bugün
- aykut kocaman5
- türkiye de en gereksiz meslek imamlık diyen kadın2
- sedat pekmez43
- nervio abla22
- feministlerin sınırsız nafaka iptaline kızmaları14
- erkekte fizik mi giyim mi daha önemli8
- grok vs gemini vs chatgpt6
- hiçbir işin rast gitmemesi4
- teklif edip asla ısrar etmeyen insan9
- gençler iş beğenmiyor diyen genç patron16
- hoşlanan erkeğin adım atmama sebebi6
- gece banyo yapmak vs sabah banyo yapmak2
- 30 yaşından sonra ne yapacağız hissi5
- aptal insan tarifi3
- cedidacer'in fenerbahçeli bir ezik olması19
- bir insana yapılabilecek en büyük kötülük19
- sözlükte yalnız bir hayat sürmek3
- köşe başı dükkanlar erotik shop olsun11
- buddy dude16
- türkiye'de iyi bir insan olmak11
- türkiye de yaşanacak tek yerin izmir olması3
- chp'nin hali ne olacak34
- 25 yıllık akp iktidarından çıkarılacak ders12
- gavurlar niye müslüman olmuyor3
- sözlükteki arkadaş çevresi6
- satrançta at mı daha değerlidir fil mi5
- haklı olduğu halde susan insan7
- izmir2
- eşiyle kavga eden goril2
- yaşamak3
- aşka inanmayan insan4
- 6'ncı nesil uçakta dünyada söz sahibi olmamız11
- yazarların on üzerinden komiklikleri46
- ıslak kek bile yapamayan kız5
- sözlükte hic tayt giyen kız olmaması9
- kepaze bir hayat sürmek2
- sözlük kadınlarının bugünkü kombini17
- hiç gelmeyecek birini beklemek9
- her günün aynı rutinlikte geçmesi2
- m r e r e c t o21
- sözlükte içinden geçeni özgürce yazamama2
- türkiye de yaşanabilir en ideal şehir2
- seküler erkek muhafazakar kız birlikteliği7
- ömürlük arabalar3
- bir kadını sarhoş edip onunla birlikte olan erkek18
- türk erkeği azerbaycan kızı evliliği7
- beyazsemsiyeliyabanci48
- kötü hissedildiğinde rahatlamak için yapılan şey9
- evli insanların bekarlara sen de evlen baskısı5
- toy story 53
Mekke’de yaşayan Amâlika, Cürhüm, Huzâa ve Kureyş gibi bir çok kavim, Kâbe’ye saygılarından ötürü evlerini hiçbir zaman ondan daha yüksek yapmamaya özellikle dikkat etmişlerdir. Bu saygı hissi, onlarda uyulması gereken bir kanun hali- ne gelmişti. Daha sonraları bu gelenek yıkılarak yüksek evler yapılmaya başlandı. Genelde, cahiliye döneminde Mekke halkı ev yaparken ustaya, evin tavanının Kâbe’nin tavanını geçmemesini ve ondan daha yüksek olmamasını emrederlerdi.
Bu duruma göre, Mekke evlerinin Kâbe’den alçak olduğu, Kabe’yi geçmemek şartıyla birkaç kat olabileceği kanaatine varılmaktadır. Şeybe b. Osman’ın Kâbe’den daha yüksek yapılan evleri yıktırması, tezimizi desteklemektedir.
Mekkeliler, Kâbe’ye bakan evler yapmazlardı. Kâbe’nin görünmesini engelleyecek ev yapmayı hoş da karşılamazlardı.
Özellikle Merve ve Safâ arasında da ev yapmaya karşıydılar. Yani bina yapımları Kâbe’ye göre ayarlanırdı.
Ayrıca Kâbe, şekil olarak kareye yakın dikdörtgen olması, Mekke halkının köşeli ev yapımını kötü görmesine sebep olmuştur. Mekke halkı evlerini dairemsi yaparlardı.
Köşeli ev yapıldığında başlarına belalalar geleceğine inanan halk, ilk defa geleneği bozarak Mekke’de köşeli ev yapan Hümeyd b. Züheyr için şu şiiri söylemiştir
“Hümeyd dört köşeli yaptı evini Bu onun için ya ölüm olur ya hayat.”
Hümeyd b. Züheyr Esedî’den sonra, halkın Kâbe’ye karşı duyduğu sevgi ve saygı anlayışında meydana gelen bu değişiklik üzerine Kâbe gibi köşeli evler yapılmaya başlandığı kaydedilmektedir. Bazılarına göre ilk köşeli ev yapan kişi, Yezîd b. Verkâ el-Huzâî’dir.
Mekke’de ilk ev konusunda da tartışma vardır. Mekke’de ilk bina yapımım Sa’d b. Amr es-Sehmî’nin gerçekleştirdiğini iddia edenler de vardır. Mekke’de yarı bedevilerin yaptığı kamış, balçık kulübe türü evler ve haymeler (çadırlar) dışında evlerin taş ve topraktan yapıldığı ve zaman zaman ahşap malzemelerin de kullanıldığı görülmektedir. Nitekim, Kâbe de taş ve ahşap malzeme ile yapıldı.
Evlerin tavanında yağmur yağdığında suların içeri girmesini en- gellemesi için de izhir otu kullanılmıştır. Aynı zamanda izhir, Mekke yapılarında balçıkla beraber dolgu malzemesi olarak kullanılırdı.
Mekke’de evlerde kullanılan taşlar, etraftaki dağlardan getirilirdi.
Bu taşlar, siyah ve beyaz renkliydi.
Ayrıca evlerde harç olarak balçık ve kilin kullanıldığı görülmektedir. Peygamber’in bu iki malzemenin mezarlıklarda kullanılmasını yasaklaması da düşündürücüdür.
Daha sonraki dönemlerde yapılan Dârü’l-Beydâ, kerpiç ve taşla yapılmış, kireçle boyandı. Ruktâ denen ev ise, kireç ve kırmızı benekli, süslü taşlardan yapıldı
Bu duruma göre, Mekke evlerinin Kâbe’den alçak olduğu, Kabe’yi geçmemek şartıyla birkaç kat olabileceği kanaatine varılmaktadır. Şeybe b. Osman’ın Kâbe’den daha yüksek yapılan evleri yıktırması, tezimizi desteklemektedir.
Mekkeliler, Kâbe’ye bakan evler yapmazlardı. Kâbe’nin görünmesini engelleyecek ev yapmayı hoş da karşılamazlardı.
Özellikle Merve ve Safâ arasında da ev yapmaya karşıydılar. Yani bina yapımları Kâbe’ye göre ayarlanırdı.
Ayrıca Kâbe, şekil olarak kareye yakın dikdörtgen olması, Mekke halkının köşeli ev yapımını kötü görmesine sebep olmuştur. Mekke halkı evlerini dairemsi yaparlardı.
Köşeli ev yapıldığında başlarına belalalar geleceğine inanan halk, ilk defa geleneği bozarak Mekke’de köşeli ev yapan Hümeyd b. Züheyr için şu şiiri söylemiştir
“Hümeyd dört köşeli yaptı evini Bu onun için ya ölüm olur ya hayat.”
Hümeyd b. Züheyr Esedî’den sonra, halkın Kâbe’ye karşı duyduğu sevgi ve saygı anlayışında meydana gelen bu değişiklik üzerine Kâbe gibi köşeli evler yapılmaya başlandığı kaydedilmektedir. Bazılarına göre ilk köşeli ev yapan kişi, Yezîd b. Verkâ el-Huzâî’dir.
Mekke’de ilk ev konusunda da tartışma vardır. Mekke’de ilk bina yapımım Sa’d b. Amr es-Sehmî’nin gerçekleştirdiğini iddia edenler de vardır. Mekke’de yarı bedevilerin yaptığı kamış, balçık kulübe türü evler ve haymeler (çadırlar) dışında evlerin taş ve topraktan yapıldığı ve zaman zaman ahşap malzemelerin de kullanıldığı görülmektedir. Nitekim, Kâbe de taş ve ahşap malzeme ile yapıldı.
Evlerin tavanında yağmur yağdığında suların içeri girmesini en- gellemesi için de izhir otu kullanılmıştır. Aynı zamanda izhir, Mekke yapılarında balçıkla beraber dolgu malzemesi olarak kullanılırdı.
Mekke’de evlerde kullanılan taşlar, etraftaki dağlardan getirilirdi.
Bu taşlar, siyah ve beyaz renkliydi.
Ayrıca evlerde harç olarak balçık ve kilin kullanıldığı görülmektedir. Peygamber’in bu iki malzemenin mezarlıklarda kullanılmasını yasaklaması da düşündürücüdür.
Daha sonraki dönemlerde yapılan Dârü’l-Beydâ, kerpiç ve taşla yapılmış, kireçle boyandı. Ruktâ denen ev ise, kireç ve kırmızı benekli, süslü taşlardan yapıldı
güncel Önemli Başlıklar
