bugün
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek24
- sude sendromu10
- yagmurcu6
- 2027 asgari ücret tahmin yarışması4
- rakipleri gözaltına alıp seçim kararı almak8
- arkadaşlar kızarmış ekmek isteyen var mııı3
- ismet birader neden koşturmuyor sorunsalı4
- yandaş basını okumak3
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz18
- en sevdiğiniz ayı3
- çıplaklar kampında tarih hocasıyla karşılaşmak5
- kemal kılıçdaroğlu6
- sözlük açsanız ismi ne olurdu9
- arkadaşlar kavga etmeyin2
- kürt kızlarının güzel olması4
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi17
- don don bey birader2
- melih gökçek12
- tulumba tatlısı7
- 30 yaşına girmek6
- hristiyanlık8
- özenilen şeyler3
- kızları en güzel olan şehir13
- silver ile evlenecek erkek52
- bir şeyler söyle2
- ey insan3
- cinler sizinle nasıl iletişime geçiyor12
- samed agirbas3
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- sırrı süreyya önder28
- intihardaki vücut pozisyonunu yatakta taklit etmek3
- erkek erkeğe arkadaşça sakso çekmek3
- atatürk'e alerjisi olan tipler11
- kolye zincirlerinin birbirine dolaşması10
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- mauro icardi13
- sarapci koala58
- euro 20163
- göğüs kıllarım çıkmıyor16
- bir insanı aslında olmadığına ikna etmek2
- and the oscar goes to5
- dindarların çoğunun fakir olması10
- affetmenin gücü6
- mesaj atıp konuşmayan kız7
- vahiy kitabına göre kıyamet alametleri11
- akrostişli şiir6
- hayatinin bittigini fark etmek2
- flört uygulamasında yazılımcı profili2
- 18 ay askerlik yapanlar nasıl yaptı sorunsalı8
bir ay önce yazmıştım. 1 ayı tamamladık kaldı 6 ay .
--spoiler--
ve bekleyen o an gelmişti. iskandinavlar bu günü tasvir ederken ragnarok demişti. büyük buz devleri ve kötülük dolu dev kurtlar dünyayı yok edecekti. bilim adamları artan teknoloji ile birlikte çıkacak bir 3. dünya savaşında gelişen teknolojilerin yıkıcılığıyla dünyanın sonunun geleceğini ön görmüştü. bir sürü atom bombasının dünyanın çeşitli yerlerinde patlaması sonucu doğa yok olacak ve insanlıkta doğa ile birlikte yok olacaktı. bunun gibi bir çok kıyamet teorisi vardı ve hepsi de insanlığın ancak doğanın ve dünyanın yok olması koşulu ile ortadan kalkacağını ön görüyordu.
kimse doğanın insan denen virüse karşı bir önlem geliştireceğini hesaba katmamıştı. insan bir çok kitaba göre tarımı öğrenip yerleşik hayata geçtiği andan itibaren doğanın üzerinde egemen olmuştu ve kimse zıttı bir olay düşünemiyordu. taki dünya üzerinde bir salgın meydana gelene kadar. insanlık yazılı tarihi boyunca bir çok kez salgınlarla mücadele etti. sıtmadan kurtuldu, vebayı yendi, penisilini keşfetti daha da önemlisi ihtiyaç fazlası üretimi keşfetti. bu gelişim insanları kibire belki de o ana kadar hiç sürüklemediği kadar sürüklemişti. virüs o gün çin'de ortaya çıkması ardından bir çok insan bunu önce önemsemedi. herkes ''bize hiç bir şey olmaz'' şeklinde düşündüler. kimileri de bunun aksine tedirgindi fakat gelişen bilimin bir çözüm üreteceğine inançları da tamdı. öncelikle topluma verilen bilgi mevsimsel gripten çok daha az insan öldürdüğüne yönelikti. insanlar çoğu önlem almamıştı. zaten istese de yedi buçuk milyar insanın tamamına önlem almanında bir yolu yoktu. işin daha ciddi olduğunu fark eden hükümetler önce sınırları kapattı ve küresel ticareti durdurdu. buna rağmen önlemlerin yetersiz gelmesi ve ülkenin içinde hızlı virüsün yayılmasının ardından iç ticaret de durduruldu. insanlar evlerinde karanti altındaydılar. çalışamıyor para kazamıyorlardı. bu da yetmiyormuş gibi boğazlarından geçen her lokma içinde bir tutar ödemek zorundaydılar. eşit olmayan dünya alt sınıfa karşı acımasızdı hükümetler az sayıda da olsa alt sınıflara yardım etmeye çalışsa da herkese ne yetebilirdi, ne de yetmeye çalıştı.
önce en çaresizler döküldü sokağa yağmalara olayları başladı. o zamana kadar halkın vergisiyle maaşını alan polisler ve askerler namlusunu kendi halkına çevirmeye başladı. asker sıkı müdahale ile 10 vaka önlese 1000 kişi açlıktan kendini sokaklara atmaya başladı. aç kalan insanlar, en çok nefretini zenginlere döküyordu. sokaklardaki lüks arabalar yakılıyor ünlü firma sahiplerinin evlerine saldırılar düzenleniyordu. henüz daha karantinanın dördüncü ayında. bunda tabiki de yazın salgını azaltacağı ve her şeyin eski haline döneceği telkinlerinin yalan olmasının da bir payı vardı. böylelikle halkın, özellikle de kendini koruyabilecek hiç bir önlemi satın almaya gücü yetmeyen halkın sokağa dökülmesiyle kısmende olsa azalan salgın yeniden alevlendi. artık insanlar ölümün kaçınılmaz bir son olduğuna kaanat getirmişti. suç oranları fazlasıyla artmıştı. ya corona öldürecekti ya açlık ya da diğer insanlar.
insanlık artık en vahşi dönemindeydi 7 ayında karantinanın. karantina dediysekte buna artık kendini eve kitleyecek kadar ervak biriktirmeyen ve yeteri kadar güvenlik koruması olmayan kimse için artık karantina diye bir şey yoktu. ordu ile halk çatışması sonunda sokaklarda olan bir çok askerin de hastalanmasından dolayı artık asker de, polis de aradan çekilmişti. çok artık toplu düzeni sağlamak yerine kendi ailesinin güvenini sağlamak için firar etmiş. insanlar artık kendi düzenini kurar olmuştu. ölü sayıları artık o kadar artmıştı ki (gerek hastalık, gerek birbirini öldüren insanlar) artık cesedleri denize atarak, yakarak imha ediyodu insanlık. kanun ortadan çekildiğinde ortadan artık iki üç adet konserve yiyecek cinayet sebebi haline gelmişti. hatta dünyanın belli yerlerinde hastalıktan ölmeyen ölüler yenilmeye başlanmıştı bile... dünya nüfusu 7 ayda 2 milyar kayıp vermişti.. ve artık bu kaos düzeninin son bulacağına olan bir inanç kalmamıştı. herkes açlıktan, hastalıktan ya da biri tarafından öldürüleceğini biliyordu, fakat hangisinin önce davranacağını kestiremiyordu. ölüm hiç bu kadar kaçınılmaz olmamıştı ölüm bu dönem insanı için...
--spoiler--
--spoiler--
ve bekleyen o an gelmişti. iskandinavlar bu günü tasvir ederken ragnarok demişti. büyük buz devleri ve kötülük dolu dev kurtlar dünyayı yok edecekti. bilim adamları artan teknoloji ile birlikte çıkacak bir 3. dünya savaşında gelişen teknolojilerin yıkıcılığıyla dünyanın sonunun geleceğini ön görmüştü. bir sürü atom bombasının dünyanın çeşitli yerlerinde patlaması sonucu doğa yok olacak ve insanlıkta doğa ile birlikte yok olacaktı. bunun gibi bir çok kıyamet teorisi vardı ve hepsi de insanlığın ancak doğanın ve dünyanın yok olması koşulu ile ortadan kalkacağını ön görüyordu.
kimse doğanın insan denen virüse karşı bir önlem geliştireceğini hesaba katmamıştı. insan bir çok kitaba göre tarımı öğrenip yerleşik hayata geçtiği andan itibaren doğanın üzerinde egemen olmuştu ve kimse zıttı bir olay düşünemiyordu. taki dünya üzerinde bir salgın meydana gelene kadar. insanlık yazılı tarihi boyunca bir çok kez salgınlarla mücadele etti. sıtmadan kurtuldu, vebayı yendi, penisilini keşfetti daha da önemlisi ihtiyaç fazlası üretimi keşfetti. bu gelişim insanları kibire belki de o ana kadar hiç sürüklemediği kadar sürüklemişti. virüs o gün çin'de ortaya çıkması ardından bir çok insan bunu önce önemsemedi. herkes ''bize hiç bir şey olmaz'' şeklinde düşündüler. kimileri de bunun aksine tedirgindi fakat gelişen bilimin bir çözüm üreteceğine inançları da tamdı. öncelikle topluma verilen bilgi mevsimsel gripten çok daha az insan öldürdüğüne yönelikti. insanlar çoğu önlem almamıştı. zaten istese de yedi buçuk milyar insanın tamamına önlem almanında bir yolu yoktu. işin daha ciddi olduğunu fark eden hükümetler önce sınırları kapattı ve küresel ticareti durdurdu. buna rağmen önlemlerin yetersiz gelmesi ve ülkenin içinde hızlı virüsün yayılmasının ardından iç ticaret de durduruldu. insanlar evlerinde karanti altındaydılar. çalışamıyor para kazamıyorlardı. bu da yetmiyormuş gibi boğazlarından geçen her lokma içinde bir tutar ödemek zorundaydılar. eşit olmayan dünya alt sınıfa karşı acımasızdı hükümetler az sayıda da olsa alt sınıflara yardım etmeye çalışsa da herkese ne yetebilirdi, ne de yetmeye çalıştı.
önce en çaresizler döküldü sokağa yağmalara olayları başladı. o zamana kadar halkın vergisiyle maaşını alan polisler ve askerler namlusunu kendi halkına çevirmeye başladı. asker sıkı müdahale ile 10 vaka önlese 1000 kişi açlıktan kendini sokaklara atmaya başladı. aç kalan insanlar, en çok nefretini zenginlere döküyordu. sokaklardaki lüks arabalar yakılıyor ünlü firma sahiplerinin evlerine saldırılar düzenleniyordu. henüz daha karantinanın dördüncü ayında. bunda tabiki de yazın salgını azaltacağı ve her şeyin eski haline döneceği telkinlerinin yalan olmasının da bir payı vardı. böylelikle halkın, özellikle de kendini koruyabilecek hiç bir önlemi satın almaya gücü yetmeyen halkın sokağa dökülmesiyle kısmende olsa azalan salgın yeniden alevlendi. artık insanlar ölümün kaçınılmaz bir son olduğuna kaanat getirmişti. suç oranları fazlasıyla artmıştı. ya corona öldürecekti ya açlık ya da diğer insanlar.
insanlık artık en vahşi dönemindeydi 7 ayında karantinanın. karantina dediysekte buna artık kendini eve kitleyecek kadar ervak biriktirmeyen ve yeteri kadar güvenlik koruması olmayan kimse için artık karantina diye bir şey yoktu. ordu ile halk çatışması sonunda sokaklarda olan bir çok askerin de hastalanmasından dolayı artık asker de, polis de aradan çekilmişti. çok artık toplu düzeni sağlamak yerine kendi ailesinin güvenini sağlamak için firar etmiş. insanlar artık kendi düzenini kurar olmuştu. ölü sayıları artık o kadar artmıştı ki (gerek hastalık, gerek birbirini öldüren insanlar) artık cesedleri denize atarak, yakarak imha ediyodu insanlık. kanun ortadan çekildiğinde ortadan artık iki üç adet konserve yiyecek cinayet sebebi haline gelmişti. hatta dünyanın belli yerlerinde hastalıktan ölmeyen ölüler yenilmeye başlanmıştı bile... dünya nüfusu 7 ayda 2 milyar kayıp vermişti.. ve artık bu kaos düzeninin son bulacağına olan bir inanç kalmamıştı. herkes açlıktan, hastalıktan ya da biri tarafından öldürüleceğini biliyordu, fakat hangisinin önce davranacağını kestiremiyordu. ölüm hiç bu kadar kaçınılmaz olmamıştı ölüm bu dönem insanı için...
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar