bugün
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya7
- mazotun yarım litresi 50 tl10
- bakan gürlek borsa soruşturmasında dört tutuklama4
- gecenin korkunç yaratıkları7
- güne almanca bir cümle bırak8
- borsa faciasının ertesi günü ünlüler operasyonu3
- iblis'in sesini duymak14
- hava muhalefeti5
- 28 bine çalışmak9
- amerika5
- cb külliyesinde türk bayrağı olmaması8
- arkadaşlar nasılsınız3
- saddam hüseyin6
- vermio5
- tavuk kanadı ne işe yarıyor sorunsalı9
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- pipinin ortasında kıllar çıkması5
- aslan burcu6
- kanadalı ünlüler10
- kendini gerçekleştiren kehanet2
- hoslanilan kızın adının makbule olması5
- çağla idi21
- sabahları nefret edilen şeyler20
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz46
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı15
- bilinçaltı kontrolü nasıl alır3
- arkadaşlar bir şey danışacağım11
- bal tereyağ kaşar peynir ve çay4
- eski sevgilinin aylar sonra yazması17
- gagavuzları çok seviyorum ne yapmalıyım4
- mazotun litresi 101 lira35
- sözlüğün kalitesinin bu aralar düşmesi4
- sevilen hitap şekilleri5
- beni kaybettin diyen erkek14
- arkadaşlar yeni işe başladım16
- kürdü sevin11
- alarmı kapatıp beş dakika daha uyuma3
- yazarların yapmayı düşündükleri çocuk sayısı15
- allah7
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler26
- bir erkeğe objektif bakma yetisini kaybetmek6
- çizgi filmleri en iyi yapan ülkeler3
- herkese garip size normal gelen şeyler4
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- iç sıkıntısı7
- sabahları sevilen şeyler8
- bir sevgiliden beklenen şeyler11
- tecrübe edilen en korkunç şey7
- sadece filistin'i önemsemek15
- anın görüntüsü24
ilker belek'in sol.org.tr'de bugün çıkan yazısıdır. kürt hareketinin federasyon talebine ilişkin bir yazı yazılmış ve bu düzende bu isteğin olsa olsa kürt yoksul emekçisiyle, türk yoksul emekçisi arasındaki bağın daha da kopacağını nitelendirmiş, asıl olanın sosyalist türkiye için birlikte mücadele olduğunu vurgulamıştır.
"federasyon"
"Kapitalist sistemde yerelleşme yönündeki her eğilim eşitsizlikleri artırır. Hele ki, özelleştirmeci politikaların baskın olduğu günümüzde. Hele ki, bölgesel eşitsizliklerin bu kadar büyük olduğu ülkemizde.
Bunun nedeni, kapitalizmin eşitsizlikçi karakteridir. Yerelleşme-federasyon, bölgesel özerklikler anlamına geldiği için, merkezi denetimin olduğu kadar, dezavantajlı bölgelere merkezi desteğin de azalması sonucunu verir. inanmayan bir refah ülkesi olan ve siyasal yönetimin bölgesel esasta örgütlenmiş olduğu isveç'in durumuna bakabilir. Kürt hareketi, federasyon önerisiyle, ceberut devletin denetiminden kurtulayım derken, Kürt yoksullarını orta çağ koşullarına mahkum etmektedir.
Kapitalist Türkiye'de federatif düzen Kürt toprak ağalarının düzenidir. Federasyon türü bir siyasal düzenlemenin eşitlikçi sonuçlar verebilmesi, ezilen geniş yığınlara hizmet edebilmesi için sosyalist bir zeminde uygulanması gerekir. Ancak sosyalizmde, özerk bölgelerin arasındaki büyük eşitsizlikleri dikkate alacak merkezi bir planlama ve destekleme mekanizması kurulabilir; zengin bölgelerden, sınıflardan, yoksullara doğru kaynak aktarımı gerçekleştirilebilir; halk sınıflarının siyasal katılımıyla demokrasi geliştirilebilir. Buradaki örnek de Sovyet modelidir.
Federasyonda, mevcut ortak sınırlarda birlikte yaşamaya devam edilecekse, bunun gerek koşulu, dezavantajlıları kayıran merkezi mekanizmalardır. Aksi durumda, federatif dönüşüme rağmen federasyonlar arasındaki savaş kaçınılmaz olur. Burada da Yugoslavya'ya bakmak gerekir. Demek ki, birlikte yaşamanın asgari koşulu, farklıları gönüllülük zemininde bir arada tutacak merkezi kayırıcı politikalardır. Gönüllü birliktelik (ekonomik, kültürel, siyasal) eşitlik zemininde sağlanabilir. Bunun adı zaten sosyalizmdir.
Sosyalizm işçi ve emekçi sınıflarının ortak yolu ve iktidarıdır. Sosyalist iktidar için her kimlikten emekçilerin birlikte mücadelesinin örülmesi gerekir.
Kürt siyaseti, yalnızca Kürt siyaseti olduğu için, Kürtlerin çoğu yoksul olsa da emekçi kimlikli değildir ve Türk ve Kürt işçi sınıflarını milliyetçileştirmekte, milliyetçilik halklarımızı birbirinden uzaklaştırmaktadır. Kürt hareketi bu tarzıyla Türkiye'yi değilse bile işçi sınıfımızı başarıyla bölmektedir. Türkiye'nin bölünmesi ise Kürt hareketinin değil, emperyalistlerin becerebileceği bir iştir. Sosyalist sistemin çöktüğü günümüzde, sınıf dışı federasyon taleplerinin emperyalist merkezlere maniplasyon şansı tanıdığı da açıktır.
Bu koşullarda, federatif ya da değil, bir arada yaşamanın koşulları giderek zayıflıyor. O nedenle, kusura bakılmasın, ortak sınırlarda federasyon önerisi büyük oranda takiyye karakteri taşıyor.
Bu öneri, koşullara bağlı olarak büyük güçlerden destek görebilir. Ancak kendisini Türk emekçilerine ve sosyalistlerine anlatması olanaklı değildir. Türk emekçileri, etnik karakterli siyaseti dışarıdan kontrol edilen ve ortak kaderimize vurulan darbe olarak algılıyor. Ortak kader anlayışı içinde Kürt kimliğinin anlam bulmadığı açıktır, ancak, sınıf kimliğiyle ilgisi kalmamış Kürt siyasetinin bu milliyetçi kodlamaya doğrudan katkı koyduğu da kabul edilmelidir. Obama'ya yazılan mektup, bu anlamda, işin tuzu biberi olmuştur.
Sosyalistler bir emekçi iktidarı, sosyalist bir düzen isterler. O nedenle Kürt siyasetinin sosyalist taleplerle temas eden hiçbir argümanı da kalmamıştır. Cürmü dikkate alınabilir değerde değil düşüncesiyle sosyalist oluşumlar gözden çıkarılmadıysa eğer, Kürtler'in bu siyasetleri için sosyalistlerden destek beklemeye hakları yoktur. Bu durumda Türkiye coğrafyasında Kürt siyasetine sıcak bakacak tek çevre olarak geriye Amerikancılar, piyasacılar kalmaktadır.
Kürt siyaseti tam bir kısır döngü içindedir. Kürt yoksullarını milliyetçiliğe, kendisini de Türkiye'nin entel liberal çevrelerine mahkum etmekte, bu da sol ve emekçi kimliğiyle arasındaki mesafeyi daha da açmaktadır.
Türk ve Kürt emekçi sınıfları birbirine mecburdur. Herkesin kendi dilinde konuşup, eğitim aldığı, bunun için gerekli asgari siyasal organizasyonel değişikliklerin yapıldığı eşit, adil, sosyalist bir düzen için.
Bunun asgari koşulu ise emekçi sınıflarımızı ortak bir kimlikle bir araya getirecek, ortak bir yürüyüş koluna sokacak antikapitalist, antiemperyalist siyasal programdır."
http://haber.sol.org.tr/yazarlar/5956.html
"federasyon"
"Kapitalist sistemde yerelleşme yönündeki her eğilim eşitsizlikleri artırır. Hele ki, özelleştirmeci politikaların baskın olduğu günümüzde. Hele ki, bölgesel eşitsizliklerin bu kadar büyük olduğu ülkemizde.
Bunun nedeni, kapitalizmin eşitsizlikçi karakteridir. Yerelleşme-federasyon, bölgesel özerklikler anlamına geldiği için, merkezi denetimin olduğu kadar, dezavantajlı bölgelere merkezi desteğin de azalması sonucunu verir. inanmayan bir refah ülkesi olan ve siyasal yönetimin bölgesel esasta örgütlenmiş olduğu isveç'in durumuna bakabilir. Kürt hareketi, federasyon önerisiyle, ceberut devletin denetiminden kurtulayım derken, Kürt yoksullarını orta çağ koşullarına mahkum etmektedir.
Kapitalist Türkiye'de federatif düzen Kürt toprak ağalarının düzenidir. Federasyon türü bir siyasal düzenlemenin eşitlikçi sonuçlar verebilmesi, ezilen geniş yığınlara hizmet edebilmesi için sosyalist bir zeminde uygulanması gerekir. Ancak sosyalizmde, özerk bölgelerin arasındaki büyük eşitsizlikleri dikkate alacak merkezi bir planlama ve destekleme mekanizması kurulabilir; zengin bölgelerden, sınıflardan, yoksullara doğru kaynak aktarımı gerçekleştirilebilir; halk sınıflarının siyasal katılımıyla demokrasi geliştirilebilir. Buradaki örnek de Sovyet modelidir.
Federasyonda, mevcut ortak sınırlarda birlikte yaşamaya devam edilecekse, bunun gerek koşulu, dezavantajlıları kayıran merkezi mekanizmalardır. Aksi durumda, federatif dönüşüme rağmen federasyonlar arasındaki savaş kaçınılmaz olur. Burada da Yugoslavya'ya bakmak gerekir. Demek ki, birlikte yaşamanın asgari koşulu, farklıları gönüllülük zemininde bir arada tutacak merkezi kayırıcı politikalardır. Gönüllü birliktelik (ekonomik, kültürel, siyasal) eşitlik zemininde sağlanabilir. Bunun adı zaten sosyalizmdir.
Sosyalizm işçi ve emekçi sınıflarının ortak yolu ve iktidarıdır. Sosyalist iktidar için her kimlikten emekçilerin birlikte mücadelesinin örülmesi gerekir.
Kürt siyaseti, yalnızca Kürt siyaseti olduğu için, Kürtlerin çoğu yoksul olsa da emekçi kimlikli değildir ve Türk ve Kürt işçi sınıflarını milliyetçileştirmekte, milliyetçilik halklarımızı birbirinden uzaklaştırmaktadır. Kürt hareketi bu tarzıyla Türkiye'yi değilse bile işçi sınıfımızı başarıyla bölmektedir. Türkiye'nin bölünmesi ise Kürt hareketinin değil, emperyalistlerin becerebileceği bir iştir. Sosyalist sistemin çöktüğü günümüzde, sınıf dışı federasyon taleplerinin emperyalist merkezlere maniplasyon şansı tanıdığı da açıktır.
Bu koşullarda, federatif ya da değil, bir arada yaşamanın koşulları giderek zayıflıyor. O nedenle, kusura bakılmasın, ortak sınırlarda federasyon önerisi büyük oranda takiyye karakteri taşıyor.
Bu öneri, koşullara bağlı olarak büyük güçlerden destek görebilir. Ancak kendisini Türk emekçilerine ve sosyalistlerine anlatması olanaklı değildir. Türk emekçileri, etnik karakterli siyaseti dışarıdan kontrol edilen ve ortak kaderimize vurulan darbe olarak algılıyor. Ortak kader anlayışı içinde Kürt kimliğinin anlam bulmadığı açıktır, ancak, sınıf kimliğiyle ilgisi kalmamış Kürt siyasetinin bu milliyetçi kodlamaya doğrudan katkı koyduğu da kabul edilmelidir. Obama'ya yazılan mektup, bu anlamda, işin tuzu biberi olmuştur.
Sosyalistler bir emekçi iktidarı, sosyalist bir düzen isterler. O nedenle Kürt siyasetinin sosyalist taleplerle temas eden hiçbir argümanı da kalmamıştır. Cürmü dikkate alınabilir değerde değil düşüncesiyle sosyalist oluşumlar gözden çıkarılmadıysa eğer, Kürtler'in bu siyasetleri için sosyalistlerden destek beklemeye hakları yoktur. Bu durumda Türkiye coğrafyasında Kürt siyasetine sıcak bakacak tek çevre olarak geriye Amerikancılar, piyasacılar kalmaktadır.
Kürt siyaseti tam bir kısır döngü içindedir. Kürt yoksullarını milliyetçiliğe, kendisini de Türkiye'nin entel liberal çevrelerine mahkum etmekte, bu da sol ve emekçi kimliğiyle arasındaki mesafeyi daha da açmaktadır.
Türk ve Kürt emekçi sınıfları birbirine mecburdur. Herkesin kendi dilinde konuşup, eğitim aldığı, bunun için gerekli asgari siyasal organizasyonel değişikliklerin yapıldığı eşit, adil, sosyalist bir düzen için.
Bunun asgari koşulu ise emekçi sınıflarımızı ortak bir kimlikle bir araya getirecek, ortak bir yürüyüş koluna sokacak antikapitalist, antiemperyalist siyasal programdır."
http://haber.sol.org.tr/yazarlar/5956.html
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar