bugün
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir9
- cam açık ve çıplak uyumak4
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası6
- ofis pornosu11
- ilişkiye ara vermek8
- ısparta da kanyonda mahsur kalan ihh gönüllüleri3
- kolye142
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek5
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- hoşlanılan kişinin sizden hoşlanmaması7
- ölümün çözüm olduğunu düşünmek2
- asansörde konuşmama kuralı6
- aşk13
- hayatın acı gerçekleri6
- marka giyinmek7
- nervionun mavi gözleri11
- bu saatte yemek yemek6
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak7
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- siyah saçlı beyaz tenli kız7
- ona bir şey söyle13
- migren3
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- 186 boyundaki erkek7
- nervioya yürüyecem diye nazım hikmete dönüşmek7
- cep telefonu22
- sözlük yazarlarının köpekleri8
- nokia20
- biz büyüdük ve kirlendi mi dünya sorunsalı7
- teselli vermek6
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı8
- bik bik'in kraliçe olması10
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri7
- uçan arabalar neden çıkmadı5
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı23
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- yer yön hafızası sıfır olan insan4
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- fransa11
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- uludağ sözlüğün hacklenmesi12
- teoman'ın popülerliğini kaybetmemesi5
- sarı tekerin yazar olamaması8
- hacker saldırısı gazileri8
- diksiyon4
Geri ala defalarca basarak her saniyeyi yakalama isteği uyandıran ve soluğumuzu tutmuş filmin içinde adeta yaşıyorken kendimizi kaptırdığımız dünyada içimizdeki umudu kilometrelerce uzaktan farkedip deklanşöre bastığında ona kılçıksız isabet eden bir film...
V for vandetta...
Birazdan içimden geçen cümleler satırlara dökülürken, belki anlamsız şekilde karaladığım bu satırların bu sayfada olma nedeni tamamen rastlantısaldır...
---
10 aralık 2008,
Çarşamba...
Kendimi kafesin içindeki kuş gibi hissettiğim günlerden biri...
Aslında kafes içindeki kuş durumunun farkında değildir, aynaya baktığında kendisini görür ve bir arkadaşı olduğunu varsayarak cıvıltılar eşliğinde şarkılar söyler, yegane mucize olan yani insan olan bizler ise; etrafımızdaki parmaklıkların farkında olduğumuz için algılarımızı çevremizde var olan herşeye, hatta hiçbirşeye kapatamayız...
Ancak varolmayan bir dünyada sergilediğimiz oyunlarda ve taktığımız maskelerle yüzümüzün arkasındakileri yani özümüzü sakladığımızda sanki o parmaklıklar yokmuş ve varolmamışlar gibi davranırız...
Maske takmayanlarsa, yani herşeyiyle kendi gibi davranan dünyada sayıları gün geçtikçe tükenen insanlarsa, yaşamın özünü hissederek yaşarlar,tüm yapaylıktan uzakta nefes alırlar, aldıkları nefesin tadına varırlar ve gülümsediklerinde gözlerindeki o parlaklığı uzaklardan farkedebilirsiniz...
Yaşamdaki tüm tatları doyasıya yaşadığınızda aşkın,sevincin ve umudun yanında korkuyu, hüznü, acizliği, fakirliği;
evet aklıma gelmeyen yüzlerce insani değeri tüm benliğinizle yaşadığınızda işte o zaman maskeler ardına saklanmadan o parmaklıklar yokmuş gibi davranmayıp sen, ben, o, biz, siz, onlar, yani hepimiz o parmaklıkları savaşarak yıkabiliriz!
Unutma ;
Özgürlük kendi yarattığın parmakların ardında ve özgür olmak için önce özgürlüğü istemek gerek!
Neler saçmalıyorum ben...:)
Gene kafam karıştı,karşımda oturan maskeli üstada V 'ye gülümseyerek oyunuma ve satırlarıma devam etmeliyim...
Remember the 5 th of november, till that time everything will be changed! böyle mi demişti üstat V, uzun zaman oldu filmi izleyeli hatırlamıyorum şimdi.*
Yaşadığımız her dakika bugünü değişirmemiz ve hayatımızdaki mucizeleri gerçekleştirmemiz için birer fırsat!
O zaman Tut yakala saçlarından yaşamı kaçırma! *
V for vandetta...
Birazdan içimden geçen cümleler satırlara dökülürken, belki anlamsız şekilde karaladığım bu satırların bu sayfada olma nedeni tamamen rastlantısaldır...
---
10 aralık 2008,
Çarşamba...
Kendimi kafesin içindeki kuş gibi hissettiğim günlerden biri...
Aslında kafes içindeki kuş durumunun farkında değildir, aynaya baktığında kendisini görür ve bir arkadaşı olduğunu varsayarak cıvıltılar eşliğinde şarkılar söyler, yegane mucize olan yani insan olan bizler ise; etrafımızdaki parmaklıkların farkında olduğumuz için algılarımızı çevremizde var olan herşeye, hatta hiçbirşeye kapatamayız...
Ancak varolmayan bir dünyada sergilediğimiz oyunlarda ve taktığımız maskelerle yüzümüzün arkasındakileri yani özümüzü sakladığımızda sanki o parmaklıklar yokmuş ve varolmamışlar gibi davranırız...
Maske takmayanlarsa, yani herşeyiyle kendi gibi davranan dünyada sayıları gün geçtikçe tükenen insanlarsa, yaşamın özünü hissederek yaşarlar,tüm yapaylıktan uzakta nefes alırlar, aldıkları nefesin tadına varırlar ve gülümsediklerinde gözlerindeki o parlaklığı uzaklardan farkedebilirsiniz...
Yaşamdaki tüm tatları doyasıya yaşadığınızda aşkın,sevincin ve umudun yanında korkuyu, hüznü, acizliği, fakirliği;
evet aklıma gelmeyen yüzlerce insani değeri tüm benliğinizle yaşadığınızda işte o zaman maskeler ardına saklanmadan o parmaklıklar yokmuş gibi davranmayıp sen, ben, o, biz, siz, onlar, yani hepimiz o parmaklıkları savaşarak yıkabiliriz!
Unutma ;
Özgürlük kendi yarattığın parmakların ardında ve özgür olmak için önce özgürlüğü istemek gerek!
Neler saçmalıyorum ben...:)
Gene kafam karıştı,karşımda oturan maskeli üstada V 'ye gülümseyerek oyunuma ve satırlarıma devam etmeliyim...
Remember the 5 th of november, till that time everything will be changed! böyle mi demişti üstat V, uzun zaman oldu filmi izleyeli hatırlamıyorum şimdi.*
Yaşadığımız her dakika bugünü değişirmemiz ve hayatımızdaki mucizeleri gerçekleştirmemiz için birer fırsat!
O zaman Tut yakala saçlarından yaşamı kaçırma! *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar