bugün
- yavudilerde cin peri hayalet öcü hortlak olmaması11
- kainatın insanların keşfi için yaratılması4
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı7
- tai lung26
- askerden sonra dikkat çekmek4
- bütün dinlere inanmamak2
- muskadan medet uman müslümanlar2
- kadının kalbine giden yol4
- anderson talisca6
- nervio varıdı nerede o8
- şile de ceyda yakova'nın öldüğü motosiklet kazası6
- ilgi alanına göre konuşmalık insan veritabanı7
- bir zihinden diğer zihne sirayet eden algı3
- kıyamet2
- tüm erkeklerin old money giyinmesi11
- sözlük dayısı dövmek6
- anın görüntüsü20
- osuruktan şiirler89
- victor osimhen19
- commodore 642
- gece yarısı evde yarasa uçarken uyanmak3
- ismet gurbuz 202411
- su bardağı ile çay içmek5
- psikolojik hastalığı olmayan sözlük kızı5
- ben hiç ak partiye oy vermedim2
- mansur yavaş3
- kadınların muhabbet etmeyi sevdiği erkek olmak4
- fenerbahçe17
- corpus hermeticus4
- dolar isterse 100 olsun41
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı27
- muslettin amca10
- içki şişeleri3
- hiç hakiki sarışın kız görmemek5
- burç soran kadının flörtleşmeye çalışıyor olması5
- hoşlanılan kızı çorbacıya götürmek4
- yemeksepeti4
- arkadaşlar selam4
- steam arkadaşı aranıyor5
- balkanlar da sarışın olmaması4
- eski sevgilinin mesaj atıp ben aşık oldum demesi3
- kitap okuyorum sessiz olun4
- dilek imamoğlunun ateş eden mayosu25
- mekke anlaşması5
- eski sevgiliyle 50 yıl sonra karşılaşmak5
- tortellini3
- sade sodaya tek atan insan4
- semahta giysi üçetektir2
- 22 ağustos 2026 sıcak hava dalgası3
- otogar tuvaleti4
Fazla onaylanmadan dolayı kişilerin kendini tanrı hissedeceği yerlerdir. kısa bir hikaye ile örnekleyelim;
Tanrı Gibi Hissedilen Yegane Yer ve Dostoyevski Açmazı
Bu bahsedeceğim yer çok gizli veya bir milyon ışık yılı uzaklıktaki bir evrenin başkenti değil. Bu bahsedeceğim yer, parasızların ve gezginlerin oluşturduğu bir yer. Bu yer, yolda kalmışların bir otostop macerasına başlamalarına vesile olan baş parmağın havaya kalkarak fitili ateşlediği bir yer. Suç ve Cezayı bitirdiğim gecenin sabahında aldığım bir karar doğrultusunda gözlemlediğim bir fikir bu. Nitekim bildiğiniz üzere Dostoyevski fikirlerini, yarattığı karakterlerle kapıştıran bir adamdır. Öylesine vurucu tahliller ve betimlemeler yapar ki çıkan kavgaları ayırmak için sağ tarafınızda bulunan küllüğün yanında ki telefona eliniz gider ve polisi aramak istersiniz. O sabah Dostoyevski olmak için dışarı çıktım. Fikir çatışmalarını ve insanların hassas noktalarına basılacak yegane yer aramaya başladım. Mahalle arası kahvehanelerde genellikle siyasi fikir kavgaları çıkar. O yüzden direkt es geçtim. Ardından bir bakkala girip bir sigara almak istedim. En pahalı sigaralardan biri olan marlboro sipariş vererek fiyatını sordum. On sekiz lira fiyatına ‘bu ne abi böyle ya her gün zam her gün zam ne olacak böyle’ diye sordum. ‘Yiğenim bu hükümet böyle yav’ cevabını alınca konunun yine siyasi, bir türe dönüşeceğini farkettim. Selam verip uzaklaştım. Gerçekten farklı bir konu konuşan insan arıyordum. Çiçero’nun yalnızlığını hissediyordum. Fakat Pes etmemeliydim. O sıra aklıma Yiğit Özgür karikatürü olan otostop hikayesi geldi. Otostop çekip, duygularını Dostoyevski kılığına bürüyen birisi olacaktım. Otostop çektiğim kişi ise Raskolnikov. Nitekim Metaryalist olma yolunda emin adımlarla ilerleyen bir toplumda, otostop çekeceğim araba sıradan olmamalıydı. Bu tür toplumlarda benim görüşüme göre araba türüı, insana kişilik olarak fikir sunuyor. Hatchback türü araç sahipleri daha çok içe dönük mutsuzluklar yaşarken Sedan türü araç sahipleri hep dışa dönük materyal dertlerin kölesi oluyor. Tabi bunlar benim şahsi görüşlerim. Kişilik olarak ben de içe dönük dertlerin kölesi biri olarak fikirlerime zıt görüşleri olan Sedan tipi araçlara otostop çekmeye başladım. Hatta bir iki defa Hatchbak tipi araç sahipleri onlara otostop çekmediğim halde durup yardımcı olmak istediler. Bir sosyoloji dersi olarak otostopçuluk işini yapan arkadaşlara önerim, her zaman Hatchback araçlara otostop çekin. Çünkü o insanların araçları küçük gönülleri büyüktür. Ama inadım inattı. inadım çok sürmedi. Bir Sedan tipi araç yardımcı oldu. Büyük Dere Caddesinden, Beşiktaşa giden güzergahta trafiksiz olan bir saatte, on üç dakika konuşma sürem vardı. Uzun kavramsal kargaşaların ve evrensel meselelerin tartışıldığı ön sağ ve sol koltuğun konumunun yaşattığı duygu kronolojik olarak sıralamaya girerse, Muhammedin Allah ile konuştuğu yer olan Sidratül Münteha, Hz Musa’nın Allahla konuştuğu Sina Dağı, Budha’nın Karma fikrine kapıldığı odadan sonra o Sedanın ön koltukları gelir. Beşiktaş’a varmaya yakın araç sahibinin her dediğini onaylamış olmamın, insanın acziyetinin parasızlıktan kaynaklandığının bir eseri olduğunu fark ettim. Selam verip indim araçtan. Dışarı çıkar çıkmaz on altı dakika önce aldığım marlboro marka sigaradan bir tane yakıp ilerilere doğru üfledim.Sonra düşündüm acziyet değilde belkide korkaklık olabilir. Sonuçta birisinin aracı özel mülktür ve sizi azda olsa korku kaplar. Resmen Raskolnikov’un cinayeti işlediği rehineci kadının odasında tir tir titrediği gibi. Dediklerimi toplayacak olursak. Fazla onaylanmanın insanda yarattığı Tanrısal duygu bazen kişiyi olmayacak durumlara sürükler. Ve bu Tanrısal duygular her şeyi yapmakta özgürmüşsünüz fikri aşılar. Son söz olarak herkes bildiği işi yapsın…
Tanrı Gibi Hissedilen Yegane Yer ve Dostoyevski Açmazı
Bu bahsedeceğim yer çok gizli veya bir milyon ışık yılı uzaklıktaki bir evrenin başkenti değil. Bu bahsedeceğim yer, parasızların ve gezginlerin oluşturduğu bir yer. Bu yer, yolda kalmışların bir otostop macerasına başlamalarına vesile olan baş parmağın havaya kalkarak fitili ateşlediği bir yer. Suç ve Cezayı bitirdiğim gecenin sabahında aldığım bir karar doğrultusunda gözlemlediğim bir fikir bu. Nitekim bildiğiniz üzere Dostoyevski fikirlerini, yarattığı karakterlerle kapıştıran bir adamdır. Öylesine vurucu tahliller ve betimlemeler yapar ki çıkan kavgaları ayırmak için sağ tarafınızda bulunan küllüğün yanında ki telefona eliniz gider ve polisi aramak istersiniz. O sabah Dostoyevski olmak için dışarı çıktım. Fikir çatışmalarını ve insanların hassas noktalarına basılacak yegane yer aramaya başladım. Mahalle arası kahvehanelerde genellikle siyasi fikir kavgaları çıkar. O yüzden direkt es geçtim. Ardından bir bakkala girip bir sigara almak istedim. En pahalı sigaralardan biri olan marlboro sipariş vererek fiyatını sordum. On sekiz lira fiyatına ‘bu ne abi böyle ya her gün zam her gün zam ne olacak böyle’ diye sordum. ‘Yiğenim bu hükümet böyle yav’ cevabını alınca konunun yine siyasi, bir türe dönüşeceğini farkettim. Selam verip uzaklaştım. Gerçekten farklı bir konu konuşan insan arıyordum. Çiçero’nun yalnızlığını hissediyordum. Fakat Pes etmemeliydim. O sıra aklıma Yiğit Özgür karikatürü olan otostop hikayesi geldi. Otostop çekip, duygularını Dostoyevski kılığına bürüyen birisi olacaktım. Otostop çektiğim kişi ise Raskolnikov. Nitekim Metaryalist olma yolunda emin adımlarla ilerleyen bir toplumda, otostop çekeceğim araba sıradan olmamalıydı. Bu tür toplumlarda benim görüşüme göre araba türüı, insana kişilik olarak fikir sunuyor. Hatchback türü araç sahipleri daha çok içe dönük mutsuzluklar yaşarken Sedan türü araç sahipleri hep dışa dönük materyal dertlerin kölesi oluyor. Tabi bunlar benim şahsi görüşlerim. Kişilik olarak ben de içe dönük dertlerin kölesi biri olarak fikirlerime zıt görüşleri olan Sedan tipi araçlara otostop çekmeye başladım. Hatta bir iki defa Hatchbak tipi araç sahipleri onlara otostop çekmediğim halde durup yardımcı olmak istediler. Bir sosyoloji dersi olarak otostopçuluk işini yapan arkadaşlara önerim, her zaman Hatchback araçlara otostop çekin. Çünkü o insanların araçları küçük gönülleri büyüktür. Ama inadım inattı. inadım çok sürmedi. Bir Sedan tipi araç yardımcı oldu. Büyük Dere Caddesinden, Beşiktaşa giden güzergahta trafiksiz olan bir saatte, on üç dakika konuşma sürem vardı. Uzun kavramsal kargaşaların ve evrensel meselelerin tartışıldığı ön sağ ve sol koltuğun konumunun yaşattığı duygu kronolojik olarak sıralamaya girerse, Muhammedin Allah ile konuştuğu yer olan Sidratül Münteha, Hz Musa’nın Allahla konuştuğu Sina Dağı, Budha’nın Karma fikrine kapıldığı odadan sonra o Sedanın ön koltukları gelir. Beşiktaş’a varmaya yakın araç sahibinin her dediğini onaylamış olmamın, insanın acziyetinin parasızlıktan kaynaklandığının bir eseri olduğunu fark ettim. Selam verip indim araçtan. Dışarı çıkar çıkmaz on altı dakika önce aldığım marlboro marka sigaradan bir tane yakıp ilerilere doğru üfledim.Sonra düşündüm acziyet değilde belkide korkaklık olabilir. Sonuçta birisinin aracı özel mülktür ve sizi azda olsa korku kaplar. Resmen Raskolnikov’un cinayeti işlediği rehineci kadının odasında tir tir titrediği gibi. Dediklerimi toplayacak olursak. Fazla onaylanmanın insanda yarattığı Tanrısal duygu bazen kişiyi olmayacak durumlara sürükler. Ve bu Tanrısal duygular her şeyi yapmakta özgürmüşsünüz fikri aşılar. Son söz olarak herkes bildiği işi yapsın…
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar