bugün
- sözlük kızlarının kombinleri14
- şarapçı koala niye kuzey kore'ye gitmiyor4
- uludağ sözlük iç huzur ve aydınlanma derneği10
- isa kendini tanrı'nın oğlu olarak görüyordu5
- yeni parti emekçilerin hakkını verecek mi3
- 25 ağustos 2026 madencilerin gözaltına alınması3
- terörsüz türkiye4
- ne kadar yaşlısın19
- kendine yabancılaşmak10
- sözlükte yaratım sancısı çekmek5
- tai lung52
- sözlük sosyalistlerinin fotoğrafları5
- kızarmış ekmek10
- dem'in lenin che guevara ve deniz gezmişle alakası2
- ankete gelin beyler27
- allah belanı versin deyince keşke verse2
- şarapçı koala'nın siyasi görüşü2
- mecburi eğitim meselesi3
- ırkçıların hırt dediği insanlara sevgi göstermek21
- iskoçya4
- 25 ağustos 2026 ankara madenci eylemi6
- sözlükte yükselen reis sevdası20
- temu'dan giyinmek4
- leylim amman aman sarı gelin2
- ben gökten inen ekmeğim2
- koala aniden 180 derece neden döndü sorunsalı6
- sarapci koala39
- 25 ağustos 2026 reis'in ahlat'tan verdiği mesaj2
- 80 yaşında karısı ölen adamın yeniden evlenmesi2
- sevmediğiniz yazarlar14
- cemaatler3
- rica ediyorum beni eksilemeyiniz5
- doğu perinçek4
- her dönerin adamı5
- türkiye rte sayesinde en özgür dönemini geçirmesi4
- batının kktc'nin tanınmasına engel olması7
- bir orduya karşı tek kişi olup doğruları savunmak8
- bir soru sor7
- persac ile tantuni yiyip sinema konuşmak6
- aktrolleri çıldırtacak bir şey bırak9
- dükkan önüne sandalye koyan tip4
- rus kızları2
- ben de reise oy vericem13
- filistin5
- yalanlar söyleyip iç huzuru bulmak4
- kadınları çok sevmek ama uzak durmak3
- ahmet beyin beyaz babeti3
- yalnızlık rahatlıktır15
- dünyanın en büyük orospu çocuğu7
- azerbaycan kızları2
benim biricik kronik hastalığım. düşünmekten uyuyamadım, çünkü bugün kontrolüm var.
20’li yaşlarımın başında ortaya çıkmış olup, ağrılarla en çok kendini gösteren bir hastalık. kadın doğumcular öğrenince direkt sizi yumurta rezervinizi, doğurganlığınızı anlamak için türlü ölçümlere gönderir. gençseniz rahatça şoklara uğrayabilirsiniz. çünkü hamilelik daha hiç düşünmediniz ama size ilerde kurabilme ihtimalinizin olduğu bir hayalin şimdiden olmama ihtimalini bildiriyorlar. hesap kitap bile yapamıyorsunuz ama ya şöyle olursa’lar kafanızı yiyor. hiç anlayamadığınız konulardan anlamaya, sağlık alanındaki makaleleri okumaya falan başlıyorsunuz.
eğer gençseniz ve her şeyiniz normalse (öyle herkesin bahsettiği gibi kısırlık vs riskleri üzerinizde henüz gözlemlenmediyse) tedaviye başlanır. bu arada herkes bir hikaye anlatır, yok çikolata kisti varmış hamileyken patlarsa çocuk ölür anne de ölürmüş. yok hayat boyu çocuğun olmazmış. tamamen çözülemiyor olsa bile sırf bu hastalıktan çocuğunuzun olmaması falan çocuğunuzu öldürmesi falan hikaye. ben doğmamış çocuğumun ölümüne ağladığımı biliyorum daha 20li yaşlarımın başında. psikolojim bozuldu.
sürekli ilerleyen bir yapıda olduğu için ve kronik olduğu için devamlı kontrollere gidilmeli ve tedavi edilmeli. tek şartı bu. buranın altını çizin. Kabullenmesi en zor, ama uygulaması belki kolay olan kısım. ben kabullenme aşamasında kaldım.
türlü tedaviler var. araştırdım ama deneyerek görmeden yararı olmadı. tıp dünyasına göre açıklanamayan, önlenmesi de herhangi bir yolla mümkün olmayan bir hastalık. yani ben kendimi bir süre anlamaya çalışsam da, ben ne yapabilirim kendim için diye baksam da yol bulamadım. kocakarı yollarını denedim uzunca süre. mucizevi diye ortaya çıkanları. zararı bile olmuş olabilir. doktorlardan ayrılmayın.
3 doktor değiştirdim, üçü de uzun süreli doktorumdu. üçü de farklı şeyler önerdi. biri ameliyat, biri bir çeşit ilaç, diğeri başka bir çeşit ilaç. o yüzden gideceğiniz doktorun bilgisi bu konuda çok önemli. kronik hastalıklarda genel olarak felaketleştiren doktorlardan kaçınılmalı. iyi hissettirmesi çok önemli.
bu hastalığa sahip olan çok fazla kadın doğuruyor. konu kısırlıktan ziyade sizin sağlığınız olmalı önce. doğumhanede çalışan doktorlarla konuşmaya kadar gittiğim için. diğer organlarınızın işleyişini etkileyen, adet düzenini yerle bir eden dolayısıyla hormonlarınızı da etkileyen, ağrılarınız üzerinden hayatınızı kontrol eden bir hal aldığı için çocuk doğurmaya takılmadan önce bunlara bakmak lazım. doğum başlangıcındaki seviye kadar ağrı çekebiliyor olabilirsiniz. ve ağrıdan dolayı iki gününüzü iptal ediyor yarı baygın şekilde geçiriyorsanız kontrol zamanınız gelmiş olabilir.
neyse, doktor umudu kesip senin bir dosyan olacak, tamamen iyileşmek yerine kaydın düzenli tutulacak. sürekli gelip gitmek zorundasın demişti. gerekirse öyle olur. sürekli tedavi altında olmanın psikolojik yorgunluğunu hissetmek istemem sadece. bu hayatta emek verilen şeylerin çözüme doğru yol almasını seviyorum ben. şöyle gereken şeyleri yapayım da iyileşeyim istiyor insan. bu da öyle olmaz mı ki.
20’li yaşlarımın başında ortaya çıkmış olup, ağrılarla en çok kendini gösteren bir hastalık. kadın doğumcular öğrenince direkt sizi yumurta rezervinizi, doğurganlığınızı anlamak için türlü ölçümlere gönderir. gençseniz rahatça şoklara uğrayabilirsiniz. çünkü hamilelik daha hiç düşünmediniz ama size ilerde kurabilme ihtimalinizin olduğu bir hayalin şimdiden olmama ihtimalini bildiriyorlar. hesap kitap bile yapamıyorsunuz ama ya şöyle olursa’lar kafanızı yiyor. hiç anlayamadığınız konulardan anlamaya, sağlık alanındaki makaleleri okumaya falan başlıyorsunuz.
eğer gençseniz ve her şeyiniz normalse (öyle herkesin bahsettiği gibi kısırlık vs riskleri üzerinizde henüz gözlemlenmediyse) tedaviye başlanır. bu arada herkes bir hikaye anlatır, yok çikolata kisti varmış hamileyken patlarsa çocuk ölür anne de ölürmüş. yok hayat boyu çocuğun olmazmış. tamamen çözülemiyor olsa bile sırf bu hastalıktan çocuğunuzun olmaması falan çocuğunuzu öldürmesi falan hikaye. ben doğmamış çocuğumun ölümüne ağladığımı biliyorum daha 20li yaşlarımın başında. psikolojim bozuldu.
sürekli ilerleyen bir yapıda olduğu için ve kronik olduğu için devamlı kontrollere gidilmeli ve tedavi edilmeli. tek şartı bu. buranın altını çizin. Kabullenmesi en zor, ama uygulaması belki kolay olan kısım. ben kabullenme aşamasında kaldım.
türlü tedaviler var. araştırdım ama deneyerek görmeden yararı olmadı. tıp dünyasına göre açıklanamayan, önlenmesi de herhangi bir yolla mümkün olmayan bir hastalık. yani ben kendimi bir süre anlamaya çalışsam da, ben ne yapabilirim kendim için diye baksam da yol bulamadım. kocakarı yollarını denedim uzunca süre. mucizevi diye ortaya çıkanları. zararı bile olmuş olabilir. doktorlardan ayrılmayın.
3 doktor değiştirdim, üçü de uzun süreli doktorumdu. üçü de farklı şeyler önerdi. biri ameliyat, biri bir çeşit ilaç, diğeri başka bir çeşit ilaç. o yüzden gideceğiniz doktorun bilgisi bu konuda çok önemli. kronik hastalıklarda genel olarak felaketleştiren doktorlardan kaçınılmalı. iyi hissettirmesi çok önemli.
bu hastalığa sahip olan çok fazla kadın doğuruyor. konu kısırlıktan ziyade sizin sağlığınız olmalı önce. doğumhanede çalışan doktorlarla konuşmaya kadar gittiğim için. diğer organlarınızın işleyişini etkileyen, adet düzenini yerle bir eden dolayısıyla hormonlarınızı da etkileyen, ağrılarınız üzerinden hayatınızı kontrol eden bir hal aldığı için çocuk doğurmaya takılmadan önce bunlara bakmak lazım. doğum başlangıcındaki seviye kadar ağrı çekebiliyor olabilirsiniz. ve ağrıdan dolayı iki gününüzü iptal ediyor yarı baygın şekilde geçiriyorsanız kontrol zamanınız gelmiş olabilir.
neyse, doktor umudu kesip senin bir dosyan olacak, tamamen iyileşmek yerine kaydın düzenli tutulacak. sürekli gelip gitmek zorundasın demişti. gerekirse öyle olur. sürekli tedavi altında olmanın psikolojik yorgunluğunu hissetmek istemem sadece. bu hayatta emek verilen şeylerin çözüme doğru yol almasını seviyorum ben. şöyle gereken şeyleri yapayım da iyileşeyim istiyor insan. bu da öyle olmaz mı ki.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar