bugün
- kürtçe zorunlu ders olmalıdır5
- sözlük içi güzel renkler4
- tai lung8
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması19
- kedi kumu4
- bu koyden olsam ne olacak3
- ioçk'nın mutfağı6
- tantuni5
- yağmurcu neden akpli13
- 15 mayıs uludağ sözlüğün kurtuluşu3
- sözlüğün en cilveli kızı2
- radikal karar almak5
- antalya şu an 29 derece2
- mantının gereğinden fazla abartılması3
- mersin şu an 30 derece2
- sözlüğü aşevine çeviren tipler4
- ekmek poşeti taşımak2
- sevdiğin bir yazarı gammazlamak3
- sözlüğe kız girince telefona bildirim gelmesi3
- insansı robota ev temizliği yaptırmak2
- beni özleyenler elime mum diksin19
- şükürcülük6
- erdal beşikçioğlu'nun tutuklanma nedeni2
- kedi köpek2
- muşlettin amca bey erecto birader2
- erdal beşikçioğlu17
- tost3
- mantı3
- gammazların sözlüğü bitirmiş olması3
- tutuklanmamak için akp'ye katılmak12
- kızlar naber10
- minnoş kızların obur takliti yapması2
- yemek paylaşımı yapan yazarlar2
- teknik borç2
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu8
- sözlüğün çok durgun olması2
- zeytinyağlı tabağı2
- gece gece bana bi çakmak lazım diyen kız7
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek13
- herkese fetöcü diyenin genelde fetöcü olması4
- call of duty black ops3
- pazartesi diyete başlamak4
- velvet hanım aşk kadınıdır3
- komşuya kahveye gitmek8
- eli olmayanlar nasıl 31 çekiyor4
- borsa5
- bik bik'in mutfağına konuk olmak30
- taşaklardan birinin kayıp olması11
- çok sıcak olması4
- üniversitelerdeki siber güvenlik programları2
bir numaralı şehirden başlıyoruz. o yüzden 1st ekini eklemek gereğini duydum. duyguların ve anıların karışımıyla insana garip anlar yaşatan ama doyulmayan şehir.
hiç bitmeyen trafiği, sürekli bir yerleri kazılmış sokakları ve çoğu zaman insanın içini boğan kalabalığıyla kimilerine yaşanılmaz, hatta katlanılmaz gibi gelse de, vazgeçilemeyen, terk edilemeyen şehir..
nasıl bırakıp gider ki insan..
beşiktaşta çay içmektir gerine gerine güneşin veya yağmurun altında. sabahın köründe henüz daha uyumamışken.
yeniköyde kahvaltı yapmak, denizin suyuyla yıkanarak, tuzuyla yanarak.
vapurda, yarısını yediğiniz simidin diğer yarısını martılara atmaktır bir elinizde sigaranızı tüttürürken.
gecenin bir saati, sarhoş sarhoş koşmaktır taksim sokaklarında.
kadıköyde yenilen bir tatlıdır, kup griyedir, içilen bir kadeh içkidir.
şükrü saraçoğludur, avazın çıkana kadar bağırdığın ya da öyle sessizce oturup ağladığın..
kışın ortasında, her yer kar kaplıyken gecenin bir yarısı ortaköyde bir bankta oturup şarap içmektir.
eminönünde balık ekmek.
sultanahmette ramazanda, elinizde macunla dolaşmaktır kalabalığın arasında.
istiklalde şiir satan adamdır, gazete satan kör adam, sinir bozucu uzaylıdır, her yerden farklı bir notada çalan bir müziktir.
adalarda bir elinize sandviçinizi alıp bisiklete binmektir.
anadolu hisarına yağan ilk kar.
rumeli hisarının üstünde oturup boğaza karşı içilen bir çaydır soğukta.
maçka parkında binilen salıncaktır, hızla dönen.
gümüşsuyu parkında korkarak aşağı doğru koşmaktır acayip merdivenlerden, yüreğiniz ağzınızda.
göztepe parkında kardan adamdır.
güneşlide öğlen sıcağında oturulan bozkıra benzeyen parklardır.
beyazıtta sahafların arasında ne aradığınızı bilmeden dolaşmak.
istinye sahilinde deniz fenerinin altında sabahlamak.
yeşilköyde uçaklara göz kırpmak.
galata köprüsünde bira yudumlamaktır yorgun bir günün ardından.
gülhane parkındaki ceviz ağacı..
süleymaniyede açık havada nargile eşliğinde sabaha kadar izlenen filmlerdir.
kanlıcada denizle birlikte yenen şekerli yoğurt.
taksim meydanında karda çizilen kelebektir.
aşktır, bazen can yakandır ama gidilemeyendir, özlenendir.
kalbinizde bıraktığı tüm anıları, acıları, mutlulukları, mutsuzlukları sebepsizce, vazgeç-e-meden sevmektir.
memleket değildir, memleket gibi de durmaz ama, onun kadar dönülemeyendir.
hiç bitmeyen trafiği, sürekli bir yerleri kazılmış sokakları ve çoğu zaman insanın içini boğan kalabalığıyla kimilerine yaşanılmaz, hatta katlanılmaz gibi gelse de, vazgeçilemeyen, terk edilemeyen şehir..
nasıl bırakıp gider ki insan..
beşiktaşta çay içmektir gerine gerine güneşin veya yağmurun altında. sabahın köründe henüz daha uyumamışken.
yeniköyde kahvaltı yapmak, denizin suyuyla yıkanarak, tuzuyla yanarak.
vapurda, yarısını yediğiniz simidin diğer yarısını martılara atmaktır bir elinizde sigaranızı tüttürürken.
gecenin bir saati, sarhoş sarhoş koşmaktır taksim sokaklarında.
kadıköyde yenilen bir tatlıdır, kup griyedir, içilen bir kadeh içkidir.
şükrü saraçoğludur, avazın çıkana kadar bağırdığın ya da öyle sessizce oturup ağladığın..
kışın ortasında, her yer kar kaplıyken gecenin bir yarısı ortaköyde bir bankta oturup şarap içmektir.
eminönünde balık ekmek.
sultanahmette ramazanda, elinizde macunla dolaşmaktır kalabalığın arasında.
istiklalde şiir satan adamdır, gazete satan kör adam, sinir bozucu uzaylıdır, her yerden farklı bir notada çalan bir müziktir.
adalarda bir elinize sandviçinizi alıp bisiklete binmektir.
anadolu hisarına yağan ilk kar.
rumeli hisarının üstünde oturup boğaza karşı içilen bir çaydır soğukta.
maçka parkında binilen salıncaktır, hızla dönen.
gümüşsuyu parkında korkarak aşağı doğru koşmaktır acayip merdivenlerden, yüreğiniz ağzınızda.
göztepe parkında kardan adamdır.
güneşlide öğlen sıcağında oturulan bozkıra benzeyen parklardır.
beyazıtta sahafların arasında ne aradığınızı bilmeden dolaşmak.
istinye sahilinde deniz fenerinin altında sabahlamak.
yeşilköyde uçaklara göz kırpmak.
galata köprüsünde bira yudumlamaktır yorgun bir günün ardından.
gülhane parkındaki ceviz ağacı..
süleymaniyede açık havada nargile eşliğinde sabaha kadar izlenen filmlerdir.
kanlıcada denizle birlikte yenen şekerli yoğurt.
taksim meydanında karda çizilen kelebektir.
aşktır, bazen can yakandır ama gidilemeyendir, özlenendir.
kalbinizde bıraktığı tüm anıları, acıları, mutlulukları, mutsuzlukları sebepsizce, vazgeç-e-meden sevmektir.
memleket değildir, memleket gibi de durmaz ama, onun kadar dönülemeyendir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar