bugün
- felsefe8
- polisin verilen emrin yasaya uygunluğunu sorgusu6
- tarhana içenlerin köylü ve eğitimsiz olması4
- tarikatlar ve cemaatler5
- ilk buluşmada 13 pişi yiyen kız4
- içki içen akp li6
- apo orospu çocuğu değildir demek8
- ismail kartal9
- alparslan kuytul7
- iran barışı reddederse kötü olur huckabee2
- erecto birader birader bay3
- yasakçı zihniyet4
- rüzgar2
- açlıktan karnına taş bağlayan peygamber4
- habaş'ın yerli otomobil projesi5
- yahudilerin istihbaratta cinnileri kullanması6
- bugün ne yapsam4
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı32
- bahçeliden gündem yaratacak seçim sistemi çıkışı6
- evde lahmacun yapmak6
- ekşi sözlük15
- ulusalcı önderlerin akp'ye geçmesi3
- cristiano ronaldo4
- okul formalarının dayatılması3
- insanı yoran duygular3
- enayimiknatisi ile kavga etmek11
- sözlükte kavga çıkmasının sebebi10
- yobazlar3
- gemilerin denizde yüzmesi2
- sevgilinin omuzlarına ceketini atmak2
- teknofaşizm4
- maddi dünyayı yöneten kabala tarikatı3
- ağzıma almam diyen kız4
- tıp okumanın avantajı5
- osuruktan şiirler47
- çağla idi5
- menzil cemaatinde rekabet alevlendi6
- ismet gürbüz11
- keşke dediğiniz bir anı yazar mısınız11
- zeki olmanın avantajları8
- ayak fantezisi3
- denizci2
- kendine yabancılaşmak3
- hiçbir şey yapmadan yorulmak3
- dünya fotoğrafçılık günü2
- rock n park2
- söz gümüş ise sükut altındır3
- her şeyi hatırlayan insan7
- osmanlının yıkılma sebebi ittihak terakki3
- bir belgesel bırak2
hayat ne kadar garip. ne kadar ilginç, ne kadar tatsız.
hep yalnız olmak istediğimi sandım. buna ulaşmak için elimden geleni de yaptım. sarmıyor çünkü insanlar niyeyse, muhabbetleri hiç içimi açmıyor genelde.
benim muhabbetim çok matah olduğu için asla değil, belli ki değil zaten, sadece eğlenemiyorum çoğu insanın yanında. niye bilmiyorum. keşke böyle olmasam.
var tabi çok sevdiğim insanlar. Annem, babam, abim; ailem olmalarından öte oldukları insanlardan ötürü çok seviyorum.
Önceden bir kaç tane çok iyi arkadaşım vardı. Beni sevdiğini bildiğim bir kadın dahi vardı. hep birlikte oluruz sanıyordum, yeterince iyi bir dost veya sevgili olduğumu sanıyordum.
değildim anladığım kadarıyla.
Artık yoklar. ne oldular bilmiyorum, hayat devam etti ve yollarımız ayrı düştü hepsiyle.
ve bir süredir de tek başımayım. gerçekten öyle. bunu sözlüğe yazmamdan belli zaten. yanlış anlaşılmasın, kimse okusun diye yazmıyorum.
bir şey anlatmaya ihtiyacım var sadece, dinleyecek kimsenin olmaması önemsiz. sözlük olmasa bile kendi kendime konuşurdum bunu herhalde. sözlük neyseki anonim, kimsenin kim olduğumu bilmesine gerek yok.
Tüm hücrelerimi içine alan bir yalnızlıktayım şu an niyeyse, şu an da değil tabi, bir süredir diyeyim.
ne yaparsam yapayım, nereye gidersem gideyim, kaçamıyorum bu histen. Uyanmadan geri uyumaya kadar, kafamın arkasında, günlük hayatın içinde saklanmış, koyu, sade ve son derece gerçek bir yalnızlık.
Hiç böyle olacağını düşünmemiştim gençliğin. akşamlarımı balkonda tek başıma sigara içerek geçireceğimi, genç yaşımda yüzümün buruşacağını, asla ayrı kalmayız dediğim insanları yıllardır görmeyeceğimi.
kimseye suç bulmuyorum, kendi tercihlerimin beni getirdiği yerdir belki de burası. dönüştüğüm insandan dolayı, bazı insanları ben ittim belki de, bazıları olduğum insanı tercih etmediği için gitti.
neyse ne. Hayat hayatlığını yaptı, ve şu an buradayım.
işin kötü tarafı, aklıma gelen her şeyi denedim yalnız hissetmemek için. işe yaramadılar herhalde hiç biri.
yanımda olmasını istediğim insanların hiç biri yanımda değil artık. diğerlerini ben istemiyorum.
gururumla yalnız kalmayı seçtim, şu amına koyduğumun düzeninde sırf yalnız hissetmemek için herkes gibi olmayı da kaldıramam.
nasıl geçer acaba bu? Ölene kadar hayat böyle mi geçecek? kendine acıma ve hüzünle mi geçecek?
alkol veya bilimum diğer ürünleri hiç sevmem aslında. her seferinde de aksırırım içerken, ama 24 saat ayık kalmak için çok uzun geliyor, her seferinde elime bir meret alırken buluyorum kendimi.
niye yaşayamıyorum herkes gibi, çok merak ediyorum. milletin keyfi yerinde, takılıyorlar, farklı dertleri var hepsinin.
neden ben böyleyim? Ne yalnızlığı bırakabiliyorum isteyerek, ne de kaçabiliyorum bundan istediğimde.
ağlamak da boş geliyor, hiçbir şey atamıyorum ki içimden. eski yüzleri ve yerleri hatırlamaya devam ediyorum.
en iyi günleri hatırlıyorum, en sevdiğim anılar aklıma geliyor, öpücükler geliyor, kahkahalar geliyor aklıma, sevişmeler geliyor.
dokunmaya kıyamadığım sevgilim geliyor, onun için kurşun atıp kurşun yiyeceğim en yakın arkadaşım geliyor, bana verdikleri çok değerli ve nadir hatıralar geliyor.
belki unutsam olur, ama unutamıyorum da. Beynim öyle işlemiyor.
sigara ve rakı. cüzdanım isyan ediyor artık, sal beni diyor, onu da salamıyorum.
kendi melankolimden çok sıkıldım artık. ama işte durumlar var, ölemiyorum da ağız tadıyla. babamın gelip cenazemi almasını ayrıca istemiyorum, yapamam yani bunu ona.
öylece kaldım ortada. ne ileri ne geri, hep aynı yer, boş bir çölün tam ortası. işin ilginç tarafı kalkıp o çölü terketmeye veya en azından terketmeyi denemeye de üşeniyorum.
her gece aynı. balkon, kafa yükselten ürünler, kulaklıkta müzik, sokak ışıkları.
neden buna dönüştü ki hayat? belli ki bir yerde, bir anda, yanlış bir karar verdim, ve o kararlar zinciri beni buraya getirdi.
belki de iyi günler getirmiştir beni kötü günlere.
bilmiyorum. tek bildiğim şey bitmiyor şu gereksiz dramatik hüzün.
öyle bişeler işte.
hep yalnız olmak istediğimi sandım. buna ulaşmak için elimden geleni de yaptım. sarmıyor çünkü insanlar niyeyse, muhabbetleri hiç içimi açmıyor genelde.
benim muhabbetim çok matah olduğu için asla değil, belli ki değil zaten, sadece eğlenemiyorum çoğu insanın yanında. niye bilmiyorum. keşke böyle olmasam.
var tabi çok sevdiğim insanlar. Annem, babam, abim; ailem olmalarından öte oldukları insanlardan ötürü çok seviyorum.
Önceden bir kaç tane çok iyi arkadaşım vardı. Beni sevdiğini bildiğim bir kadın dahi vardı. hep birlikte oluruz sanıyordum, yeterince iyi bir dost veya sevgili olduğumu sanıyordum.
değildim anladığım kadarıyla.
Artık yoklar. ne oldular bilmiyorum, hayat devam etti ve yollarımız ayrı düştü hepsiyle.
ve bir süredir de tek başımayım. gerçekten öyle. bunu sözlüğe yazmamdan belli zaten. yanlış anlaşılmasın, kimse okusun diye yazmıyorum.
bir şey anlatmaya ihtiyacım var sadece, dinleyecek kimsenin olmaması önemsiz. sözlük olmasa bile kendi kendime konuşurdum bunu herhalde. sözlük neyseki anonim, kimsenin kim olduğumu bilmesine gerek yok.
Tüm hücrelerimi içine alan bir yalnızlıktayım şu an niyeyse, şu an da değil tabi, bir süredir diyeyim.
ne yaparsam yapayım, nereye gidersem gideyim, kaçamıyorum bu histen. Uyanmadan geri uyumaya kadar, kafamın arkasında, günlük hayatın içinde saklanmış, koyu, sade ve son derece gerçek bir yalnızlık.
Hiç böyle olacağını düşünmemiştim gençliğin. akşamlarımı balkonda tek başıma sigara içerek geçireceğimi, genç yaşımda yüzümün buruşacağını, asla ayrı kalmayız dediğim insanları yıllardır görmeyeceğimi.
kimseye suç bulmuyorum, kendi tercihlerimin beni getirdiği yerdir belki de burası. dönüştüğüm insandan dolayı, bazı insanları ben ittim belki de, bazıları olduğum insanı tercih etmediği için gitti.
neyse ne. Hayat hayatlığını yaptı, ve şu an buradayım.
işin kötü tarafı, aklıma gelen her şeyi denedim yalnız hissetmemek için. işe yaramadılar herhalde hiç biri.
yanımda olmasını istediğim insanların hiç biri yanımda değil artık. diğerlerini ben istemiyorum.
gururumla yalnız kalmayı seçtim, şu amına koyduğumun düzeninde sırf yalnız hissetmemek için herkes gibi olmayı da kaldıramam.
nasıl geçer acaba bu? Ölene kadar hayat böyle mi geçecek? kendine acıma ve hüzünle mi geçecek?
alkol veya bilimum diğer ürünleri hiç sevmem aslında. her seferinde de aksırırım içerken, ama 24 saat ayık kalmak için çok uzun geliyor, her seferinde elime bir meret alırken buluyorum kendimi.
niye yaşayamıyorum herkes gibi, çok merak ediyorum. milletin keyfi yerinde, takılıyorlar, farklı dertleri var hepsinin.
neden ben böyleyim? Ne yalnızlığı bırakabiliyorum isteyerek, ne de kaçabiliyorum bundan istediğimde.
ağlamak da boş geliyor, hiçbir şey atamıyorum ki içimden. eski yüzleri ve yerleri hatırlamaya devam ediyorum.
en iyi günleri hatırlıyorum, en sevdiğim anılar aklıma geliyor, öpücükler geliyor, kahkahalar geliyor aklıma, sevişmeler geliyor.
dokunmaya kıyamadığım sevgilim geliyor, onun için kurşun atıp kurşun yiyeceğim en yakın arkadaşım geliyor, bana verdikleri çok değerli ve nadir hatıralar geliyor.
belki unutsam olur, ama unutamıyorum da. Beynim öyle işlemiyor.
sigara ve rakı. cüzdanım isyan ediyor artık, sal beni diyor, onu da salamıyorum.
kendi melankolimden çok sıkıldım artık. ama işte durumlar var, ölemiyorum da ağız tadıyla. babamın gelip cenazemi almasını ayrıca istemiyorum, yapamam yani bunu ona.
öylece kaldım ortada. ne ileri ne geri, hep aynı yer, boş bir çölün tam ortası. işin ilginç tarafı kalkıp o çölü terketmeye veya en azından terketmeyi denemeye de üşeniyorum.
her gece aynı. balkon, kafa yükselten ürünler, kulaklıkta müzik, sokak ışıkları.
neden buna dönüştü ki hayat? belli ki bir yerde, bir anda, yanlış bir karar verdim, ve o kararlar zinciri beni buraya getirdi.
belki de iyi günler getirmiştir beni kötü günlere.
bilmiyorum. tek bildiğim şey bitmiyor şu gereksiz dramatik hüzün.
öyle bişeler işte.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar