bugün
- herzevekil18
- türkler ırkçı mıdır10
- üstteki yazarı öv5
- geniş omuzlu kadınlar5
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı20
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak15
- ta ki seni görene kadar6
- sigarayı azaltmak4
- sabah dörtte kalkmak5
- bir gün son kez entry girecek olmamız2
- hayatın anlamsız olduğu gerçeği3
- gençler iş beğenmiyor13
- yakışıklı olduğunun farkında olan erkek8
- galiba sözlükte şu an kavga var4
- consume obey die2
- seni onaracağım diyen kadın16
- sözlüğün mal dolması3
- geri zekalı demek hakaret mi21
- türk kızlarının keko adam sevmesi20
- biraderlere laf edenler4
- futbol21
- 2026 dünya kupası28
- bir kadının ensemi okşaması10
- alexander sörloth2
- izlanda başbakanına türklerden takip patlaması4
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız30
- geceye bi şarkı bırak5
- muslettin amca ile revani yemek3
- asla dolandırılmayan insanların sırrı15
- yapay zekanın bilinçlenip bir dini kabul etmesi18
- penis boyu takıntısı14
- bu devirde herkes deli gibi vajina arıyor6
- dürüstlük2
- kızını bıçaklayıp telefonunu gasbeden sanığın yeni2
- şişman kızla sevgili olan erkek16
- herkes ronaldinho'nun yarrağını yesin6
- her şeye sarımsak koyan insan11
- israil basınından türkiye itirafı5
- evlenilecek insanın önce ailesine bakmak9
- birader beylerin birader yazarlar olmaları4
- sevgilinin sevgilisi ile sevismek4
- sözlükte sizi kim tanıyor27
- sibel can tangası3
- evlenmek için para biriktirmek9
- bir gün ölecek olmak3
- türkiye de en fazla erkek olan şehirler2
- hayat kalitesini düşüren şeyler12
- indirim2
- köyden kente göçün görünen etkileri5
- çekici kadının tüm çekiciliğini götüren şeyler14
Dark Souls serisinin şu an için son oyunu. Her ne kadar From Software daha Dark Souls yapmak istemediğini belirtmiş olsa da ve teorik olarak hikaye bitmiş gibi olsa da Dark Souls 4'ün teorik olarak olabileceğini söylemekte fayda var.
Dark Souls'un her oyunu ile aynı kaliteyi tutturabilmiş olması oldukça inanılmaz bana sorarsanız. Kimileri oyunların boss fightlarının zayıflığından dolayı bazılarını reddedebilir fakat onlar dahi piyasanın çok çok üzerinde kalitede olan oyunlar.
Üçüncü oyun ile birlikte garip gelişmelere gittiğini de söylememiz lazım. Öncelikle estus sistemi. Mana barı oyunu ne kadar etkiliyor, açıkçası söylemem zor çünkü melee bir karakter ile bitirdim, ancak Ashen Estus Flask ile standart Estus arasında geçiş yapa yapa oynamak illa ki zorlayacaktır. Eskiden mana yerine spellerin stacklenmesi söz konusuydu.
Aynı zamanda luck ile gelmiş olan Estus Flask yenilenme ihtimali de oyun için iyi mi kötü mü olduğuna hala karar veremediğim bir mekanik olmuş açıkçası. ilk iki oyunda böyle bir mekanik yoktu, doğru harcama yapmak konusunda oyun size ekstra ekstra misyon yüklüyordu, fakat burada aynı şey söz konusu değil. Biraz savruk oynamanızda bile biraz şanslıysanız estuslarınız yenilenebiliyor, bu da sizi daha agresif ve bir miktar dikkatsiz oynamaya itebiliyor.
Bir diğer önemli değişiklik ve eski oyuncuların ciddi anlamda kafasını karıştırabilecek olan mekanik ise stagger olduğunuzdaki immunity durumları. Eski oyunlarda karakteriniz yerden ayağa kalkana kadar düşman saldırılarına karşı korumalı durumdaydı, hasar almıyordunuz. Fakat DS3 burada değişikliğe gidip karakterin kendisine gelmesini değil, belli süre geçmesi üzerine kurmuş mekaniğini. Bosslarda özellikle çok kafa karıştırdığını belirtmem gerekli.
Yine yeni oyunun getirdiği bir diğer durum ise dexerity karakterlerine daha yoğun yer verilmiş olması. Artık oyunda düşman spamlemek çok daha kolay ve destekleyen çok ürün var. Ve aynı şekilde düşman dizaynlarına da bu yansımış. Mesela ana oyundaki Dancer Boss'unun combosu buna örnek, eski oyunlarda sopanızı yiyip yere yığılırdınız, fakat bu oyunda arka arkaya hasar alarak inanılmaz hasar alabiliyorsunuz ve ölüyorsunuz. Adaptation artık çok daha önemli ki adaptation komple yok edilip o statlar diğer statlara dağıtılmış. Artık adaptation vermenize gerek yok işin kısacası.
Üçüncü oyun nerdeyse her yönde kendini ileriye taşımış olsa da bence estetik açıdan olan tercihte ilk iyi oyunun çeşitliliğini verebilmiş durumda değil. ilk oyunda misalen Sen's Fortress'ten çıktığınızda Anor Londo'ya gittiğinizde çevredeki inanılmaz değişimi ya da Blighttown, New Londo gibi kendi temasına sahip lokasyonlardaki değişim üçüncü oyunda yok. ikinci oyun da bu konuda inanılmaz başarılıydı fakat üçüncü oyun biraz da dizayn tercihinden ötürü biraz benzer hissiyatlara sahip bölgelerde geçiyor. Ancak aynı şeyi düşman çeşitliliği konusunda söylemek mümkün değil, geçmişten bugüne tüm üretmiş oldukları yaratıkları da kullanıp yenilerini de ekleyerek çok daha geniş ve zorlayıcı bir düşman çeşitliliğinde bulunmuşlar.
Keyifli bir deneyim, sırasıyla denenmesi gerekiyor bana kalırsa, gelişimi görmek adına.
Dark Souls'un her oyunu ile aynı kaliteyi tutturabilmiş olması oldukça inanılmaz bana sorarsanız. Kimileri oyunların boss fightlarının zayıflığından dolayı bazılarını reddedebilir fakat onlar dahi piyasanın çok çok üzerinde kalitede olan oyunlar.
Üçüncü oyun ile birlikte garip gelişmelere gittiğini de söylememiz lazım. Öncelikle estus sistemi. Mana barı oyunu ne kadar etkiliyor, açıkçası söylemem zor çünkü melee bir karakter ile bitirdim, ancak Ashen Estus Flask ile standart Estus arasında geçiş yapa yapa oynamak illa ki zorlayacaktır. Eskiden mana yerine spellerin stacklenmesi söz konusuydu.
Aynı zamanda luck ile gelmiş olan Estus Flask yenilenme ihtimali de oyun için iyi mi kötü mü olduğuna hala karar veremediğim bir mekanik olmuş açıkçası. ilk iki oyunda böyle bir mekanik yoktu, doğru harcama yapmak konusunda oyun size ekstra ekstra misyon yüklüyordu, fakat burada aynı şey söz konusu değil. Biraz savruk oynamanızda bile biraz şanslıysanız estuslarınız yenilenebiliyor, bu da sizi daha agresif ve bir miktar dikkatsiz oynamaya itebiliyor.
Bir diğer önemli değişiklik ve eski oyuncuların ciddi anlamda kafasını karıştırabilecek olan mekanik ise stagger olduğunuzdaki immunity durumları. Eski oyunlarda karakteriniz yerden ayağa kalkana kadar düşman saldırılarına karşı korumalı durumdaydı, hasar almıyordunuz. Fakat DS3 burada değişikliğe gidip karakterin kendisine gelmesini değil, belli süre geçmesi üzerine kurmuş mekaniğini. Bosslarda özellikle çok kafa karıştırdığını belirtmem gerekli.
Yine yeni oyunun getirdiği bir diğer durum ise dexerity karakterlerine daha yoğun yer verilmiş olması. Artık oyunda düşman spamlemek çok daha kolay ve destekleyen çok ürün var. Ve aynı şekilde düşman dizaynlarına da bu yansımış. Mesela ana oyundaki Dancer Boss'unun combosu buna örnek, eski oyunlarda sopanızı yiyip yere yığılırdınız, fakat bu oyunda arka arkaya hasar alarak inanılmaz hasar alabiliyorsunuz ve ölüyorsunuz. Adaptation artık çok daha önemli ki adaptation komple yok edilip o statlar diğer statlara dağıtılmış. Artık adaptation vermenize gerek yok işin kısacası.
Üçüncü oyun nerdeyse her yönde kendini ileriye taşımış olsa da bence estetik açıdan olan tercihte ilk iyi oyunun çeşitliliğini verebilmiş durumda değil. ilk oyunda misalen Sen's Fortress'ten çıktığınızda Anor Londo'ya gittiğinizde çevredeki inanılmaz değişimi ya da Blighttown, New Londo gibi kendi temasına sahip lokasyonlardaki değişim üçüncü oyunda yok. ikinci oyun da bu konuda inanılmaz başarılıydı fakat üçüncü oyun biraz da dizayn tercihinden ötürü biraz benzer hissiyatlara sahip bölgelerde geçiyor. Ancak aynı şeyi düşman çeşitliliği konusunda söylemek mümkün değil, geçmişten bugüne tüm üretmiş oldukları yaratıkları da kullanıp yenilerini de ekleyerek çok daha geniş ve zorlayıcı bir düşman çeşitliliğinde bulunmuşlar.
Keyifli bir deneyim, sırasıyla denenmesi gerekiyor bana kalırsa, gelişimi görmek adına.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar