bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu32
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı87
- toplumsal çürüme4
- gülşen in memeleri14
- bitlis te oğluna filistin ismini koyan adam22
- gençlere tavsiyeler3
- tuborg ice4
- kızıl saçlılar5
- yeşil göz4
- mika raun vardı nerede şimdi7
- erdoğan'ın fon krizi açıklaması8
- isabel mbomio2
- diziler toplumu etkiliyor2
- ese dezze13
- jason voorhees vs michael myers2
- iyi parti2
- sudekiray silik yesin kampanyası6
- sarı çıyan denince akla gelenler2
- hamas denince akla gelenler11
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi2
- caitlin worthington3
- kuzey tekinoğlu2
- örümcek adam2
- michael myers in kız kardeşi2
- fie rose lindegaard2
- almanyada gaz çıkarmanın serbest olması2
- fatma betül sayan kaya'nın 25 bin liralık gözlüğü4
- hamileyken başka erkekle birlikte olan evli kadın8
- hızlı ve çok okumak4
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
- keçi sakallı ispanyol asilzadesini oynamak4
- müslüman5
- tuborg içen erkek2
- ağlayarak muhallebi yemek3
- verzeihung2
- orealia thomas2
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- olga lombardo2
- fon soruşturmasında fatma betül sayan kaya3
- entschuldigung2
- ben geldim naneler5
- 20 yaşındaki gence 250 yıl hapis cezası verilmesi8
- erlik5
- nar taneleyen gelin adayı2
- fatma betül sayan kaya'nın ifadeye çağrılması7
- adalet ve kalkınma partisi4
- cumhuriyet halk partisi3
- doçent maaşı vs işçi maaşı3
- kim cha eon9
- uludağ sözlük ai bot2
16 Mart 1911’de Alman imparatorluğu zamanında Günzburg’da doğan Josef Mengele, Hitler döneminde Nazilerin toplama kampı Auschwitz-Birkenau’da uyguladığı insanlık dışı işkenceli ölümcül denemelerle bilinen bir Alman Nazi doktorudur.
7 Şubat 1979 yılında kaçtığı Brezilya’nın Bertioga şehrinde, yaptığı suçlar dürülmeden yüzerken geçirdiği felç ile boğularak ölmüştür.
Josef Mengele’nin Gençliği
Zor bir aile içinde yetişen Mengele, çok sert ve disiplinli bir baba tarafından yetiştirildi. Yetiştirilirken çok eziyet çektiğini, babasından soğuk ve uzak yaşamasından algılanabilir. Fakat aksine onun büyüdüğü yerde ise küçüklüğünde çok harika ve saygılı bir çocuk olduğu söyleniyor.
Giyimine ve kuşamına daha gençlik yıllarında özen gösteren mengele, özel dikilmiş takım elbisesi ile ünlenen beyaz eldivenlerinden asla vazgeçmemiştir.
Bilim Dünyasının belki de en psikopatlarından biri sayılan Josef Mengele Münih Üniversitesi ve Frankfurt Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra, tıbbi antropoloji üzerine doktora yaptı. Ocak 1937 yılında ikizlerle ilgili yaptığı araştırmalar ile tanınan Dr. Otmar Freiherr von Verschuer’ın yanında çırak olarak Frankfurt’ta Kalıtsal Biyoloji ve Irk Hijyen Enstitüsünde bilimsel çalışmalarda çalışmıştır. 1938 yılında Tıp doktoru diplomasını aldı.
Onun bilimsel çalışmalarında Alman ırkının saf ırk olduğunu düşünüyordu. Bunun için revaçta olan milliyetçilik arzusunun tavan yaptığı Nazi partisine 1937 yılında katıldı. Amacını ulaşmanın yolu ise kendi gibi psikopat eylemlere izin verilecek alan SS ordusuydu. 1940 yılında kendini göstermeye başlayan Josef Mengele, Waffen-SS’de bir asker olarak kendini ispatlamaya başlamıştı. Muhabere kolunda tıbbi destek alanında gönüllü olarak hizmet aldı. 1941 yılında Ukranya ile açılan cephede gösterdiği çabalar sonucu ikinci Sınıf meşhur Nazilarin Demir Haç madalyası verildi.
Rus cephesine gitti ve orada da yaralandı. Muhaberede vurulan 3 SS askerinin hayatını kurtardı ve bu başarı ona Nazi ordusunda Yüzbaşı rütbesi olan SS-Hauptsturmführer’i getirdi.
Ölüm Kampı: Auschwitz
Toplama kampları artık onun için bir deney yuvası olacaktı. Esir düşen askerler ve toplama kamplarındaki aciz insanlara yaptığı inanılmaz akıl dışı deneyler yüzünden ona Ölüm Meleği denecekti. Dünya genelindeki bilinen ismi yani “Angel of Death”.
Kendi deneylerine katılacak esirleri tek tek seçen ve hangisinin öldürüleceği hangisinin çalıştırılacağı gibi seçme yetkisi olan doktorlardan biri olan Josef Mengele, dayanıklı askerler için bir çok deneylerle isminin hakkını veriyordu.
Tarihte çalıştığı kamp olarak ünlenen Auschwitz kampı hakkında özellikle yahudiler söyle söylerdi: “Auschwitz diye bir yer var ve oraya giden insanlar ya hemen ya da bir süre sonra öldürülüyorlar. Ama mutlaka öldürülüyorlar…”
Almanların insanlık suçlarının işlediği Auschwitz toplama kampında yahudiler, çingeneler, eşçinseller ve engelli insanlar deneylerde ön planda kullanılıyordu. Bu kampta ölen kişi sayısının 2 milyondan fazla olduğuna inanılıyor.
Josef Mengele, farklı ırklar üzerinden, aldığı kanlar ile birbirleri arasındaki bağları araştırmak onun bir tutkusuydu.
Günlerce susuz ve aç olarak toplama kamplarına getirilen insanların birinci hedefi o dönemdeki özellikle Adolf Hitlerin amacı olan yahudileri yok etmekti. Bu hizmetin yapılacağı yer olan bu kampta gelen insanlar önce gaz odası ve ateşli fırınlara atılıp atılmayacağı karar veriliyordu. Bu kararın en önemli elemanlarından biride Dr. Josef Mengele idi.
Çok sakin bir hali olduğunu ve sadece mahkumlara yön emirleri verdiğini söylüyorlar. Soğukkanlı hali onun ne kadar acımasız bir psikopat olduğunu gösterir gibiydi.
Özellikle çocuklara yaptığı direnç ve basınç testleri çok meşhurdu. Çocukları özellikle deney öncesi çikolata ile kandırıp, onlar üzerinde acımasız ölümcül deneyler yapardı. Bunla ilgili verilecek örneklerden biri de bu kampta sağ kurtulabilen izak Ganon adında bir yahudi çocuktu. Mengele’nin kandırdığı bu çocuk ameliyat masasına yatırılmış ve ardından narkoz bile vurmadan, neşteri vurup, direkt böbreğinin birini çıkardığını söylüyor. Bu durumdan ölmeden kurtulan izak, gaz odasından da elindeki 201 numarası ile kurtulduğunu söylüyor. Çünkü işlem görmüş yada sakat yada deney için elverişli olmayan kişiler direk öldürüldüğünü, 200 kapasiteli gaz odasından son anda yırttığını söylüyor. Fakat annesi ve kız kardeşi 200 kişinin içindeydi.
Savaş bitimi ile bu kamplardan kurtulan bir kişi de, 10 kamyonun boşalttığı çocukların bir çukurda yakıldığını da söylüyor. Çukurdan çıkmaya çalışanları SS askerleri dipçiklerle geri düşürüyordu. Auschwitz kampının kumandanı Hoess ve Josef Mengele büyük bir zevkle izlediklerini söylüyor.
1944 yılında Hitler’in yaşadığı gerileme ile artık büyük güç olmaktan çıkmıştı. Müttefik devletlerin Nazi şifrelerini kırması ile çok büyük hasar almışlardı. 17 Ocak 1945´te Rus ordusu Almanya’ya girmesiyle Dr. Josef Mengele Auschwitz kampından kaçtı, Avusturya’da Hans Sedlmeyer’in evinde saklandı. Olayların unutulacağı güne kadar bekleyip, 1959 yılında Güney Amerika’ya kaçtı. Arjantin’e yerleşti. Burada durmayıp, Brezilya’nın Bertioga kasabasına yerleşti. Unutulmuştu kimse artık onu aramıyordu.
Auschwitz kampından kurtulan bir yahudinin, 17 Ocak 1985 yılında buralara gelip, anılarını anlatmasıyla bir anda tüm dünyanın hedefine giren Mengele için tekrar araştırmalara başlandı. Mengele’nin eski bir arkadaşı yardımı ile, Avusturya’daki yaşadığı eve baskın yapıldı. Fakat yanındaki aileden yaşayan kalmamıştı. Bulunan mektuplarda Brezilya’da yaşadığı öğrenilmişti.
Brezilya’da başlayan araştırmalar sonucu 1979’da denizde yüzerken yaşadığı felç ile boğularak hayatını kaybettiği, Campinas Devlet Üniversitesi uzmanlarının DNA testi ile doğrulandı.
7 Şubat 1979 yılında kaçtığı Brezilya’nın Bertioga şehrinde, yaptığı suçlar dürülmeden yüzerken geçirdiği felç ile boğularak ölmüştür.
Josef Mengele’nin Gençliği
Zor bir aile içinde yetişen Mengele, çok sert ve disiplinli bir baba tarafından yetiştirildi. Yetiştirilirken çok eziyet çektiğini, babasından soğuk ve uzak yaşamasından algılanabilir. Fakat aksine onun büyüdüğü yerde ise küçüklüğünde çok harika ve saygılı bir çocuk olduğu söyleniyor.
Giyimine ve kuşamına daha gençlik yıllarında özen gösteren mengele, özel dikilmiş takım elbisesi ile ünlenen beyaz eldivenlerinden asla vazgeçmemiştir.
Bilim Dünyasının belki de en psikopatlarından biri sayılan Josef Mengele Münih Üniversitesi ve Frankfurt Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra, tıbbi antropoloji üzerine doktora yaptı. Ocak 1937 yılında ikizlerle ilgili yaptığı araştırmalar ile tanınan Dr. Otmar Freiherr von Verschuer’ın yanında çırak olarak Frankfurt’ta Kalıtsal Biyoloji ve Irk Hijyen Enstitüsünde bilimsel çalışmalarda çalışmıştır. 1938 yılında Tıp doktoru diplomasını aldı.
Onun bilimsel çalışmalarında Alman ırkının saf ırk olduğunu düşünüyordu. Bunun için revaçta olan milliyetçilik arzusunun tavan yaptığı Nazi partisine 1937 yılında katıldı. Amacını ulaşmanın yolu ise kendi gibi psikopat eylemlere izin verilecek alan SS ordusuydu. 1940 yılında kendini göstermeye başlayan Josef Mengele, Waffen-SS’de bir asker olarak kendini ispatlamaya başlamıştı. Muhabere kolunda tıbbi destek alanında gönüllü olarak hizmet aldı. 1941 yılında Ukranya ile açılan cephede gösterdiği çabalar sonucu ikinci Sınıf meşhur Nazilarin Demir Haç madalyası verildi.
Rus cephesine gitti ve orada da yaralandı. Muhaberede vurulan 3 SS askerinin hayatını kurtardı ve bu başarı ona Nazi ordusunda Yüzbaşı rütbesi olan SS-Hauptsturmführer’i getirdi.
Ölüm Kampı: Auschwitz
Toplama kampları artık onun için bir deney yuvası olacaktı. Esir düşen askerler ve toplama kamplarındaki aciz insanlara yaptığı inanılmaz akıl dışı deneyler yüzünden ona Ölüm Meleği denecekti. Dünya genelindeki bilinen ismi yani “Angel of Death”.
Kendi deneylerine katılacak esirleri tek tek seçen ve hangisinin öldürüleceği hangisinin çalıştırılacağı gibi seçme yetkisi olan doktorlardan biri olan Josef Mengele, dayanıklı askerler için bir çok deneylerle isminin hakkını veriyordu.
Tarihte çalıştığı kamp olarak ünlenen Auschwitz kampı hakkında özellikle yahudiler söyle söylerdi: “Auschwitz diye bir yer var ve oraya giden insanlar ya hemen ya da bir süre sonra öldürülüyorlar. Ama mutlaka öldürülüyorlar…”
Almanların insanlık suçlarının işlediği Auschwitz toplama kampında yahudiler, çingeneler, eşçinseller ve engelli insanlar deneylerde ön planda kullanılıyordu. Bu kampta ölen kişi sayısının 2 milyondan fazla olduğuna inanılıyor.
Josef Mengele, farklı ırklar üzerinden, aldığı kanlar ile birbirleri arasındaki bağları araştırmak onun bir tutkusuydu.
Günlerce susuz ve aç olarak toplama kamplarına getirilen insanların birinci hedefi o dönemdeki özellikle Adolf Hitlerin amacı olan yahudileri yok etmekti. Bu hizmetin yapılacağı yer olan bu kampta gelen insanlar önce gaz odası ve ateşli fırınlara atılıp atılmayacağı karar veriliyordu. Bu kararın en önemli elemanlarından biride Dr. Josef Mengele idi.
Çok sakin bir hali olduğunu ve sadece mahkumlara yön emirleri verdiğini söylüyorlar. Soğukkanlı hali onun ne kadar acımasız bir psikopat olduğunu gösterir gibiydi.
Özellikle çocuklara yaptığı direnç ve basınç testleri çok meşhurdu. Çocukları özellikle deney öncesi çikolata ile kandırıp, onlar üzerinde acımasız ölümcül deneyler yapardı. Bunla ilgili verilecek örneklerden biri de bu kampta sağ kurtulabilen izak Ganon adında bir yahudi çocuktu. Mengele’nin kandırdığı bu çocuk ameliyat masasına yatırılmış ve ardından narkoz bile vurmadan, neşteri vurup, direkt böbreğinin birini çıkardığını söylüyor. Bu durumdan ölmeden kurtulan izak, gaz odasından da elindeki 201 numarası ile kurtulduğunu söylüyor. Çünkü işlem görmüş yada sakat yada deney için elverişli olmayan kişiler direk öldürüldüğünü, 200 kapasiteli gaz odasından son anda yırttığını söylüyor. Fakat annesi ve kız kardeşi 200 kişinin içindeydi.
Savaş bitimi ile bu kamplardan kurtulan bir kişi de, 10 kamyonun boşalttığı çocukların bir çukurda yakıldığını da söylüyor. Çukurdan çıkmaya çalışanları SS askerleri dipçiklerle geri düşürüyordu. Auschwitz kampının kumandanı Hoess ve Josef Mengele büyük bir zevkle izlediklerini söylüyor.
1944 yılında Hitler’in yaşadığı gerileme ile artık büyük güç olmaktan çıkmıştı. Müttefik devletlerin Nazi şifrelerini kırması ile çok büyük hasar almışlardı. 17 Ocak 1945´te Rus ordusu Almanya’ya girmesiyle Dr. Josef Mengele Auschwitz kampından kaçtı, Avusturya’da Hans Sedlmeyer’in evinde saklandı. Olayların unutulacağı güne kadar bekleyip, 1959 yılında Güney Amerika’ya kaçtı. Arjantin’e yerleşti. Burada durmayıp, Brezilya’nın Bertioga kasabasına yerleşti. Unutulmuştu kimse artık onu aramıyordu.
Auschwitz kampından kurtulan bir yahudinin, 17 Ocak 1985 yılında buralara gelip, anılarını anlatmasıyla bir anda tüm dünyanın hedefine giren Mengele için tekrar araştırmalara başlandı. Mengele’nin eski bir arkadaşı yardımı ile, Avusturya’daki yaşadığı eve baskın yapıldı. Fakat yanındaki aileden yaşayan kalmamıştı. Bulunan mektuplarda Brezilya’da yaşadığı öğrenilmişti.
Brezilya’da başlayan araştırmalar sonucu 1979’da denizde yüzerken yaşadığı felç ile boğularak hayatını kaybettiği, Campinas Devlet Üniversitesi uzmanlarının DNA testi ile doğrulandı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar