bugün
- türk kızlarının sohbet edememesi5
- yoga yapan kız namaz kılan erkek ilişkisi3
- ilk buluşmaya yaprak sarmasıyla gelen kız4
- elektrikli otomobil5
- karadeniz de kız çocuğu yoktur2
- islam barış dinidir25
- sözlük kızlarının kombinleri19
- başkan2
- tai lung51
- cincinnati cini2
- ankete gelin beyler27
- sarapci koala40
- ne kadar yaşlısın19
- recep tayyip erdoğan22
- ibb davası2
- ırkçıların hırt dediği insanlara sevgi göstermek21
- sözlükte yükselen reis sevdası20
- seks benim için 3 planda diyen erkek3
- şarapçı koala niye kuzey kore'ye gitmiyor8
- bu saate kadar uyuyan aymaz insan2
- anın görüntüsü18
- yaşlanma belirtileri2
- rolünü iyi oynadığı için tepki çeken oyuncular2
- sözlüğe küsmek4
- kızarmış ekmek10
- dolly parton'ın ölümü3
- uludağ sözlük iç huzur ve aydınlanma derneği9
- sevmediğiniz yazarlar14
- pkk'nın silah bırakmasını takip edecek kurul31
- gece araba sürerken dinlenecek şarkılar3
- kendine yabancılaşmak10
- geceye bir tavsiye bırak2
- doğu perinçek6
- yalnızlık rahatlıktır15
- avon ultra colour indulgence ruj3
- ben de reise oy vericem12
- pkk kürt ağa ve kürt feodallere ne yapmış26
- aktrolleri çıldırtacak bir şey bırak9
- bir orduya karşı tek kişi olup doğruları savunmak8
- ben gökten inen ekmeğim5
- terörsüz türkiye5
- rica ediyorum beni eksilemeyiniz6
- isa kendini tanrı'nın oğlu olarak görüyordu5
- bir otel odasında yalnızken duyulan hüzün4
- sözlükte yaratım sancısı çekmek5
- sözlük sosyalistlerinin fotoğrafları5
- koala aniden 180 derece neden döndü sorunsalı6
- bir soru sor7
- gece2
- azerbaycan türkçesi daha güzel olan kelimeler12
uterusun endometriyal tabakasına ait bez ve stromanın, uterus dısında herhangi baska bir yerde bulunması.
uterusun en iç tabakası olan endometriumun normal yeri dışında pelvis içinde, farklı yerlerde de bulunması ve büyümesi nedeniyle, başta kısırlık olmak üzere pelvik ağrı ve disparoni ile seyreden durum.
(bkz: uterus)
(bkz: endometriumun)
(bkz: pelvis)
(bkz: uterus)
(bkz: endometriumun)
(bkz: pelvis)
bitmeyen ağrı ağrı ağrıııııııı.
kadınlarda görülme oranı %2 ile % 5 arasında olduğu öne sürülen bu hastalık, % 80 yumurtalıklarda görülmekle birlikte, aynı zaman da vucudun diğer organlarında ya da karın dışında da oluşabilmektedir.
iyice idrara sıkışarak ultrasonografi yöntemi ile baktırmak, bu hastalığın mevcut şikayetler kapsamında varolup olmadığının tanısı konulabilmektedir.
kısırlık da yapan bu hastalık, eğer varsa, mutlaka ameliyat olunarak aldırılmalıdır.
iyice idrara sıkışarak ultrasonografi yöntemi ile baktırmak, bu hastalığın mevcut şikayetler kapsamında varolup olmadığının tanısı konulabilmektedir.
kısırlık da yapan bu hastalık, eğer varsa, mutlaka ameliyat olunarak aldırılmalıdır.
tek çaresinin ameliyat olmadığı, doğum kontrol haplarının aksine " danasin" adlı bir hap kullanımı sonucu *endometriomanın küçüldüğü de görülmüştür.
Tanisi laparoskopi ile koyulan hastalik. Daha cok ureme donemindeki kadinlarda gozukur. En cok overlerde gozlenir.
Öldürmez ama süründürür.
Benim diyen kadını bile mahveder.
En iyi ağrı kesici bile bir boka yaramaz bazen.
Cinsellikte ağrı çekmenize neden olur.
Doğum oranını düşürür.
Kesin bir tedavisi yoktur ama doğum yapan kadınlarda iyileşme görülür.
Benim diyen kadını bile mahveder.
En iyi ağrı kesici bile bir boka yaramaz bazen.
Cinsellikte ağrı çekmenize neden olur.
Doğum oranını düşürür.
Kesin bir tedavisi yoktur ama doğum yapan kadınlarda iyileşme görülür.
Endometriozis, genç kadınlarda görülen iyi huylu fakat çoğunlukla ağrılı kronik bir hastalıktır. Hastalık ağır vücutsal ve ruhsal problemler yaratmasına ve miyomlardan sonra, kadınlarda en sık görülen iyi huylu hastalık olmasına rağmen genelde hafife alınmaktadır (sadece Almanya’da tahminlere göre en az iki milyon kadında bu hastalık vardır). Bu yüzden olaya şu zihniyetle yaklaşılır: ”Tüm kadınların birazcık sancısı olur”.
Endometrioziste, karın altı bölgesinde rahmin dış bölümünde, rahim mukozasına (latince Endometrium) benzer bir doku oluşup, (rahim, karın zarı, yumurta kanalları, yumurtalıklar, mesane, bağırsaklar gibi) çeşitli organlara yayılmaktadır. Ender durumlarda, akciğer gibi başka organları etkiler. Çoğu durumda bu endometriozis kolonileri menstrüel hormonlardan etkilenmektedir. Dolayısıyla bu koloniler döngüsel olarak büyüyüp kanamaya yol açabilir. Sonuç olarak karın bölgesinde enfeksiyonel reaksiyonlar, kistler, yaralar ve yapışıklıklar oluşur. Bu durum adet kanamalarına bağlı olarak ağrılı semptomlar şeklinde kendini gösterir. Endometriozis ayrıca kısırlığın başlıca nedenlerinden biridir.
”Ama adet sancıları adetten olmamalıdır!”
Endometriozis hastalığı
En küçük lezyonlar bile (burada mesane-karın zarında olduğu gibi) çok şiddetli ağrılara yol açabilir. Yani, ağrıların, endometriozis hastalığının hangi aşamada olduğuyla bir bağlantısı yoktur. Ultrasonda çıkan küçük lezyonlar görülmez. Günümüz koşullarında böyle bir şeyin olup olmadığına sadece operasyonla karar verilebilir.
Neden bu kadar az kadın bilgi sahibi?
”Kadınların acıları“ yıllarca önemsiz görülmüş ve ciddiye alınmamıştır. Aslında kızlar ve kadınlar ilk adetlerinden başlamak üzere menapoz dönemlerinin de devamında bu durumdan muzdariptirler.
Bugün bile Almanya’da kadınlar kesin bir teşhis konulana kadar 7 ile 11 yıl arasında bu hastalığın semptomlarından acı çekmektedirler. Ne yazık ki bu hastalık halen kadınlar arasında bilinmemektedir. Birçok kadın regl ağrılarıyla yaşamak zorunda olduğunu düşünmektedir. ‘Bu normal bir durum“ ve ”ilk çocuktan sonra düzelir“ mantığı halen devam etmektedir. Bu zaman içerisinde oluşan kistler hastanın hayat kalitesini etkileyecek kadar büyüyebilir ve yayılmaları sonucu kadının doğurganlığını olumsuz etkileyebilirler.
Endometriozis sadece insani değil, ağırlıklı olarak da sosyoekonomik bir problem de teşkil etmektedir. 21. yüzyıl modern Avrupa’sında bile kadına olan geleneksel bakış çerçevesinde, bu hastalık ciddiye alınmamaktadır. Kaynak:https://www.fertilitaet.d...lin/was-ist-endometriose/
Endometrioziste, karın altı bölgesinde rahmin dış bölümünde, rahim mukozasına (latince Endometrium) benzer bir doku oluşup, (rahim, karın zarı, yumurta kanalları, yumurtalıklar, mesane, bağırsaklar gibi) çeşitli organlara yayılmaktadır. Ender durumlarda, akciğer gibi başka organları etkiler. Çoğu durumda bu endometriozis kolonileri menstrüel hormonlardan etkilenmektedir. Dolayısıyla bu koloniler döngüsel olarak büyüyüp kanamaya yol açabilir. Sonuç olarak karın bölgesinde enfeksiyonel reaksiyonlar, kistler, yaralar ve yapışıklıklar oluşur. Bu durum adet kanamalarına bağlı olarak ağrılı semptomlar şeklinde kendini gösterir. Endometriozis ayrıca kısırlığın başlıca nedenlerinden biridir.
”Ama adet sancıları adetten olmamalıdır!”
Endometriozis hastalığı
En küçük lezyonlar bile (burada mesane-karın zarında olduğu gibi) çok şiddetli ağrılara yol açabilir. Yani, ağrıların, endometriozis hastalığının hangi aşamada olduğuyla bir bağlantısı yoktur. Ultrasonda çıkan küçük lezyonlar görülmez. Günümüz koşullarında böyle bir şeyin olup olmadığına sadece operasyonla karar verilebilir.
Neden bu kadar az kadın bilgi sahibi?
”Kadınların acıları“ yıllarca önemsiz görülmüş ve ciddiye alınmamıştır. Aslında kızlar ve kadınlar ilk adetlerinden başlamak üzere menapoz dönemlerinin de devamında bu durumdan muzdariptirler.
Bugün bile Almanya’da kadınlar kesin bir teşhis konulana kadar 7 ile 11 yıl arasında bu hastalığın semptomlarından acı çekmektedirler. Ne yazık ki bu hastalık halen kadınlar arasında bilinmemektedir. Birçok kadın regl ağrılarıyla yaşamak zorunda olduğunu düşünmektedir. ‘Bu normal bir durum“ ve ”ilk çocuktan sonra düzelir“ mantığı halen devam etmektedir. Bu zaman içerisinde oluşan kistler hastanın hayat kalitesini etkileyecek kadar büyüyebilir ve yayılmaları sonucu kadının doğurganlığını olumsuz etkileyebilirler.
Endometriozis sadece insani değil, ağırlıklı olarak da sosyoekonomik bir problem de teşkil etmektedir. 21. yüzyıl modern Avrupa’sında bile kadına olan geleneksel bakış çerçevesinde, bu hastalık ciddiye alınmamaktadır. Kaynak:https://www.fertilitaet.d...lin/was-ist-endometriose/
benim biricik kronik hastalığım. düşünmekten uyuyamadım, çünkü bugün kontrolüm var.
20’li yaşlarımın başında ortaya çıkmış olup, ağrılarla en çok kendini gösteren bir hastalık. kadın doğumcular öğrenince direkt sizi yumurta rezervinizi, doğurganlığınızı anlamak için türlü ölçümlere gönderir. gençseniz rahatça şoklara uğrayabilirsiniz. çünkü hamilelik daha hiç düşünmediniz ama size ilerde kurabilme ihtimalinizin olduğu bir hayalin şimdiden olmama ihtimalini bildiriyorlar. hesap kitap bile yapamıyorsunuz ama ya şöyle olursa’lar kafanızı yiyor. hiç anlayamadığınız konulardan anlamaya, sağlık alanındaki makaleleri okumaya falan başlıyorsunuz.
eğer gençseniz ve her şeyiniz normalse (öyle herkesin bahsettiği gibi kısırlık vs riskleri üzerinizde henüz gözlemlenmediyse) tedaviye başlanır. bu arada herkes bir hikaye anlatır, yok çikolata kisti varmış hamileyken patlarsa çocuk ölür anne de ölürmüş. yok hayat boyu çocuğun olmazmış. tamamen çözülemiyor olsa bile sırf bu hastalıktan çocuğunuzun olmaması falan çocuğunuzu öldürmesi falan hikaye. ben doğmamış çocuğumun ölümüne ağladığımı biliyorum daha 20li yaşlarımın başında. psikolojim bozuldu.
sürekli ilerleyen bir yapıda olduğu için ve kronik olduğu için devamlı kontrollere gidilmeli ve tedavi edilmeli. tek şartı bu. buranın altını çizin. Kabullenmesi en zor, ama uygulaması belki kolay olan kısım. ben kabullenme aşamasında kaldım.
türlü tedaviler var. araştırdım ama deneyerek görmeden yararı olmadı. tıp dünyasına göre açıklanamayan, önlenmesi de herhangi bir yolla mümkün olmayan bir hastalık. yani ben kendimi bir süre anlamaya çalışsam da, ben ne yapabilirim kendim için diye baksam da yol bulamadım. kocakarı yollarını denedim uzunca süre. mucizevi diye ortaya çıkanları. zararı bile olmuş olabilir. doktorlardan ayrılmayın.
3 doktor değiştirdim, üçü de uzun süreli doktorumdu. üçü de farklı şeyler önerdi. biri ameliyat, biri bir çeşit ilaç, diğeri başka bir çeşit ilaç. o yüzden gideceğiniz doktorun bilgisi bu konuda çok önemli. kronik hastalıklarda genel olarak felaketleştiren doktorlardan kaçınılmalı. iyi hissettirmesi çok önemli.
bu hastalığa sahip olan çok fazla kadın doğuruyor. konu kısırlıktan ziyade sizin sağlığınız olmalı önce. doğumhanede çalışan doktorlarla konuşmaya kadar gittiğim için. diğer organlarınızın işleyişini etkileyen, adet düzenini yerle bir eden dolayısıyla hormonlarınızı da etkileyen, ağrılarınız üzerinden hayatınızı kontrol eden bir hal aldığı için çocuk doğurmaya takılmadan önce bunlara bakmak lazım. doğum başlangıcındaki seviye kadar ağrı çekebiliyor olabilirsiniz. ve ağrıdan dolayı iki gününüzü iptal ediyor yarı baygın şekilde geçiriyorsanız kontrol zamanınız gelmiş olabilir.
neyse, doktor umudu kesip senin bir dosyan olacak, tamamen iyileşmek yerine kaydın düzenli tutulacak. sürekli gelip gitmek zorundasın demişti. gerekirse öyle olur. sürekli tedavi altında olmanın psikolojik yorgunluğunu hissetmek istemem sadece. bu hayatta emek verilen şeylerin çözüme doğru yol almasını seviyorum ben. şöyle gereken şeyleri yapayım da iyileşeyim istiyor insan. bu da öyle olmaz mı ki.
20’li yaşlarımın başında ortaya çıkmış olup, ağrılarla en çok kendini gösteren bir hastalık. kadın doğumcular öğrenince direkt sizi yumurta rezervinizi, doğurganlığınızı anlamak için türlü ölçümlere gönderir. gençseniz rahatça şoklara uğrayabilirsiniz. çünkü hamilelik daha hiç düşünmediniz ama size ilerde kurabilme ihtimalinizin olduğu bir hayalin şimdiden olmama ihtimalini bildiriyorlar. hesap kitap bile yapamıyorsunuz ama ya şöyle olursa’lar kafanızı yiyor. hiç anlayamadığınız konulardan anlamaya, sağlık alanındaki makaleleri okumaya falan başlıyorsunuz.
eğer gençseniz ve her şeyiniz normalse (öyle herkesin bahsettiği gibi kısırlık vs riskleri üzerinizde henüz gözlemlenmediyse) tedaviye başlanır. bu arada herkes bir hikaye anlatır, yok çikolata kisti varmış hamileyken patlarsa çocuk ölür anne de ölürmüş. yok hayat boyu çocuğun olmazmış. tamamen çözülemiyor olsa bile sırf bu hastalıktan çocuğunuzun olmaması falan çocuğunuzu öldürmesi falan hikaye. ben doğmamış çocuğumun ölümüne ağladığımı biliyorum daha 20li yaşlarımın başında. psikolojim bozuldu.
sürekli ilerleyen bir yapıda olduğu için ve kronik olduğu için devamlı kontrollere gidilmeli ve tedavi edilmeli. tek şartı bu. buranın altını çizin. Kabullenmesi en zor, ama uygulaması belki kolay olan kısım. ben kabullenme aşamasında kaldım.
türlü tedaviler var. araştırdım ama deneyerek görmeden yararı olmadı. tıp dünyasına göre açıklanamayan, önlenmesi de herhangi bir yolla mümkün olmayan bir hastalık. yani ben kendimi bir süre anlamaya çalışsam da, ben ne yapabilirim kendim için diye baksam da yol bulamadım. kocakarı yollarını denedim uzunca süre. mucizevi diye ortaya çıkanları. zararı bile olmuş olabilir. doktorlardan ayrılmayın.
3 doktor değiştirdim, üçü de uzun süreli doktorumdu. üçü de farklı şeyler önerdi. biri ameliyat, biri bir çeşit ilaç, diğeri başka bir çeşit ilaç. o yüzden gideceğiniz doktorun bilgisi bu konuda çok önemli. kronik hastalıklarda genel olarak felaketleştiren doktorlardan kaçınılmalı. iyi hissettirmesi çok önemli.
bu hastalığa sahip olan çok fazla kadın doğuruyor. konu kısırlıktan ziyade sizin sağlığınız olmalı önce. doğumhanede çalışan doktorlarla konuşmaya kadar gittiğim için. diğer organlarınızın işleyişini etkileyen, adet düzenini yerle bir eden dolayısıyla hormonlarınızı da etkileyen, ağrılarınız üzerinden hayatınızı kontrol eden bir hal aldığı için çocuk doğurmaya takılmadan önce bunlara bakmak lazım. doğum başlangıcındaki seviye kadar ağrı çekebiliyor olabilirsiniz. ve ağrıdan dolayı iki gününüzü iptal ediyor yarı baygın şekilde geçiriyorsanız kontrol zamanınız gelmiş olabilir.
neyse, doktor umudu kesip senin bir dosyan olacak, tamamen iyileşmek yerine kaydın düzenli tutulacak. sürekli gelip gitmek zorundasın demişti. gerekirse öyle olur. sürekli tedavi altında olmanın psikolojik yorgunluğunu hissetmek istemem sadece. bu hayatta emek verilen şeylerin çözüme doğru yol almasını seviyorum ben. şöyle gereken şeyleri yapayım da iyileşeyim istiyor insan. bu da öyle olmaz mı ki.
Endometriozis, rahim içini döşeyen endometrium tabakasının rahmin dışındaki başka bir bölgede büyümesi sonucu gelişen ve sıklıkla ağrılı seyreden bir hastalıktır. Endometriozis en sık olarak yumurtalıklar, fallop tüpleri ve pelvisi örten dokuda görülür.
Endometriozis nedir?
Endometriozis, genç kadınlarda görülen iyi huylu fakat çoğunlukla ağrılı kronik bir hastalıktır. Hastalık ağır vücutsal ve ruhsal problemler yaratmasına ve miyomlardan sonra, kadınlarda en sık görülen iyi huylu hastalık olmasına rağmen genelde hafife alınmaktadır (sadece Almanya’da tahminlere göre en az iki milyon kadında bu hastalık vardır). Bu yüzden olaya şu zihniyetle yaklaşılır: ”Tüm kadınların birazcık sancısı olur”.
Endometrioziste, karın altı bölgesinde rahmin dış bölümünde, rahim mukozasına (latince Endometrium) benzer bir doku oluşup, (rahim, karın zarı, yumurta kanalları, yumurtalıklar, mesane, bağırsaklar gibi) çeşitli organlara yayılmaktadır. Ender durumlarda, akciğer gibi başka organları etkiler. Çoğu durumda bu endometriozis kolonileri menstrüel hormonlardan etkilenmektedir. Dolayısıyla bu koloniler döngüsel olarak büyüyüp kanamaya yol açabilir. Sonuç olarak karın bölgesinde enfeksiyonel reaksiyonlar, kistler, yaralar ve yapışıklıklar oluşur. Bu durum adet kanamalarına bağlı olarak ağrılı semptomlar şeklinde kendini gösterir. Endometriozis ayrıca kısırlığın başlıca nedenlerinden biridir.
”Ama adet sancıları adetten olmamalıdır!”
Endometriozis hastalığı
En küçük lezyonlar bile (burada mesane-karın zarında olduğu gibi) çok şiddetli ağrılara yol açabilir. Yani, ağrıların, endometriozis hastalığının hangi aşamada olduğuyla bir bağlantısı yoktur. Ultrasonda çıkan küçük lezyonlar görülmez. Günümüz koşullarında böyle bir şeyin olup olmadığına sadece operasyonla karar verilebilir.
Neden bu kadar az kadın bilgi sahibi?
”Kadınların acıları“ yıllarca önemsiz görülmüş ve ciddiye alınmamıştır. Aslında kızlar ve kadınlar ilk adetlerinden başlamak üzere menapoz dönemlerinin de devamında bu durumdan muzdariptirler.
Bugün bile Almanya’da kadınlar kesin bir teşhis konulana kadar 7 ile 11 yıl arasında bu hastalığın semptomlarından acı çekmektedirler. Ne yazık ki bu hastalık halen kadınlar arasında bilinmemektedir. Birçok kadın regl ağrılarıyla yaşamak zorunda olduğunu düşünmektedir. ‘Bu normal bir durum“ ve ”ilk çocuktan sonra düzelir“ mantığı halen devam etmektedir. Bu zaman içerisinde oluşan kistler hastanın hayat kalitesini etkileyecek kadar büyüyebilir ve yayılmaları sonucu kadının doğurganlığını olumsuz etkileyebilirler.
Endometriozis sadece insani değil, ağırlıklı olarak da sosyoekonomik bir problem de teşkil etmektedir. 21. yüzyıl modern Avrupa’sında bile kadına olan geleneksel bakış çerçevesinde, bu hastalık ciddiye alınmamaktadır.
https://www.fertilitaet.d...lin/was-ist-endometriose/
Endometriozis nedir?
Endometriozis, genç kadınlarda görülen iyi huylu fakat çoğunlukla ağrılı kronik bir hastalıktır. Hastalık ağır vücutsal ve ruhsal problemler yaratmasına ve miyomlardan sonra, kadınlarda en sık görülen iyi huylu hastalık olmasına rağmen genelde hafife alınmaktadır (sadece Almanya’da tahminlere göre en az iki milyon kadında bu hastalık vardır). Bu yüzden olaya şu zihniyetle yaklaşılır: ”Tüm kadınların birazcık sancısı olur”.
Endometrioziste, karın altı bölgesinde rahmin dış bölümünde, rahim mukozasına (latince Endometrium) benzer bir doku oluşup, (rahim, karın zarı, yumurta kanalları, yumurtalıklar, mesane, bağırsaklar gibi) çeşitli organlara yayılmaktadır. Ender durumlarda, akciğer gibi başka organları etkiler. Çoğu durumda bu endometriozis kolonileri menstrüel hormonlardan etkilenmektedir. Dolayısıyla bu koloniler döngüsel olarak büyüyüp kanamaya yol açabilir. Sonuç olarak karın bölgesinde enfeksiyonel reaksiyonlar, kistler, yaralar ve yapışıklıklar oluşur. Bu durum adet kanamalarına bağlı olarak ağrılı semptomlar şeklinde kendini gösterir. Endometriozis ayrıca kısırlığın başlıca nedenlerinden biridir.
”Ama adet sancıları adetten olmamalıdır!”
Endometriozis hastalığı
En küçük lezyonlar bile (burada mesane-karın zarında olduğu gibi) çok şiddetli ağrılara yol açabilir. Yani, ağrıların, endometriozis hastalığının hangi aşamada olduğuyla bir bağlantısı yoktur. Ultrasonda çıkan küçük lezyonlar görülmez. Günümüz koşullarında böyle bir şeyin olup olmadığına sadece operasyonla karar verilebilir.
Neden bu kadar az kadın bilgi sahibi?
”Kadınların acıları“ yıllarca önemsiz görülmüş ve ciddiye alınmamıştır. Aslında kızlar ve kadınlar ilk adetlerinden başlamak üzere menapoz dönemlerinin de devamında bu durumdan muzdariptirler.
Bugün bile Almanya’da kadınlar kesin bir teşhis konulana kadar 7 ile 11 yıl arasında bu hastalığın semptomlarından acı çekmektedirler. Ne yazık ki bu hastalık halen kadınlar arasında bilinmemektedir. Birçok kadın regl ağrılarıyla yaşamak zorunda olduğunu düşünmektedir. ‘Bu normal bir durum“ ve ”ilk çocuktan sonra düzelir“ mantığı halen devam etmektedir. Bu zaman içerisinde oluşan kistler hastanın hayat kalitesini etkileyecek kadar büyüyebilir ve yayılmaları sonucu kadının doğurganlığını olumsuz etkileyebilirler.
Endometriozis sadece insani değil, ağırlıklı olarak da sosyoekonomik bir problem de teşkil etmektedir. 21. yüzyıl modern Avrupa’sında bile kadına olan geleneksel bakış çerçevesinde, bu hastalık ciddiye alınmamaktadır.
https://www.fertilitaet.d...lin/was-ist-endometriose/
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar