bugün
- eskortluk yapan sözlük yazarı31
- karın seni çok üzüyor diyen sekreter8
- kadınların yedekte erkek tutması9
- fatma betül sayan kaya6
- türk esnafı10
- uzaylı gelinler evlenirken duvar takıyor mu5
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- türküm doğruyum çalışkanım11
- kolye142
- çakarlı araçlara yol vermiyoruz kampanyası2
- iltica27
- aykolik efendi6
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı6
- fon vurgunu29
- ben bir yahudiyim4
- 19 ekim 20262
- keşke nickim şu yazarınki olsaydı denen nickler4
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi4
- ofis pornosu13
- eski sevgilinin muhtarlar gününü kutlamak2
- cam açık ve çıplak uyumak7
- sabahın 3 ünde gecelikle sarma getiren komşu kızı3
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak11
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- humboldt caddesi esperanza apartmanı2
- andımız3
- ilişkiye ara vermek10
- saraca096
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek8
- uzaylılar selam verir mi4
- hoşlanılan kişinin sizden hoşlanmaması9
- opera tarayıcı4
- ısparta da kanyonda mahsur kalan ihh gönüllüleri5
- marka giyinmek9
- sabah elinde bavulla kapıya dayanan bugs bunny2
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir9
- güne bir şiir dizesi bırak2
- asansörde konuşmama kuralı9
- 5 bin kişinin katıldığı konserde ölüm3
- sabahın 4 ünde ayakta olan 420 yazar2
- saraca09'a yapılan haksızlık3
- çoktan hareket etmiş trene el sallamak2
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- öyle koşup varmak ki sen sonra gelmek2
- düşün ki o bunu okuyor3
- koro halinde ulumak2
- uzaylılar kovalasın seni3
- bu saatte yemek yemek7
- tertemiz delirmek2
- nervionun mavi gözleri11
senin bolgende; belli çizgilerin vardı, aşamadığın.. yaşadıkların oluşturmuş belli ki bu çizgileri. halbuki pes etmişsin, acıya doymuşsun, "acıyla gelen aşk"ın müptelası olduğun çocukluk dönemi son bulmuştur.
ve hani hep olur ya, seni o zor dönemlerden çıkarıp kurtaracak biri... kim bilir kaç kere gelmiştir seni kurtarmaya. "acı aşk" gözü kör etmiş, görülmek istense de aşılamamıştır çizgiler, kaybolmussundur...
ve yine o her zaman olan şey olur, aklın başına gelir birgün. evet, acıya doymuş, yolu bulmuş, huzurlu aşka, "ona" hazırsındır. korkularınla birlikte adım atarsın o kurtarıcına, ne de olsa hala ordadır di mi? sana tek yardım edebilecek, çizgilerini aştıracak kişi...
ama tekrar bir kayboluş başlar. çünkü tek caren de artık gitmiştir, bunca zamandır duyamadığın o ses, kendini ona hazırladığın tam da o anda pes edip gitmiştir kendi yoluna... bu oyun değildi ki... sadece, kaybolmustun.
korkmuştun.. onun yardımına uzun bi zaman sonra evet diyebilmiştin. çok mu geçti? o sana geldiğinde sen yoktun, sen ona gittiğinde o yoktu. fazla ironik bir olay zinciri daha...
ve şimdi, "in my place were lines that i couldnt change" diye kendini anlattığın, çizgilerini değiştirebilceğine inandığın o tek kişiyi bekleme noktandasın. başka kimseye gidemezsin, başka kimse yapamaz bunu.. onun icin daha ne kadar beklemelisin .. geri gel ve söyle dersin..
"if you go leaving me here on my own, well i wait for you.." diyerek onca zaman tükettiğin o insanı bekler, anlatmak istediklerini bu kadar net yansıtabilen şarkıyı söylersin ona;
"in my place were lines that i couldnt change, i was lost, oh yeah.."
ve hani hep olur ya, seni o zor dönemlerden çıkarıp kurtaracak biri... kim bilir kaç kere gelmiştir seni kurtarmaya. "acı aşk" gözü kör etmiş, görülmek istense de aşılamamıştır çizgiler, kaybolmussundur...
ve yine o her zaman olan şey olur, aklın başına gelir birgün. evet, acıya doymuş, yolu bulmuş, huzurlu aşka, "ona" hazırsındır. korkularınla birlikte adım atarsın o kurtarıcına, ne de olsa hala ordadır di mi? sana tek yardım edebilecek, çizgilerini aştıracak kişi...
ama tekrar bir kayboluş başlar. çünkü tek caren de artık gitmiştir, bunca zamandır duyamadığın o ses, kendini ona hazırladığın tam da o anda pes edip gitmiştir kendi yoluna... bu oyun değildi ki... sadece, kaybolmustun.
korkmuştun.. onun yardımına uzun bi zaman sonra evet diyebilmiştin. çok mu geçti? o sana geldiğinde sen yoktun, sen ona gittiğinde o yoktu. fazla ironik bir olay zinciri daha...
ve şimdi, "in my place were lines that i couldnt change" diye kendini anlattığın, çizgilerini değiştirebilceğine inandığın o tek kişiyi bekleme noktandasın. başka kimseye gidemezsin, başka kimse yapamaz bunu.. onun icin daha ne kadar beklemelisin .. geri gel ve söyle dersin..
"if you go leaving me here on my own, well i wait for you.." diyerek onca zaman tükettiğin o insanı bekler, anlatmak istediklerini bu kadar net yansıtabilen şarkıyı söylersin ona;
"in my place were lines that i couldnt change, i was lost, oh yeah.."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar