bugün
- gocu29
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak7
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları16
- adanalı bir kıza vurulmak4
- askerde nefret edilen şeyler7
- ay noluyo noluyo4
- bana ona sormayın'ın iq düzeyi4
- kova burcu erkeği güvenilirliği4
- bana onu sormayin nickli feyk zengini5
- ermeni rum soykırımını inkar etmek11
- bir inkar yöntemi olarak seri eksici3
- kalbinde sevgiye yer olmayan insan7
- meleğim diye hitap eden kova burcu erkeği13
- geldi yine deli2
- sırrı süreyya önder türkmen dir2
- hatun dediğin2
- true'nin moderasyon tarafından kollanması4
- dünya41
- babası fakir olup evlenirken altın isteyen kezban8
- uludağ sözlük kostüm partisi5
- sarapci koala hatayi11
- sözlüğün en güzel kadını26
- bir türlü eksi karmaya inememek2
- günün sözü11
- 26 eylül 2026 slovenya iskoçya maçı5
- morkstar ve atabaka2
- israil14
- amına kodumun tekerleği2
- ayyaşların sözlük te takılması2
- pozantı2
- allah bize salat etti8
- bir lafa bakmak bir de söyleyene bakmak2
- gocu canımızdır2
- en kötü chp başkanı5
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı35
- mossad ajanı dinciler5
- bir yazarın silik olması için ne yapması lazım2
- akademisyenlik vs belediye memurluğu2
- amerika birleşik devletleri28
- ilticanın terk edilmesi5
- iç sıkıntısı ve mide bulantısı2
- çorapsız ayakkabı giymek3
- flörtü bir üst seviyeye taşıyan detaylar4
- iron man ateist bir kafirdir3
- bop eşbaşkanları tam sıralı liste3
- kova burcunun bağımlılık yapıyor olması5
- kemal kılıçdaroğlu'nun bop taki rolü3
- 26 eylül 2026 slovakya moldova maçı2
- cenaze evinde yemek dağıtmak5
- ecevit denince akla gelen şeyler29
Hakkında yapılan kötüleme karalamalar, özellikle 80ler 90lar ve 2000lerin içi solcu ve liboş dolu olan medyası tarafından fazlasıyla abartılmış, bir nevi solcular ve liboşların hışmına maruz kalmıştır.
Çok iyiydi ya da kutsanacak bir isimdir demiyorum ancak kendisiyle aynı dönemde etkin olmuş pek çok isimden daha az kötü olduğu ortadadır.
Hakkında bilinmesi gereken öncelikli şey, kendisinin elinde 12 eylül 1980 öncesinde ülkedeki kötü gidişata engel olacak imkan bulunmadığıdır.
80ler öncesini yaşayanların net şekilde dillendirdiği bir şey, 21. Yüzyılda doğru düzgün hükümetler seçmeyen türkiye halkının 70lerde de doğru düzgün hükümetler seçmediğidir.
Emir komuta zinciri içinde genelkurmay da o hükümete bağlıdır fakat türk askerinin bir şeyler yapabilmek için seçilmiş iradeden yetki alması gerekir, seçilmiş iradeyse türk komutanlarına/generallerine o yetkiyi vermedi.
Ne demirel ne de ecevit ülkedeki kötü gidişat ve terör tehdidiyle doğru düzgün mücadele etmediler. En basitinden, her gün onca siyasi cinayetin işlendiği türkiyenin iç karışıklığına bizzat silah tedarik ederek kaçakçılıkla cebini dolduran isim, bizzat hükümetin gümrük ve tekel bakanı tuncay mataracıydı. Dönem yöneticileri ise devasa bir yara haline dönüşen tuncay mataracıyı görevden almaya yanaşmadı, çünkü bu problemi hükümet krizi çıkarmadan çözecek medeniyette değildiler. Türk siyaseti o zamandan köylülerin eline geçmişti.
Öte yandan asker terörü dikkatle takip ediyor, fakat sivil irade izin vermediği için tutuklamaları bir türlü yapamıyorlardı.
Gerek tuncay mataracının mahkeme önüne çıkarılması, gerek örgüt yöneticilerinin yakalanıp içeri tıkılması için askeri idarenin iktidara gelmesi şart olmuştu çünkü bu yetkiyi vermeyen sivil siyasetçiler oldukça basiretsiz bir tutum içindeydiler.
"Our boys" lafı ise mehmet ali birand tarafından uydurulup yayılmış bir yalandır, orjinali "boys in ankara" dır "Our boys" değil.
Ülkede milli ekonomiye, üretime ve yerli sermayeye menderesten sonra 2. Büyük kazığı atan gerçek amerikancı özaldır ve bütün bunlar önüne sürülen her haltı seçen halkın Özalı seçmesinin bir sonucudur. Kenan evrenin özaldan pek hoşlanmadığı ve bir konuşmasında seçilmemesi gerektiğini söylediği de bilinen bir gerçektir.
12 eylül solun silahlı gücünü yok etmekle sosyalist devrim hayallerini de yok etti. 80ler öncesinin sıkı sosyalistlerinden olan kimi medya solcularıysa, büyük etki ajanlarına dönüştüler. Askerle ve ülkedeki şehirli, eğitimli, kalburüstü insanlarla mücadele içindeki kimi gruplara medya desteği vermeye başladılar ve bu doğrultuda dincilerin hizmetine girdiler. Kimisi Özalı destekledi, alayı pkk sempatizanlığına ve aklayıcılığına bulaştı, Kimisi akabeye yoğun kitlesel medya desteği vererek bu güce erişebilmesinin önünü açtı. 80lerde, 90larda ve 2000lerin başlarında medyada güçlü olan cihangir solu, toplumdaki algı yönetimini ülkede demokrasi olmadığı çünkü ülkede katı bir askeri faşizmin olduğu iddiasına dayandırmıştı. Akabe, bunların yarattığı algı operasyonuna göre ülkeyi askeri vesayetten kurtaracak bir demokrasi ve özgürlük getiricisi idi.
Sol sloganlar savurarak onyıllarca kendini aydın entellektüel olarak pazarlayan tipler "önemli aydın, düşünen insan, özgür bir insan." Gibi soslara batırılarak önümüze sürüldü. Her dediklerine inanmamız iştendi, yoksa "ırkçı, faşist, kafatasçı, postal yalayıcı" bilmemne ilan ediliveriyorsunuz. Ama ben bu tiplerin gerçek anlamıyla ne bir aydın, ne de entellektüel olduğuna inanabiliyorum.
Rizeli recepin bunca senede yaptığı iyi bir iş varsa o da medya solcularını iyice kullandıktan sonra şamarlaması olmuştur.
Medya dediğin sağ medyası sol medyasıyla öyle bir kerhane ki; önemsedikleri olayı sürekli önümüze getirip asla unutturmuyorlar, önemsemedikleri olay içinse parmağını kımıldatmıyorlar. insan hakları, demokrasi kavramları hep solcuların tekelinde ve sadece belli kişiler için işliyor. Hasan cemal, ece temelkuran, ahmet altan, amberin zaman, banu güven, can dündar, ahmet şık, oral çalışlar, nuray mert, oya baydar, diğerleri. Önemsedikleri katili sürekli önümüze getirip ayıplatıyor, önemsemedikleri katiliyse asla haber yapmıyorlar.
Öyle bir çifte standart oturtmuşlar ki bir kişinin katili ağca ile yapılan röportaj çok ayıplanıyor, ama hasan cemalin kandilde birkaç binin katili karayılanla yaptığı röportaj çok başarılı bulunuyor. Malum solcu/kürtçü enteller en büyük şamarı önlerini açtıkları dincilerden yemiş durumdalar. Kimisi pkk veya gülen cemaatine verdikleri destekten ötürü içeri tıkılmış, Kimisi işinden edilmiş, ortada gürültü koparacak adam da kalmadığı için içeridekiler de bir cezaevi köşesinde unutulmuş vaziyette.
Çok iyiydi ya da kutsanacak bir isimdir demiyorum ancak kendisiyle aynı dönemde etkin olmuş pek çok isimden daha az kötü olduğu ortadadır.
Hakkında bilinmesi gereken öncelikli şey, kendisinin elinde 12 eylül 1980 öncesinde ülkedeki kötü gidişata engel olacak imkan bulunmadığıdır.
80ler öncesini yaşayanların net şekilde dillendirdiği bir şey, 21. Yüzyılda doğru düzgün hükümetler seçmeyen türkiye halkının 70lerde de doğru düzgün hükümetler seçmediğidir.
Emir komuta zinciri içinde genelkurmay da o hükümete bağlıdır fakat türk askerinin bir şeyler yapabilmek için seçilmiş iradeden yetki alması gerekir, seçilmiş iradeyse türk komutanlarına/generallerine o yetkiyi vermedi.
Ne demirel ne de ecevit ülkedeki kötü gidişat ve terör tehdidiyle doğru düzgün mücadele etmediler. En basitinden, her gün onca siyasi cinayetin işlendiği türkiyenin iç karışıklığına bizzat silah tedarik ederek kaçakçılıkla cebini dolduran isim, bizzat hükümetin gümrük ve tekel bakanı tuncay mataracıydı. Dönem yöneticileri ise devasa bir yara haline dönüşen tuncay mataracıyı görevden almaya yanaşmadı, çünkü bu problemi hükümet krizi çıkarmadan çözecek medeniyette değildiler. Türk siyaseti o zamandan köylülerin eline geçmişti.
Öte yandan asker terörü dikkatle takip ediyor, fakat sivil irade izin vermediği için tutuklamaları bir türlü yapamıyorlardı.
Gerek tuncay mataracının mahkeme önüne çıkarılması, gerek örgüt yöneticilerinin yakalanıp içeri tıkılması için askeri idarenin iktidara gelmesi şart olmuştu çünkü bu yetkiyi vermeyen sivil siyasetçiler oldukça basiretsiz bir tutum içindeydiler.
"Our boys" lafı ise mehmet ali birand tarafından uydurulup yayılmış bir yalandır, orjinali "boys in ankara" dır "Our boys" değil.
Ülkede milli ekonomiye, üretime ve yerli sermayeye menderesten sonra 2. Büyük kazığı atan gerçek amerikancı özaldır ve bütün bunlar önüne sürülen her haltı seçen halkın Özalı seçmesinin bir sonucudur. Kenan evrenin özaldan pek hoşlanmadığı ve bir konuşmasında seçilmemesi gerektiğini söylediği de bilinen bir gerçektir.
12 eylül solun silahlı gücünü yok etmekle sosyalist devrim hayallerini de yok etti. 80ler öncesinin sıkı sosyalistlerinden olan kimi medya solcularıysa, büyük etki ajanlarına dönüştüler. Askerle ve ülkedeki şehirli, eğitimli, kalburüstü insanlarla mücadele içindeki kimi gruplara medya desteği vermeye başladılar ve bu doğrultuda dincilerin hizmetine girdiler. Kimisi Özalı destekledi, alayı pkk sempatizanlığına ve aklayıcılığına bulaştı, Kimisi akabeye yoğun kitlesel medya desteği vererek bu güce erişebilmesinin önünü açtı. 80lerde, 90larda ve 2000lerin başlarında medyada güçlü olan cihangir solu, toplumdaki algı yönetimini ülkede demokrasi olmadığı çünkü ülkede katı bir askeri faşizmin olduğu iddiasına dayandırmıştı. Akabe, bunların yarattığı algı operasyonuna göre ülkeyi askeri vesayetten kurtaracak bir demokrasi ve özgürlük getiricisi idi.
Sol sloganlar savurarak onyıllarca kendini aydın entellektüel olarak pazarlayan tipler "önemli aydın, düşünen insan, özgür bir insan." Gibi soslara batırılarak önümüze sürüldü. Her dediklerine inanmamız iştendi, yoksa "ırkçı, faşist, kafatasçı, postal yalayıcı" bilmemne ilan ediliveriyorsunuz. Ama ben bu tiplerin gerçek anlamıyla ne bir aydın, ne de entellektüel olduğuna inanabiliyorum.
Rizeli recepin bunca senede yaptığı iyi bir iş varsa o da medya solcularını iyice kullandıktan sonra şamarlaması olmuştur.
Medya dediğin sağ medyası sol medyasıyla öyle bir kerhane ki; önemsedikleri olayı sürekli önümüze getirip asla unutturmuyorlar, önemsemedikleri olay içinse parmağını kımıldatmıyorlar. insan hakları, demokrasi kavramları hep solcuların tekelinde ve sadece belli kişiler için işliyor. Hasan cemal, ece temelkuran, ahmet altan, amberin zaman, banu güven, can dündar, ahmet şık, oral çalışlar, nuray mert, oya baydar, diğerleri. Önemsedikleri katili sürekli önümüze getirip ayıplatıyor, önemsemedikleri katiliyse asla haber yapmıyorlar.
Öyle bir çifte standart oturtmuşlar ki bir kişinin katili ağca ile yapılan röportaj çok ayıplanıyor, ama hasan cemalin kandilde birkaç binin katili karayılanla yaptığı röportaj çok başarılı bulunuyor. Malum solcu/kürtçü enteller en büyük şamarı önlerini açtıkları dincilerden yemiş durumdalar. Kimisi pkk veya gülen cemaatine verdikleri destekten ötürü içeri tıkılmış, Kimisi işinden edilmiş, ortada gürültü koparacak adam da kalmadığı için içeridekiler de bir cezaevi köşesinde unutulmuş vaziyette.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar