bugün
- dolar isterse 100 olsun27
- iyi günler arkadaşlar nasibimi arıyorum12
- sözlüğü bırakmaktan vazgeçmek12
- ünlüleri tanımamaya başlamak7
- dolar 100 tl mazot 100 tl6
- muşlettin amca bay beydir7
- 19 litre damacanayı sırtlayıp su sebile takan kız5
- sanayi tostu5
- ishal olmak götyaşı dökmektir5
- külodunu çıkarıp usulca erkeğe doğru atan kız6
- almancıları sevmemek4
- lastik alırken nelere dikkat etmek gerek6
- sonradan yahudi olmak5
- darıca da bulunan 3 cesedin kimlikleri10
- hoşlanılan kızla sanayiye gitmek4
- ayvalık tostu8
- alman finosu3
- bitcoin4
- şükredin yeğenim4
- hülagü'nün çin varken suriye'ye saldırması5
- şücaattin amca2
- doları 100 lira yapıp iki sıfır atmak5
- pkk yasası butlandır4
- 1 tl nasıl 1 milyon oldu4
- tai lung9
- sabahları nefret edilen şeyler5
- ölmedeyiz uludağ sözlük10
- sözlük dayıları sözlüğü terk etsin3
- sözlük yazarlarının 2027 kararları11
- alaman finosuna tasma takmak2
- sözlük kızlarında gözle görülen azalma2
- 19 litre tüp su2
- 2026 ekonomik krizi19
- öz eleştiri yaparken dikkat edilmesi gerekenler8
- velvet51
- tulumba tatlısı7
- evde soğuk kahve yapımı10
- kaşarlı tost4
- 1 tl'nin üretim maliyeti2
- nilgün marmara3
- zama zam gelmesi2
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar11
- çadırda yaşamak2
- troll yazarları artı oyla cezalandırmak2
- saç kestirme perileri3
- zamları altına endeksleyen esnaf2
- attila ilhan3
- adblue2
- israile atom bombası atmak8
- arkadaşlar iyileştim2
benim.
ay bir gün de şu sözlükte yüceltilmeyeyim ya hu. neyse alkışları keselim.
evet. hiç hesap açmadım hatta. şundan ötürü, bu instagram zırıltısı çıkmadan önce facebook vardı. onu kullanıyordum. seviyordum da. sebebi de bi oğlandı. (ulan sinan, onun için açmıştım zaten. ergenim. fenaaa.) sonra böyle yavaş yavaş insanlar, kaybolmaya başladı. meğersem bu app moda olmuşmuş. herneyse. ben yine sadece facebook kullanmaya devam ediyorum. arkadaş ortamında soruldu. "bigarip'çim var mı sende instagram?" dedim, "yok." sonra böyle bi garip bakışlar, bir uzaklaşmalar, fakir sandılar herhalde. ehehe. sonra bu bende bir travma yarattı. yani benim burda paylaştığım şeyler mi benim hayatımı oluşturuyordu? allah allah. çok garip. arkadaşlarımla topluca karnımı doyurup, buraya fotoğrafını koymazsam benim karnım doymamış mı oluyordu? lüks mekanlarda ben yiyemez, içemez ve sıçamaz mıydım yani?
tabii düşündüm sonra. ben yanlış gelmişim ve olmam gereken durak neresi hiç bilmiyorum.
yine böyle garip bakışlara mazhar olduğum bir anım daha var. onu da yazayım.
okulda konser var. Şebnem Ferah çıktı, söyledi, eğlendik bitti falan. ertesi gününde; birlikte eğlendiğim arkadaşımla şu soruyla muhattap olduk. "aa, siz konsere gittiniz mi?" dedik. "gittik." sonra şu ifade. "hımm." (hıyar oktay nolacak. bu çocuğa da gereksiz agresiftim zaten. bi sinirlerimi hoplatıyordu mal mal konuşup.)
tabii ben durur muyum bundan da bir ders çıkarttım kendimce. demek ki ben eğlenmek yerine video falan çekip oraya koysam 'eğlenmiş' olacağım. ya da eğlenmeye ayıracağım zamanımı dudak büzmeye ayırsam kaliteli vakit geçirmiş olacağım yani. pehh.
velhasıl-ı kelam. insanlar, her yerde, her şeyde size bir kulp takabilirler. modunuzu düşürebilirler. ama siz kendinizi bileceksiniz. bu iş böyle.
hem kendini bilmek büyük bir meziyet.
ay bir gün de şu sözlükte yüceltilmeyeyim ya hu. neyse alkışları keselim.
evet. hiç hesap açmadım hatta. şundan ötürü, bu instagram zırıltısı çıkmadan önce facebook vardı. onu kullanıyordum. seviyordum da. sebebi de bi oğlandı. (ulan sinan, onun için açmıştım zaten. ergenim. fenaaa.) sonra böyle yavaş yavaş insanlar, kaybolmaya başladı. meğersem bu app moda olmuşmuş. herneyse. ben yine sadece facebook kullanmaya devam ediyorum. arkadaş ortamında soruldu. "bigarip'çim var mı sende instagram?" dedim, "yok." sonra böyle bi garip bakışlar, bir uzaklaşmalar, fakir sandılar herhalde. ehehe. sonra bu bende bir travma yarattı. yani benim burda paylaştığım şeyler mi benim hayatımı oluşturuyordu? allah allah. çok garip. arkadaşlarımla topluca karnımı doyurup, buraya fotoğrafını koymazsam benim karnım doymamış mı oluyordu? lüks mekanlarda ben yiyemez, içemez ve sıçamaz mıydım yani?
tabii düşündüm sonra. ben yanlış gelmişim ve olmam gereken durak neresi hiç bilmiyorum.
yine böyle garip bakışlara mazhar olduğum bir anım daha var. onu da yazayım.
okulda konser var. Şebnem Ferah çıktı, söyledi, eğlendik bitti falan. ertesi gününde; birlikte eğlendiğim arkadaşımla şu soruyla muhattap olduk. "aa, siz konsere gittiniz mi?" dedik. "gittik." sonra şu ifade. "hımm." (hıyar oktay nolacak. bu çocuğa da gereksiz agresiftim zaten. bi sinirlerimi hoplatıyordu mal mal konuşup.)
tabii ben durur muyum bundan da bir ders çıkarttım kendimce. demek ki ben eğlenmek yerine video falan çekip oraya koysam 'eğlenmiş' olacağım. ya da eğlenmeye ayıracağım zamanımı dudak büzmeye ayırsam kaliteli vakit geçirmiş olacağım yani. pehh.
velhasıl-ı kelam. insanlar, her yerde, her şeyde size bir kulp takabilirler. modunuzu düşürebilirler. ama siz kendinizi bileceksiniz. bu iş böyle.
hem kendini bilmek büyük bir meziyet.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar