bugün
- bir ilişkiyi kim yönetir17
- sandalye8
- ciddi ciddi aşure seven insan30
- pandela 319
- velvet48
- en gıcık olunan insan davranışı4
- yapsam yaptım derim3
- kız arkadaşla sabahlara kadar içmek5
- aleyna tilki5
- kürt hareketinin devşirme olması15
- dimes'in 2026 yılında murat 124 hediye etmesi2
- sikişirken hüzünlenmek4
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar9
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı15
- brokoli3
- fondöten sürmek3
- ciguli kral16
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı3
- xiaomi redmi a32
- samsung3
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği35
- fransa maçı varken sözlükte dolanan erkek5
- amedspor12
- 5 temmuz 2026 paraguay fransa maçı7
- elektriği ödeyen adam7
- sokuk yazarlar3
- mony tontana11
- ümraniye de erkeğin iffetiyle oynayan kadın2
- memduh bashgan9
- çağlayı tanıyan yazarlar8
- bik bik kaç yaşında10
- deniz göktaş'ın atatürk şakası4
- ahtapot yemek9
- deniz göktaş34
- yürüyüş flörtü9
- 2026 dünya kupası33
- taksim delisi cenk4
- entry girerek kemalist devrim yapmak5
- iki ayyaş5
- evde kalmış kız kurusu7
- m r e r e c t o4
- scary movie 63
- ismet el pedro nunez de balboa luis albertoevi3
- sözlükte kavga olacak hissi5
- true üniversitesi6
- true'nun azılı bir muhalifken sonradan yumuşaması6
- sikmek icin entry ni beğendi6
- birader yazarlar bey biraderlerdir3
- kanada8
- fas7
hayatımda bugüne kadar gördüğüm nem nem değilmiş sıcak sıcak değilmiş diye, neredeyse seraplar gösterecek sıcaklığıyla bizi hayatın gerçekleriyle pişirmiş şehir. kendi vücut tuzlarımın, başımdan aşağı akan terin ağzıma gelmesi ile içmeme sebep olan iklimiyle herhalde kışın da böyle sıcak olacak diye düşündüm askerlik yaptığım zamanlarda. hayır tam aksine bir zamanlar karasu da üniversite okurken gündüz sıcağına aldanıp akşam ikinci öğretimden titreyerek döndüğümüz kuru soğukla tanıştığım gibi, izmir'de de gece nöbetlerinde hem uyku sersemi olmanın verdiği düşük vücut sıcaklığıyla hemde izmir'in havasının sersemletmesiyle ekim aylarında üzerimize büyük paltolar alıp yüzümüzü gözümüzü kapatarak nöbet tutmamız gerektiğini öğreten iklime sahip şehir. birde 12 sene önce izmir'de yaşayan bir kız arkadaşım vardı. o kız arkadaşım, churcill diye soda,limon,tuzla yapılan içeceği öğretmişti. bu öğrettiğini, askerlik yaptığım zamanlarda bizim kadın üsteğmenimiz bir gün bu sıcak havalarda hem tuz kaybını geri almamız için hemde daha dinç olabilmek için "arkadaşlar, sodaya biraz tuz katıp için" diye söyleyince o kız arkadaşım aklıma gelmişti ve "vay be" demiştim "seneler sonra churcill he..."
gezmiş olduğum büyükşehirler arasında takıntısı en az olan insanlar izmir'de bence. özellikle çarşı iznine çıkınca biraz felsefi ve biraz da sosyolojiye meraklı bir zihinle, insanları rahatsız etmemeye gayret ederek gözlem yapmak için, gerek erkeklere gerek de kadınlara bakarak gözlemler yaptım. ne bir erkek çıkıp da "ne bakıyorsun lan" demediği gibi bir çok kadın da bakışlarımı üstüne alınmadı, farketse bile üstüne alınmadı. ve yine bir çok kadın "sapık mısın ne bakıyorsun" anlamın da bir bakış atmadı ya gülümsedi insani bir tepki olarak bir mana olarak değil ya da sanki raslantısal olarak göz göze gelmişiz gibi kendine odaklanarak hayatına devam etti. bu yönüyle insani ilişkilerin geliştiği bir şehir olarak öğrendim ben izmir'i daha doğrusu gözlem yaptığım yer olan "bornova,bayraklı,konak,alsancak,kordon,narlıdere,fahrettin altay,üçyol" mevkilerinden edindiğim gözlemlerle. ayrıca komuta kademesinden değil de, kişiliği oturmamış genç askerlerin yoğunca dolaştığı yerlerde halkın bu 20 yaşındaki askerlerden biraz rahatsızlık yaşamış olduğunu da gözlemledim yani bu artık ön kabul görmüş bir hal almış görünümündeydi. bizden rahatsızlık duymuyorlardı o zamanlar 27 yaşında kısa dönem gittiğimizden ötürü, kafamız oturmuş olduğu için.
kendim için kişisel manada düşündüğüm şeyleri yazmama gerek yok ama kişisel olarak verdiğim karar "günün birinde geleceğe yatırım yapacak bir mevkide olursam,bu izmir olacak" diye bir karar verdim.
gezmiş olduğum büyükşehirler arasında takıntısı en az olan insanlar izmir'de bence. özellikle çarşı iznine çıkınca biraz felsefi ve biraz da sosyolojiye meraklı bir zihinle, insanları rahatsız etmemeye gayret ederek gözlem yapmak için, gerek erkeklere gerek de kadınlara bakarak gözlemler yaptım. ne bir erkek çıkıp da "ne bakıyorsun lan" demediği gibi bir çok kadın da bakışlarımı üstüne alınmadı, farketse bile üstüne alınmadı. ve yine bir çok kadın "sapık mısın ne bakıyorsun" anlamın da bir bakış atmadı ya gülümsedi insani bir tepki olarak bir mana olarak değil ya da sanki raslantısal olarak göz göze gelmişiz gibi kendine odaklanarak hayatına devam etti. bu yönüyle insani ilişkilerin geliştiği bir şehir olarak öğrendim ben izmir'i daha doğrusu gözlem yaptığım yer olan "bornova,bayraklı,konak,alsancak,kordon,narlıdere,fahrettin altay,üçyol" mevkilerinden edindiğim gözlemlerle. ayrıca komuta kademesinden değil de, kişiliği oturmamış genç askerlerin yoğunca dolaştığı yerlerde halkın bu 20 yaşındaki askerlerden biraz rahatsızlık yaşamış olduğunu da gözlemledim yani bu artık ön kabul görmüş bir hal almış görünümündeydi. bizden rahatsızlık duymuyorlardı o zamanlar 27 yaşında kısa dönem gittiğimizden ötürü, kafamız oturmuş olduğu için.
kendim için kişisel manada düşündüğüm şeyleri yazmama gerek yok ama kişisel olarak verdiğim karar "günün birinde geleceğe yatırım yapacak bir mevkide olursam,bu izmir olacak" diye bir karar verdim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar