bugün
- berna laçin'in gözaltına alınması36
- sizce karizma mıyım13
- ak parti kimsesizlerin kimsesidir9
- burak yılmazdaki taşşağın kimsede olmaması11
- koltukaltı kıllı kezo7
- hıçkırığı anında durduran formül4
- 61 yaşında plank rekoru kırmak4
- montella ile yolların ayrılması4
- seray sever3
- kız olduğu halde ilgi duyduğunuz yazarlar6
- arkadaşlar etkileşelim mi6
- erkek olduğu halde ilgi duyduğunuz yazarlar7
- selam kızlar hala evlenmedim7
- kadınların aklı yoktur hiçbir şeyden anlamazlar9
- sabah sabah 500g çikolatalı puding yemek6
- takibe takip beğeniye beğeni diyen sözlük kızı4
- sizi müdüre şikayet eden arkadaş3
- arda turan milli takım teknik direktörü olacak3
- s'i l v'e r m'i s t4
- allah atatürk ten razı olsun2
- muslettin amca6
- sevilmeyen yazara yaprak sarma ısmarlamak3
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- dolmuşta para üstü bekleme gerginliği4
- ne yapıyorsunuz lan kekolar3
- durup durup hickk diye ses cikaran insan2
- yazarların şu an içtiği içecekler3
- arkadaşlar ben neden sözlüğü ciddiye alıyorum2
- cumadan bir gün önceki gün bugün perşembe3
- sütte leke var cemil tugay da yok4
- hiç yutup izlememek4
- sözlük ergenlerini sille tokat dövmek2
- arkadaşlar benim günüm neden aymadı3
- all s fair2
- vicdanını kaybetmiş akpliler4
- en toksik kadınlar3
- biraz çalışayım2
- birikimleri yiyemeden ölmek3
- haniy yaaa3
- inci sözlük6
- market ürününü siyasi görüşü2
- internet arama geçmişini temizleyemeden ölmek3
- atsızı sevmeyen türk5
- arabayı fullemek3
- berberin nasıl olmuş sorusuna ağlayarak cevap vrmk3
- sünnilik islam dan ayrı bir dindir3
- yazarların sabahın 6 sında ayakta olma nedenleri6
- sürekli esnemek2
- hiçbir şey bilmeden her konuda haklı olmak3
- aykolik ismet masklavi ne yapıyor şu an5
Günümüzde dünyada 60 milyon, ülkemizde ise 600 bin şizofreni hastası mevcut ve bu hastalık genellikle 15-25 yaş aralarında başlamakla beraber, orta yaşlarda da ortaya çıkabiliyor.
Şizofreni gerçek ile hayali ayırt edememe hastalığıdır.
Şizofrenlerin kulaklarına normal insanların duymadıkları ve hiçbir zaman da duymayacakları gaipten sesler gelir. Bu hastaların gözlerinin önünde sık sık hayali varlıklar belirir, hiçbir cümleyi adam akıllı tamamlayamazlar ve donuk suratları vardır.
Şizofreni terimi ilk defa 1908 yılında Eugen Bleuler adındaki isviçreli bir psikiyatr tarafından kullanılmış bir terimdir ve sizi temin ederim ki kanser ya da aids gibi hastalıklara oranla daha kötü bir hastalıktır.
.ben toplum içinde daralırım, kalabalık çoğu kez sıkar beni ve bu durumlarda telefonumu elime alır karşı tarafta bir insan varmışcasına saatlerce konuşurum. Otobüslerde, vapurlarda vs. pek belli etmem fakat her surata bir hayat çizerim ve yol boyunca bu hayatlarları hayal eder kafamdan senaryolar yazarım. Evlerin pencelerine, yanan ışıklarına baktığımda içlerine insanlar koyarım. Mutfaklarında pişen yemeklerini düşünürüm, yatak odalarındaki yasak sevişmeleri hayal ederim. Bir anne, bir baba ve biz kız çocuğu koyarım evin içine. Küçük kız odasında boyama yaparken boyaları değiştirir durur ya, işte ben o detaya, o boyalara saatlerce takılırım.
Nedensiz ağlamalar, yersiz atılan kahkahalar, zaman zaman gelen şiddet eyilimleri ve herhangi bir objeye yok yere saatlerce bakmak bakmak ve bakmak...
Bir şizofren hastası tanrının bile terk ettiği küçük ve boş bir odada kurduğu hayallerle günlerini geçirebilir. En kalabalık şehirlerin en kalabalık sokaklarında sıkılıp daralabilir. Hayatı boyunca yakalamak istediği bir fırsatı yakaladığı vakit ondan bile vazgeçebilir. Onun için kurallar ve insanlar bir yere kadar anlam ifade eder. Asıl anlam hayallerdedir.
ilişkiler, sevgiler ve sokak çocukları hakkında yazdıklarım bir yana şiddeti yüce bir varlıkmış gibi övüp de insanlara sevdirmeye çalıştığım onlarca yazılarım da oldu. Size şimdi aslında yazdığım her şey benim açımdan boş bir küme deseydim bana kızar mıydınız ? Söyleyin bana hasta bir insana can-ı gönülden kızabilir misiniz ? Üstelik size sizin gördüklerinizi aslında gerçekten sizin gördüğünüz gibi görmediğini açıkça söyleyen bir hastaya...
Gördüklerimizden ve zihnimizden ötesine gidemezsek tanrının ve doğanın denklemini nasıl çözebiliriz?
Bugünden 100 yıl sonra bugün gündemi belirleyen insanların hepsi solucanların yemi olacak toprak altında. Bugün var olan herkes hiçbir şey olacak. Geçmişlerini değiştiremeyeceğimiz fakat yeni bir gelecek vaadedebileceğimiz bir kuşak olacak. Bedenimiz çürüse de, ruhumuz yansa da düşünce akımlarımız hala nefesler alıp verebilen insanların zihinlerinde olacak. Ve inanın bana bu düşünce akımları hep dahilik ve delilik arasındaki ince çizgide var olan insanlardan çıkmıştır. Van Gogh en çok bilinen ve saygı duyulan şizofreni hastalarındandı. Einstein zaaflarını her daim lehine çevirebilen birisiydi...
Sizlere bilinçaltınızdaki önyargılarınızdan arınıp evrendeki her şeye daha önce kimsenin bakmadığı, bakamadığı gibi bakmanızı önermemin sebebi farklı bakarsanız farkı görebilecek olmanızdandır. Kendimi tam olarak bir şizofren olarak görmesem de bazı zaaflarım yaşananlara farklı bir bakış açısı ile bakmama neden oluyorsa ne mutlu şizofrenim diyene...
Şizofreni gerçek ile hayali ayırt edememe hastalığıdır.
Şizofrenlerin kulaklarına normal insanların duymadıkları ve hiçbir zaman da duymayacakları gaipten sesler gelir. Bu hastaların gözlerinin önünde sık sık hayali varlıklar belirir, hiçbir cümleyi adam akıllı tamamlayamazlar ve donuk suratları vardır.
Şizofreni terimi ilk defa 1908 yılında Eugen Bleuler adındaki isviçreli bir psikiyatr tarafından kullanılmış bir terimdir ve sizi temin ederim ki kanser ya da aids gibi hastalıklara oranla daha kötü bir hastalıktır.
.ben toplum içinde daralırım, kalabalık çoğu kez sıkar beni ve bu durumlarda telefonumu elime alır karşı tarafta bir insan varmışcasına saatlerce konuşurum. Otobüslerde, vapurlarda vs. pek belli etmem fakat her surata bir hayat çizerim ve yol boyunca bu hayatlarları hayal eder kafamdan senaryolar yazarım. Evlerin pencelerine, yanan ışıklarına baktığımda içlerine insanlar koyarım. Mutfaklarında pişen yemeklerini düşünürüm, yatak odalarındaki yasak sevişmeleri hayal ederim. Bir anne, bir baba ve biz kız çocuğu koyarım evin içine. Küçük kız odasında boyama yaparken boyaları değiştirir durur ya, işte ben o detaya, o boyalara saatlerce takılırım.
Nedensiz ağlamalar, yersiz atılan kahkahalar, zaman zaman gelen şiddet eyilimleri ve herhangi bir objeye yok yere saatlerce bakmak bakmak ve bakmak...
Bir şizofren hastası tanrının bile terk ettiği küçük ve boş bir odada kurduğu hayallerle günlerini geçirebilir. En kalabalık şehirlerin en kalabalık sokaklarında sıkılıp daralabilir. Hayatı boyunca yakalamak istediği bir fırsatı yakaladığı vakit ondan bile vazgeçebilir. Onun için kurallar ve insanlar bir yere kadar anlam ifade eder. Asıl anlam hayallerdedir.
ilişkiler, sevgiler ve sokak çocukları hakkında yazdıklarım bir yana şiddeti yüce bir varlıkmış gibi övüp de insanlara sevdirmeye çalıştığım onlarca yazılarım da oldu. Size şimdi aslında yazdığım her şey benim açımdan boş bir küme deseydim bana kızar mıydınız ? Söyleyin bana hasta bir insana can-ı gönülden kızabilir misiniz ? Üstelik size sizin gördüklerinizi aslında gerçekten sizin gördüğünüz gibi görmediğini açıkça söyleyen bir hastaya...
Gördüklerimizden ve zihnimizden ötesine gidemezsek tanrının ve doğanın denklemini nasıl çözebiliriz?
Bugünden 100 yıl sonra bugün gündemi belirleyen insanların hepsi solucanların yemi olacak toprak altında. Bugün var olan herkes hiçbir şey olacak. Geçmişlerini değiştiremeyeceğimiz fakat yeni bir gelecek vaadedebileceğimiz bir kuşak olacak. Bedenimiz çürüse de, ruhumuz yansa da düşünce akımlarımız hala nefesler alıp verebilen insanların zihinlerinde olacak. Ve inanın bana bu düşünce akımları hep dahilik ve delilik arasındaki ince çizgide var olan insanlardan çıkmıştır. Van Gogh en çok bilinen ve saygı duyulan şizofreni hastalarındandı. Einstein zaaflarını her daim lehine çevirebilen birisiydi...
Sizlere bilinçaltınızdaki önyargılarınızdan arınıp evrendeki her şeye daha önce kimsenin bakmadığı, bakamadığı gibi bakmanızı önermemin sebebi farklı bakarsanız farkı görebilecek olmanızdandır. Kendimi tam olarak bir şizofren olarak görmesem de bazı zaaflarım yaşananlara farklı bir bakış açısı ile bakmama neden oluyorsa ne mutlu şizofrenim diyene...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar