bugün
- ciddi ciddi aşure seven insan30
- velvet48
- bir ilişkiyi kim yönetir17
- lamba5
- pandela 319
- aleyna tilki6
- masa5
- sandalye8
- kürt hareketinin devşirme olması15
- ptt de idari hizmet sözleşmeli sisteme geçilmesi2
- diamond bosphorus14
- araf suresi 12 ayet2
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar9
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı15
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği35
- araf suresi 13 ayet2
- kokusuz küllük2
- ciguli kral16
- kız arkadaşla sabahlara kadar içmek5
- amedspor12
- iblis3
- en gıcık olunan insan davranışı4
- deniz göktaş34
- elektriği ödeyen adam7
- mony tontana11
- memduh bashgan9
- bik bik kaç yaşında10
- sikişirken hüzünlenmek4
- sanat2
- ahtapot yemek9
- çağlayı tanıyan yazarlar8
- fransa maçı varken sözlükte dolanan erkek5
- yapsam yaptım derim3
- korku filmi cekmeden once cinayet isleyen yonetmen4
- 5 temmuz 2026 paraguay fransa maçı7
- yürüyüş flörtü9
- 2026 dünya kupası33
- evde kalmış kız kurusu7
- brokoli3
- kemal kılıçdaroğlu20
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı3
- yeni sevgiliden beklentiler2
- entry girerek kemalist devrim yapmak5
- iki ayyaş5
- true üniversitesi6
- true'nun azılı bir muhalifken sonradan yumuşaması6
- deniz göktaş'ın atatürk şakası4
- fondöten sürmek3
- sikmek icin entry ni beğendi6
- uludağ sözlük bir ailedir9
benim biricik kronik hastalığım. düşünmekten uyuyamadım, çünkü bugün kontrolüm var.
20’li yaşlarımın başında ortaya çıkmış olup, ağrılarla en çok kendini gösteren bir hastalık. kadın doğumcular öğrenince direkt sizi yumurta rezervinizi, doğurganlığınızı anlamak için türlü ölçümlere gönderir. gençseniz rahatça şoklara uğrayabilirsiniz. çünkü hamilelik daha hiç düşünmediniz ama size ilerde kurabilme ihtimalinizin olduğu bir hayalin şimdiden olmama ihtimalini bildiriyorlar. hesap kitap bile yapamıyorsunuz ama ya şöyle olursa’lar kafanızı yiyor. hiç anlayamadığınız konulardan anlamaya, sağlık alanındaki makaleleri okumaya falan başlıyorsunuz.
eğer gençseniz ve her şeyiniz normalse (öyle herkesin bahsettiği gibi kısırlık vs riskleri üzerinizde henüz gözlemlenmediyse) tedaviye başlanır. bu arada herkes bir hikaye anlatır, yok çikolata kisti varmış hamileyken patlarsa çocuk ölür anne de ölürmüş. yok hayat boyu çocuğun olmazmış. tamamen çözülemiyor olsa bile sırf bu hastalıktan çocuğunuzun olmaması falan çocuğunuzu öldürmesi falan hikaye. ben doğmamış çocuğumun ölümüne ağladığımı biliyorum daha 20li yaşlarımın başında. psikolojim bozuldu.
sürekli ilerleyen bir yapıda olduğu için ve kronik olduğu için devamlı kontrollere gidilmeli ve tedavi edilmeli. tek şartı bu. buranın altını çizin. Kabullenmesi en zor, ama uygulaması belki kolay olan kısım. ben kabullenme aşamasında kaldım.
türlü tedaviler var. araştırdım ama deneyerek görmeden yararı olmadı. tıp dünyasına göre açıklanamayan, önlenmesi de herhangi bir yolla mümkün olmayan bir hastalık. yani ben kendimi bir süre anlamaya çalışsam da, ben ne yapabilirim kendim için diye baksam da yol bulamadım. kocakarı yollarını denedim uzunca süre. mucizevi diye ortaya çıkanları. zararı bile olmuş olabilir. doktorlardan ayrılmayın.
3 doktor değiştirdim, üçü de uzun süreli doktorumdu. üçü de farklı şeyler önerdi. biri ameliyat, biri bir çeşit ilaç, diğeri başka bir çeşit ilaç. o yüzden gideceğiniz doktorun bilgisi bu konuda çok önemli. kronik hastalıklarda genel olarak felaketleştiren doktorlardan kaçınılmalı. iyi hissettirmesi çok önemli.
bu hastalığa sahip olan çok fazla kadın doğuruyor. konu kısırlıktan ziyade sizin sağlığınız olmalı önce. doğumhanede çalışan doktorlarla konuşmaya kadar gittiğim için. diğer organlarınızın işleyişini etkileyen, adet düzenini yerle bir eden dolayısıyla hormonlarınızı da etkileyen, ağrılarınız üzerinden hayatınızı kontrol eden bir hal aldığı için çocuk doğurmaya takılmadan önce bunlara bakmak lazım. doğum başlangıcındaki seviye kadar ağrı çekebiliyor olabilirsiniz. ve ağrıdan dolayı iki gününüzü iptal ediyor yarı baygın şekilde geçiriyorsanız kontrol zamanınız gelmiş olabilir.
neyse, doktor umudu kesip senin bir dosyan olacak, tamamen iyileşmek yerine kaydın düzenli tutulacak. sürekli gelip gitmek zorundasın demişti. gerekirse öyle olur. sürekli tedavi altında olmanın psikolojik yorgunluğunu hissetmek istemem sadece. bu hayatta emek verilen şeylerin çözüme doğru yol almasını seviyorum ben. şöyle gereken şeyleri yapayım da iyileşeyim istiyor insan. bu da öyle olmaz mı ki.
20’li yaşlarımın başında ortaya çıkmış olup, ağrılarla en çok kendini gösteren bir hastalık. kadın doğumcular öğrenince direkt sizi yumurta rezervinizi, doğurganlığınızı anlamak için türlü ölçümlere gönderir. gençseniz rahatça şoklara uğrayabilirsiniz. çünkü hamilelik daha hiç düşünmediniz ama size ilerde kurabilme ihtimalinizin olduğu bir hayalin şimdiden olmama ihtimalini bildiriyorlar. hesap kitap bile yapamıyorsunuz ama ya şöyle olursa’lar kafanızı yiyor. hiç anlayamadığınız konulardan anlamaya, sağlık alanındaki makaleleri okumaya falan başlıyorsunuz.
eğer gençseniz ve her şeyiniz normalse (öyle herkesin bahsettiği gibi kısırlık vs riskleri üzerinizde henüz gözlemlenmediyse) tedaviye başlanır. bu arada herkes bir hikaye anlatır, yok çikolata kisti varmış hamileyken patlarsa çocuk ölür anne de ölürmüş. yok hayat boyu çocuğun olmazmış. tamamen çözülemiyor olsa bile sırf bu hastalıktan çocuğunuzun olmaması falan çocuğunuzu öldürmesi falan hikaye. ben doğmamış çocuğumun ölümüne ağladığımı biliyorum daha 20li yaşlarımın başında. psikolojim bozuldu.
sürekli ilerleyen bir yapıda olduğu için ve kronik olduğu için devamlı kontrollere gidilmeli ve tedavi edilmeli. tek şartı bu. buranın altını çizin. Kabullenmesi en zor, ama uygulaması belki kolay olan kısım. ben kabullenme aşamasında kaldım.
türlü tedaviler var. araştırdım ama deneyerek görmeden yararı olmadı. tıp dünyasına göre açıklanamayan, önlenmesi de herhangi bir yolla mümkün olmayan bir hastalık. yani ben kendimi bir süre anlamaya çalışsam da, ben ne yapabilirim kendim için diye baksam da yol bulamadım. kocakarı yollarını denedim uzunca süre. mucizevi diye ortaya çıkanları. zararı bile olmuş olabilir. doktorlardan ayrılmayın.
3 doktor değiştirdim, üçü de uzun süreli doktorumdu. üçü de farklı şeyler önerdi. biri ameliyat, biri bir çeşit ilaç, diğeri başka bir çeşit ilaç. o yüzden gideceğiniz doktorun bilgisi bu konuda çok önemli. kronik hastalıklarda genel olarak felaketleştiren doktorlardan kaçınılmalı. iyi hissettirmesi çok önemli.
bu hastalığa sahip olan çok fazla kadın doğuruyor. konu kısırlıktan ziyade sizin sağlığınız olmalı önce. doğumhanede çalışan doktorlarla konuşmaya kadar gittiğim için. diğer organlarınızın işleyişini etkileyen, adet düzenini yerle bir eden dolayısıyla hormonlarınızı da etkileyen, ağrılarınız üzerinden hayatınızı kontrol eden bir hal aldığı için çocuk doğurmaya takılmadan önce bunlara bakmak lazım. doğum başlangıcındaki seviye kadar ağrı çekebiliyor olabilirsiniz. ve ağrıdan dolayı iki gününüzü iptal ediyor yarı baygın şekilde geçiriyorsanız kontrol zamanınız gelmiş olabilir.
neyse, doktor umudu kesip senin bir dosyan olacak, tamamen iyileşmek yerine kaydın düzenli tutulacak. sürekli gelip gitmek zorundasın demişti. gerekirse öyle olur. sürekli tedavi altında olmanın psikolojik yorgunluğunu hissetmek istemem sadece. bu hayatta emek verilen şeylerin çözüme doğru yol almasını seviyorum ben. şöyle gereken şeyleri yapayım da iyileşeyim istiyor insan. bu da öyle olmaz mı ki.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar