bugün
- oğlak burcu kadını14
- sevgilisine kahve yapan erkek3
- zorunlu eğitimin felsefi temeli3
- yılmaz güney abi4
- aptalları hipnotize etmek2
- 1 2 puretech4
- canva3
- muhalif kerizleri silkme derneği başkanı2
- haluk levent'in hayatını anlatacak filmin adı3
- telefonu balkondan düşürme korkusu2
- ikizler burcu ve bipolar adam7
- kişinin büyüdüğünü anladığı an4
- hayatın güzel olması9
- şekeri bırakınca çayın tadını alacaksın yalanı2
- maruf güneş3
- en çok sevdiğiniz yazar19
- japonya'da 10.000 kürdün karakol basması27
- sözlüğün tanrıçası olmak20
- gececi tayfa kezosu10
- 18 temmuz 2026 malatya depremi3
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları28
- opel türkiye ve neskar bursa rezaleti3
- japonya nın teröristleri idam etmesi3
- gerçek chp zafer partisidir2
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı14
- sözlük yazarlarının numaraları12
- sigara içen erkeklerin daha çekici olması13
- gocu29
- yalnız yaşayan kadın karizması7
- kezoları hemen kapan yuzır2
- güzel zannedilen kadınların sıradan olmaları18
- kızlar gelin gofret yiyelim6
- sigara içsem mi lan eşiği7
- kendi ağzına vermek11
- bir gün öleceğini unutmak7
- 35 yaşında evlenmemiş erkek15
- haluk levent18
- ne yapıyorsun2
- sevgiliyle ormanın derinliklerine gitmek6
- hıyar yetiştiren sözlük yazarları5
- insan olmaya çeyrek kala5
- chatgpt ile sohbet etmek5
- tanrı yok21
- kuzey kıbrısta asgari ücretin 61 bin 677 olması8
- bana 1 hafta süre ver diyen partner4
- coca cola'nın asidinin düşürülmesi5
- yüzbin lira giren ev4
- bir erkeğin unutamadığı kadın olmak4
- hoşlanılan kıza true'nun foto atmış olması13
- canımın sucuklu tost çekmesi9
Geri ala defalarca basarak her saniyeyi yakalama isteği uyandıran ve soluğumuzu tutmuş filmin içinde adeta yaşıyorken kendimizi kaptırdığımız dünyada içimizdeki umudu kilometrelerce uzaktan farkedip deklanşöre bastığında ona kılçıksız isabet eden bir film...
V for vandetta...
Birazdan içimden geçen cümleler satırlara dökülürken, belki anlamsız şekilde karaladığım bu satırların bu sayfada olma nedeni tamamen rastlantısaldır...
---
10 aralık 2008,
Çarşamba...
Kendimi kafesin içindeki kuş gibi hissettiğim günlerden biri...
Aslında kafes içindeki kuş durumunun farkında değildir, aynaya baktığında kendisini görür ve bir arkadaşı olduğunu varsayarak cıvıltılar eşliğinde şarkılar söyler, yegane mucize olan yani insan olan bizler ise; etrafımızdaki parmaklıkların farkında olduğumuz için algılarımızı çevremizde var olan herşeye, hatta hiçbirşeye kapatamayız...
Ancak varolmayan bir dünyada sergilediğimiz oyunlarda ve taktığımız maskelerle yüzümüzün arkasındakileri yani özümüzü sakladığımızda sanki o parmaklıklar yokmuş ve varolmamışlar gibi davranırız...
Maske takmayanlarsa, yani herşeyiyle kendi gibi davranan dünyada sayıları gün geçtikçe tükenen insanlarsa, yaşamın özünü hissederek yaşarlar,tüm yapaylıktan uzakta nefes alırlar, aldıkları nefesin tadına varırlar ve gülümsediklerinde gözlerindeki o parlaklığı uzaklardan farkedebilirsiniz...
Yaşamdaki tüm tatları doyasıya yaşadığınızda aşkın,sevincin ve umudun yanında korkuyu, hüznü, acizliği, fakirliği;
evet aklıma gelmeyen yüzlerce insani değeri tüm benliğinizle yaşadığınızda işte o zaman maskeler ardına saklanmadan o parmaklıklar yokmuş gibi davranmayıp sen, ben, o, biz, siz, onlar, yani hepimiz o parmaklıkları savaşarak yıkabiliriz!
Unutma ;
Özgürlük kendi yarattığın parmakların ardında ve özgür olmak için önce özgürlüğü istemek gerek!
Neler saçmalıyorum ben...:)
Gene kafam karıştı,karşımda oturan maskeli üstada V 'ye gülümseyerek oyunuma ve satırlarıma devam etmeliyim...
Remember the 5 th of november, till that time everything will be changed! böyle mi demişti üstat V, uzun zaman oldu filmi izleyeli hatırlamıyorum şimdi.*
Yaşadığımız her dakika bugünü değişirmemiz ve hayatımızdaki mucizeleri gerçekleştirmemiz için birer fırsat!
O zaman Tut yakala saçlarından yaşamı kaçırma! *
V for vandetta...
Birazdan içimden geçen cümleler satırlara dökülürken, belki anlamsız şekilde karaladığım bu satırların bu sayfada olma nedeni tamamen rastlantısaldır...
---
10 aralık 2008,
Çarşamba...
Kendimi kafesin içindeki kuş gibi hissettiğim günlerden biri...
Aslında kafes içindeki kuş durumunun farkında değildir, aynaya baktığında kendisini görür ve bir arkadaşı olduğunu varsayarak cıvıltılar eşliğinde şarkılar söyler, yegane mucize olan yani insan olan bizler ise; etrafımızdaki parmaklıkların farkında olduğumuz için algılarımızı çevremizde var olan herşeye, hatta hiçbirşeye kapatamayız...
Ancak varolmayan bir dünyada sergilediğimiz oyunlarda ve taktığımız maskelerle yüzümüzün arkasındakileri yani özümüzü sakladığımızda sanki o parmaklıklar yokmuş ve varolmamışlar gibi davranırız...
Maske takmayanlarsa, yani herşeyiyle kendi gibi davranan dünyada sayıları gün geçtikçe tükenen insanlarsa, yaşamın özünü hissederek yaşarlar,tüm yapaylıktan uzakta nefes alırlar, aldıkları nefesin tadına varırlar ve gülümsediklerinde gözlerindeki o parlaklığı uzaklardan farkedebilirsiniz...
Yaşamdaki tüm tatları doyasıya yaşadığınızda aşkın,sevincin ve umudun yanında korkuyu, hüznü, acizliği, fakirliği;
evet aklıma gelmeyen yüzlerce insani değeri tüm benliğinizle yaşadığınızda işte o zaman maskeler ardına saklanmadan o parmaklıklar yokmuş gibi davranmayıp sen, ben, o, biz, siz, onlar, yani hepimiz o parmaklıkları savaşarak yıkabiliriz!
Unutma ;
Özgürlük kendi yarattığın parmakların ardında ve özgür olmak için önce özgürlüğü istemek gerek!
Neler saçmalıyorum ben...:)
Gene kafam karıştı,karşımda oturan maskeli üstada V 'ye gülümseyerek oyunuma ve satırlarıma devam etmeliyim...
Remember the 5 th of november, till that time everything will be changed! böyle mi demişti üstat V, uzun zaman oldu filmi izleyeli hatırlamıyorum şimdi.*
Yaşadığımız her dakika bugünü değişirmemiz ve hayatımızdaki mucizeleri gerçekleştirmemiz için birer fırsat!
O zaman Tut yakala saçlarından yaşamı kaçırma! *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar