bugün
- karısını puanlayıp sosyal medyada paylaşan erkek7
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı15
- kilo verdiren gıda4
- linkedin4
- ismail kartal10
- izinli yazarın entry girebilmesi6
- yıllık yazısı3
- sözluk kız ayarlama yeri değildir12
- 18 haziran 2026 yusuf ziya gümüşel'in tahliyesi3
- org vs synthesizer4
- tripofobisi olanlar revani yemezler4
- sivas divriğiye yerleşmek2
- beşar esad vs kemal kılıçdaroğlu3
- hiçbir kızın senden hoşlanmaması8
- azizlik neden ispanyollara mahsus5
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj2
- koyun yoğurdu3
- fenerbahçede dördüncü ismail kartal dönemi10
- asansörde kalmak2
- islam düşmanlarına epstein şoku12
- 2026 dünya kupası13
- 18 haziran 2026 moskova drone saldırısı2
- gecenin şarkısı5
- yaş ilerledikçe anlaşılan şeyler8
- sokak röportajı veren sıradan vatandaş2
- ulukışla2
- çiftehan2
- iş verenlerin aç gözlü olması11
- kemal derviş5
- kaslı erkeklerin gizli ruh hastası olması4
- sistem patlamış4
- ortalama bir insan olmak2
- bugün ne yedin10
- egay sucukcu7
- en iyi yanık kremi5
- şu anda ne yapıyorsun19
- bir gün ölecek olmak6
- vedat muriqi2
- aydın da bir tonluk balyanın altında kalan adam2
- böceği öldürmek yerine dışarı atan insaflı kişi8
- sokaktaki çocuk sesleri4
- en iyi terapi6
- kemal kılıçdaroğlu12
- çekya2
- 9000 iş günü prim ödemek2
- yanlış mesleği seçtim denilen an5
- kademeli emeklilik sistemi2
- hayatın en acı gerçeği2
- yanlışlıkla erkek sikmek8
- bir daha doğmayacak olmak2
ilker belek'in sol.org.tr'de bugün çıkan yazısıdır. kürt hareketinin federasyon talebine ilişkin bir yazı yazılmış ve bu düzende bu isteğin olsa olsa kürt yoksul emekçisiyle, türk yoksul emekçisi arasındaki bağın daha da kopacağını nitelendirmiş, asıl olanın sosyalist türkiye için birlikte mücadele olduğunu vurgulamıştır.
"federasyon"
"Kapitalist sistemde yerelleşme yönündeki her eğilim eşitsizlikleri artırır. Hele ki, özelleştirmeci politikaların baskın olduğu günümüzde. Hele ki, bölgesel eşitsizliklerin bu kadar büyük olduğu ülkemizde.
Bunun nedeni, kapitalizmin eşitsizlikçi karakteridir. Yerelleşme-federasyon, bölgesel özerklikler anlamına geldiği için, merkezi denetimin olduğu kadar, dezavantajlı bölgelere merkezi desteğin de azalması sonucunu verir. inanmayan bir refah ülkesi olan ve siyasal yönetimin bölgesel esasta örgütlenmiş olduğu isveç'in durumuna bakabilir. Kürt hareketi, federasyon önerisiyle, ceberut devletin denetiminden kurtulayım derken, Kürt yoksullarını orta çağ koşullarına mahkum etmektedir.
Kapitalist Türkiye'de federatif düzen Kürt toprak ağalarının düzenidir. Federasyon türü bir siyasal düzenlemenin eşitlikçi sonuçlar verebilmesi, ezilen geniş yığınlara hizmet edebilmesi için sosyalist bir zeminde uygulanması gerekir. Ancak sosyalizmde, özerk bölgelerin arasındaki büyük eşitsizlikleri dikkate alacak merkezi bir planlama ve destekleme mekanizması kurulabilir; zengin bölgelerden, sınıflardan, yoksullara doğru kaynak aktarımı gerçekleştirilebilir; halk sınıflarının siyasal katılımıyla demokrasi geliştirilebilir. Buradaki örnek de Sovyet modelidir.
Federasyonda, mevcut ortak sınırlarda birlikte yaşamaya devam edilecekse, bunun gerek koşulu, dezavantajlıları kayıran merkezi mekanizmalardır. Aksi durumda, federatif dönüşüme rağmen federasyonlar arasındaki savaş kaçınılmaz olur. Burada da Yugoslavya'ya bakmak gerekir. Demek ki, birlikte yaşamanın asgari koşulu, farklıları gönüllülük zemininde bir arada tutacak merkezi kayırıcı politikalardır. Gönüllü birliktelik (ekonomik, kültürel, siyasal) eşitlik zemininde sağlanabilir. Bunun adı zaten sosyalizmdir.
Sosyalizm işçi ve emekçi sınıflarının ortak yolu ve iktidarıdır. Sosyalist iktidar için her kimlikten emekçilerin birlikte mücadelesinin örülmesi gerekir.
Kürt siyaseti, yalnızca Kürt siyaseti olduğu için, Kürtlerin çoğu yoksul olsa da emekçi kimlikli değildir ve Türk ve Kürt işçi sınıflarını milliyetçileştirmekte, milliyetçilik halklarımızı birbirinden uzaklaştırmaktadır. Kürt hareketi bu tarzıyla Türkiye'yi değilse bile işçi sınıfımızı başarıyla bölmektedir. Türkiye'nin bölünmesi ise Kürt hareketinin değil, emperyalistlerin becerebileceği bir iştir. Sosyalist sistemin çöktüğü günümüzde, sınıf dışı federasyon taleplerinin emperyalist merkezlere maniplasyon şansı tanıdığı da açıktır.
Bu koşullarda, federatif ya da değil, bir arada yaşamanın koşulları giderek zayıflıyor. O nedenle, kusura bakılmasın, ortak sınırlarda federasyon önerisi büyük oranda takiyye karakteri taşıyor.
Bu öneri, koşullara bağlı olarak büyük güçlerden destek görebilir. Ancak kendisini Türk emekçilerine ve sosyalistlerine anlatması olanaklı değildir. Türk emekçileri, etnik karakterli siyaseti dışarıdan kontrol edilen ve ortak kaderimize vurulan darbe olarak algılıyor. Ortak kader anlayışı içinde Kürt kimliğinin anlam bulmadığı açıktır, ancak, sınıf kimliğiyle ilgisi kalmamış Kürt siyasetinin bu milliyetçi kodlamaya doğrudan katkı koyduğu da kabul edilmelidir. Obama'ya yazılan mektup, bu anlamda, işin tuzu biberi olmuştur.
Sosyalistler bir emekçi iktidarı, sosyalist bir düzen isterler. O nedenle Kürt siyasetinin sosyalist taleplerle temas eden hiçbir argümanı da kalmamıştır. Cürmü dikkate alınabilir değerde değil düşüncesiyle sosyalist oluşumlar gözden çıkarılmadıysa eğer, Kürtler'in bu siyasetleri için sosyalistlerden destek beklemeye hakları yoktur. Bu durumda Türkiye coğrafyasında Kürt siyasetine sıcak bakacak tek çevre olarak geriye Amerikancılar, piyasacılar kalmaktadır.
Kürt siyaseti tam bir kısır döngü içindedir. Kürt yoksullarını milliyetçiliğe, kendisini de Türkiye'nin entel liberal çevrelerine mahkum etmekte, bu da sol ve emekçi kimliğiyle arasındaki mesafeyi daha da açmaktadır.
Türk ve Kürt emekçi sınıfları birbirine mecburdur. Herkesin kendi dilinde konuşup, eğitim aldığı, bunun için gerekli asgari siyasal organizasyonel değişikliklerin yapıldığı eşit, adil, sosyalist bir düzen için.
Bunun asgari koşulu ise emekçi sınıflarımızı ortak bir kimlikle bir araya getirecek, ortak bir yürüyüş koluna sokacak antikapitalist, antiemperyalist siyasal programdır."
http://haber.sol.org.tr/yazarlar/5956.html
"federasyon"
"Kapitalist sistemde yerelleşme yönündeki her eğilim eşitsizlikleri artırır. Hele ki, özelleştirmeci politikaların baskın olduğu günümüzde. Hele ki, bölgesel eşitsizliklerin bu kadar büyük olduğu ülkemizde.
Bunun nedeni, kapitalizmin eşitsizlikçi karakteridir. Yerelleşme-federasyon, bölgesel özerklikler anlamına geldiği için, merkezi denetimin olduğu kadar, dezavantajlı bölgelere merkezi desteğin de azalması sonucunu verir. inanmayan bir refah ülkesi olan ve siyasal yönetimin bölgesel esasta örgütlenmiş olduğu isveç'in durumuna bakabilir. Kürt hareketi, federasyon önerisiyle, ceberut devletin denetiminden kurtulayım derken, Kürt yoksullarını orta çağ koşullarına mahkum etmektedir.
Kapitalist Türkiye'de federatif düzen Kürt toprak ağalarının düzenidir. Federasyon türü bir siyasal düzenlemenin eşitlikçi sonuçlar verebilmesi, ezilen geniş yığınlara hizmet edebilmesi için sosyalist bir zeminde uygulanması gerekir. Ancak sosyalizmde, özerk bölgelerin arasındaki büyük eşitsizlikleri dikkate alacak merkezi bir planlama ve destekleme mekanizması kurulabilir; zengin bölgelerden, sınıflardan, yoksullara doğru kaynak aktarımı gerçekleştirilebilir; halk sınıflarının siyasal katılımıyla demokrasi geliştirilebilir. Buradaki örnek de Sovyet modelidir.
Federasyonda, mevcut ortak sınırlarda birlikte yaşamaya devam edilecekse, bunun gerek koşulu, dezavantajlıları kayıran merkezi mekanizmalardır. Aksi durumda, federatif dönüşüme rağmen federasyonlar arasındaki savaş kaçınılmaz olur. Burada da Yugoslavya'ya bakmak gerekir. Demek ki, birlikte yaşamanın asgari koşulu, farklıları gönüllülük zemininde bir arada tutacak merkezi kayırıcı politikalardır. Gönüllü birliktelik (ekonomik, kültürel, siyasal) eşitlik zemininde sağlanabilir. Bunun adı zaten sosyalizmdir.
Sosyalizm işçi ve emekçi sınıflarının ortak yolu ve iktidarıdır. Sosyalist iktidar için her kimlikten emekçilerin birlikte mücadelesinin örülmesi gerekir.
Kürt siyaseti, yalnızca Kürt siyaseti olduğu için, Kürtlerin çoğu yoksul olsa da emekçi kimlikli değildir ve Türk ve Kürt işçi sınıflarını milliyetçileştirmekte, milliyetçilik halklarımızı birbirinden uzaklaştırmaktadır. Kürt hareketi bu tarzıyla Türkiye'yi değilse bile işçi sınıfımızı başarıyla bölmektedir. Türkiye'nin bölünmesi ise Kürt hareketinin değil, emperyalistlerin becerebileceği bir iştir. Sosyalist sistemin çöktüğü günümüzde, sınıf dışı federasyon taleplerinin emperyalist merkezlere maniplasyon şansı tanıdığı da açıktır.
Bu koşullarda, federatif ya da değil, bir arada yaşamanın koşulları giderek zayıflıyor. O nedenle, kusura bakılmasın, ortak sınırlarda federasyon önerisi büyük oranda takiyye karakteri taşıyor.
Bu öneri, koşullara bağlı olarak büyük güçlerden destek görebilir. Ancak kendisini Türk emekçilerine ve sosyalistlerine anlatması olanaklı değildir. Türk emekçileri, etnik karakterli siyaseti dışarıdan kontrol edilen ve ortak kaderimize vurulan darbe olarak algılıyor. Ortak kader anlayışı içinde Kürt kimliğinin anlam bulmadığı açıktır, ancak, sınıf kimliğiyle ilgisi kalmamış Kürt siyasetinin bu milliyetçi kodlamaya doğrudan katkı koyduğu da kabul edilmelidir. Obama'ya yazılan mektup, bu anlamda, işin tuzu biberi olmuştur.
Sosyalistler bir emekçi iktidarı, sosyalist bir düzen isterler. O nedenle Kürt siyasetinin sosyalist taleplerle temas eden hiçbir argümanı da kalmamıştır. Cürmü dikkate alınabilir değerde değil düşüncesiyle sosyalist oluşumlar gözden çıkarılmadıysa eğer, Kürtler'in bu siyasetleri için sosyalistlerden destek beklemeye hakları yoktur. Bu durumda Türkiye coğrafyasında Kürt siyasetine sıcak bakacak tek çevre olarak geriye Amerikancılar, piyasacılar kalmaktadır.
Kürt siyaseti tam bir kısır döngü içindedir. Kürt yoksullarını milliyetçiliğe, kendisini de Türkiye'nin entel liberal çevrelerine mahkum etmekte, bu da sol ve emekçi kimliğiyle arasındaki mesafeyi daha da açmaktadır.
Türk ve Kürt emekçi sınıfları birbirine mecburdur. Herkesin kendi dilinde konuşup, eğitim aldığı, bunun için gerekli asgari siyasal organizasyonel değişikliklerin yapıldığı eşit, adil, sosyalist bir düzen için.
Bunun asgari koşulu ise emekçi sınıflarımızı ortak bir kimlikle bir araya getirecek, ortak bir yürüyüş koluna sokacak antikapitalist, antiemperyalist siyasal programdır."
http://haber.sol.org.tr/yazarlar/5956.html
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar