bugün
- mastürbasyon yapmayı unutmayın7
- seri gizli artı oy veren melek8
- çekingen nazik saygılı erkek sevilir mi sorusu12
- yeni parti23
- lamine yamal için sevgilisini terk eden kız5
- sedat peker'e küfür etmek6
- din olmadan ahlak temellendirilemez10
- kola ile sigara icmek4
- true vs yagmurcu12
- sözlükte galiba kavga olmuş hissi6
- zafer partisi neden düştü8
- kemalizmin gericilik olması7
- cumhuriyet halk partisi10
- kızların keko erkek seviyoruz demesi12
- kız kardeşimi tandırda yaktılar3
- arkadaşlar yeni aldığım şarj cihazıma bakın8
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları3
- yakışıklı bir erkekle öpüşmek7
- süper lig'e gelen yeni kurallar4
- gül gibi efendi erkek10
- diamond bosphorus8
- g'i l d'e d l'i l y14
- devlet fraksiyonlarıyla solcuların ayrılması lazım2
- recep tayyip erdoğan10
- muslettin amca11
- uludağ itiraf4
- escorta giden erkek8
- bu koyden olsam ne olacak4
- evlilik güzeldir dizisi2
- chp dönemi bitti5
- askeri hastanesi olmayan nato ülkesi3
- bir escortu etkilemek mümkün müdür sorusu4
- ardaya yüzmeye gitmek5
- ben geldim kerkenezler18
- bisiklet sürerken kızlık zarı yırtılan kız13
- bayandan nasıl istenir5
- dişçiye gitmek9
- velvet36
- türkiye de amerikan futbolu oynamak3
- sevilen kadının bu bir emirdir bip beni demesi5
- habire1233
- istanbul da kuvvetli yağış uyarısı2
- üvey anneannem oğlunu abukat oğlum diye severdi4
- sözlükten bir kızla sevişmek4
- evliliğin aslında bir çıkar ilişkisi olması5
- pipisi 18 cm olan erkek4
- sözlüğün viagra içmiş gibi coşması4
- ibda c3
- karşı binadaki kızlar4
- özelde fingirdeşen yazarlar14
kötü bir film, berbat bir aksiyon filmi.. kötü aksiyon filmlerinde hiç olmadı zamanın nasıl geçtiğini hissetmezsiniz, bu sıkıyor resmen bir de.. ben ki izlediğim filmlerde beğenecek bir taraflar hep bulurum, bu filmde tıkandım..
oyunu hiçbir zaman oynamadım ama her biri ayrı bir klişe bombası olan tonlarca sahneyi oyunun havasını yansıtmak için bile bile serpiştirilmiş olarak kabul ediyorum..
--spoiler--
arkadaş her bi şeyi geçtim.. sözüm ona olan sürpiz kötü adamın kim olduğunun ilk saniyeden bilinmesini, tam otomatik silahlarla donatılmış bir tabur profesyonelin elinden ikisini üçünü indirerek kaçan, hatta sonra iki saniye içinde kaybolduğu için belli giriş çıkışları olan binadan kaçtı gözüyle bakılan ana karakteri, her salak aksiyon filminde olduğu gibi bunda da nasıl oluyorsa terkedilmiş koskoca bir binaya konuşlanıp yiyip içip adam kesen herifleri, bütün film uzaktan uzaktan karizma bir şekilde gerildiğini gördüğümüz, filmin son sahnesinde payne ile akıllara zarar bir kapışma yaşayacakmış gibi duran lupino'nun (ki biz onu sucre olarak bildik, öyle sevdik) iki saniyede yere serilmesinin yarattığı büyük hayal kırıklığını, son sahnede ölmek üzere olan (ama ölmeyen ulan daha) zenci herifin nasıl da bir sadakatle (neyin sadakatiyse) kendini feda ederek kötü adamı kurtardığını (niyeyse), bir defa pompalı tüfek, bir iki defa da uzi ateşine maruz kalan max payne'in ayakta durabilmesini (hadi ilaçlıydı o sırada diyoruz), kar makinesinden çıktığını brezilyalıların bile anlayabileceği karları, hepsini geçtim.. ki baya şey geçmem gerekti gördüğünüz gibi..
bunların hepsi şu veya bu şekilde yönetmen seçimidir, aksiyon filminde hoş karşılanabilir falan filan..
ama be kardeşim bana hiç kimse, karısının ölümünü bu kadar obsesyon yapan bir herifin, eşinin cinayet dosyasını daha önce okumamasını açıklayamaz.. lan ilk defa mı gördün sen o dövmeyi be yavşak maximilanus?.. nasıl takışmış bu karının ölümüne, sen demek ki haybeye poz yapıyorsun, serseri pataklıyorsun caddelerde..
--spoiler--
lan resmen bi garip olmuş yani.. ilk sahnelerindeki dövüşlerde (ki baya az dövüş ve çatışma sahnesi var) oyuna gönderme olarak ekran falan kırmızılanıyor, hadi iyidir, konsepttir diyoruz, bir iki sahende oluyor bu olay sonra filmin sonuna kadar normal seyrediyor dövüşmeler.. lan bu ne biçim, ne özensiz bir iştir anlamadım gitti.. bare her dövüş sahnesinde öyle pasajlar koy araya.. aman o da olsun demiş gibi yönetmen, ki kendisinin bir filmine daha gideni siksinler..
gitçekseniz, filmin başından sonuna kadar istikrarlı bir biçimde güzelleşen mila kunis için, olga krulyenko falan için gidin..
nelly furtado da oynuyor dediler, bir sahnede gözüküyor sadece ki o ufacık zaman aralığında bile hollywood'un yeliz yeşilmen'i olduğunu göstermiş, acayip yapmacık..
zaten mark wahlberg'in de eskiden rapçi olduğunu düşünürsek, nelly furtado ve chris 'ludacris' bridges ile filmde aktörden fazla şarkıcı var..
en iyi de luda oynamış.. hey yavrum hey..
'bence' tabi bunların hepsi..
ha bir de unutmadan;
--spoiler--
uçan dev karabataklar filmde en iyi oynayanlar aslında..
--spoiler--
oyunu hiçbir zaman oynamadım ama her biri ayrı bir klişe bombası olan tonlarca sahneyi oyunun havasını yansıtmak için bile bile serpiştirilmiş olarak kabul ediyorum..
--spoiler--
arkadaş her bi şeyi geçtim.. sözüm ona olan sürpiz kötü adamın kim olduğunun ilk saniyeden bilinmesini, tam otomatik silahlarla donatılmış bir tabur profesyonelin elinden ikisini üçünü indirerek kaçan, hatta sonra iki saniye içinde kaybolduğu için belli giriş çıkışları olan binadan kaçtı gözüyle bakılan ana karakteri, her salak aksiyon filminde olduğu gibi bunda da nasıl oluyorsa terkedilmiş koskoca bir binaya konuşlanıp yiyip içip adam kesen herifleri, bütün film uzaktan uzaktan karizma bir şekilde gerildiğini gördüğümüz, filmin son sahnesinde payne ile akıllara zarar bir kapışma yaşayacakmış gibi duran lupino'nun (ki biz onu sucre olarak bildik, öyle sevdik) iki saniyede yere serilmesinin yarattığı büyük hayal kırıklığını, son sahnede ölmek üzere olan (ama ölmeyen ulan daha) zenci herifin nasıl da bir sadakatle (neyin sadakatiyse) kendini feda ederek kötü adamı kurtardığını (niyeyse), bir defa pompalı tüfek, bir iki defa da uzi ateşine maruz kalan max payne'in ayakta durabilmesini (hadi ilaçlıydı o sırada diyoruz), kar makinesinden çıktığını brezilyalıların bile anlayabileceği karları, hepsini geçtim.. ki baya şey geçmem gerekti gördüğünüz gibi..
bunların hepsi şu veya bu şekilde yönetmen seçimidir, aksiyon filminde hoş karşılanabilir falan filan..
ama be kardeşim bana hiç kimse, karısının ölümünü bu kadar obsesyon yapan bir herifin, eşinin cinayet dosyasını daha önce okumamasını açıklayamaz.. lan ilk defa mı gördün sen o dövmeyi be yavşak maximilanus?.. nasıl takışmış bu karının ölümüne, sen demek ki haybeye poz yapıyorsun, serseri pataklıyorsun caddelerde..
--spoiler--
lan resmen bi garip olmuş yani.. ilk sahnelerindeki dövüşlerde (ki baya az dövüş ve çatışma sahnesi var) oyuna gönderme olarak ekran falan kırmızılanıyor, hadi iyidir, konsepttir diyoruz, bir iki sahende oluyor bu olay sonra filmin sonuna kadar normal seyrediyor dövüşmeler.. lan bu ne biçim, ne özensiz bir iştir anlamadım gitti.. bare her dövüş sahnesinde öyle pasajlar koy araya.. aman o da olsun demiş gibi yönetmen, ki kendisinin bir filmine daha gideni siksinler..
gitçekseniz, filmin başından sonuna kadar istikrarlı bir biçimde güzelleşen mila kunis için, olga krulyenko falan için gidin..
nelly furtado da oynuyor dediler, bir sahnede gözüküyor sadece ki o ufacık zaman aralığında bile hollywood'un yeliz yeşilmen'i olduğunu göstermiş, acayip yapmacık..
zaten mark wahlberg'in de eskiden rapçi olduğunu düşünürsek, nelly furtado ve chris 'ludacris' bridges ile filmde aktörden fazla şarkıcı var..
en iyi de luda oynamış.. hey yavrum hey..
'bence' tabi bunların hepsi..
ha bir de unutmadan;
--spoiler--
uçan dev karabataklar filmde en iyi oynayanlar aslında..
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar