bugün
- boyun ağrısına iyi gelen şeyler12
- nefret edilen hitap şekilleri11
- erkeklere en güzel hitap şekilleri12
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı33
- kamyon sürerken dinlenecek şarkılar7
- cuma akşamı etkinlikleri6
- ağrı bandı4
- atalar arap harflerini ne zaman aldı5
- alttaki yazara bir şey söyle7
- sözlük yazarlarının beni travesti sanması16
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler6
- cuma akşam eve girip pazartesi sabaha dek çıkmamak9
- merhaba arkadaşlar beni hatırladınız mı7
- gecenin bir körü prezervatif isteyen komşu8
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak19
- herkese mavi boncuk dağıtan karaktersiz4
- gece mesajlaşırken uyuya kalan erkek6
- sözlük çeteleri11
- gece sevgiliyle uyumak2
- moda faciası olan şeyler7
- çaylak olunca yan hesaplarla sözlüğe gelen işsiz10
- aşık olduğum kızın pornocu çıkması7
- kemalistlerin islam düşmanlığının nedenleri12
- adana varoşları2
- şabat şalom mevora3
- traveler bu akşam niye herkese sallıyor7
- karton toplayan meric8
- s'i l v'e r m'i s t8
- insan olmaya ceyrek kala6
- çorapla yatan cin2
- ne kadar takıntılısın5
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- bana onu sormayin23
- arkadaşlar itiraf edin beni çok seviyorsunuz6
- yogartiksenin eski erkek arkadaşı4
- yarın lahmacun yiyecek olmak6
- dua2
- var olmak için popüler yazarlara sataşma taktiği9
- barış alper yılmaz3
- yiyecek gibi bakan manita4
- hilafetin türklere faydası18
- gece aniden gelen mesajın bünyede yarattığı etki2
- uçuk3
- kasımpaşa5
- nervio'nün 007'ye vahşi kelebeğim demesi5
- birinin külotlu çorabından karakter analizi yapmak3
- teşkilat dizisi4
- varlığınızı hangi popüler yazara borçlusunuz5
- morkstar2
- hırsız vaaaaaaaaaar2
benim.
ay bir gün de şu sözlükte yüceltilmeyeyim ya hu. neyse alkışları keselim.
evet. hiç hesap açmadım hatta. şundan ötürü, bu instagram zırıltısı çıkmadan önce facebook vardı. onu kullanıyordum. seviyordum da. sebebi de bi oğlandı. (ulan sinan, onun için açmıştım zaten. ergenim. fenaaa.) sonra böyle yavaş yavaş insanlar, kaybolmaya başladı. meğersem bu app moda olmuşmuş. herneyse. ben yine sadece facebook kullanmaya devam ediyorum. arkadaş ortamında soruldu. "bigarip'çim var mı sende instagram?" dedim, "yok." sonra böyle bi garip bakışlar, bir uzaklaşmalar, fakir sandılar herhalde. ehehe. sonra bu bende bir travma yarattı. yani benim burda paylaştığım şeyler mi benim hayatımı oluşturuyordu? allah allah. çok garip. arkadaşlarımla topluca karnımı doyurup, buraya fotoğrafını koymazsam benim karnım doymamış mı oluyordu? lüks mekanlarda ben yiyemez, içemez ve sıçamaz mıydım yani?
tabii düşündüm sonra. ben yanlış gelmişim ve olmam gereken durak neresi hiç bilmiyorum.
yine böyle garip bakışlara mazhar olduğum bir anım daha var. onu da yazayım.
okulda konser var. Şebnem Ferah çıktı, söyledi, eğlendik bitti falan. ertesi gününde; birlikte eğlendiğim arkadaşımla şu soruyla muhattap olduk. "aa, siz konsere gittiniz mi?" dedik. "gittik." sonra şu ifade. "hımm." (hıyar oktay nolacak. bu çocuğa da gereksiz agresiftim zaten. bi sinirlerimi hoplatıyordu mal mal konuşup.)
tabii ben durur muyum bundan da bir ders çıkarttım kendimce. demek ki ben eğlenmek yerine video falan çekip oraya koysam 'eğlenmiş' olacağım. ya da eğlenmeye ayıracağım zamanımı dudak büzmeye ayırsam kaliteli vakit geçirmiş olacağım yani. pehh.
velhasıl-ı kelam. insanlar, her yerde, her şeyde size bir kulp takabilirler. modunuzu düşürebilirler. ama siz kendinizi bileceksiniz. bu iş böyle.
hem kendini bilmek büyük bir meziyet.
ay bir gün de şu sözlükte yüceltilmeyeyim ya hu. neyse alkışları keselim.
evet. hiç hesap açmadım hatta. şundan ötürü, bu instagram zırıltısı çıkmadan önce facebook vardı. onu kullanıyordum. seviyordum da. sebebi de bi oğlandı. (ulan sinan, onun için açmıştım zaten. ergenim. fenaaa.) sonra böyle yavaş yavaş insanlar, kaybolmaya başladı. meğersem bu app moda olmuşmuş. herneyse. ben yine sadece facebook kullanmaya devam ediyorum. arkadaş ortamında soruldu. "bigarip'çim var mı sende instagram?" dedim, "yok." sonra böyle bi garip bakışlar, bir uzaklaşmalar, fakir sandılar herhalde. ehehe. sonra bu bende bir travma yarattı. yani benim burda paylaştığım şeyler mi benim hayatımı oluşturuyordu? allah allah. çok garip. arkadaşlarımla topluca karnımı doyurup, buraya fotoğrafını koymazsam benim karnım doymamış mı oluyordu? lüks mekanlarda ben yiyemez, içemez ve sıçamaz mıydım yani?
tabii düşündüm sonra. ben yanlış gelmişim ve olmam gereken durak neresi hiç bilmiyorum.
yine böyle garip bakışlara mazhar olduğum bir anım daha var. onu da yazayım.
okulda konser var. Şebnem Ferah çıktı, söyledi, eğlendik bitti falan. ertesi gününde; birlikte eğlendiğim arkadaşımla şu soruyla muhattap olduk. "aa, siz konsere gittiniz mi?" dedik. "gittik." sonra şu ifade. "hımm." (hıyar oktay nolacak. bu çocuğa da gereksiz agresiftim zaten. bi sinirlerimi hoplatıyordu mal mal konuşup.)
tabii ben durur muyum bundan da bir ders çıkarttım kendimce. demek ki ben eğlenmek yerine video falan çekip oraya koysam 'eğlenmiş' olacağım. ya da eğlenmeye ayıracağım zamanımı dudak büzmeye ayırsam kaliteli vakit geçirmiş olacağım yani. pehh.
velhasıl-ı kelam. insanlar, her yerde, her şeyde size bir kulp takabilirler. modunuzu düşürebilirler. ama siz kendinizi bileceksiniz. bu iş böyle.
hem kendini bilmek büyük bir meziyet.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar