bugün
- hamburger kırmızı çizgimiz10
- karşısından gelen güzel kıza bakmayan erkek7
- en merak ettiğin ulu yazarı12
- merak ediyorsan yaz7
- düşün ki o bunu okuyor7
- hırsızların evdeki altını bulamamasını sağlamak5
- kemalistlerin rakıyı çok sevmesi4
- türk rock tarihinin kıymeti anlaşılamamış grupları3
- anna rf2
- nervio20
- diyetteyiz uludağ sözlük12
- sürprizlerle dolu2
- tekneden denize balıklama atlamak4
- ya sevgilisi varsa2
- deve sidiği bitmiş şeriatçı davranışı3
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması15
- kemoş3
- velvet45
- erkeklerin genç kadınlara ilgi duymasının sebebi6
- teknenin burnunda dikilip ufka bakmak2
- ciddi ciddi mehdi gelecek diyen insan10
- yeni parti25
- kebap vs lahmacun3
- okulda zorunlu kıyafet dayatması3
- uludağ sözlük gazozu9
- g'i l d'e d l'i l y16
- adolf hitlerin adamın dibi olması9
- habire1239
- başınıza gelen ilginç olaylar4
- kaçak elektrik tüketimi yüzde 94 olan bölge9
- galatasaray'ın oyuncularına teklif olmaması3
- siyasal islamcı cahiller3
- ismet gürbüz'e yazarlardan sorular3
- biraderler fetöcü mü sorusu3
- aylık 480 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- cumhuriyet halk partisi12
- erecto biraderin şopar yazar olması2
- puura10
- lahmacun arası adana2
- türkiye'deki doğum oranının artması için öneriler3
- kürt devleti8
- sevgilisini telefona hıdır diye kaydeden erkek5
- ctrlx istesin anında nikahı kıyarım8
- true yahudi mi10
- allah3
- ekonomisi kötü ülkelerde neler olur2
- gizemli sözlük yazarları6
- çekingen nazik saygılı erkek sevilir mi sorusu13
- komünistlerin aklını peynir eklmekle yemesi3
- tekne alırken dikkat edilecek hususlar2
yürek denen o beynin, vücudun neresinde olduğunu bilemediğin organı; tüm bedeninde, tüm varlığında hissetmendir. okuduğun vakit sevda; sözünü gözüne minik buz parçalarının saplanmasıdır.
öyle uzaklara gönderir ki bedeni, beden öyle uzak kalır ki hiçbir yere kıpırdamamış olan ruhtan, kendinle aranda kalan kim varsa tanımaz hale gelirsin. sevdaya düşmen midir mesele, düşüren midir çare, yoksa kör olası şarkılar mıdır her şeyin sorumlusu, bilemezsin.
genel bir bilmeme halidir aslında. her şeye bilmiyorum; diye cevap vermektir. kendini öylesine tanıyamamaktır ya da aslında bu karşında duran biçare mi kendin yoksa uzaklardan, geçmişten bir yerden bakan yabancı mı sen, onu da bilemezsin ya, o yüzden her şeye bilmiyorum dersin. ne istediğini bilmezsin çünkü.
zordur sevda. ne üvey baba gereklidir, ne yunan askeri. iki şehrin hikayesi, iki inancın tarihi, söylenen bir çift ayrı söz bile gerekli değildir zor olması için. iki insandır sevdadaki. ya da bir insan, bir de başkası. ikisi de tek başına birer insan. velhasıl-ı kelam, bir insandır zor kılan sevdayı.
bir insanın medcezirleri, bir insanın gelmeleri, gitmeleri, gitmek istemeleri, ama kalmaktan vazgeçemeyişleridir zor kılan sevdayı. kendi olmak istemesi veya bir başkası yapmak istemesidir karşısındakini zor kılan. belki de sevda tam da budur. kendinden vazgeçmemek ve o çok sevdiğini kendin yapmayı istemektir. bu mudur acaba? belki de o olmak istemektir. varlığınızın naçizane birikimlerini, nefesinizi, gözlerinizi ona ait kılmak istemektir sadece. kim bilir? herkes kendi sevdasını yaratır. kimi gözlerimi de al der, kimi gözlerini uzaktan geçen bir gemi gibi izler, yaşar içinde; istemez gözlerini.
sevda bir balık kılçığı olur bazen el değmemiş sinende. safça takarsın boynuna, kelepçelere denk düşer; kıyıp çıkaramazsın. sevda kelepçelere karşı çıkmak olur o zaman da. kelepçeleri yok saymak değildir sevda. eğer ait olmaksa sevda, vereceğin bir şeylerinin olması gerekir çünkü. bir köpek gibi sadık olmak ile bir kedi gibi çöplüklerde ölmek arasında bir yerlerde olmak, yılkı atı gibi de asla ait olunan yerleri; ruhunun parçalarını unutmamaktır. kendini kurban etmektir belki, ama kendin olacak kadar bir şeyler bırakmaktır zavallı ruhunda kendine dair.
kendi olarak sana geleni, kendin olarak karşılamaktır. kendini her şeyden önde tutmak ama bunun için çaba sarf etmemek, bunu bilmektir. denk tutmamaktır kendini başka hiçbir şeyle ki, sevda ise zaten denk tutabilir misin başka bir şeyle o'nu?
nadasa bırakmak gerekir bazen sevdayı. yeşersin diye çok sevilen toprakları ellerin ile beslememek, göz yaşı ile sulamamak gerekir.
yüreğim seni çok sevdi deyip, ertelemektir kendini sevda bazen. sevdalıyı mı? asla
öyle uzaklara gönderir ki bedeni, beden öyle uzak kalır ki hiçbir yere kıpırdamamış olan ruhtan, kendinle aranda kalan kim varsa tanımaz hale gelirsin. sevdaya düşmen midir mesele, düşüren midir çare, yoksa kör olası şarkılar mıdır her şeyin sorumlusu, bilemezsin.
genel bir bilmeme halidir aslında. her şeye bilmiyorum; diye cevap vermektir. kendini öylesine tanıyamamaktır ya da aslında bu karşında duran biçare mi kendin yoksa uzaklardan, geçmişten bir yerden bakan yabancı mı sen, onu da bilemezsin ya, o yüzden her şeye bilmiyorum dersin. ne istediğini bilmezsin çünkü.
zordur sevda. ne üvey baba gereklidir, ne yunan askeri. iki şehrin hikayesi, iki inancın tarihi, söylenen bir çift ayrı söz bile gerekli değildir zor olması için. iki insandır sevdadaki. ya da bir insan, bir de başkası. ikisi de tek başına birer insan. velhasıl-ı kelam, bir insandır zor kılan sevdayı.
bir insanın medcezirleri, bir insanın gelmeleri, gitmeleri, gitmek istemeleri, ama kalmaktan vazgeçemeyişleridir zor kılan sevdayı. kendi olmak istemesi veya bir başkası yapmak istemesidir karşısındakini zor kılan. belki de sevda tam da budur. kendinden vazgeçmemek ve o çok sevdiğini kendin yapmayı istemektir. bu mudur acaba? belki de o olmak istemektir. varlığınızın naçizane birikimlerini, nefesinizi, gözlerinizi ona ait kılmak istemektir sadece. kim bilir? herkes kendi sevdasını yaratır. kimi gözlerimi de al der, kimi gözlerini uzaktan geçen bir gemi gibi izler, yaşar içinde; istemez gözlerini.
sevda bir balık kılçığı olur bazen el değmemiş sinende. safça takarsın boynuna, kelepçelere denk düşer; kıyıp çıkaramazsın. sevda kelepçelere karşı çıkmak olur o zaman da. kelepçeleri yok saymak değildir sevda. eğer ait olmaksa sevda, vereceğin bir şeylerinin olması gerekir çünkü. bir köpek gibi sadık olmak ile bir kedi gibi çöplüklerde ölmek arasında bir yerlerde olmak, yılkı atı gibi de asla ait olunan yerleri; ruhunun parçalarını unutmamaktır. kendini kurban etmektir belki, ama kendin olacak kadar bir şeyler bırakmaktır zavallı ruhunda kendine dair.
kendi olarak sana geleni, kendin olarak karşılamaktır. kendini her şeyden önde tutmak ama bunun için çaba sarf etmemek, bunu bilmektir. denk tutmamaktır kendini başka hiçbir şeyle ki, sevda ise zaten denk tutabilir misin başka bir şeyle o'nu?
nadasa bırakmak gerekir bazen sevdayı. yeşersin diye çok sevilen toprakları ellerin ile beslememek, göz yaşı ile sulamamak gerekir.
yüreğim seni çok sevdi deyip, ertelemektir kendini sevda bazen. sevdalıyı mı? asla
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar