bugün
- izmir'de başörtülü kadını sahilden kovan seküler15
- düşün ki bu gece öldün5
- hoşlanılan kızın evlilik düşünmüyorum demesi7
- aşure getiren yakışıklı kaslı komşu4
- sersem herif9
- imamoğlu'nun 1 günde 3 davaya girmesi20
- ilk buluşmada kızı lahmacuncuya götüren erkek9
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması20
- yeni yazarlara öneriler9
- zihni göktay11
- bir kadınla bir erkeğin yakın arkadaş olması2
- yön duygusuna sahip olmamak6
- kadınların piç erkek tercihi8
- yaş ilerledikçe fark edilen şey10
- herbokolog2
- karı kıza para yedirir misiniz7
- nickli başlık açacak kadar acınası durumda olmak4
- ata demirer'in deniz göktaş eleştirisi4
- 2026 dünya kupası25
- otobüste yere oturan kızlara bağıran adam7
- üstünlük kompleksi vs aşağılık kompleksi4
- sevgiliye alınabilecek 200 tl altı hediyeler12
- saraca finch house12
- sözlükte kavga olmayacak hissi6
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı7
- günün şiiri21
- mel mel bakan adama gülümsemek11
- unutulmayan duvar yazıları7
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları28
- yutar mısınız4
- velvet ile ismet gürbüzün ortak noktaları6
- nato toplantısı anısına basılan 5 tl7
- evlenilmeyecek kız tipi5
- gocu buraya bak parlak çocuk10
- öbür sözlüğün dağılıyor olması5
- yılın ilk denize girişi4
- ragnar rockefeller38
- brezilya milli futbol takımı2
- iyi erkeklerin nerede olduğu sorunsalı3
- değersizlik hissi6
- beni de gammaz yapın5
- futbol21
- erling braut haaland6
- 6 temmuz 2026 meksika ingiltere maçı6
- isveç norveç danimarka2
- carlo ancelotti2
- dinozorların gerçekten yaşadığını sanan cahiller6
- apophis göktaşı'nın 2029 da dünya'ya yakın geçişi2
- neymar2
- keloğlan'ın balkıza aşık olması4
Fazla onaylanmadan dolayı kişilerin kendini tanrı hissedeceği yerlerdir. kısa bir hikaye ile örnekleyelim;
Tanrı Gibi Hissedilen Yegane Yer ve Dostoyevski Açmazı
Bu bahsedeceğim yer çok gizli veya bir milyon ışık yılı uzaklıktaki bir evrenin başkenti değil. Bu bahsedeceğim yer, parasızların ve gezginlerin oluşturduğu bir yer. Bu yer, yolda kalmışların bir otostop macerasına başlamalarına vesile olan baş parmağın havaya kalkarak fitili ateşlediği bir yer. Suç ve Cezayı bitirdiğim gecenin sabahında aldığım bir karar doğrultusunda gözlemlediğim bir fikir bu. Nitekim bildiğiniz üzere Dostoyevski fikirlerini, yarattığı karakterlerle kapıştıran bir adamdır. Öylesine vurucu tahliller ve betimlemeler yapar ki çıkan kavgaları ayırmak için sağ tarafınızda bulunan küllüğün yanında ki telefona eliniz gider ve polisi aramak istersiniz. O sabah Dostoyevski olmak için dışarı çıktım. Fikir çatışmalarını ve insanların hassas noktalarına basılacak yegane yer aramaya başladım. Mahalle arası kahvehanelerde genellikle siyasi fikir kavgaları çıkar. O yüzden direkt es geçtim. Ardından bir bakkala girip bir sigara almak istedim. En pahalı sigaralardan biri olan marlboro sipariş vererek fiyatını sordum. On sekiz lira fiyatına ‘bu ne abi böyle ya her gün zam her gün zam ne olacak böyle’ diye sordum. ‘Yiğenim bu hükümet böyle yav’ cevabını alınca konunun yine siyasi, bir türe dönüşeceğini farkettim. Selam verip uzaklaştım. Gerçekten farklı bir konu konuşan insan arıyordum. Çiçero’nun yalnızlığını hissediyordum. Fakat Pes etmemeliydim. O sıra aklıma Yiğit Özgür karikatürü olan otostop hikayesi geldi. Otostop çekip, duygularını Dostoyevski kılığına bürüyen birisi olacaktım. Otostop çektiğim kişi ise Raskolnikov. Nitekim Metaryalist olma yolunda emin adımlarla ilerleyen bir toplumda, otostop çekeceğim araba sıradan olmamalıydı. Bu tür toplumlarda benim görüşüme göre araba türüı, insana kişilik olarak fikir sunuyor. Hatchback türü araç sahipleri daha çok içe dönük mutsuzluklar yaşarken Sedan türü araç sahipleri hep dışa dönük materyal dertlerin kölesi oluyor. Tabi bunlar benim şahsi görüşlerim. Kişilik olarak ben de içe dönük dertlerin kölesi biri olarak fikirlerime zıt görüşleri olan Sedan tipi araçlara otostop çekmeye başladım. Hatta bir iki defa Hatchbak tipi araç sahipleri onlara otostop çekmediğim halde durup yardımcı olmak istediler. Bir sosyoloji dersi olarak otostopçuluk işini yapan arkadaşlara önerim, her zaman Hatchback araçlara otostop çekin. Çünkü o insanların araçları küçük gönülleri büyüktür. Ama inadım inattı. inadım çok sürmedi. Bir Sedan tipi araç yardımcı oldu. Büyük Dere Caddesinden, Beşiktaşa giden güzergahta trafiksiz olan bir saatte, on üç dakika konuşma sürem vardı. Uzun kavramsal kargaşaların ve evrensel meselelerin tartışıldığı ön sağ ve sol koltuğun konumunun yaşattığı duygu kronolojik olarak sıralamaya girerse, Muhammedin Allah ile konuştuğu yer olan Sidratül Münteha, Hz Musa’nın Allahla konuştuğu Sina Dağı, Budha’nın Karma fikrine kapıldığı odadan sonra o Sedanın ön koltukları gelir. Beşiktaş’a varmaya yakın araç sahibinin her dediğini onaylamış olmamın, insanın acziyetinin parasızlıktan kaynaklandığının bir eseri olduğunu fark ettim. Selam verip indim araçtan. Dışarı çıkar çıkmaz on altı dakika önce aldığım marlboro marka sigaradan bir tane yakıp ilerilere doğru üfledim.Sonra düşündüm acziyet değilde belkide korkaklık olabilir. Sonuçta birisinin aracı özel mülktür ve sizi azda olsa korku kaplar. Resmen Raskolnikov’un cinayeti işlediği rehineci kadının odasında tir tir titrediği gibi. Dediklerimi toplayacak olursak. Fazla onaylanmanın insanda yarattığı Tanrısal duygu bazen kişiyi olmayacak durumlara sürükler. Ve bu Tanrısal duygular her şeyi yapmakta özgürmüşsünüz fikri aşılar. Son söz olarak herkes bildiği işi yapsın…
Tanrı Gibi Hissedilen Yegane Yer ve Dostoyevski Açmazı
Bu bahsedeceğim yer çok gizli veya bir milyon ışık yılı uzaklıktaki bir evrenin başkenti değil. Bu bahsedeceğim yer, parasızların ve gezginlerin oluşturduğu bir yer. Bu yer, yolda kalmışların bir otostop macerasına başlamalarına vesile olan baş parmağın havaya kalkarak fitili ateşlediği bir yer. Suç ve Cezayı bitirdiğim gecenin sabahında aldığım bir karar doğrultusunda gözlemlediğim bir fikir bu. Nitekim bildiğiniz üzere Dostoyevski fikirlerini, yarattığı karakterlerle kapıştıran bir adamdır. Öylesine vurucu tahliller ve betimlemeler yapar ki çıkan kavgaları ayırmak için sağ tarafınızda bulunan küllüğün yanında ki telefona eliniz gider ve polisi aramak istersiniz. O sabah Dostoyevski olmak için dışarı çıktım. Fikir çatışmalarını ve insanların hassas noktalarına basılacak yegane yer aramaya başladım. Mahalle arası kahvehanelerde genellikle siyasi fikir kavgaları çıkar. O yüzden direkt es geçtim. Ardından bir bakkala girip bir sigara almak istedim. En pahalı sigaralardan biri olan marlboro sipariş vererek fiyatını sordum. On sekiz lira fiyatına ‘bu ne abi böyle ya her gün zam her gün zam ne olacak böyle’ diye sordum. ‘Yiğenim bu hükümet böyle yav’ cevabını alınca konunun yine siyasi, bir türe dönüşeceğini farkettim. Selam verip uzaklaştım. Gerçekten farklı bir konu konuşan insan arıyordum. Çiçero’nun yalnızlığını hissediyordum. Fakat Pes etmemeliydim. O sıra aklıma Yiğit Özgür karikatürü olan otostop hikayesi geldi. Otostop çekip, duygularını Dostoyevski kılığına bürüyen birisi olacaktım. Otostop çektiğim kişi ise Raskolnikov. Nitekim Metaryalist olma yolunda emin adımlarla ilerleyen bir toplumda, otostop çekeceğim araba sıradan olmamalıydı. Bu tür toplumlarda benim görüşüme göre araba türüı, insana kişilik olarak fikir sunuyor. Hatchback türü araç sahipleri daha çok içe dönük mutsuzluklar yaşarken Sedan türü araç sahipleri hep dışa dönük materyal dertlerin kölesi oluyor. Tabi bunlar benim şahsi görüşlerim. Kişilik olarak ben de içe dönük dertlerin kölesi biri olarak fikirlerime zıt görüşleri olan Sedan tipi araçlara otostop çekmeye başladım. Hatta bir iki defa Hatchbak tipi araç sahipleri onlara otostop çekmediğim halde durup yardımcı olmak istediler. Bir sosyoloji dersi olarak otostopçuluk işini yapan arkadaşlara önerim, her zaman Hatchback araçlara otostop çekin. Çünkü o insanların araçları küçük gönülleri büyüktür. Ama inadım inattı. inadım çok sürmedi. Bir Sedan tipi araç yardımcı oldu. Büyük Dere Caddesinden, Beşiktaşa giden güzergahta trafiksiz olan bir saatte, on üç dakika konuşma sürem vardı. Uzun kavramsal kargaşaların ve evrensel meselelerin tartışıldığı ön sağ ve sol koltuğun konumunun yaşattığı duygu kronolojik olarak sıralamaya girerse, Muhammedin Allah ile konuştuğu yer olan Sidratül Münteha, Hz Musa’nın Allahla konuştuğu Sina Dağı, Budha’nın Karma fikrine kapıldığı odadan sonra o Sedanın ön koltukları gelir. Beşiktaş’a varmaya yakın araç sahibinin her dediğini onaylamış olmamın, insanın acziyetinin parasızlıktan kaynaklandığının bir eseri olduğunu fark ettim. Selam verip indim araçtan. Dışarı çıkar çıkmaz on altı dakika önce aldığım marlboro marka sigaradan bir tane yakıp ilerilere doğru üfledim.Sonra düşündüm acziyet değilde belkide korkaklık olabilir. Sonuçta birisinin aracı özel mülktür ve sizi azda olsa korku kaplar. Resmen Raskolnikov’un cinayeti işlediği rehineci kadının odasında tir tir titrediği gibi. Dediklerimi toplayacak olursak. Fazla onaylanmanın insanda yarattığı Tanrısal duygu bazen kişiyi olmayacak durumlara sürükler. Ve bu Tanrısal duygular her şeyi yapmakta özgürmüşsünüz fikri aşılar. Son söz olarak herkes bildiği işi yapsın…
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar