bugün
- aşk acısı çekiyorum sözlük9
- nickten isim tahmini yapmak10
- dublajı orjinalinden daha iyi olan izlenceler2
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- zorunlu eğitim9
- isteklerinize nasıl sınır koyuyorsunuz5
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği15
- sözlüğün boşalması3
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı17
- guinness birası4
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek13
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi26
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı12
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- caddebostan da bostan yetiştirmek4
- haramidere de haramilik yapmak5
- batıl inançlar7
- içinizde bomba atmasını bilmeyen hayvanlar var3
- sinem dedetaş11
- masak'ın ahbap bağışlarını incelemesi2
- cabrio tigra süren kadının arabasına atlatmak3
- arkadaşlar pizza yer miyiz4
- muşlettin amca3
- kemalistler yunanistan'a defolsun8
- büyük filmlerden büyük replikler3
- mazot fiyatlarının suçlusu2
- kilolu olmak5
- yürüyen bok4
- mason greenwood11
- çerçeve yasa7
- şaka maka 40'a yaklaşmak6
- fetönün siyasi ayağı araştırlsın önergesinin reddi8
- apo hapisten çıkınca ak partililerin tepkisi8
- ev ödevi2
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı18
- kedin mi var derdin var4
- aşağı saksonya2
- gerçek sözlük yazarı uzun saçlı sakallı obez olur3
- başlarım böyle hayata deyip akp'ye üye olmak4
- ispanya6
- renault 9 broadway12
- zall adlı yazar4
- velvet hanım ile kahve içmek8
- almanya4
- 15 temmuz tiyatro mu7
- erdogan'a suikast timi itirafı8
- full metal jacket vs the thin red line2
- meal kuran değildir26
selam.
çocukluktan başlayıp gençliğe, orta yaşlara kadar, çevresel faktörlerin yoğun etkisinin de ister istemez yönlendirmesiyle, zihinde oluşturulan hayal, o dünyadaki cennet... ulaşmak dert. ancak ulaştıktan sonra da bir bambaşkalık oluyor. bu da başka insanlara dert.
eğer hayale ya da hayale yakın bir hayata kavuştuysanız bunu nasıl yaptığınız sorulduğunda muhtemelen çok büyük bir cesaret, gözü karalık ve atılganlık ile olduğunu söyleyeceksiniz. deyim yerindeyse kelle koltukta bir yaşam geçirmiş ve nihayetinde arzulanan kalenin zirvesine oturmuşsunuz. ancak sorun burada başlıyor; artık savaşmak, can almak, sahaya inmek, gerekirse ölmek istemiyorsunuz. sadece zirvenin tadını çıkarmak istiyorsunuz.
çapsız kral pene'nin bir sözü var; "beni yiğit kılan sizlerin korkaklığıdır." insanı zirveye alttakiler taşır. diğerleri ne kadar başarısızsa sen o kadar başarılısındır. durum böyle iken alt tabakadan ayrı, onlarsız bir zirve düşünülemez. onlar her zaman vardır ve her zaman alt edilmeleri gerekir. yokmuş gibi yapmak zamanla güç kaybettirir ve sonunda onların yanına inmeye sebebiyet verir. peki nasıl olacak bu işler?
güç birikmez. ya vardır ya yoktur. sonra kullanmak için saklanılamaz. her an, her dakika yeniden kazanılmak veya korunmak zorundadır. madem öyle savaşın kendisinden zevk almak zorundasın. bir tanesini kazanır kazanmaz bir yenisine arzu duymalısın. alt etmekten, gücünü her an göstermekten, yenmekten tat almalısın. yalnızca tek bir kale kazanıp, tası tarağı toplayıp, kapısını kilitleyip, içine girip orada mutlu ve mesut yaşam sürdürmeyi düşünmek büyük ahmaklık olur. buna hiç kimse izin vermez.
daha güncel bir örnek vereyim... yıllarca okumuş, gece gündüz ders çalışmış, sınavlar vermiş, hayalindeki hayata ulaşmak gayesi ile motive olmuş bir adamın otuzlu yaşlarında nihayet uzman doktor olup güzel bir eş, harika bir otomobil, müthiş manzaralı bir ev ve çok tatlı bir çocuk sahibi olduğunu varsayalım. bu adamı hayali için tam konsantre çalıştığı dönemlerde engellemeye kalktığında eminim seni çiğ çiğ yerdi. fakat şimdi... şimdi tam bir ılık götlüye dönüştü. trafikte küfretsen karşılık vermez, kaçar gider. bankada sırasını alsan "ya sabır" çeker. kapısının önüne çöp atsan "pasif agresif" bir şekilde oflayarak alır çöpe atar. hastanede bir hasta yakını üstüne yürüse kibar kibar izaha kalkar vs. vs... ne oldu birader? ne yaptılar lan sana? Erzurumlu, erzincanlı, gaziosmanpaşalı, malatyalı, anadolu çocuğu, anası babası köylü adamdın sen. ne oldu bir anda bu skillerin yok oldu gitti? biraz iyi kazanıp biraz statü yapınca nasıl böyle korkak oldun? yarı boyunda adamın postasına ne oldu da "şimdi tadımız kaçmasın" şekli sessiz kalıp, arkanı dönüp gider oldun? ben cevabını vereyim: hayaline ulaştın. ulaştın ve bunu riske atacak en ufak şeyden, rahatını, ağzının tadını bozacak her şeyden it gibi korkar oldun. yavşaklaştın, gavatlaştın, yumuşadın, ibne gibi bir şey oldun. kısacası bittin amına koyayım. iyi arabaya bineyim, iyi karıyı ben sikeyim diye yok ettin kendini. tebrikler.
ciao.
çocukluktan başlayıp gençliğe, orta yaşlara kadar, çevresel faktörlerin yoğun etkisinin de ister istemez yönlendirmesiyle, zihinde oluşturulan hayal, o dünyadaki cennet... ulaşmak dert. ancak ulaştıktan sonra da bir bambaşkalık oluyor. bu da başka insanlara dert.
eğer hayale ya da hayale yakın bir hayata kavuştuysanız bunu nasıl yaptığınız sorulduğunda muhtemelen çok büyük bir cesaret, gözü karalık ve atılganlık ile olduğunu söyleyeceksiniz. deyim yerindeyse kelle koltukta bir yaşam geçirmiş ve nihayetinde arzulanan kalenin zirvesine oturmuşsunuz. ancak sorun burada başlıyor; artık savaşmak, can almak, sahaya inmek, gerekirse ölmek istemiyorsunuz. sadece zirvenin tadını çıkarmak istiyorsunuz.
çapsız kral pene'nin bir sözü var; "beni yiğit kılan sizlerin korkaklığıdır." insanı zirveye alttakiler taşır. diğerleri ne kadar başarısızsa sen o kadar başarılısındır. durum böyle iken alt tabakadan ayrı, onlarsız bir zirve düşünülemez. onlar her zaman vardır ve her zaman alt edilmeleri gerekir. yokmuş gibi yapmak zamanla güç kaybettirir ve sonunda onların yanına inmeye sebebiyet verir. peki nasıl olacak bu işler?
güç birikmez. ya vardır ya yoktur. sonra kullanmak için saklanılamaz. her an, her dakika yeniden kazanılmak veya korunmak zorundadır. madem öyle savaşın kendisinden zevk almak zorundasın. bir tanesini kazanır kazanmaz bir yenisine arzu duymalısın. alt etmekten, gücünü her an göstermekten, yenmekten tat almalısın. yalnızca tek bir kale kazanıp, tası tarağı toplayıp, kapısını kilitleyip, içine girip orada mutlu ve mesut yaşam sürdürmeyi düşünmek büyük ahmaklık olur. buna hiç kimse izin vermez.
daha güncel bir örnek vereyim... yıllarca okumuş, gece gündüz ders çalışmış, sınavlar vermiş, hayalindeki hayata ulaşmak gayesi ile motive olmuş bir adamın otuzlu yaşlarında nihayet uzman doktor olup güzel bir eş, harika bir otomobil, müthiş manzaralı bir ev ve çok tatlı bir çocuk sahibi olduğunu varsayalım. bu adamı hayali için tam konsantre çalıştığı dönemlerde engellemeye kalktığında eminim seni çiğ çiğ yerdi. fakat şimdi... şimdi tam bir ılık götlüye dönüştü. trafikte küfretsen karşılık vermez, kaçar gider. bankada sırasını alsan "ya sabır" çeker. kapısının önüne çöp atsan "pasif agresif" bir şekilde oflayarak alır çöpe atar. hastanede bir hasta yakını üstüne yürüse kibar kibar izaha kalkar vs. vs... ne oldu birader? ne yaptılar lan sana? Erzurumlu, erzincanlı, gaziosmanpaşalı, malatyalı, anadolu çocuğu, anası babası köylü adamdın sen. ne oldu bir anda bu skillerin yok oldu gitti? biraz iyi kazanıp biraz statü yapınca nasıl böyle korkak oldun? yarı boyunda adamın postasına ne oldu da "şimdi tadımız kaçmasın" şekli sessiz kalıp, arkanı dönüp gider oldun? ben cevabını vereyim: hayaline ulaştın. ulaştın ve bunu riske atacak en ufak şeyden, rahatını, ağzının tadını bozacak her şeyden it gibi korkar oldun. yavşaklaştın, gavatlaştın, yumuşadın, ibne gibi bir şey oldun. kısacası bittin amına koyayım. iyi arabaya bineyim, iyi karıyı ben sikeyim diye yok ettin kendini. tebrikler.
ciao.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar