bugün
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı43
- milli maçı izlemeyen erkek10
- avustralya milli futbol takımı4
- vincenzo montella5
- milliyetçilik2
- futbol maçı izleyen sözlük kızı4
- sabah sabah kahvaltıya gelen misafir2
- milli takım gruptan çıksın soyunurum3
- zall yüzünden gol yememiz5
- uludağ sözlük burada zall nerede4
- alagavat olmak istiyorum ne yapmalıyım2
- ciddi ciddi maymundan geldiğine inanmak10
- ioçk adam mıdır2
- muşlettin geldi topu aldı vurdu goooooolll4
- dalmaçyalı köpeğin beneklerine iğne batırmak2
- suca suruklenen cocuk7
- ahmet sezer bey ahmet sezer bey derhal sözlüğe2
- tutulan takım gol yiyince maçı kapatmak3
- isviçre'nin nüfusu 10 milyonla sınırlama referandu3
- avustralya 0 türkiye 73
- ümit özdağ2
- su molası3
- en iyi antidepresan18
- talibanin kadınlara hemşire ve ebeliği yasaklaması12
- uludagsözlük ilk yapay zeka moderasyon başarısı9
- uğurcan çakır'ın kova olması2
- arda güler5
- gammazlar çetesi18
- milli futbolcuların sigara içtikleri iddiası2
- rakı içen kadınlara hiçbir erkeğin aşık olmaması4
- yahudilerin bu kadar zengin olmasının nedeni2
- nervio adlı yazarın dillere destan güzelliği9
- 42 bin entry girmek2
- chp'nin hali ne olacak58
- anın görüntüsü22
- uzun zamandır aktif olmayan birinci nesil yazarlık2
- yalnızca milli maç izleyen erkek2
- mutlu bir ilişkinin anahtarı8
- avustralyalıların iri yarı olması2
- sözlük yazarlarının ruh hali9
- şirinler köyüne yeni şirin13
- durduk yere instagramda takipten çıkan arkadaş9
- her şey olabilecekken hiçbir bok olamamak11
- deniz şortunun içine boxer giyilir mi sorunsalı18
- sözlükte yazmanın faydaları8
- başkanlık sisteminden beri her şeyin kötü gitmesi16
- 14 onlyfansçinin mallarına el konulması8
- bulgar uzunhavası2
- adhdli amelia2
- bir şeyler söyle8
selam.
çocukluktan başlayıp gençliğe, orta yaşlara kadar, çevresel faktörlerin yoğun etkisinin de ister istemez yönlendirmesiyle, zihinde oluşturulan hayal, o dünyadaki cennet... ulaşmak dert. ancak ulaştıktan sonra da bir bambaşkalık oluyor. bu da başka insanlara dert.
eğer hayale ya da hayale yakın bir hayata kavuştuysanız bunu nasıl yaptığınız sorulduğunda muhtemelen çok büyük bir cesaret, gözü karalık ve atılganlık ile olduğunu söyleyeceksiniz. deyim yerindeyse kelle koltukta bir yaşam geçirmiş ve nihayetinde arzulanan kalenin zirvesine oturmuşsunuz. ancak sorun burada başlıyor; artık savaşmak, can almak, sahaya inmek, gerekirse ölmek istemiyorsunuz. sadece zirvenin tadını çıkarmak istiyorsunuz.
çapsız kral pene'nin bir sözü var; "beni yiğit kılan sizlerin korkaklığıdır." insanı zirveye alttakiler taşır. diğerleri ne kadar başarısızsa sen o kadar başarılısındır. durum böyle iken alt tabakadan ayrı, onlarsız bir zirve düşünülemez. onlar her zaman vardır ve her zaman alt edilmeleri gerekir. yokmuş gibi yapmak zamanla güç kaybettirir ve sonunda onların yanına inmeye sebebiyet verir. peki nasıl olacak bu işler?
güç birikmez. ya vardır ya yoktur. sonra kullanmak için saklanılamaz. her an, her dakika yeniden kazanılmak veya korunmak zorundadır. madem öyle savaşın kendisinden zevk almak zorundasın. bir tanesini kazanır kazanmaz bir yenisine arzu duymalısın. alt etmekten, gücünü her an göstermekten, yenmekten tat almalısın. yalnızca tek bir kale kazanıp, tası tarağı toplayıp, kapısını kilitleyip, içine girip orada mutlu ve mesut yaşam sürdürmeyi düşünmek büyük ahmaklık olur. buna hiç kimse izin vermez.
daha güncel bir örnek vereyim... yıllarca okumuş, gece gündüz ders çalışmış, sınavlar vermiş, hayalindeki hayata ulaşmak gayesi ile motive olmuş bir adamın otuzlu yaşlarında nihayet uzman doktor olup güzel bir eş, harika bir otomobil, müthiş manzaralı bir ev ve çok tatlı bir çocuk sahibi olduğunu varsayalım. bu adamı hayali için tam konsantre çalıştığı dönemlerde engellemeye kalktığında eminim seni çiğ çiğ yerdi. fakat şimdi... şimdi tam bir ılık götlüye dönüştü. trafikte küfretsen karşılık vermez, kaçar gider. bankada sırasını alsan "ya sabır" çeker. kapısının önüne çöp atsan "pasif agresif" bir şekilde oflayarak alır çöpe atar. hastanede bir hasta yakını üstüne yürüse kibar kibar izaha kalkar vs. vs... ne oldu birader? ne yaptılar lan sana? Erzurumlu, erzincanlı, gaziosmanpaşalı, malatyalı, anadolu çocuğu, anası babası köylü adamdın sen. ne oldu bir anda bu skillerin yok oldu gitti? biraz iyi kazanıp biraz statü yapınca nasıl böyle korkak oldun? yarı boyunda adamın postasına ne oldu da "şimdi tadımız kaçmasın" şekli sessiz kalıp, arkanı dönüp gider oldun? ben cevabını vereyim: hayaline ulaştın. ulaştın ve bunu riske atacak en ufak şeyden, rahatını, ağzının tadını bozacak her şeyden it gibi korkar oldun. yavşaklaştın, gavatlaştın, yumuşadın, ibne gibi bir şey oldun. kısacası bittin amına koyayım. iyi arabaya bineyim, iyi karıyı ben sikeyim diye yok ettin kendini. tebrikler.
ciao.
çocukluktan başlayıp gençliğe, orta yaşlara kadar, çevresel faktörlerin yoğun etkisinin de ister istemez yönlendirmesiyle, zihinde oluşturulan hayal, o dünyadaki cennet... ulaşmak dert. ancak ulaştıktan sonra da bir bambaşkalık oluyor. bu da başka insanlara dert.
eğer hayale ya da hayale yakın bir hayata kavuştuysanız bunu nasıl yaptığınız sorulduğunda muhtemelen çok büyük bir cesaret, gözü karalık ve atılganlık ile olduğunu söyleyeceksiniz. deyim yerindeyse kelle koltukta bir yaşam geçirmiş ve nihayetinde arzulanan kalenin zirvesine oturmuşsunuz. ancak sorun burada başlıyor; artık savaşmak, can almak, sahaya inmek, gerekirse ölmek istemiyorsunuz. sadece zirvenin tadını çıkarmak istiyorsunuz.
çapsız kral pene'nin bir sözü var; "beni yiğit kılan sizlerin korkaklığıdır." insanı zirveye alttakiler taşır. diğerleri ne kadar başarısızsa sen o kadar başarılısındır. durum böyle iken alt tabakadan ayrı, onlarsız bir zirve düşünülemez. onlar her zaman vardır ve her zaman alt edilmeleri gerekir. yokmuş gibi yapmak zamanla güç kaybettirir ve sonunda onların yanına inmeye sebebiyet verir. peki nasıl olacak bu işler?
güç birikmez. ya vardır ya yoktur. sonra kullanmak için saklanılamaz. her an, her dakika yeniden kazanılmak veya korunmak zorundadır. madem öyle savaşın kendisinden zevk almak zorundasın. bir tanesini kazanır kazanmaz bir yenisine arzu duymalısın. alt etmekten, gücünü her an göstermekten, yenmekten tat almalısın. yalnızca tek bir kale kazanıp, tası tarağı toplayıp, kapısını kilitleyip, içine girip orada mutlu ve mesut yaşam sürdürmeyi düşünmek büyük ahmaklık olur. buna hiç kimse izin vermez.
daha güncel bir örnek vereyim... yıllarca okumuş, gece gündüz ders çalışmış, sınavlar vermiş, hayalindeki hayata ulaşmak gayesi ile motive olmuş bir adamın otuzlu yaşlarında nihayet uzman doktor olup güzel bir eş, harika bir otomobil, müthiş manzaralı bir ev ve çok tatlı bir çocuk sahibi olduğunu varsayalım. bu adamı hayali için tam konsantre çalıştığı dönemlerde engellemeye kalktığında eminim seni çiğ çiğ yerdi. fakat şimdi... şimdi tam bir ılık götlüye dönüştü. trafikte küfretsen karşılık vermez, kaçar gider. bankada sırasını alsan "ya sabır" çeker. kapısının önüne çöp atsan "pasif agresif" bir şekilde oflayarak alır çöpe atar. hastanede bir hasta yakını üstüne yürüse kibar kibar izaha kalkar vs. vs... ne oldu birader? ne yaptılar lan sana? Erzurumlu, erzincanlı, gaziosmanpaşalı, malatyalı, anadolu çocuğu, anası babası köylü adamdın sen. ne oldu bir anda bu skillerin yok oldu gitti? biraz iyi kazanıp biraz statü yapınca nasıl böyle korkak oldun? yarı boyunda adamın postasına ne oldu da "şimdi tadımız kaçmasın" şekli sessiz kalıp, arkanı dönüp gider oldun? ben cevabını vereyim: hayaline ulaştın. ulaştın ve bunu riske atacak en ufak şeyden, rahatını, ağzının tadını bozacak her şeyden it gibi korkar oldun. yavşaklaştın, gavatlaştın, yumuşadın, ibne gibi bir şey oldun. kısacası bittin amına koyayım. iyi arabaya bineyim, iyi karıyı ben sikeyim diye yok ettin kendini. tebrikler.
ciao.
Gündemdeki Haberler