bugün
- habire1275
- habire12 adamdır28
- izmirli kızların verici olması34
- sssilvermist18
- cilgincapkin13
- selam arkadaşlar beni hatırladınız mı4
- suca suruklenen cocuk6
- adanalı3
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- yazarların iyi ki almışım dediği şeyler3
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- temmuz6
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları14
- burhaniye6
- sözlükte kavga eden iki yazarda artı oy alması3
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı11
- vincent van gogh5
- ülkedeki en büyük orospu çocuğu3
- yorgun mermi13
- türklerin en başarılı olduğu spor3
- gammazların tarafsız olması gerekliliği27
- kendine 10 üzerinden kaç verirsin4
- mangal yakabilen kız3
- fetöyü doğuran katı laikliktir5
- kemoşların genel özellikleri4
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- dji mini 5 pro2
- true'nun çaylak olması2
- fakirler cep telefonu kullanmasın3
- çılgın ve çapkın bir erkeği kucağa almak2
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması10
- verici olmanın dayanılmaz hafifliği2
- bodrum2
- faşistlerin biraz saldırgan olmaları2
- ulaş karasu2
- karton toplayan piç3
- fotoğrafçılıkla nasıl para kazanılır2
- sözlük teyzesine çakmak3
- trollüğün ayağa düşmesi3
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak10
- verici kız2
- ağzına almayan kız3
- 26 temmuz 2026 türkiye brezilya voleybol maçı7
- ay yuvarlak olduğuna göre dünya nasıl düz olabilir2
- çilek reçeli vs vişne reçeli9
- gürsel tekin6
- eh madem benle kavga etmiyorsunuz4
- nazar değdi sözlük4
- kadın yazarların boş konulara ilgi göstermesi5
1963 yılı, kıbrıs.
24 aralık'ı, 25 aralık'a bağlayan gece. tam da bu saatler, lefkoşe'nin kumsal mahallesi...
20 aralık'ta başlayan rum saldırıları her gün şiddetini arttırıyordu.
20 aralık'ta tahtakale köyü'nün basılması ile başlayan saldırılarda toplamda 103 köye saldırılmış, katliamlar yapılmıştır.
ama en can alıcı katliam 24 aralık gecesi kumsal mahallesinde yaşanandı.
kumsal mahallesi türkler ve ermenilerin yaşadığı bir mahalleydi. yıllarca türkler ile beraber yaşayan ermeniler, o gece mahallenin savunmasız olduğunu, tek bir mücahit olmadığını binbaşı nihat ilhan'ın da evde olmadığını rum eşkıyalarına bildirmişlerdi.
saat 19.00 sularında binbaşı nihat ilhan'ın evinde toplanan komşuları uzun gecenin sağ salim, kazasız belasız atlatılmasını bekliyordu.
evde binbaşı nihat ilhan'ın eşi mürüvet hanım ve 3 çocuğu, ayrıca kendilerine sığınan komşuları hasan ve eşi feride, onların çocukları, diğer komşuları növber hanım ve çocuğu, ayşe hanım ve çocukları vardı.
hasan bey yaşlıydı, "hasan dede" derlerdi ona. zaten mahallede kalan tek erkekti, mahallenin diğer erkekleri türk mukavemet teşkilatında mücahittiler.
işte hasan dede, kadın ve çocukları evde bırakarak dışarıyı gözlüyordu o gece. az ötede kanlıdere'den silah sesleri gelmeye başladı. hasan dede telaşla eve girdi, "baskın var" diyerek ev halkını uyardı.
çok geçmeden kanlı dere tarafından eve kurşun yağmaya başladı.
kurşunlar yağmur gibi geliyordu. mutfağın önündeki yemek odasının tehlikeli olduğunu ve eve pencerelerden giren kurşunlardan kendilerini koruyamayacağını hisseden masum ve savunmasız dokuz insan, elektrikleri kapattılar ve evin güvenli olduğunu düşündükleri yerlerine saklanmak çabası içine girdiler.
dr. nihat ilhan’ın eşi mürüvet hanım, eşi kendisine “eğer ateş olursa duvardan duvara geçecek kurşunlara hedef olmazsınız, banyo sizi korur” dediği için hemen daha 6 aylık olan hakan’ı kucaklar, 6 yaşındaki murat ile 4 yaşındaki kutsi’yi de ellerinden sıkı sıkı tutarak evin sol arka köşesinde yer alan banyoya doğru koşar.
arkasından növber hanım ve kucağında kızı işıl’ı sıkı sıkı tutan ayşe hanım ve hasan dede, hep birlikte banyoya girerler ve saklanmaya çalışırlar.
kalın taş duvarları ve küçük de bir penceresi olan banyo gerçekten de iyi bir korugan gibidir.
evi yoğun bir şekilde tarayan rumlar birkaç dakika sonra evin içine girdiler.
rum eşkıyalar odalara çabucak göz attıktan sonra ileri seğirterek, önlerindeki kapıdan hole geçip soldaki yatak odasına yönelirler ve tekrar ateş etmeye başlarlar.
içlerindeki hınç önlerine çıkan her tür canlıyı öldürmelerini emrediyordu.
ufacık banyo odasının içine sığınan masum ve savunmasız türkler ise birbirlerine sarılmış rumların kendilerini bulmaması için dualar ediyorlardı.
küvetin içinde mürüvet hanım, üç çocuğuna sıkı sıkı sarılmış, bedenini siper etmişti.
ayşe hanım kızı işıl’ı kolları ile sarmalamış, sırtını köşeye dayamış, lavabo ile köşe arasına sokulmuştu, növber hanım, kapının açılmasına mani olabilmek için kapının dibine çökmüştü.
hasan dede de, o küçücük banyonun içinde, lavabonun sağ tarafı ile küvetin arasına büzüşmüştü. nefes bile almıyorlardı.
sadece allah’a dua ediyorlardı...
iki rum cani, evin arka sol tarafındaki kapıları sıkı sıkıya kapalı olan banyo ve tuvalete yönelirler ve “enosis” çığlıkları altında tüm mermilerini kontrplak kapıların üzerinden içeriye boşaltırlar.
kapıyı eli ile sıkı sıkı kapalı tutmaya çalışan növber hanım, elinden kötü bir yara alır ve yana kaykılarak kapının önüne yığılır. kapının tam karşısında yer alan banyo küvetinin içindeki mürüvet hanım ve üç çocuğu ise küvetin içine yığılırlar. kapıyı kırarcasına açmaya çalışan rumlar, növber hanımın kapının önüne yığılması nedeni ile kapıyı birazcık aralayabilirler ve o aralıktan sağa ve öne doğru tekrar ateş ederler. vefakar anne ve çocukları o anda şehit olurlar. etraf bir anda kan gölüne döndüğü için rum caniler hepsini öldürdüklerini sanarak hemen yan taraftaki tuvalete yönelirler. kapıyı açamazlar ama kontrplak kapıdan içeriye onlarca mermi sıkarlar. kapının arkasına saklanmış olan feride nine başına isabet eden kursunlar nedeni ile anında şehit olur ve yere yıkılır.
içerdekilerin öldüğüne inanan iki cani geri çekilir ve diğer üç cani de banyo kapısının önüne gelip sıra ile aralıktan içeriye ateş ederler. acımasızca silahsız, korumasız ve masum insanlara ateş eden rumların silahından çıkan kurşunlardan birisi, önce kızı işıl’ın dizini parçalar sonra da ayşe hanımın bir bacağından girip diğer bacağından çıkar. ayşe hanımın ayağında büyük bir yara açılır.
feride nine ile banyoya çocukları ile saklanan mürüvet hanım ve çocukları şehit olurken, hasan dede ile birlikte ayşe hanım, kucağındaki kızı işıl ve növber hanım ağır yaralanırlar.
işte o kanlı katliamdan, kumsal katliamından, kanlı noel'den bugüne o katliamın sembolü olmuş mürüvet hanım ve evlatlarının banyo küvetinde şehit edildiği şu fotoğraf kaldı.
görsel
tabip binbaşı nihat ilhan eşi ve çocuklarının şehadet haberini aldığında ağzından sadece "vatan sağolsun" sözleri döküldü.
acılı türk subayı eşi ve evlatlarını memleketi erzincan'da defnetmek istedi, şehit yavrularını kendi elleri ile yıkadı...
bir baba için daha acı ne olabilirdi ki?
işte biz 20 temmuz 1974 sabahı adaya barış götürürken bu hissiyatlarla gittik.
şehit mürüvet hanım'ın acısı ile 3 küçük yavrunun acısı ile yüzlerce türk'ün katledildiğinin anılarının tazeliği ile çıktık zafer plajına.
ama biz rum değildik, ermeni değildik, biz tanrıdan gelen millettik, merhametliydik. tıpkı afrin'de, el bab'da yaptığımız gibi milim milim ilerledik, masumları koruduk, gözettik, onlar gibi katliam yapmadık, masuma kıymadık, merhamet ettik.
sayın rahmetli başbakanımız bülent ecevit'in de dediği gibi biz rumlara da barış götürmeye gittik ve bütün dünyaya türkün ne olduğunu, mehmetçik'in ne demek olduğunu bir kez daha gösterdik...
bugün 24 aralık. kanlı noel.
biz kıbrıs türktür türk kalacak dedikçe, ada için gizli pazarlıklar yapanlar, kıbrıs'ı ve kıbrıs türkünü yük olarak görenler bilsinler ki hem anavatanın, hem yavru vatanın bir karış toprağını vermemek için gözünü kırpmadan ölmeye hazır milyonlarca mücahit kanlı noel'i unutmadı...
24 aralık'ı, 25 aralık'a bağlayan gece. tam da bu saatler, lefkoşe'nin kumsal mahallesi...
20 aralık'ta başlayan rum saldırıları her gün şiddetini arttırıyordu.
20 aralık'ta tahtakale köyü'nün basılması ile başlayan saldırılarda toplamda 103 köye saldırılmış, katliamlar yapılmıştır.
ama en can alıcı katliam 24 aralık gecesi kumsal mahallesinde yaşanandı.
kumsal mahallesi türkler ve ermenilerin yaşadığı bir mahalleydi. yıllarca türkler ile beraber yaşayan ermeniler, o gece mahallenin savunmasız olduğunu, tek bir mücahit olmadığını binbaşı nihat ilhan'ın da evde olmadığını rum eşkıyalarına bildirmişlerdi.
saat 19.00 sularında binbaşı nihat ilhan'ın evinde toplanan komşuları uzun gecenin sağ salim, kazasız belasız atlatılmasını bekliyordu.
evde binbaşı nihat ilhan'ın eşi mürüvet hanım ve 3 çocuğu, ayrıca kendilerine sığınan komşuları hasan ve eşi feride, onların çocukları, diğer komşuları növber hanım ve çocuğu, ayşe hanım ve çocukları vardı.
hasan bey yaşlıydı, "hasan dede" derlerdi ona. zaten mahallede kalan tek erkekti, mahallenin diğer erkekleri türk mukavemet teşkilatında mücahittiler.
işte hasan dede, kadın ve çocukları evde bırakarak dışarıyı gözlüyordu o gece. az ötede kanlıdere'den silah sesleri gelmeye başladı. hasan dede telaşla eve girdi, "baskın var" diyerek ev halkını uyardı.
çok geçmeden kanlı dere tarafından eve kurşun yağmaya başladı.
kurşunlar yağmur gibi geliyordu. mutfağın önündeki yemek odasının tehlikeli olduğunu ve eve pencerelerden giren kurşunlardan kendilerini koruyamayacağını hisseden masum ve savunmasız dokuz insan, elektrikleri kapattılar ve evin güvenli olduğunu düşündükleri yerlerine saklanmak çabası içine girdiler.
dr. nihat ilhan’ın eşi mürüvet hanım, eşi kendisine “eğer ateş olursa duvardan duvara geçecek kurşunlara hedef olmazsınız, banyo sizi korur” dediği için hemen daha 6 aylık olan hakan’ı kucaklar, 6 yaşındaki murat ile 4 yaşındaki kutsi’yi de ellerinden sıkı sıkı tutarak evin sol arka köşesinde yer alan banyoya doğru koşar.
arkasından növber hanım ve kucağında kızı işıl’ı sıkı sıkı tutan ayşe hanım ve hasan dede, hep birlikte banyoya girerler ve saklanmaya çalışırlar.
kalın taş duvarları ve küçük de bir penceresi olan banyo gerçekten de iyi bir korugan gibidir.
evi yoğun bir şekilde tarayan rumlar birkaç dakika sonra evin içine girdiler.
rum eşkıyalar odalara çabucak göz attıktan sonra ileri seğirterek, önlerindeki kapıdan hole geçip soldaki yatak odasına yönelirler ve tekrar ateş etmeye başlarlar.
içlerindeki hınç önlerine çıkan her tür canlıyı öldürmelerini emrediyordu.
ufacık banyo odasının içine sığınan masum ve savunmasız türkler ise birbirlerine sarılmış rumların kendilerini bulmaması için dualar ediyorlardı.
küvetin içinde mürüvet hanım, üç çocuğuna sıkı sıkı sarılmış, bedenini siper etmişti.
ayşe hanım kızı işıl’ı kolları ile sarmalamış, sırtını köşeye dayamış, lavabo ile köşe arasına sokulmuştu, növber hanım, kapının açılmasına mani olabilmek için kapının dibine çökmüştü.
hasan dede de, o küçücük banyonun içinde, lavabonun sağ tarafı ile küvetin arasına büzüşmüştü. nefes bile almıyorlardı.
sadece allah’a dua ediyorlardı...
iki rum cani, evin arka sol tarafındaki kapıları sıkı sıkıya kapalı olan banyo ve tuvalete yönelirler ve “enosis” çığlıkları altında tüm mermilerini kontrplak kapıların üzerinden içeriye boşaltırlar.
kapıyı eli ile sıkı sıkı kapalı tutmaya çalışan növber hanım, elinden kötü bir yara alır ve yana kaykılarak kapının önüne yığılır. kapının tam karşısında yer alan banyo küvetinin içindeki mürüvet hanım ve üç çocuğu ise küvetin içine yığılırlar. kapıyı kırarcasına açmaya çalışan rumlar, növber hanımın kapının önüne yığılması nedeni ile kapıyı birazcık aralayabilirler ve o aralıktan sağa ve öne doğru tekrar ateş ederler. vefakar anne ve çocukları o anda şehit olurlar. etraf bir anda kan gölüne döndüğü için rum caniler hepsini öldürdüklerini sanarak hemen yan taraftaki tuvalete yönelirler. kapıyı açamazlar ama kontrplak kapıdan içeriye onlarca mermi sıkarlar. kapının arkasına saklanmış olan feride nine başına isabet eden kursunlar nedeni ile anında şehit olur ve yere yıkılır.
içerdekilerin öldüğüne inanan iki cani geri çekilir ve diğer üç cani de banyo kapısının önüne gelip sıra ile aralıktan içeriye ateş ederler. acımasızca silahsız, korumasız ve masum insanlara ateş eden rumların silahından çıkan kurşunlardan birisi, önce kızı işıl’ın dizini parçalar sonra da ayşe hanımın bir bacağından girip diğer bacağından çıkar. ayşe hanımın ayağında büyük bir yara açılır.
feride nine ile banyoya çocukları ile saklanan mürüvet hanım ve çocukları şehit olurken, hasan dede ile birlikte ayşe hanım, kucağındaki kızı işıl ve növber hanım ağır yaralanırlar.
işte o kanlı katliamdan, kumsal katliamından, kanlı noel'den bugüne o katliamın sembolü olmuş mürüvet hanım ve evlatlarının banyo küvetinde şehit edildiği şu fotoğraf kaldı.
görsel
tabip binbaşı nihat ilhan eşi ve çocuklarının şehadet haberini aldığında ağzından sadece "vatan sağolsun" sözleri döküldü.
acılı türk subayı eşi ve evlatlarını memleketi erzincan'da defnetmek istedi, şehit yavrularını kendi elleri ile yıkadı...
bir baba için daha acı ne olabilirdi ki?
işte biz 20 temmuz 1974 sabahı adaya barış götürürken bu hissiyatlarla gittik.
şehit mürüvet hanım'ın acısı ile 3 küçük yavrunun acısı ile yüzlerce türk'ün katledildiğinin anılarının tazeliği ile çıktık zafer plajına.
ama biz rum değildik, ermeni değildik, biz tanrıdan gelen millettik, merhametliydik. tıpkı afrin'de, el bab'da yaptığımız gibi milim milim ilerledik, masumları koruduk, gözettik, onlar gibi katliam yapmadık, masuma kıymadık, merhamet ettik.
sayın rahmetli başbakanımız bülent ecevit'in de dediği gibi biz rumlara da barış götürmeye gittik ve bütün dünyaya türkün ne olduğunu, mehmetçik'in ne demek olduğunu bir kez daha gösterdik...
bugün 24 aralık. kanlı noel.
biz kıbrıs türktür türk kalacak dedikçe, ada için gizli pazarlıklar yapanlar, kıbrıs'ı ve kıbrıs türkünü yük olarak görenler bilsinler ki hem anavatanın, hem yavru vatanın bir karış toprağını vermemek için gözünü kırpmadan ölmeye hazır milyonlarca mücahit kanlı noel'i unutmadı...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar