bugün
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı72
- güney kore34
- kolye21
- meksika6
- didem soydan6
- dergilerin değerli olması2
- jaws filmindeki sikko balik29
- en son alınan iltifat7
- futbol18
- erotik şarkılar3
- sevgi vs aşk11
- fenerbahçe8
- chatgpt'nin bana yürümesi12
- okan buruk10
- dinde aşırılık3
- ismail kartal16
- swatch2
- sözlükteki fenerbahçeliler15
- 26 ekim 2026 psg lyon maçı2
- galatasaray10
- fransa9
- depresyon güzelim2
- nervio tarzı entry girmek18
- sözlükteki fenerbahçe li yazarlar7
- ilk buluşmada sevişenler4
- türkiye11
- victor osimhen11
- mert hakan yandaş5
- cedidacer6
- arda güler16
- atilla karaoğlan5
- atatürk ün hataları15
- kimsenin sizi sevmemesi4
- ismet bin ebu lülü vel binici ül meydan'ı ilim4
- sinek as'ın sözlüğe vedası26
- paris2
- bir kadının tehlikeli olduğunu gösteren detaylar8
- futbol izleyen erkek pasif gaydir5
- aç uyumak13
- oktay saral13
- lyon2
- para5
- sözlükteki fenerbahçeli yazarların rezil olması4
- paris saint germain3
- hurdacıdan son gelen kitaplar6
- karı istiyorum3
- duşa giriyorum kimi düşüneyim9
- meme gifleri atan sözlük yetkilisi6
- gay taklidi yapıp kızlarla takılmak5
- vajinaya dil atmak3
nirvana, bati’da genelde anlasildigi gibi olumden sonra degil, burada ve su anda gerceklestirilebilecek bir ruhsal durumdur. istek ve tutkularin yok olmasi, istirabin etkili olmayacagi bir ic barisa, ic suskunluga, askin bir mutluluga erismektir. nirvana’ya erisme istegi de dahil olmak uzere tum istek ve tutkular birakilmadan, olanla, gelenle yetinmekten gelen iyimser bir yetingenlik kazanilmadan nirvana gerceklestirilemez. nirvana’yi gerceklestiren kimse bir yandan da gunluk yasamini normal haliyle surduruyor. eylemlerinin bir takim nedensel zorunluluklar (karma) yaratmamasi da olanaksiz elbette. nirvana’ya erisen kimselerin tek farki, bu zorunluluklarin disinda kalmayi basarabilmesi. eylemlerinde begenilmek, begenilmemek gibi bir gudu etkin olmuyor, yaptigi islerden alkis beklemiyor, basari ya da kazanc onu fazla sevindirmedigi gibi basarisizlik ya da yitim de fazla uzmuyor. kuskusuz aci da cekiyor ama bunlara bilgece katlanmasini, olaylarin dogal akimina boyun egmesini de biliyor. ben’i asinca butunle butunlesiyor.. yarinin getireceklerine kaygisiz, ben’in doyumsuzlugundan gelen butun sorunlara sirtini cevirmis, su yasam nasil yasanmaliysa oyle yasamaya basliyor. ã–zgurluk, cosku, askin mutluluk icinde, akip gitmekte olan yasam irmagi icindeki yerinin bilincine erisiyor.
buda’nin ogretisi, bir yandan ben’i yokumsarken obur yandan da bireyciligi en ileri goturmus olan ogretidir. insanin toplumun kendisine giydirdigi kisiliksiz kisilikten soyunup gercek varligiyla basbasa kalinca gercegi oldugu gibi ozumleyecek bir yetenege sahip olabilecegine inaniyordu.
buda olumden sonra ne olduguyla ilgili sorulara yanit vermek istemiyordu. boyle bir soruyla karsilasinca ya susuyor, ya da soyle diyordu: gogsunuze zehirli bir ok saplanmis olsa, oku cikartmaya calisacak yerde, oku atanin kim oldugunu, hangi kasttan, hangi soydan geldigini, boyunu bosunu, oku atmaktaki amacini falan mi arastirmaya kalkardiniz? ben bir seyi aciklamiyorsam birakin aciklanmamis olarak kalsin. peki neden aciklamiyorum? cunku o seyin aciklanmasi size hic bir yarar saglamayacaktir da ondan. cunku bu sorulara yanit aramak ne aydinlanmaniza, ne bagimliliktan kurtulup ozgurlugunuzu kazanmaniza, ic suskunluguna, gercege ermenize, nirvana’ya erismenize katkida bulunabilir.
buda ogretisinde hic bir dogma, ic yasantiyla dogrulanamayacak hic bir inanc getirmemeye ozen gostermistir.
varolus, devingen gucunu nedensellikten alan surekli bir olusum, degisim surecinden baska bir sey degildir; varolsun ardinda duragan bir oz, tozel bir nitelik yoktur. budizm’de tozsuz, ozvarliksiz bir nedensellik vardir.
buda’nin ogretisi, bir yandan ben’i yokumsarken obur yandan da bireyciligi en ileri goturmus olan ogretidir. insanin toplumun kendisine giydirdigi kisiliksiz kisilikten soyunup gercek varligiyla basbasa kalinca gercegi oldugu gibi ozumleyecek bir yetenege sahip olabilecegine inaniyordu.
buda olumden sonra ne olduguyla ilgili sorulara yanit vermek istemiyordu. boyle bir soruyla karsilasinca ya susuyor, ya da soyle diyordu: gogsunuze zehirli bir ok saplanmis olsa, oku cikartmaya calisacak yerde, oku atanin kim oldugunu, hangi kasttan, hangi soydan geldigini, boyunu bosunu, oku atmaktaki amacini falan mi arastirmaya kalkardiniz? ben bir seyi aciklamiyorsam birakin aciklanmamis olarak kalsin. peki neden aciklamiyorum? cunku o seyin aciklanmasi size hic bir yarar saglamayacaktir da ondan. cunku bu sorulara yanit aramak ne aydinlanmaniza, ne bagimliliktan kurtulup ozgurlugunuzu kazanmaniza, ic suskunluguna, gercege ermenize, nirvana’ya erismenize katkida bulunabilir.
buda ogretisinde hic bir dogma, ic yasantiyla dogrulanamayacak hic bir inanc getirmemeye ozen gostermistir.
varolus, devingen gucunu nedensellikten alan surekli bir olusum, degisim surecinden baska bir sey degildir; varolsun ardinda duragan bir oz, tozel bir nitelik yoktur. budizm’de tozsuz, ozvarliksiz bir nedensellik vardir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar