bugün
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak17
- memesini küçülten kadına kocasının sitem etmesi9
- monica bellucci ile 1 hafta vs 50 bin dolar4
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle41
- uysaljakoben25
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- nasıl bir kadınla evlenilmeli9
- petzold'un aynalar no 3 filmi3
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi28
- beyaz tenli olmak2
- soul calibur3
- reha muhtar26
- murat soner4
- istiklal partisi2
- tip hariç kadınları aşık ettirebilecek şeyler2
- dünyanın sonu5
- yazlıkçı teyzeler4
- özel'in talebiyle zeyrek'e 950 bin euro verdim15
- ezdirmem sana kendimi den sonra yapilabilecekler2
- ispanyolca seviyesini bir cümle ile belli etmek3
- evlilik masrafları17
- masumiyet körlüğü5
- gece yıldızları izlemek5
- vincenzo italiano5
- kendi değerini başkalarının gözünden ölçen insan10
- kadınların aradığı erkek modeli11
- bitcoin2
- mafyaya özenmek3
- sözlüğe yeni gelmiş numarası yapan eski yazar4
- katatespizartmasi9
- bu dünyaya çocuk getirmek17
- kendini dinlemek5
- penis deliğinden içeri giren kene10
- buddy dude'nin fotosunun yapay zeka çıkması28
- fedoncu terör örgütü2
- mokv geldi mi8
- özgür özel mallığı6
- faizin olduğu yerde bereket olmaz5
- galerinizde bulunan en saçma fotoğraf6
- memelerde estetik algısının dönüşümü5
- göt deliği yalatmak11
- mesai bittiği gibi çıkmanın ayıp sayılması9
- karton toplayan prenses ve yedi penisler7
- ezdirmem sana kendimi2
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba22
- gocu34
- bir hatunu kıvama getirip yatağa atmak8
- gül gibi kız olma kriterleri9
- en gey özelliğiniz10
- sahte yatırım çetesine dev operasyon2
Gelecek, yarın demektir.
Bir Tevfik Fikret şiiridir.
FERDA
Ferda senin; senin bu teceddüd, bu inkılâb...
Herşey senin değil mi ki zâten?.. Sen, ey şebâb,
ey şehre-i behîc-i ümîd, işte mağkesin
karşısında: Bir semâ-yi seher, saf o bîsehâb,
ağûş-i lerzedârı açık, bekliyor... Şitâb!
Ey fecr-i handezâd-ı hayât, işte herkesin
enzârı sende; sen ki hayâtın ümidisin,
alnında bir sitâre-i nev, yok, bir âfitâb,
âfâka doğ, önünde şu mâzî-i pürmihen
sönsün müebbeden.
Sönsün müebbeden o cehennem; senin bugün
cennet kadar güzel vatanın var: Şu gördüğün
zümrüd bakışlı, inci şetâretli kızcağız
kimdir, bilir-misin? Vatanın... Şimdi saygısız
bir göz bu nazlı çehreye - Allah esirgesin,-
kim bir nazarla baksa tahammül eder misin?
ister-misin, şu ak sakalın pâk ü muhteşem
pîşâni-i vakarına, bir kirli el demem
hattâ yabancı bir el uzansın? Şu makberi,
râzıy olur musun, taşa tutsun şu serseri?
Elbet hayır; o makber, o pîşâni-i vakûr
kudsî birer misâl-i vatandır... Vatan gayûr
insanların omuzları üstünde yükselir.
Gençler, bütün ümîd-i vatan şimdi sizdedir.
Herşey sizin, vatan da sizin, her şeref sizin;
lâkin unutmayın ki zeman tünd ü mutma’in
bir hatve-i samût ile tağkıyb eder bizi,
önden koşan, fakat yine dikkatle her izi
tağmîka yol bulan bu yanılmaz mu’âkibin
şermende-i itâbı kalırsak, yazık!.. Demin
"Ferdâ Senin", dedim, beni alkışladın; hayır,
birşey senin değil, sana ferdâ vedî’adır;
herşey vedî'adır sana, ey genç, unutma ki
senden de bir hisab arar âtı-i müşteki.
Mâzîye şimdi sen bakıyorsun pürintibâh,
âtî de senden eyliyecek böyle iştibâh.
Her uzvu girdibâb-ı havâyicle sarsılan
bir neslin oğlusun; bunu yâdet zeman zeman.
Asrın, unutma, hârikalar asr-ı feyzidir:
Her yıldırımda bir gece, bir gölge devrilir,
bir ufk-ı iğtilâ açılır, yükselir hayât;
yükselmiyen düşer: Ya terakkî, ya inhitât!
Bir Tevfik Fikret şiiridir.
FERDA
Ferda senin; senin bu teceddüd, bu inkılâb...
Herşey senin değil mi ki zâten?.. Sen, ey şebâb,
ey şehre-i behîc-i ümîd, işte mağkesin
karşısında: Bir semâ-yi seher, saf o bîsehâb,
ağûş-i lerzedârı açık, bekliyor... Şitâb!
Ey fecr-i handezâd-ı hayât, işte herkesin
enzârı sende; sen ki hayâtın ümidisin,
alnında bir sitâre-i nev, yok, bir âfitâb,
âfâka doğ, önünde şu mâzî-i pürmihen
sönsün müebbeden.
Sönsün müebbeden o cehennem; senin bugün
cennet kadar güzel vatanın var: Şu gördüğün
zümrüd bakışlı, inci şetâretli kızcağız
kimdir, bilir-misin? Vatanın... Şimdi saygısız
bir göz bu nazlı çehreye - Allah esirgesin,-
kim bir nazarla baksa tahammül eder misin?
ister-misin, şu ak sakalın pâk ü muhteşem
pîşâni-i vakarına, bir kirli el demem
hattâ yabancı bir el uzansın? Şu makberi,
râzıy olur musun, taşa tutsun şu serseri?
Elbet hayır; o makber, o pîşâni-i vakûr
kudsî birer misâl-i vatandır... Vatan gayûr
insanların omuzları üstünde yükselir.
Gençler, bütün ümîd-i vatan şimdi sizdedir.
Herşey sizin, vatan da sizin, her şeref sizin;
lâkin unutmayın ki zeman tünd ü mutma’in
bir hatve-i samût ile tağkıyb eder bizi,
önden koşan, fakat yine dikkatle her izi
tağmîka yol bulan bu yanılmaz mu’âkibin
şermende-i itâbı kalırsak, yazık!.. Demin
"Ferdâ Senin", dedim, beni alkışladın; hayır,
birşey senin değil, sana ferdâ vedî’adır;
herşey vedî'adır sana, ey genç, unutma ki
senden de bir hisab arar âtı-i müşteki.
Mâzîye şimdi sen bakıyorsun pürintibâh,
âtî de senden eyliyecek böyle iştibâh.
Her uzvu girdibâb-ı havâyicle sarsılan
bir neslin oğlusun; bunu yâdet zeman zeman.
Asrın, unutma, hârikalar asr-ı feyzidir:
Her yıldırımda bir gece, bir gölge devrilir,
bir ufk-ı iğtilâ açılır, yükselir hayât;
yükselmiyen düşer: Ya terakkî, ya inhitât!
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
