bugün
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği43
- from gold from dust32
- sözlük kızlarının bicepsleri16
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
- arkadaşlar çok sıkıcısınız11
- queen ravenna ifşası15
- bir erkek adam kadınlara yükselmez10
- 50 kilo üstü kız tripleri8
- erkeği karizmatik gösteren şeyler13
- sözlük erkeklerini topluca veterinere götürmek10
- pudra kokusu6
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- saat12
- sözlük yazarlarının en sevdiği tv kanalı8
- kol saati8
- kolye143
- netflix yapımı izleyen erkek gizli eşcinseldir11
- sözlük kızlarının venüs gamzeleri7
- 1 80 boyunda kadın olmak10
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- tavuklu pilav8
- akepe dönemi15
- bu saatte uyumama sebebi3
- fırın sütlaç8
- tanrı neden diğer gezegenlere insan göndermedi4
- damacanayı sebile takarken gaza gelmek5
- crystal palace8
- la loba21
- beşiktaş18
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı4
- futbol20
- 22 ekim 2026 trabzonspor hearts maçı10
- izmirin en güzel semtleri10
- ömür boyu yalnız kalmak istemek8
- engineer2820
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- kelebek3
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu12
- ayaklara fısıldayan adam5
- avrupa11
- ben geldim naneler12
- nickin yanında yaş da yazsın16
- true'nun çaylak olması5
- nervio'nun ayakları16
- ioçk'nın ifşası4
- 25 yaşında hala evlenmeyi başaramamış kadın5
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak4
- migros ta satılan 1 alana 1 bedava rotring kalem9
- fransa da sokağa çıkma yasakları10
abdurrahim dilipak'ın yazısı
https://www.yeniakit.com....manizm-uzerine-34723.html
--spoiler--
CoVID ve aşıyı unutun. Great reset’e giden yolda en önemli konu “Transhümanizm” konusudur.
Biz, “ünsa” ne demek, onlar kimdir daha bilmeden LGBT’nin sonundaki “T” ile uğraşırken, birileri bütün insanlığı, Great reset sonrası “Yeni normal” dönemde “Trans”a mecbur kılmak için uğraşıyordu. Şunu bilelim ki, Transhümanizm; Deizm, Satanizm, Agnostizm gibi yaygın bir şekilde bilinmese deçağın en büyük vebasıdır. insan dönüştürülünce, algısı da dönüştürüleceği için, din algısı da dönüştürülecektir. Biz “CoVID korku plandemisi” ile uğraştırılırken öte yanda “plandemik” bir komplo ile karşı karşıya bırakılıyorduk.
Transhümanizm bu anlamda “günlerin sonu”na yaklaşırken, bizim “ahir zaman” dediğimiz ve kimilerinin “Tarihin sonu” dediği, son büyük oyununu oynamaya hazırlanıyor. Lanetlenen, taşlanan kör şeytan, elestü bezmi’nde, lanet sonrası intikam için mühlet istemişti. “Kullarından belli bir pay alacağım, onları mutlaka saptıracağım, onları boş kuruntulara kaptıracağım, kesinlikle onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar (Puta tapanların, taptıkları putlara adadıkları kurbanları ile ilgili bir ritüel.), emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler” demişti.(…)”
Transhümanizm’i, öjenik hareket ve Malthusçuluk, Darwinizm yani evrim teorisi ile birlikte düşünmek gerek. Bundan sonra, bu kelimeleri, kavramları daha sık duyacağız: Transhümanizm, nesnelerarası iletişim. (Burada insan artık bir nesnedir). Humanoid, Siborg / siborgizm, İslami biyoetik, İradi evrim, Genom, RF, 5G, Sürekli evrimci iyileştirme, Sonsuz yaşam, Transhuman bebek ve Human paryalar. Gen mühendisliği, Toplum ve normatif Hukuk. Biomühendislik, nanoteknoloji, insan-makine arayüzü, post hümanizm, Neuralink / zihin yükleme / Neura tech., iradi evrim, teknolojik tekillik, öjeni ve Sosyal Darwinizm vs. vs. Biz buraya, doğum kontrolü, hormonlu gıdalar, sezaryen, LGBT, kürtaj tartışmaları ile geldik.
Evet Öjenik kelimesini bundan sonra daha çok ve sık duyacağız. Bu kelimenin ilk kullanımının MÖ 350’ye kadar gittiği iddia edilir. Bugünkü anlamıyla, coğrafyacı, seyyah, kaşif, meteoroloji, psikoloji, kriminoloji, genetik, öjenik ve istatistik alanlarındaki çalışmaları ile tanınan Sir Francis Galton (1822-1911) tarafından “sağlıksız ceninleri ayırıp, sağlıklı ceninler yetiştirmenin yollarını arayan, bilimselliği tartışmalı bir toplumsal akım veya toplumsal felsefe” olarak tanımlanır. Biyolog ve İngiliz Öjenik Derneği üyesi, Aldous Huxley’in torunu Julian Huxley (1887-1975) ise, 1957’de “Transhümanizm” terimini ilk kullanan kişi gibi görünüyor. Huxley’ler ilginç bir aile. Filozof Nietzsche insanlığın da gelişerek dönüşeceği fikrindedir. Büyük dede Thomas Henry Huxley (1825-1895) evrimci bir biolog olup “Agnostizm” kavramını ortaya atan kişidir. Büyük dede Huxley Darwin evrimciliğini şiddetli bir şekilde desteklediği için “Darwin’in Köpeği” olarak da anılır.
Huxley ilk kez 1957 ‘de yayınlanan “Yeni Şarap için Yeni Şişeler” isimli makalesinde “Trans Humanizm”den söz eder. O makalesinde “insanın yine insan olacağını, ama yeni insanın eski insan olmayacağını” söyler. Yeni ruh, akıl ve yeni beden!
Geçen gün, konuyla ilgili güzel bir makale okudum: En Tehlikeli Fikir?: Transhümanizm Üzerine İslami Müzakereler, Anke Iman Bouzenita / Çeviri: Nursena Çetingül, Handenur Koldaş. Kaynak: https://dergipark.org.tr/...nload/article-file/614122 .orada
Bu fikir yeni değil. Darwin 1809-1882 yılları arasında yaşadı. Malthus ise 1766-1834 arası yaşamıştı. Modern trans hümanist hareket, 1990’larda Feridun isfendiari diye biri çıkıyor ve adını FM-2030 olarak değiştiriyor. O Belçikalı bir iranlı-Amerikalı yazar, öğretmen, Transhümanist filozof, fütürist, danışman ve atletti. 1989’da yayınlanan “Transhüman mısınız?“ kitabıyla tanındı. Kendi misyonunu “hızla değişen dünyada kişisel büyüme hızınızı takip ve uyarma” olarak tanımlıyordu..
isfendiari, Varoluşçu, 1973 doğumlu”, bilgisayarlar bizden daha akıllı olunca ne yapacağız” sorusunu soran isveçli akademisyen Nick Bostrom, 1963 doğumlu David Pearce ile birlikte 1998’de “Humanity+ / Dünya Transhümanist Derneği”ni kurdu. Bu hareket şimdi partileşmeyi tartışıyor. Alcor Hayatı Uzatma Vakfı’nın başkanı Max More de bu alanda adından söz ettiren önemli bir kişi. Ayrıca Natasha Vita-More ve James Hughes’den söz etmek de mümkün.
Bu transhümanistler, adeta “yeryüzünde bir cennet ve ebedi bir hayat” vaad ediyorlar. Kendilerini ıslah ediciler olarak gören bozguncular! Adalet, barış, özgürlük, sağlık ve mutluluk vadediyorlar. Herhalde dijital diktatörlük, siber kölelik vaad edecek değiller. Sağlıklı “birey”lerden oluşan bir toplumdan söz ediyorlar. Evde öğrenecek, evden çalışacak, evden tüm dünya ile iletişim kuracak ve dünyayı artırılmış gerçeklikle sanal alemde turlayabileceksiniz. Ölümsüz ve zeki insanlardan oluşan bir toplum.. Bunların da “ılımlı”sı var, “muhafazakar”ı, “seküler”i, “radikal”i var. Yaşam için sorun yok, ama onlar içinde ölüm hâlâ bir muamma. Yaşarken insanların genleri ve beyinleri kopyalansa bile. Şunu hemen belirtelim ki Trans Hümanizm bir Teknoloji Dini’dir. Kendi içinde felsefi anlamda ekonomik, içtimai açıdan geleneksel davranış kalıpları ve politik süreçleri tartışırken asıl itici güç olarak teknolojide radikal değişimi öngörüyorlar ve bu konuda bilişim teknolojisi ve yapay zekaya büyük önem veriyorlar. Bu süreci CoVID ve aşı sürecinde, özellikle mRNA konusunda çok çarpıcı bir şekilde yaşadık. Trans hümanistler Amerikan seçimlerini bekliyorlar. Bir çoğunun “Evrenin ulu mimarı” (!) ile iletişim içinde, kehanet, ezoterizmle beslenen hayalleri var. ABD’de başkanlık kampanyasında büyük ölçüde Biden taraftarı olan Zoltan Istvan gibi transhümanistler 2024 vurgusu yapıyorlar. Teknolojik Tekillik (Singularity), insan, hayvan ve makine arasında kurulacak bir networkle yeryüzünde, saniyede 300.000 km hızla, farklı bir dünyaya yolculuk yapacağız.. Bu dünyada ileri doğru evrimleşirken biyolojik anlamda yaşlanmak yerine gençleşecek ve beyin manipülasyonu ile eskiyen organlarınızı yenileyebileceksiniz.
Francis Fukuyama, “Tarihin sonu”ndan söz ederken biyoteknoloji devriminin “BiREY”lerin özgürleşmesi ile global bir aktör olarak geleneksel egemen ulus devletlerin sonunu getireceğinden söz ediyordu. Neyse, siz, Ankara’dan gelen mesajlara kulak verin. Hayat eve sığar, maske, mesafe, kolonya, ha bir de aşı olmayı unutmayın da gerisini boş verin. Elinizi, dişinizi yıkamayı da unutmayın, ama fazla su kullanmayın. Büyükler her şeyi bilir. Takmayın bunları kafanıza ve üzmeyin tatlı canınızı. Selâm ve dua ile.
--spoiler--
https://www.yeniakit.com....manizm-uzerine-34723.html
--spoiler--
CoVID ve aşıyı unutun. Great reset’e giden yolda en önemli konu “Transhümanizm” konusudur.
Biz, “ünsa” ne demek, onlar kimdir daha bilmeden LGBT’nin sonundaki “T” ile uğraşırken, birileri bütün insanlığı, Great reset sonrası “Yeni normal” dönemde “Trans”a mecbur kılmak için uğraşıyordu. Şunu bilelim ki, Transhümanizm; Deizm, Satanizm, Agnostizm gibi yaygın bir şekilde bilinmese deçağın en büyük vebasıdır. insan dönüştürülünce, algısı da dönüştürüleceği için, din algısı da dönüştürülecektir. Biz “CoVID korku plandemisi” ile uğraştırılırken öte yanda “plandemik” bir komplo ile karşı karşıya bırakılıyorduk.
Transhümanizm bu anlamda “günlerin sonu”na yaklaşırken, bizim “ahir zaman” dediğimiz ve kimilerinin “Tarihin sonu” dediği, son büyük oyununu oynamaya hazırlanıyor. Lanetlenen, taşlanan kör şeytan, elestü bezmi’nde, lanet sonrası intikam için mühlet istemişti. “Kullarından belli bir pay alacağım, onları mutlaka saptıracağım, onları boş kuruntulara kaptıracağım, kesinlikle onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar (Puta tapanların, taptıkları putlara adadıkları kurbanları ile ilgili bir ritüel.), emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler” demişti.(…)”
Transhümanizm’i, öjenik hareket ve Malthusçuluk, Darwinizm yani evrim teorisi ile birlikte düşünmek gerek. Bundan sonra, bu kelimeleri, kavramları daha sık duyacağız: Transhümanizm, nesnelerarası iletişim. (Burada insan artık bir nesnedir). Humanoid, Siborg / siborgizm, İslami biyoetik, İradi evrim, Genom, RF, 5G, Sürekli evrimci iyileştirme, Sonsuz yaşam, Transhuman bebek ve Human paryalar. Gen mühendisliği, Toplum ve normatif Hukuk. Biomühendislik, nanoteknoloji, insan-makine arayüzü, post hümanizm, Neuralink / zihin yükleme / Neura tech., iradi evrim, teknolojik tekillik, öjeni ve Sosyal Darwinizm vs. vs. Biz buraya, doğum kontrolü, hormonlu gıdalar, sezaryen, LGBT, kürtaj tartışmaları ile geldik.
Evet Öjenik kelimesini bundan sonra daha çok ve sık duyacağız. Bu kelimenin ilk kullanımının MÖ 350’ye kadar gittiği iddia edilir. Bugünkü anlamıyla, coğrafyacı, seyyah, kaşif, meteoroloji, psikoloji, kriminoloji, genetik, öjenik ve istatistik alanlarındaki çalışmaları ile tanınan Sir Francis Galton (1822-1911) tarafından “sağlıksız ceninleri ayırıp, sağlıklı ceninler yetiştirmenin yollarını arayan, bilimselliği tartışmalı bir toplumsal akım veya toplumsal felsefe” olarak tanımlanır. Biyolog ve İngiliz Öjenik Derneği üyesi, Aldous Huxley’in torunu Julian Huxley (1887-1975) ise, 1957’de “Transhümanizm” terimini ilk kullanan kişi gibi görünüyor. Huxley’ler ilginç bir aile. Filozof Nietzsche insanlığın da gelişerek dönüşeceği fikrindedir. Büyük dede Thomas Henry Huxley (1825-1895) evrimci bir biolog olup “Agnostizm” kavramını ortaya atan kişidir. Büyük dede Huxley Darwin evrimciliğini şiddetli bir şekilde desteklediği için “Darwin’in Köpeği” olarak da anılır.
Huxley ilk kez 1957 ‘de yayınlanan “Yeni Şarap için Yeni Şişeler” isimli makalesinde “Trans Humanizm”den söz eder. O makalesinde “insanın yine insan olacağını, ama yeni insanın eski insan olmayacağını” söyler. Yeni ruh, akıl ve yeni beden!
Geçen gün, konuyla ilgili güzel bir makale okudum: En Tehlikeli Fikir?: Transhümanizm Üzerine İslami Müzakereler, Anke Iman Bouzenita / Çeviri: Nursena Çetingül, Handenur Koldaş. Kaynak: https://dergipark.org.tr/...nload/article-file/614122 .orada
Bu fikir yeni değil. Darwin 1809-1882 yılları arasında yaşadı. Malthus ise 1766-1834 arası yaşamıştı. Modern trans hümanist hareket, 1990’larda Feridun isfendiari diye biri çıkıyor ve adını FM-2030 olarak değiştiriyor. O Belçikalı bir iranlı-Amerikalı yazar, öğretmen, Transhümanist filozof, fütürist, danışman ve atletti. 1989’da yayınlanan “Transhüman mısınız?“ kitabıyla tanındı. Kendi misyonunu “hızla değişen dünyada kişisel büyüme hızınızı takip ve uyarma” olarak tanımlıyordu..
isfendiari, Varoluşçu, 1973 doğumlu”, bilgisayarlar bizden daha akıllı olunca ne yapacağız” sorusunu soran isveçli akademisyen Nick Bostrom, 1963 doğumlu David Pearce ile birlikte 1998’de “Humanity+ / Dünya Transhümanist Derneği”ni kurdu. Bu hareket şimdi partileşmeyi tartışıyor. Alcor Hayatı Uzatma Vakfı’nın başkanı Max More de bu alanda adından söz ettiren önemli bir kişi. Ayrıca Natasha Vita-More ve James Hughes’den söz etmek de mümkün.
Bu transhümanistler, adeta “yeryüzünde bir cennet ve ebedi bir hayat” vaad ediyorlar. Kendilerini ıslah ediciler olarak gören bozguncular! Adalet, barış, özgürlük, sağlık ve mutluluk vadediyorlar. Herhalde dijital diktatörlük, siber kölelik vaad edecek değiller. Sağlıklı “birey”lerden oluşan bir toplumdan söz ediyorlar. Evde öğrenecek, evden çalışacak, evden tüm dünya ile iletişim kuracak ve dünyayı artırılmış gerçeklikle sanal alemde turlayabileceksiniz. Ölümsüz ve zeki insanlardan oluşan bir toplum.. Bunların da “ılımlı”sı var, “muhafazakar”ı, “seküler”i, “radikal”i var. Yaşam için sorun yok, ama onlar içinde ölüm hâlâ bir muamma. Yaşarken insanların genleri ve beyinleri kopyalansa bile. Şunu hemen belirtelim ki Trans Hümanizm bir Teknoloji Dini’dir. Kendi içinde felsefi anlamda ekonomik, içtimai açıdan geleneksel davranış kalıpları ve politik süreçleri tartışırken asıl itici güç olarak teknolojide radikal değişimi öngörüyorlar ve bu konuda bilişim teknolojisi ve yapay zekaya büyük önem veriyorlar. Bu süreci CoVID ve aşı sürecinde, özellikle mRNA konusunda çok çarpıcı bir şekilde yaşadık. Trans hümanistler Amerikan seçimlerini bekliyorlar. Bir çoğunun “Evrenin ulu mimarı” (!) ile iletişim içinde, kehanet, ezoterizmle beslenen hayalleri var. ABD’de başkanlık kampanyasında büyük ölçüde Biden taraftarı olan Zoltan Istvan gibi transhümanistler 2024 vurgusu yapıyorlar. Teknolojik Tekillik (Singularity), insan, hayvan ve makine arasında kurulacak bir networkle yeryüzünde, saniyede 300.000 km hızla, farklı bir dünyaya yolculuk yapacağız.. Bu dünyada ileri doğru evrimleşirken biyolojik anlamda yaşlanmak yerine gençleşecek ve beyin manipülasyonu ile eskiyen organlarınızı yenileyebileceksiniz.
Francis Fukuyama, “Tarihin sonu”ndan söz ederken biyoteknoloji devriminin “BiREY”lerin özgürleşmesi ile global bir aktör olarak geleneksel egemen ulus devletlerin sonunu getireceğinden söz ediyordu. Neyse, siz, Ankara’dan gelen mesajlara kulak verin. Hayat eve sığar, maske, mesafe, kolonya, ha bir de aşı olmayı unutmayın da gerisini boş verin. Elinizi, dişinizi yıkamayı da unutmayın, ama fazla su kullanmayın. Büyükler her şeyi bilir. Takmayın bunları kafanıza ve üzmeyin tatlı canınızı. Selâm ve dua ile.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar