bugün
- ak parti'nin cemil tugay paylaşımı6
- sözlükteki sapık ergenler2
- husiler'in aden havalimanı nı vurması2
- ucan tekme atan hipopotam28
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet20
- bir kadını keko gösteren detaylar16
- parcalandim toparlanamiyorum36
- 6 ekim 2026 istanbul imam hatip bıçaklı kavgası28
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması7
- bacılar çabuk bakın15
- fatma betül sayan kaya'nın tmsf'ye iadesi33
- ulıdağ sözlük'ün geleceği20
- babuş diyen kız10
- nervio'nun erkek olması31
- iltica41
- arkadaşlar sizce bu mont nasıl13
- ceset sikmek2
- bu sözlük çok kötüymüş ben de pembe götlüyüm9
- sözlük kavgasını en iyi anlatacak yönetmen14
- netanyahu7
- izmir büyükşehir belediye başkanı akp'ye geçiyor9
- beraber kavgaya gidilecek yazarlar7
- kızlar bi bakın bişe göstercem9
- queen feristah10
- arkadaşlar güldük eğlendik7
- sözlük yazarlarının bebeksi kombinleri15
- kızınız sözlükte yazabilir mi10
- her gün blazer ceket giyen kadın7
- bacılar koşun yanıyorum6
- çığlık filmindeki çığlık ın kovaladığı kızın adı2
- leopar desen giyinen kadının amacı10
- kızlar bakın başlıkları birleştirilsin6
- sözlükte kim kimle aşk yaşıyor veritabanı4
- arkadaşlar sözlükten ayrılıyorum6
- sözlük kızlarının kekleri5
- sözlük kızlarının seksi çorapları9
- fatma betül sayan kaya36
- dişil enerji yağı4
- kavaklıdere5
- nervionun hala sözlüğe gelmemiş olması7
- aslında en iyi joker heath ledger değildir5
- from gold from dust28
- maroon 5'ın bir dönem gerçekten müzik grubu olması6
- çok uykum geldi4
- izmir'in akp'ye geçmesi23
- rüyamda örümcek maymun gördüm6
- heyt bea10
- yazarların severek okuduğu yazarlar9
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük6
- 6 ekim büyük ulu sözlük olayı14
bir türlü hayatımda doğru biçimde gerçekleştirmeyi başaramadığım mefhum. öyle ki şu entry bile aslında zamanında yazılmamakta; zira şu an yazıldığı için bunu görüp okumasını isteyeceğim olası kişiler bundan hiç haberdar olmayacaklar. hep böyle oldu bu durum zaten. bir şeyi söylemeyi hiç zamanında başaramadım mesela. ya o sözü ağzımda saklayamadım erkenden ağzımdan kaçırıverdim ya da doğru zamanı bekleyeyim derken farkında olmadan o zaman gelmiş geçmiş bilemedim... mesela hiçbir zaman doğru yerde doğru zamanda olmayı da beceremedim ben. işe yanlış yerde yanlış zamanda girdim çıktım mesela ne bileyim ya da yanlış dönemde okuldan mezun olup yok yere aylarca meslek ruhsatı bekleyen de ben oldum. aynı dönemi paylaştığım insanlar olmadı mı oldu; ama öyle sanıyorum ki bu birbirinden bağımsız zamanlama sıkıntılarını o kişiler de benim yüzümden yaşamış zorunda kalmışlar gibi... tabii hal böyle olunca insanların hayatıma girip çıkması ya da benim insanların hayatlarına müdahil olmam da yanlış zamanda olmakta. yanında işe başladığım insan bir önce çalışanı sebebiyle önyargılara kapılıp beni ona göre de değerlendirebiliyor ya da o kişiden çok memnun olduğundan benim de her anlamda "onun gibi" olmamı isteyebiliyor ya da tam tersine yanındaki ilk kişilerden oluyorum o zaman da o ilişkiye alışkın olmaması yüzünden bir huzurusuzluk çıkabiliyor; yani o insan için hiç doğru zamanda oraya giren insan olamıyorum. ama somut sıkıntıların çözümü bir şekilde olmakta iken, onlar bir şekilde telafi edilebilirken bu zamanlama sıkıntısının gönül işinde telafisi olamamakta işte. ben o insana doğru sözleri doğru zamanda söylemeyi başaramıyorum bir türlü. bazen o sözleri söyleyecek fırsatı bulamıyorum bile kendimde. bazen o hayatıma uğradığında ben onu farkedebilecek bir zamanda olmadığından uçup gitmiş olabiliyor bazense ben o'nu bekliyorum bekliyorum o olacak biri gelmiyor, gelemiyor... o olduğunu düşündüğüm biri geliyor fakat o gelen kendisi için yanlış bir zamanın içinde olabiliyor. sonuçta onun da benden öncesinde bir geçmişi oluyor ve o kişisel yaşamın doğru zamanında birileri onunla yaşayıp onu tüketirken ben ona yanlış zamanda gelebiliyorum. belki biraz daha geç gelmiş olsam o zaman da o geçm,şin etkisi silinmiş olacak ama hayır ben öylesi zamanlama konusunda hatalı biçimde üretilip gönderilmişim ki bu dünyada mutlaka bir yerlerde bir zaman sorunu olacak. o yüzden ben nolursa olsun diye içimdekini o an o şekliyle söyleyip onun yalnızca canını sıkacağım ya da söylemeyip doğru zamanı bekleyeyim derken karşımda onu söyleyecek birini bulamayacağım falan filan... bilmiyorum belki dünyaya geliş zamanım bile yanlıştır -ki aslında 10 gün daha geç dünyaya gelmiş olsam nüfus cüzdanımda bir yıl daha küçük bir sayı taşıyor olacaktım ve bu bir yıllık fazlalığın da zararını görmüşlüğüm mevcuttur. en baştan itibaren zamanlamayı ayarlayamayan biri olarak hiç olmazsa doğru zamanda ölebilmeyi istemekten ve o ana kadar da öyle ya da böyle yaşamaktan başka yapabilecek bir şey bulamıyorum ben kendi adıma. her neyse, keşke bu zamanlama denen mefhum, futbolda gelen atağa karşı kaleci olarak zamanında kaleyi terk etmek ya da topa hamle yapmaktan ibaret olabilseydi benim için...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar