bugün
- sözlük kızlarının ojeleri17
- nick vermeden bir yazara seslen12
- almanya22
- kadınların sapık olması10
- yunanistan12
- romanya52
- açılı nude4
- sözlükteki ayakçılar5
- nikola tesla'nın kürt olması10
- 2 gecede 40 bin iranlıyı katleden molla rejimi13
- 27 eylül 2026 almanya yunanistan maçı7
- usualsuspect'i tedavi ettirmek8
- turizm3
- tüm dünyada faşizmin yükselmesi5
- türkiye23
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir17
- hiçbir şeyin sarmaması9
- bulgaristan4
- 27 eylül 2026 anadolu efes beşiktaş maçı4
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz21
- adidas3
- fatma betül sayan kaya39
- biriyle konuşurken dinlemeyi unutmak2
- sozluk yazarlarinin soylemek istedikleri2
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur33
- hentbol5
- offf çok sıkıldım sözlük4
- dünya61
- meksika açmazı macerası10
- intihar2
- butlancıların birbirine girmesi5
- 27 eylül dünya turizm günü3
- mehdinin en sevdiği balık7
- konya2
- turgay tamer2
- irlanda2
- 4 büyükler bu transferleri nasıl yapıyor2
- yarın iş var5
- otel odası2
- feridun geçgel2
- borsada 2 milyar kazanan bir kişi eleştirmek4
- başka ülkelre vatandşlk başvrsu yapn milltvekilri12
- silvermist nickli yazarın gizli ülkücü olması4
- işte muhalefet ile aramızdaki fark3
- voleybol3
- kanada4
- anın görüntüsü32
- hırsız ekremi eleştirmeyip borsacıyı eleştirmek5
- gilded bayan yazare5
- sigorta asgari ücret batı icadıdır3
Ahmet altan ın milliyet gazetesinden kovulmasına ve yargılanmasına yol açan köşe yazısı:
mustafa kemal, selanik’te değil de musul’da doğmuş bir osmanlı paşası olsaydı, kurtuluş savaşı’nı türklerle ve kürtlerle birlikte gerçekleştirdikten sonra kurulmasına önayak olduğu cumhuriyetin adını kürdiye cumhuriyeti koysaydı, kendisi de meclis kararıyla atakürt adını alsaydı...
kürdiye cumhuriyeti’nin bütün vatandaşlarına kürt deneceği için hepimiz kürt sayılsaydık, taksim’e, kadıköy’e, kızılay meydanı’na, kordon’a ne mutlu kürdüm diyene pankartları asılsaydı...
kürdiye’de türk olmadığı, herkesin aslında kürt olduğu söylenseydi, kendilerini türk sananların aslında deniz kürdü oldukları iddia edilseydi...
kürtlerin yedi bin yıllık bir tarihi bulunduğunu, anadolu’nun esas sahiplerinin kürtler olduğunu, moğolların, hunların, etrüsklerin aslında kürtlerin atası sayıldığını, osmanlıdaki kürt paşalarının kahramanlıklarını derslerde okusaydık.
teoman, cengiz, atilla, osman gibi isimler almamız yasaklansaydı, berfin, beruj, tiruj, nevruz gibi isimler almak zorunda kalsaydık...
türkçe televizyon kurulması yasak edilseydi, bütün televizyon yayınları kürtçe yapılsaydı...
romanlarımızı, hikayelerimizi, şiirlerimizi kürtçe yazmak zorunda kalsaydık, yalnızca kürt şarkıları dinleseydik, gazetelerimizi kürtçe çıkarsaydık...
okullarımızda yalnız kürtçe okutulsaydı ve türkçe okutulması yasaklansaydı...
biz türküz, bizim bir tarihimiz, bir dilimiz var dediğimizde sorgusuz sualsiz hapislere atılsaydık.
istanbul’da, ankara’da, izmir’de, bursa’da, edirne’de polis sürekli olarak bizi izleseydi, özel timler bizim kürdiye cumhuriyeti’ni parçalamak isteyen ayrılıkçılar olmamızdan kuşkulanıp hepimize sürekli suçlu muamelesi yapsaydı, sırf türk olduğumuz için hakaretlere uğrasaydık.
12 eylül darbesinden sonra bütün batı bölgesindekiler hapishanelere doldurulsa, inanılmaz işkencelerden geçirilse, boğazlarına kadar çamurların içine battıkları hücrelere konsa, tazyikli sularla iç organları perişan edilse, azgın köpeklerle bacakları parçalansaydı...
evlerimiz basılsa, ayrılıkçı türk teröristlere yardım ettiğimiz iddialarıyla apartmanlarımız yakılsa, biz evimizden bir eşya bile alamadan çıkarılıp, diyarbakır’a, hakkari’ye sürgüne gönderilerek, çadırlarda yaşamak zorunda bırakılsaydık...
biz türkler buna razı olur muyduk, işte hepiniz kürdiye cumhuriyeti’nin vatandaşı olarak birer kürtsünüz, ayrıca türklük diye niye tutturuyorsunuz, isterseniz başbakan bile olabilirsiniz sözlerini bir hakkaniyet işareti olarak kabul eder miydik?
yoksa, türk kimliğimizin, dilimizin, kültürümüzün, bu ülkenin eşit vatandaşları olarak kabul edilmesinde ısrarcı mı olurduk?
bu ülkenin türk ve kürt vatandaşları var ve tarih türk çizgisinden yürümüş, bugün bizim türk olarak kabul edemeyeceklerimizi kürtlerin kabul etmesini istemişiz, bu yersiz istek sonunda patlamış, ülke önce teröre arkasından bir iç savaşa yuvarlanmış.
türkiye’nin bu kanlı karmaşadan demokrasiyle ve kürt vatandaşların kimliklerinin kabulüyle kurtulacağına inanan insanlar, bu düşüncelerini dile getirdiklerinde, bizim yöneticilerle taraftarları hep aynı soruyu soruyor:
- nedir demokratik çözüm, nedir kürt kimliği?
biz türkler, bir kürdiye cumhuriyeti’nde yaşasaydık ne isteyeceksek, bu isteklerin bugün kürtler tarafından dile getirilmesini kabul etmektir demokrasi.
kendimiz için isteyeceğimizi, bizimle eşit oldugunu kabul ettiğimiz insanlara vermemek için bu kadar kan dökmeye, ülkeyi bir çıkmaza sürüklemeye değer mi?
değmez diyenler demokrasi istiyor işte.
demokrasiyi getirmek çok mu zor zanaat?
mustafa kemal, selanik’te değil de musul’da doğmuş bir osmanlı paşası olsaydı, kurtuluş savaşı’nı türklerle ve kürtlerle birlikte gerçekleştirdikten sonra kurulmasına önayak olduğu cumhuriyetin adını kürdiye cumhuriyeti koysaydı, kendisi de meclis kararıyla atakürt adını alsaydı...
kürdiye cumhuriyeti’nin bütün vatandaşlarına kürt deneceği için hepimiz kürt sayılsaydık, taksim’e, kadıköy’e, kızılay meydanı’na, kordon’a ne mutlu kürdüm diyene pankartları asılsaydı...
kürdiye’de türk olmadığı, herkesin aslında kürt olduğu söylenseydi, kendilerini türk sananların aslında deniz kürdü oldukları iddia edilseydi...
kürtlerin yedi bin yıllık bir tarihi bulunduğunu, anadolu’nun esas sahiplerinin kürtler olduğunu, moğolların, hunların, etrüsklerin aslında kürtlerin atası sayıldığını, osmanlıdaki kürt paşalarının kahramanlıklarını derslerde okusaydık.
teoman, cengiz, atilla, osman gibi isimler almamız yasaklansaydı, berfin, beruj, tiruj, nevruz gibi isimler almak zorunda kalsaydık...
türkçe televizyon kurulması yasak edilseydi, bütün televizyon yayınları kürtçe yapılsaydı...
romanlarımızı, hikayelerimizi, şiirlerimizi kürtçe yazmak zorunda kalsaydık, yalnızca kürt şarkıları dinleseydik, gazetelerimizi kürtçe çıkarsaydık...
okullarımızda yalnız kürtçe okutulsaydı ve türkçe okutulması yasaklansaydı...
biz türküz, bizim bir tarihimiz, bir dilimiz var dediğimizde sorgusuz sualsiz hapislere atılsaydık.
istanbul’da, ankara’da, izmir’de, bursa’da, edirne’de polis sürekli olarak bizi izleseydi, özel timler bizim kürdiye cumhuriyeti’ni parçalamak isteyen ayrılıkçılar olmamızdan kuşkulanıp hepimize sürekli suçlu muamelesi yapsaydı, sırf türk olduğumuz için hakaretlere uğrasaydık.
12 eylül darbesinden sonra bütün batı bölgesindekiler hapishanelere doldurulsa, inanılmaz işkencelerden geçirilse, boğazlarına kadar çamurların içine battıkları hücrelere konsa, tazyikli sularla iç organları perişan edilse, azgın köpeklerle bacakları parçalansaydı...
evlerimiz basılsa, ayrılıkçı türk teröristlere yardım ettiğimiz iddialarıyla apartmanlarımız yakılsa, biz evimizden bir eşya bile alamadan çıkarılıp, diyarbakır’a, hakkari’ye sürgüne gönderilerek, çadırlarda yaşamak zorunda bırakılsaydık...
biz türkler buna razı olur muyduk, işte hepiniz kürdiye cumhuriyeti’nin vatandaşı olarak birer kürtsünüz, ayrıca türklük diye niye tutturuyorsunuz, isterseniz başbakan bile olabilirsiniz sözlerini bir hakkaniyet işareti olarak kabul eder miydik?
yoksa, türk kimliğimizin, dilimizin, kültürümüzün, bu ülkenin eşit vatandaşları olarak kabul edilmesinde ısrarcı mı olurduk?
bu ülkenin türk ve kürt vatandaşları var ve tarih türk çizgisinden yürümüş, bugün bizim türk olarak kabul edemeyeceklerimizi kürtlerin kabul etmesini istemişiz, bu yersiz istek sonunda patlamış, ülke önce teröre arkasından bir iç savaşa yuvarlanmış.
türkiye’nin bu kanlı karmaşadan demokrasiyle ve kürt vatandaşların kimliklerinin kabulüyle kurtulacağına inanan insanlar, bu düşüncelerini dile getirdiklerinde, bizim yöneticilerle taraftarları hep aynı soruyu soruyor:
- nedir demokratik çözüm, nedir kürt kimliği?
biz türkler, bir kürdiye cumhuriyeti’nde yaşasaydık ne isteyeceksek, bu isteklerin bugün kürtler tarafından dile getirilmesini kabul etmektir demokrasi.
kendimiz için isteyeceğimizi, bizimle eşit oldugunu kabul ettiğimiz insanlara vermemek için bu kadar kan dökmeye, ülkeyi bir çıkmaza sürüklemeye değer mi?
değmez diyenler demokrasi istiyor işte.
demokrasiyi getirmek çok mu zor zanaat?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar