bugün
- göğsüne dilan polat yazdıran başörtülü bacı4
- ona bir şey söyle16
- 22 haziran 2026 uruguay yeşil burun adaları maçı3
- lahmacunu elle yiyen kız18
- seksten sonra bira içmek5
- 2026 dünya kupası14
- olduğundan genç göstermek9
- 120 kilo olup 1 2 opel corsa'ya binmek7
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı47
- eğilirken eliyle göğüs dekoltesini kapatan kız5
- sınava geç girenlere yönelik yapılan eleştiriler2
- kapalılar imha edilsin diyen kadına gözaltı6
- sevgilisinin kedisine işkence yapan adam2
- 21 haziran 2026 ispanya suudi arabistan maçı7
- istanbul trafiğini bir cümleyle anlatmak6
- sezen aksu abartılmış bir şarkıcıdır7
- ez te hezdikim6
- evlilikteki en büyük sorun4
- sözlük kadınları5
- cuckold erkek3
- ciddi ilişki istemiyorum takılalım diyen kadın11
- 21 haziran 2026 türkiye çin voleybol maçı2
- yaşlılığınız için insan biriktirin9
- dünya kupasından banane diyen erkek6
- bugün de meme atan olmaması4
- balkonu camla kaplatmak7
- iş yerinde yapması zevkli şeyler3
- citroen in volkswagen den daha pahalı olması4
- 21 haziran 2026 belçika iran maçı4
- milli takımımızın balonu patladı7
- akıllarını erkek analiziyle yitiren sözlük kızları4
- bir insana sonradan öğretilebilecek en zor şey9
- alevilerde muhammed ismi5
- yazarların en sevdiği meyve9
- istanbul6
- köyde gece tuvalete gitmek7
- meslek seçiminde ilgi alanları mı maddiyat mi4
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi8
- türkiye'deki yakışıklı erkek kıtlığı16
- güne bir şarkı bırak18
- kadınlar porno izler mi sorunsalı4
- elmas bey biraderin çaylak olması5
- üniversite sınavına geç kalmak5
- her sabah simit poğaça ile kahvaltı yapan insan4
- seni hayata bağlayan şey12
- milli takıma isim koyalım kampanyası9
- wc den elenerek dünyada dalga konusu olmamız4
- 5 litrelik suyla sınava giren öğrenci8
- asosyal olmanın sebepleri7
- pornoyu bırakmak5
çocukluk kahramanı derler hep babalar için. hiç de öyle değil.
uçmasını bilen yakışıklı bir adam varken ne gereği var ki babadan kahraman yaratmaya. hem uçmayan kahraman mı olur allasen!
superman'in uçar gibi yaptığı yerin aslında gök mavisi bile olmadığını, göğe o kadar yakından bakılsa burdan göründüğü gibi asla olamayacağını algılar, ve ondan başka kimsenin kendini de lekelemeyi göze alarak, "erkekler bencildir, seni üzmelerine izin verme" cümlesini kurma cesaretine, dürüstlüğüne sahip olmadığını, zaten sizi kimsenin de o kadar sevmediğini anlar konuma gelince yerle yeksan oluveriyor "kahramanlık" mefhumuna dair kurdukların.
yoğurdum ekşi diyecek kadar yürekli olana kahramanım demeye meyilleniyorsun.
hiç tanımadığım insanları sana sesimi yükselterek ama seni sağır etmek için değil, sadece heyecanımdan, savunuşlarım var ya, hani " sen hiç hata yapmadın mı ki!" ler, hepsi senin kızınım diye oluyor.
senin susuşların, ben sana çakmak çakmak bakıp aklımdan geçeni süzgüsüz aktarırken belli belirsiz gülümsemelerin de öyle.
muhtemelen aklından benim evladım işte diye geçiriyorsun, ya da ben öyle olmasını ölesiye dilerim.çünkü farklı doğrultudaki cümleleri aynı yöntemlerle her kurduğumuzda ben diyorum işte benim babam diye.
yine de sönmüyor bakışlarım, gardım düşmüyor. sana düşürmeye başlarsam herkese düşer diye.
bir de "git" derken sesimi titretmiyorum hiç baba, senin "arkana bakmadan git, yoksa hiç gidemezsin" dediğinde olduğu gibi.
benim "git"lerim farklı oluyor yalnız genelde. istemediğimi, içime sinmeyeni yapmamam gerektiğini öğrettiğin için bana, bir de kalmanın bir hak etme biçimi olduğunu, yalnızca onlarca gerektiği için değil, bence "gereksiz" oldukları için, adab-ı muaşeretten uzak bir şekilde yol veriyorum gidene.
zaten en az senin kadar nefret ediyorum şişkin egolardan. ve en çok onlarla karşılaştığım zamanlarda özlüyorum seni. kendini ne de çok şey sanıyor baksana diye beraber güler dalga geçerdik diye belki.
bir de saman alevi gibi parlayıp söndüğümde aklıma hemen geliveriyorsun. o zamanlardaki bakışlarını düşünüyorum ve ayna gereksinimim kalkıyor ortadan. acaba sinirlenince nasıl görünüyorum diye düşünmüyorum. annemin deyimiyle "babasının kızı!nolcak!" oluyorum o zamanlarda.
kimsenin bencilliğinin beni yormasına izin vermiyorum merak etme. canımı yakacak olana gereğinden bencil olup, sesimi titretmeden "git" diyorum hep.
aklına takacak bir şey yok buralarda yani. keyfim iyi. annemden moralim bozuk olduğu dedikodusunu alıp da hiçbir şey bilmiyormuş gibi arayıp saçmalama kotanı doldurmaya çalışmana da gerek yok. kotan sınırsız zaten bende, saçmalamaların dolmuyor da tebessümlerim doluyor, aşarsam gözlerimden sızar diye korkuyorum gülümsemelerim.
masallara uzun zamandır inanmıyorum, uçan kahramanlar zaten yalan.
dürüstlüğü diline dolayıp da içine battığı kirden pastan habersizlere ve ego budalalarına inat, inandır beni.
tüm dünya gözüme baka baka yalan söylüyor olsa, sen bana kıyamazsın..di mi baba?
**
uçmasını bilen yakışıklı bir adam varken ne gereği var ki babadan kahraman yaratmaya. hem uçmayan kahraman mı olur allasen!
superman'in uçar gibi yaptığı yerin aslında gök mavisi bile olmadığını, göğe o kadar yakından bakılsa burdan göründüğü gibi asla olamayacağını algılar, ve ondan başka kimsenin kendini de lekelemeyi göze alarak, "erkekler bencildir, seni üzmelerine izin verme" cümlesini kurma cesaretine, dürüstlüğüne sahip olmadığını, zaten sizi kimsenin de o kadar sevmediğini anlar konuma gelince yerle yeksan oluveriyor "kahramanlık" mefhumuna dair kurdukların.
yoğurdum ekşi diyecek kadar yürekli olana kahramanım demeye meyilleniyorsun.
hiç tanımadığım insanları sana sesimi yükselterek ama seni sağır etmek için değil, sadece heyecanımdan, savunuşlarım var ya, hani " sen hiç hata yapmadın mı ki!" ler, hepsi senin kızınım diye oluyor.
senin susuşların, ben sana çakmak çakmak bakıp aklımdan geçeni süzgüsüz aktarırken belli belirsiz gülümsemelerin de öyle.
muhtemelen aklından benim evladım işte diye geçiriyorsun, ya da ben öyle olmasını ölesiye dilerim.çünkü farklı doğrultudaki cümleleri aynı yöntemlerle her kurduğumuzda ben diyorum işte benim babam diye.
yine de sönmüyor bakışlarım, gardım düşmüyor. sana düşürmeye başlarsam herkese düşer diye.
bir de "git" derken sesimi titretmiyorum hiç baba, senin "arkana bakmadan git, yoksa hiç gidemezsin" dediğinde olduğu gibi.
benim "git"lerim farklı oluyor yalnız genelde. istemediğimi, içime sinmeyeni yapmamam gerektiğini öğrettiğin için bana, bir de kalmanın bir hak etme biçimi olduğunu, yalnızca onlarca gerektiği için değil, bence "gereksiz" oldukları için, adab-ı muaşeretten uzak bir şekilde yol veriyorum gidene.
zaten en az senin kadar nefret ediyorum şişkin egolardan. ve en çok onlarla karşılaştığım zamanlarda özlüyorum seni. kendini ne de çok şey sanıyor baksana diye beraber güler dalga geçerdik diye belki.
bir de saman alevi gibi parlayıp söndüğümde aklıma hemen geliveriyorsun. o zamanlardaki bakışlarını düşünüyorum ve ayna gereksinimim kalkıyor ortadan. acaba sinirlenince nasıl görünüyorum diye düşünmüyorum. annemin deyimiyle "babasının kızı!nolcak!" oluyorum o zamanlarda.
kimsenin bencilliğinin beni yormasına izin vermiyorum merak etme. canımı yakacak olana gereğinden bencil olup, sesimi titretmeden "git" diyorum hep.
aklına takacak bir şey yok buralarda yani. keyfim iyi. annemden moralim bozuk olduğu dedikodusunu alıp da hiçbir şey bilmiyormuş gibi arayıp saçmalama kotanı doldurmaya çalışmana da gerek yok. kotan sınırsız zaten bende, saçmalamaların dolmuyor da tebessümlerim doluyor, aşarsam gözlerimden sızar diye korkuyorum gülümsemelerim.
masallara uzun zamandır inanmıyorum, uçan kahramanlar zaten yalan.
dürüstlüğü diline dolayıp da içine battığı kirden pastan habersizlere ve ego budalalarına inat, inandır beni.
tüm dünya gözüme baka baka yalan söylüyor olsa, sen bana kıyamazsın..di mi baba?
**
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar