bugün
- dün gece ne oldu9
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
- sırrı süreyya önder16
- insan olmaya çeyrek kala8
- silver ile evlenecek erkek53
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- true'nun çaylak olması4
- araba sileceği5
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- ismet gürbüz gürbüz mü sorunsalı3
- gece banyo yapıp balkona çıkmak3
- popeyes6
- abdullah öcalan orospu çocuğudur3
- gocu35
- sarapci koala59
- g'i l d'e d l'i l y'nin dudakları8
- melekler insanlarla nasıl iletişim kuruyor4
- iki tas çorba4
- sapıklara empati kasan insan5
- fenerin türkiye'yi yine rezil etmesi5
- yazarlar şuan ne yapıyor2
- kürt hareketi2
- çomar sahiplenme3
- mum ışığı altında televizyon seyretmek2
- torpille işe giren insan2
- saadetler dilemek4
- osmanlı haremi3
- sözlükteki bayan azlığı6
- fikir değiştirmek döneklik midir8
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi2
- götünü yıkamayan bir kızla evlenir misiniz4
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası23
- sözlük sapığı kim5
- siyaset yüzünden çoğu arkadaşlığın bozulması6
- arkadaşlar fasfakirim ya5
- resmine 31 çektim de yattım5
- gammaz çetesi8
- günün sözü26
- şarapçının mal varlığı5
- hristiyanlık3
- melekenin balıkları kavurması3
- çomarların ülkeye faydası2
- deniz gül3
- fetö mitolojisi3
- ellerim boş gönlüm hos2
- el chadaille bitshiabu9
- tulumba tatlısı7
- şarapçının nick değişerek tepkilerden kurtulacanı4
- ellerim bos gonlum hos29
- annesine küfür edilmesinden hoşlanan yazar3
Gelecek, yarın demektir.
Bir Tevfik Fikret şiiridir.
FERDA
Ferda senin; senin bu teceddüd, bu inkılâb...
Herşey senin değil mi ki zâten?.. Sen, ey şebâb,
ey şehre-i behîc-i ümîd, işte mağkesin
karşısında: Bir semâ-yi seher, saf o bîsehâb,
ağûş-i lerzedârı açık, bekliyor... Şitâb!
Ey fecr-i handezâd-ı hayât, işte herkesin
enzârı sende; sen ki hayâtın ümidisin,
alnında bir sitâre-i nev, yok, bir âfitâb,
âfâka doğ, önünde şu mâzî-i pürmihen
sönsün müebbeden.
Sönsün müebbeden o cehennem; senin bugün
cennet kadar güzel vatanın var: Şu gördüğün
zümrüd bakışlı, inci şetâretli kızcağız
kimdir, bilir-misin? Vatanın... Şimdi saygısız
bir göz bu nazlı çehreye - Allah esirgesin,-
kim bir nazarla baksa tahammül eder misin?
ister-misin, şu ak sakalın pâk ü muhteşem
pîşâni-i vakarına, bir kirli el demem
hattâ yabancı bir el uzansın? Şu makberi,
râzıy olur musun, taşa tutsun şu serseri?
Elbet hayır; o makber, o pîşâni-i vakûr
kudsî birer misâl-i vatandır... Vatan gayûr
insanların omuzları üstünde yükselir.
Gençler, bütün ümîd-i vatan şimdi sizdedir.
Herşey sizin, vatan da sizin, her şeref sizin;
lâkin unutmayın ki zeman tünd ü mutma’in
bir hatve-i samût ile tağkıyb eder bizi,
önden koşan, fakat yine dikkatle her izi
tağmîka yol bulan bu yanılmaz mu’âkibin
şermende-i itâbı kalırsak, yazık!.. Demin
"Ferdâ Senin", dedim, beni alkışladın; hayır,
birşey senin değil, sana ferdâ vedî’adır;
herşey vedî'adır sana, ey genç, unutma ki
senden de bir hisab arar âtı-i müşteki.
Mâzîye şimdi sen bakıyorsun pürintibâh,
âtî de senden eyliyecek böyle iştibâh.
Her uzvu girdibâb-ı havâyicle sarsılan
bir neslin oğlusun; bunu yâdet zeman zeman.
Asrın, unutma, hârikalar asr-ı feyzidir:
Her yıldırımda bir gece, bir gölge devrilir,
bir ufk-ı iğtilâ açılır, yükselir hayât;
yükselmiyen düşer: Ya terakkî, ya inhitât!
Bir Tevfik Fikret şiiridir.
FERDA
Ferda senin; senin bu teceddüd, bu inkılâb...
Herşey senin değil mi ki zâten?.. Sen, ey şebâb,
ey şehre-i behîc-i ümîd, işte mağkesin
karşısında: Bir semâ-yi seher, saf o bîsehâb,
ağûş-i lerzedârı açık, bekliyor... Şitâb!
Ey fecr-i handezâd-ı hayât, işte herkesin
enzârı sende; sen ki hayâtın ümidisin,
alnında bir sitâre-i nev, yok, bir âfitâb,
âfâka doğ, önünde şu mâzî-i pürmihen
sönsün müebbeden.
Sönsün müebbeden o cehennem; senin bugün
cennet kadar güzel vatanın var: Şu gördüğün
zümrüd bakışlı, inci şetâretli kızcağız
kimdir, bilir-misin? Vatanın... Şimdi saygısız
bir göz bu nazlı çehreye - Allah esirgesin,-
kim bir nazarla baksa tahammül eder misin?
ister-misin, şu ak sakalın pâk ü muhteşem
pîşâni-i vakarına, bir kirli el demem
hattâ yabancı bir el uzansın? Şu makberi,
râzıy olur musun, taşa tutsun şu serseri?
Elbet hayır; o makber, o pîşâni-i vakûr
kudsî birer misâl-i vatandır... Vatan gayûr
insanların omuzları üstünde yükselir.
Gençler, bütün ümîd-i vatan şimdi sizdedir.
Herşey sizin, vatan da sizin, her şeref sizin;
lâkin unutmayın ki zeman tünd ü mutma’in
bir hatve-i samût ile tağkıyb eder bizi,
önden koşan, fakat yine dikkatle her izi
tağmîka yol bulan bu yanılmaz mu’âkibin
şermende-i itâbı kalırsak, yazık!.. Demin
"Ferdâ Senin", dedim, beni alkışladın; hayır,
birşey senin değil, sana ferdâ vedî’adır;
herşey vedî'adır sana, ey genç, unutma ki
senden de bir hisab arar âtı-i müşteki.
Mâzîye şimdi sen bakıyorsun pürintibâh,
âtî de senden eyliyecek böyle iştibâh.
Her uzvu girdibâb-ı havâyicle sarsılan
bir neslin oğlusun; bunu yâdet zeman zeman.
Asrın, unutma, hârikalar asr-ı feyzidir:
Her yıldırımda bir gece, bir gölge devrilir,
bir ufk-ı iğtilâ açılır, yükselir hayât;
yükselmiyen düşer: Ya terakkî, ya inhitât!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar