün
- sözlüğü siliyorum dostlar9
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması9
- pandela38
- alttaki yazara aşık ol11
- sokuk yazarlar2
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- normal sozluk2
- evlenmekten korkmak7
- sevgiliye seni seviyorum diyememek2
- gerdek namazı10
- amerika israil arası kızışma7
- izlenmiş en kusursuz film4
- türkiye de en güvenilen kurumlar6
- velvet ile revani yemek6
- dikkat dikkat tai lung kız11
- sözlüğün kahve olması12
- deniz göktaş17
- üstteki yazar kimle evlensin5
- yapay zeka sevgili2
- kemalistlerdeki devran dönünce takıntısı4
- sözlükteki sapık başlıkların amacı3
- canımın hamburger çekmesi2
- menülerde içerik belirtme zorunluluğu4
- türklerin uygur türkleri için yapabilecekleri5
- antalya2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle24
- cumhurbaşkanlığı sistemi2
- 2026 dünya kupası36
- çırılçıplak uyumak4
- yerde yuvarlanarak öpüşmek2
- anal istanbul4
- futbol31
- 17 dosyam var diye hava atan tip7
- kadın bir yazarın entry girmesi5
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi16
- amedspor3
- dünya16
- intihar eden adama ne denir3
- velvet41
- diz çökerek evlilik teklifi eden erkek5
- erkek yazar entrysi4
- zalican yine ne diyor3
- ahıska türkleri sürgünü3
- sevgilisi olan bir kızdan hoşlanmak5
- seks yapmayı zevkli sanmak10
- kıraç ı sevme nedenleri4
- bu iktidar yıllarca sadece tek bir gülen'i sevdi2
- bu sıcakta dışarı çıkan insan3
- kızılderililerin türk olduğu gerçeği3
- mtv nakit ödeniyor mu4
hayatınızın en güzel şeylerinden birini sizden çalabilen bir hastalıktır.
ilk aşık olduğum erkekti o. ilkokul sıralarında rekabetin nefretini ona karşı hissederken bir anda aşık bir şekilde buluvermiştim kendimi. annem çalışkan olduğu için beni onunla kıyaslar, öğretmenim uslu olduğu için onu överdi bana. ben de gece gündüz hep onu düşünürdüm. sınıfta kimlerle konuşmuş takip eder, çözemediği sorularla dalga geçer ama yine de çok severdim onu. yollarımız çabuk ayrılmıştı zaten. beşinci sınıftan sonra başka bir okula gitti. ortasonda bir dersanede karşılaştık ama aramızdaki diyalog kaybolmuştu. ben giderek utangaçlaşmıştım. o da kızlarla ilgilenmeyen tavrını sürdürmüştü.
başka sevdiklerimde oldu, aşık olduklarım da. ama hiçbirisinin yüzüne bakarken kıyamayacağım duygusunu yerleştiremedim. hiçbirisi kalbimi o kadar hızlı attıramadı. o zamanlarda öyle bir aşktı ki bazen yolda görüp konuşsak da kalbimin ağzımın içinde atarak sohbet ettiğimizi hiç bilmedi.
bir ay bile olmadı bu lanet hastalığa yakalandığını öğrenmem. iki saatlik yolu bahane edip onu o halde görmeye tahammül edemem diye gidemedim. hep iyileşeceğini ve tekrar görüşeceğimizi düşünmüştüm. ve biraz önce memlekete götürüyorlarmış onu dediklerinde safça sevinmiştim iyileşti sanıp. defnetmeye götürüyorlar dediklerinde dünya başıma yıkılıyor sandım. hala da kabullenmedim gidişini. hayata isyan bile edemiyorum onun hep methedilen efendiliğini düşünüp. daha 22 yaşındaydı, daha bu sene tıp fakültesini yeni kazanmıştı, neden o diye haykıramıyorum bu gece.
geç kaldığımı yeni fark ediyorum. oysa ona söylemek istediklerim o kadar çok fazlaydı ki. pişmanlık böyle bir anda hiç fayda etmiyor beni daha da çok kahrediyor.
gittiğin yerde huzur içinde uyu tatlım. dualarım düşüncelerim hep seninle olacak. seni hiç unutmadım ve unutmayacağım da.
seni hep sevdim, seviyorum, seveceğim de.
ilk aşık olduğum erkekti o. ilkokul sıralarında rekabetin nefretini ona karşı hissederken bir anda aşık bir şekilde buluvermiştim kendimi. annem çalışkan olduğu için beni onunla kıyaslar, öğretmenim uslu olduğu için onu överdi bana. ben de gece gündüz hep onu düşünürdüm. sınıfta kimlerle konuşmuş takip eder, çözemediği sorularla dalga geçer ama yine de çok severdim onu. yollarımız çabuk ayrılmıştı zaten. beşinci sınıftan sonra başka bir okula gitti. ortasonda bir dersanede karşılaştık ama aramızdaki diyalog kaybolmuştu. ben giderek utangaçlaşmıştım. o da kızlarla ilgilenmeyen tavrını sürdürmüştü.
başka sevdiklerimde oldu, aşık olduklarım da. ama hiçbirisinin yüzüne bakarken kıyamayacağım duygusunu yerleştiremedim. hiçbirisi kalbimi o kadar hızlı attıramadı. o zamanlarda öyle bir aşktı ki bazen yolda görüp konuşsak da kalbimin ağzımın içinde atarak sohbet ettiğimizi hiç bilmedi.
bir ay bile olmadı bu lanet hastalığa yakalandığını öğrenmem. iki saatlik yolu bahane edip onu o halde görmeye tahammül edemem diye gidemedim. hep iyileşeceğini ve tekrar görüşeceğimizi düşünmüştüm. ve biraz önce memlekete götürüyorlarmış onu dediklerinde safça sevinmiştim iyileşti sanıp. defnetmeye götürüyorlar dediklerinde dünya başıma yıkılıyor sandım. hala da kabullenmedim gidişini. hayata isyan bile edemiyorum onun hep methedilen efendiliğini düşünüp. daha 22 yaşındaydı, daha bu sene tıp fakültesini yeni kazanmıştı, neden o diye haykıramıyorum bu gece.
geç kaldığımı yeni fark ediyorum. oysa ona söylemek istediklerim o kadar çok fazlaydı ki. pişmanlık böyle bir anda hiç fayda etmiyor beni daha da çok kahrediyor.
gittiğin yerde huzur içinde uyu tatlım. dualarım düşüncelerim hep seninle olacak. seni hiç unutmadım ve unutmayacağım da.
seni hep sevdim, seviyorum, seveceğim de.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar