bugün
- sıfır atık vakfı11
- cop318
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması6
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi14
- samed ağırbaş7
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi7
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- ceketimizi koysak kazanırız zaten7
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı34
- aslan dövmenin aslında zor olmaması3
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri53
- bilerek ponziye dahil olmak4
- saddam hüseyin12
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi5
- lan sen kime ters ters bakıyorsun3
- anın fotoğrafı17
- yapay zeka ile resim video içerik üretmek3
- amedspor'un süper ligin lideri olması7
- yazarların pazar günü planları5
- milisaniyeler içerisinde tüm dünyayı gezmek2
- tr dışında neden hiçbir devlet kktc'yi tanımıyor3
- alternatif türkçe rock müziğin iyice kaybolması2
- trakya'dan slovakya'ya gitmek6
- evlenmeyecek olmak4
- saddam hüseyin ve ibrahim tatlıses benzerliği2
- hayatın çok sıkıcı olması5
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı8
- ilk buluşmada evden kek getiren kız2
- evlilik3
- türk düşmanı piçler6
- okullarda ücretsiz yemek verilmeli mi2
- evrene enerji gönderen müslüman6
- arkadaşlar bi bakar mısınız4
- köy2
- kürdü sevin23
- barça bu galatasaray'a kaç atar5
- millileri eleştiren kemalistlerin sus pus olması2
- okan buruk10
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile6
- çöp konteynerine girip ağlamak2
- keşke yunan galip gelseydi diyen adamı savunmak4
- koç burcu erkeği kabalığı2
- claudian clouds33
- 0 0 713
- müslüman vikingler3
- yazılımcıların flört edememesi2
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı2
- futbolun barbarca bir oyun olması4
- osimhensiz galatasaray5
- istanbul3
16 Mart 1911’de Alman imparatorluğu zamanında Günzburg’da doğan Josef Mengele, Hitler döneminde Nazilerin toplama kampı Auschwitz-Birkenau’da uyguladığı insanlık dışı işkenceli ölümcül denemelerle bilinen bir Alman Nazi doktorudur.
7 Şubat 1979 yılında kaçtığı Brezilya’nın Bertioga şehrinde, yaptığı suçlar dürülmeden yüzerken geçirdiği felç ile boğularak ölmüştür.
Josef Mengele’nin Gençliği
Zor bir aile içinde yetişen Mengele, çok sert ve disiplinli bir baba tarafından yetiştirildi. Yetiştirilirken çok eziyet çektiğini, babasından soğuk ve uzak yaşamasından algılanabilir. Fakat aksine onun büyüdüğü yerde ise küçüklüğünde çok harika ve saygılı bir çocuk olduğu söyleniyor.
Giyimine ve kuşamına daha gençlik yıllarında özen gösteren mengele, özel dikilmiş takım elbisesi ile ünlenen beyaz eldivenlerinden asla vazgeçmemiştir.
Bilim Dünyasının belki de en psikopatlarından biri sayılan Josef Mengele Münih Üniversitesi ve Frankfurt Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra, tıbbi antropoloji üzerine doktora yaptı. Ocak 1937 yılında ikizlerle ilgili yaptığı araştırmalar ile tanınan Dr. Otmar Freiherr von Verschuer’ın yanında çırak olarak Frankfurt’ta Kalıtsal Biyoloji ve Irk Hijyen Enstitüsünde bilimsel çalışmalarda çalışmıştır. 1938 yılında Tıp doktoru diplomasını aldı.
Onun bilimsel çalışmalarında Alman ırkının saf ırk olduğunu düşünüyordu. Bunun için revaçta olan milliyetçilik arzusunun tavan yaptığı Nazi partisine 1937 yılında katıldı. Amacını ulaşmanın yolu ise kendi gibi psikopat eylemlere izin verilecek alan SS ordusuydu. 1940 yılında kendini göstermeye başlayan Josef Mengele, Waffen-SS’de bir asker olarak kendini ispatlamaya başlamıştı. Muhabere kolunda tıbbi destek alanında gönüllü olarak hizmet aldı. 1941 yılında Ukranya ile açılan cephede gösterdiği çabalar sonucu ikinci Sınıf meşhur Nazilarin Demir Haç madalyası verildi.
Rus cephesine gitti ve orada da yaralandı. Muhaberede vurulan 3 SS askerinin hayatını kurtardı ve bu başarı ona Nazi ordusunda Yüzbaşı rütbesi olan SS-Hauptsturmführer’i getirdi.
Ölüm Kampı: Auschwitz
Toplama kampları artık onun için bir deney yuvası olacaktı. Esir düşen askerler ve toplama kamplarındaki aciz insanlara yaptığı inanılmaz akıl dışı deneyler yüzünden ona Ölüm Meleği denecekti. Dünya genelindeki bilinen ismi yani “Angel of Death”.
Kendi deneylerine katılacak esirleri tek tek seçen ve hangisinin öldürüleceği hangisinin çalıştırılacağı gibi seçme yetkisi olan doktorlardan biri olan Josef Mengele, dayanıklı askerler için bir çok deneylerle isminin hakkını veriyordu.
Tarihte çalıştığı kamp olarak ünlenen Auschwitz kampı hakkında özellikle yahudiler söyle söylerdi: “Auschwitz diye bir yer var ve oraya giden insanlar ya hemen ya da bir süre sonra öldürülüyorlar. Ama mutlaka öldürülüyorlar…”
Almanların insanlık suçlarının işlediği Auschwitz toplama kampında yahudiler, çingeneler, eşçinseller ve engelli insanlar deneylerde ön planda kullanılıyordu. Bu kampta ölen kişi sayısının 2 milyondan fazla olduğuna inanılıyor.
Josef Mengele, farklı ırklar üzerinden, aldığı kanlar ile birbirleri arasındaki bağları araştırmak onun bir tutkusuydu.
Günlerce susuz ve aç olarak toplama kamplarına getirilen insanların birinci hedefi o dönemdeki özellikle Adolf Hitlerin amacı olan yahudileri yok etmekti. Bu hizmetin yapılacağı yer olan bu kampta gelen insanlar önce gaz odası ve ateşli fırınlara atılıp atılmayacağı karar veriliyordu. Bu kararın en önemli elemanlarından biride Dr. Josef Mengele idi.
Çok sakin bir hali olduğunu ve sadece mahkumlara yön emirleri verdiğini söylüyorlar. Soğukkanlı hali onun ne kadar acımasız bir psikopat olduğunu gösterir gibiydi.
Özellikle çocuklara yaptığı direnç ve basınç testleri çok meşhurdu. Çocukları özellikle deney öncesi çikolata ile kandırıp, onlar üzerinde acımasız ölümcül deneyler yapardı. Bunla ilgili verilecek örneklerden biri de bu kampta sağ kurtulabilen izak Ganon adında bir yahudi çocuktu. Mengele’nin kandırdığı bu çocuk ameliyat masasına yatırılmış ve ardından narkoz bile vurmadan, neşteri vurup, direkt böbreğinin birini çıkardığını söylüyor. Bu durumdan ölmeden kurtulan izak, gaz odasından da elindeki 201 numarası ile kurtulduğunu söylüyor. Çünkü işlem görmüş yada sakat yada deney için elverişli olmayan kişiler direk öldürüldüğünü, 200 kapasiteli gaz odasından son anda yırttığını söylüyor. Fakat annesi ve kız kardeşi 200 kişinin içindeydi.
Savaş bitimi ile bu kamplardan kurtulan bir kişi de, 10 kamyonun boşalttığı çocukların bir çukurda yakıldığını da söylüyor. Çukurdan çıkmaya çalışanları SS askerleri dipçiklerle geri düşürüyordu. Auschwitz kampının kumandanı Hoess ve Josef Mengele büyük bir zevkle izlediklerini söylüyor.
1944 yılında Hitler’in yaşadığı gerileme ile artık büyük güç olmaktan çıkmıştı. Müttefik devletlerin Nazi şifrelerini kırması ile çok büyük hasar almışlardı. 17 Ocak 1945´te Rus ordusu Almanya’ya girmesiyle Dr. Josef Mengele Auschwitz kampından kaçtı, Avusturya’da Hans Sedlmeyer’in evinde saklandı. Olayların unutulacağı güne kadar bekleyip, 1959 yılında Güney Amerika’ya kaçtı. Arjantin’e yerleşti. Burada durmayıp, Brezilya’nın Bertioga kasabasına yerleşti. Unutulmuştu kimse artık onu aramıyordu.
Auschwitz kampından kurtulan bir yahudinin, 17 Ocak 1985 yılında buralara gelip, anılarını anlatmasıyla bir anda tüm dünyanın hedefine giren Mengele için tekrar araştırmalara başlandı. Mengele’nin eski bir arkadaşı yardımı ile, Avusturya’daki yaşadığı eve baskın yapıldı. Fakat yanındaki aileden yaşayan kalmamıştı. Bulunan mektuplarda Brezilya’da yaşadığı öğrenilmişti.
Brezilya’da başlayan araştırmalar sonucu 1979’da denizde yüzerken yaşadığı felç ile boğularak hayatını kaybettiği, Campinas Devlet Üniversitesi uzmanlarının DNA testi ile doğrulandı.
7 Şubat 1979 yılında kaçtığı Brezilya’nın Bertioga şehrinde, yaptığı suçlar dürülmeden yüzerken geçirdiği felç ile boğularak ölmüştür.
Josef Mengele’nin Gençliği
Zor bir aile içinde yetişen Mengele, çok sert ve disiplinli bir baba tarafından yetiştirildi. Yetiştirilirken çok eziyet çektiğini, babasından soğuk ve uzak yaşamasından algılanabilir. Fakat aksine onun büyüdüğü yerde ise küçüklüğünde çok harika ve saygılı bir çocuk olduğu söyleniyor.
Giyimine ve kuşamına daha gençlik yıllarında özen gösteren mengele, özel dikilmiş takım elbisesi ile ünlenen beyaz eldivenlerinden asla vazgeçmemiştir.
Bilim Dünyasının belki de en psikopatlarından biri sayılan Josef Mengele Münih Üniversitesi ve Frankfurt Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra, tıbbi antropoloji üzerine doktora yaptı. Ocak 1937 yılında ikizlerle ilgili yaptığı araştırmalar ile tanınan Dr. Otmar Freiherr von Verschuer’ın yanında çırak olarak Frankfurt’ta Kalıtsal Biyoloji ve Irk Hijyen Enstitüsünde bilimsel çalışmalarda çalışmıştır. 1938 yılında Tıp doktoru diplomasını aldı.
Onun bilimsel çalışmalarında Alman ırkının saf ırk olduğunu düşünüyordu. Bunun için revaçta olan milliyetçilik arzusunun tavan yaptığı Nazi partisine 1937 yılında katıldı. Amacını ulaşmanın yolu ise kendi gibi psikopat eylemlere izin verilecek alan SS ordusuydu. 1940 yılında kendini göstermeye başlayan Josef Mengele, Waffen-SS’de bir asker olarak kendini ispatlamaya başlamıştı. Muhabere kolunda tıbbi destek alanında gönüllü olarak hizmet aldı. 1941 yılında Ukranya ile açılan cephede gösterdiği çabalar sonucu ikinci Sınıf meşhur Nazilarin Demir Haç madalyası verildi.
Rus cephesine gitti ve orada da yaralandı. Muhaberede vurulan 3 SS askerinin hayatını kurtardı ve bu başarı ona Nazi ordusunda Yüzbaşı rütbesi olan SS-Hauptsturmführer’i getirdi.
Ölüm Kampı: Auschwitz
Toplama kampları artık onun için bir deney yuvası olacaktı. Esir düşen askerler ve toplama kamplarındaki aciz insanlara yaptığı inanılmaz akıl dışı deneyler yüzünden ona Ölüm Meleği denecekti. Dünya genelindeki bilinen ismi yani “Angel of Death”.
Kendi deneylerine katılacak esirleri tek tek seçen ve hangisinin öldürüleceği hangisinin çalıştırılacağı gibi seçme yetkisi olan doktorlardan biri olan Josef Mengele, dayanıklı askerler için bir çok deneylerle isminin hakkını veriyordu.
Tarihte çalıştığı kamp olarak ünlenen Auschwitz kampı hakkında özellikle yahudiler söyle söylerdi: “Auschwitz diye bir yer var ve oraya giden insanlar ya hemen ya da bir süre sonra öldürülüyorlar. Ama mutlaka öldürülüyorlar…”
Almanların insanlık suçlarının işlediği Auschwitz toplama kampında yahudiler, çingeneler, eşçinseller ve engelli insanlar deneylerde ön planda kullanılıyordu. Bu kampta ölen kişi sayısının 2 milyondan fazla olduğuna inanılıyor.
Josef Mengele, farklı ırklar üzerinden, aldığı kanlar ile birbirleri arasındaki bağları araştırmak onun bir tutkusuydu.
Günlerce susuz ve aç olarak toplama kamplarına getirilen insanların birinci hedefi o dönemdeki özellikle Adolf Hitlerin amacı olan yahudileri yok etmekti. Bu hizmetin yapılacağı yer olan bu kampta gelen insanlar önce gaz odası ve ateşli fırınlara atılıp atılmayacağı karar veriliyordu. Bu kararın en önemli elemanlarından biride Dr. Josef Mengele idi.
Çok sakin bir hali olduğunu ve sadece mahkumlara yön emirleri verdiğini söylüyorlar. Soğukkanlı hali onun ne kadar acımasız bir psikopat olduğunu gösterir gibiydi.
Özellikle çocuklara yaptığı direnç ve basınç testleri çok meşhurdu. Çocukları özellikle deney öncesi çikolata ile kandırıp, onlar üzerinde acımasız ölümcül deneyler yapardı. Bunla ilgili verilecek örneklerden biri de bu kampta sağ kurtulabilen izak Ganon adında bir yahudi çocuktu. Mengele’nin kandırdığı bu çocuk ameliyat masasına yatırılmış ve ardından narkoz bile vurmadan, neşteri vurup, direkt böbreğinin birini çıkardığını söylüyor. Bu durumdan ölmeden kurtulan izak, gaz odasından da elindeki 201 numarası ile kurtulduğunu söylüyor. Çünkü işlem görmüş yada sakat yada deney için elverişli olmayan kişiler direk öldürüldüğünü, 200 kapasiteli gaz odasından son anda yırttığını söylüyor. Fakat annesi ve kız kardeşi 200 kişinin içindeydi.
Savaş bitimi ile bu kamplardan kurtulan bir kişi de, 10 kamyonun boşalttığı çocukların bir çukurda yakıldığını da söylüyor. Çukurdan çıkmaya çalışanları SS askerleri dipçiklerle geri düşürüyordu. Auschwitz kampının kumandanı Hoess ve Josef Mengele büyük bir zevkle izlediklerini söylüyor.
1944 yılında Hitler’in yaşadığı gerileme ile artık büyük güç olmaktan çıkmıştı. Müttefik devletlerin Nazi şifrelerini kırması ile çok büyük hasar almışlardı. 17 Ocak 1945´te Rus ordusu Almanya’ya girmesiyle Dr. Josef Mengele Auschwitz kampından kaçtı, Avusturya’da Hans Sedlmeyer’in evinde saklandı. Olayların unutulacağı güne kadar bekleyip, 1959 yılında Güney Amerika’ya kaçtı. Arjantin’e yerleşti. Burada durmayıp, Brezilya’nın Bertioga kasabasına yerleşti. Unutulmuştu kimse artık onu aramıyordu.
Auschwitz kampından kurtulan bir yahudinin, 17 Ocak 1985 yılında buralara gelip, anılarını anlatmasıyla bir anda tüm dünyanın hedefine giren Mengele için tekrar araştırmalara başlandı. Mengele’nin eski bir arkadaşı yardımı ile, Avusturya’daki yaşadığı eve baskın yapıldı. Fakat yanındaki aileden yaşayan kalmamıştı. Bulunan mektuplarda Brezilya’da yaşadığı öğrenilmişti.
Brezilya’da başlayan araştırmalar sonucu 1979’da denizde yüzerken yaşadığı felç ile boğularak hayatını kaybettiği, Campinas Devlet Üniversitesi uzmanlarının DNA testi ile doğrulandı.
Gündemdeki Haberler