bugün
- tutuklanmamak için akp'ye katılmak12
- gece gece bana bi çakmak lazım diyen kız6
- hamama gitmek3
- kızlar naber8
- komşuya kahveye gitmek8
- en tehlikeli insan tipleri6
- arkadaşlar kahve içiyorum5
- parmak kılları3
- trivagoya bakmadın mı2
- erdal beşikçioğlu16
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek13
- yağmurcu neden akpli8
- şükürcülük2
- tüik'in temmuz enflasyonu6
- 3 ağustos 20263
- manifest4
- nervio hamferdi10
- iş ilanı2
- taşaklardan birinin kayıp olması11
- mod geldi mod geldi4
- asgari ücretle çalışan yazarlar2
- askeri ücretle evlenebilir mi12
- çok sıcak olması2
- sinem dedetaş10
- aklınıza gelen şarkı sözü10
- ömer çelik'in ertuğrul özkök'e franco tepkisi3
- gammazların göze batması2
- çay içen kız13
- yanlış ata oynamak3
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık15
- smallville'deki konuk oyuncular6
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı2
- bacanak3
- arıların biraz mallaşmış olması4
- borsa4
- galatasaray10
- ateizm3
- 03 ağustos 2026 abd iran müzakereleri4
- isana3
- iş hayatı4
- sözlükler arası savaş çıksa11
- ütü13
- ali vefa10
- en son gelen mesaj2
- anın fotoğrafı14
- günün şarkısı2
- yazıp yazıp silmek2
- uludağ sözlük çeteleri9
- bennu gerede'nin boynunda taktığı vibratörlü kolye4
- bir şeyler söyle5
1. sebep: sosyal medya. 7 senedir aynı kızla sevgiliyim ilk 3-4 sene büyük kavgalar ettik son kavgamızda gel sosyal medyadan eli ayağı çekelim, özellikle instagramı direkt kapatalım dedim, kabul etti. o gün son kavgamızı ettik. sosyal medyanın özellikle instagramın insanlara doyumsuzluğu aşıladığını düşünüyorum. sürekli olarak mutlu olan ve gezen, eğlenen onlarca insanı görünce istemsizce elindekinin değerini bilmiyorsun. ferrarin olsa lan şu adamın hem ferrarisi hem lamborghinisi var dersin o derece.
2. sebep: ekonomik kriz. stediğiniz kadar maddiyatçı olmayın, minimalist olun, gezmekten zevk almayın vs. ama ekonomik kriz yüzünden insanlar birbirine jest yapamaz oldu. çiçek alıp gidiyorsun 100 tl giriyor, sinemaya gidelim diyorsun 50 tl kafadan giriyor. dışarda yiyelim dersen direkt üzerler onu hiç dememek lazım. bu durum da ilişkiyi rutine sokuyor ve memnuniyetsizlik oluşturuyor.
3. sebep: çalışma koşulları. maalesef ülkemizde haftalık 50 saat ve üzeri çalışan insan oranı 45 ten yukarı. yabancı forumlarda falan insanların günde 10 saat çalışabileceğine inanmıyorlar direkt. insanın hayat standardına direkt etki ediyor çünkü. 9-5 çalışanlar ile 8-6 çalışanlar arasındaki farkı bir inceleyin, ağzınız açık kalır. ayrıca bu kuraltanımazlık yüzünden istanbulda günün her saati rush hour trafiği var. istanbulda iş başlangıç saati 7-8-9-10 dur. kafadan 4.5 saat trafikte kalmış oluyor zaten şehir. 11 de trafik açıldı diyelim. öğle molası 12.45-13.30-14.15 saatlerinde başlar. beyaz yakalıların yarısı dışarda yemek istese bunların da yarısı oraya arabayla gitse yine kafadan 14.30 a kadar falan trafik oluyor. özellikle levent için bu durum böyle. bu sırada atladığımız sabah 7-8 gibi okulu başlayan ilkokul ve liseler de servislerle trafiği dolduruyor. bunlar da 2 gibi dağıldığı için bunların da trafiği beyaz yakalılarla birleşip toplamda 15.00 a kadar trafik yaratıyorlar. buradan itibaren saat 18.00 a kadar falan durum iyi. daha sonra 18.00-19.00-20.00-21.00 saatleri bu sefer iş çıkış trafiği var. bu da 21.30 a kadar sürebiliyor ama işe gitmeye üşenen insanlar eve gitmeye acele ettiğinden bu trafik 21 e kadar sürmeye de biliyor. trafik bitiyor mu? bitmez. şimdi de 17.00 ve 18.00 da işten çıkan şanslı insanların dışarıya akın etme trafiği başlıyor. 21.00 gibi tüm istanbul yine arabayla doluyor ve bu böyle devam ediyor. 17 ve 18 de işten çıkanlar hariç eve gelenler zaten işe giderken trafikte kaldı, öğle yemeğinde trafikte kaldı, eve dönerken trafikte kaldı. nasıl sinir biriktiğini düşünebiliyor musunuz? 26 yaşında saçları beyazlamaya başlamış onlarca arkadaşım var. ben erken kalkarım trafiğe kalmam geç çıkarım trafiğe kalmam felsefem yüzünden rahat olduğumdan bir tel beyazım yok hala. vallahi çok etkiliyor.
4. sebep: ailevi durumlar. sadece eşler arası değil dünürler arası hatta kuzenler arası olaylar falan bile etkili bunda. maalesef çözümü yok. anneniz iyi bir anne iyi bir eş olabilir ama kötü bir kayınvalide de olabilir. babanız için de geçerli aynısı. kimse bu psikolojik baskıya dayanmak istemez ve hemencecik pes eder. mantıklı olan da budur.
5. sebep: gözü dışarda insanlar. maalesef çok türedi bunlar da. karım/kocam şehir dışına çıksa da kaçamak yapsam diye bekleyen onlarca çirkin düşünceli insan var türkiyede. keşke kandırılmak kolay olsa ama gerçek anlamda kerizlik diye bir şey insan doğasında yoktur. insanların içgüdüleri ve refleksleri epey gelişmiştir ve aldatıldığını hiçbir kanıt olmadan dahi fark edebilir. sonrasında ise pimpiriklilik başlar. yoksa kimse sürekli sürekli gömleklerde saç telefonda mesaj aramaz.
2. sebep: ekonomik kriz. stediğiniz kadar maddiyatçı olmayın, minimalist olun, gezmekten zevk almayın vs. ama ekonomik kriz yüzünden insanlar birbirine jest yapamaz oldu. çiçek alıp gidiyorsun 100 tl giriyor, sinemaya gidelim diyorsun 50 tl kafadan giriyor. dışarda yiyelim dersen direkt üzerler onu hiç dememek lazım. bu durum da ilişkiyi rutine sokuyor ve memnuniyetsizlik oluşturuyor.
3. sebep: çalışma koşulları. maalesef ülkemizde haftalık 50 saat ve üzeri çalışan insan oranı 45 ten yukarı. yabancı forumlarda falan insanların günde 10 saat çalışabileceğine inanmıyorlar direkt. insanın hayat standardına direkt etki ediyor çünkü. 9-5 çalışanlar ile 8-6 çalışanlar arasındaki farkı bir inceleyin, ağzınız açık kalır. ayrıca bu kuraltanımazlık yüzünden istanbulda günün her saati rush hour trafiği var. istanbulda iş başlangıç saati 7-8-9-10 dur. kafadan 4.5 saat trafikte kalmış oluyor zaten şehir. 11 de trafik açıldı diyelim. öğle molası 12.45-13.30-14.15 saatlerinde başlar. beyaz yakalıların yarısı dışarda yemek istese bunların da yarısı oraya arabayla gitse yine kafadan 14.30 a kadar falan trafik oluyor. özellikle levent için bu durum böyle. bu sırada atladığımız sabah 7-8 gibi okulu başlayan ilkokul ve liseler de servislerle trafiği dolduruyor. bunlar da 2 gibi dağıldığı için bunların da trafiği beyaz yakalılarla birleşip toplamda 15.00 a kadar trafik yaratıyorlar. buradan itibaren saat 18.00 a kadar falan durum iyi. daha sonra 18.00-19.00-20.00-21.00 saatleri bu sefer iş çıkış trafiği var. bu da 21.30 a kadar sürebiliyor ama işe gitmeye üşenen insanlar eve gitmeye acele ettiğinden bu trafik 21 e kadar sürmeye de biliyor. trafik bitiyor mu? bitmez. şimdi de 17.00 ve 18.00 da işten çıkan şanslı insanların dışarıya akın etme trafiği başlıyor. 21.00 gibi tüm istanbul yine arabayla doluyor ve bu böyle devam ediyor. 17 ve 18 de işten çıkanlar hariç eve gelenler zaten işe giderken trafikte kaldı, öğle yemeğinde trafikte kaldı, eve dönerken trafikte kaldı. nasıl sinir biriktiğini düşünebiliyor musunuz? 26 yaşında saçları beyazlamaya başlamış onlarca arkadaşım var. ben erken kalkarım trafiğe kalmam geç çıkarım trafiğe kalmam felsefem yüzünden rahat olduğumdan bir tel beyazım yok hala. vallahi çok etkiliyor.
4. sebep: ailevi durumlar. sadece eşler arası değil dünürler arası hatta kuzenler arası olaylar falan bile etkili bunda. maalesef çözümü yok. anneniz iyi bir anne iyi bir eş olabilir ama kötü bir kayınvalide de olabilir. babanız için de geçerli aynısı. kimse bu psikolojik baskıya dayanmak istemez ve hemencecik pes eder. mantıklı olan da budur.
5. sebep: gözü dışarda insanlar. maalesef çok türedi bunlar da. karım/kocam şehir dışına çıksa da kaçamak yapsam diye bekleyen onlarca çirkin düşünceli insan var türkiyede. keşke kandırılmak kolay olsa ama gerçek anlamda kerizlik diye bir şey insan doğasında yoktur. insanların içgüdüleri ve refleksleri epey gelişmiştir ve aldatıldığını hiçbir kanıt olmadan dahi fark edebilir. sonrasında ise pimpiriklilik başlar. yoksa kimse sürekli sürekli gömleklerde saç telefonda mesaj aramaz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar